28.2.17

Hwarang: The Beginning / Kore Dizisi

Çok uzun süre reklamı yapılan, oyuncu kadrosuyla dikkat çeken Hwarang: The Beginning geçtiğimiz günlerde finalini yaptı.  Dizi, Silla Krallığı zamanında yaşamış  iyi eğitim almış, güzel yüzlü, elit bir grup gencin 6. yüzyılda ‘hwarang’ olarak bilinen bir grup savaşçı olmalarını anlatıyor. 

Park Seo Joon; dizide Moo Myung / Rang Sun Woo karakterini canlandırıyor. Daha önce Dream High 2Witch's RomanceKill Me, Heal MeShe Was Pretty dizilerinde izledim. Dizide Hwarang grubunun üyesi olan efsanevi savaşçı Moo Myung karakterini canlandırıyor. O hayatını bir köpek gibi pişmanlık duymadan yaşayan bir savaşçıdır. Silla'nın köyünde yaşamaktadır. Cesur ve sınırsız bir enerjiye sahiptir. En yakın arkadaşının öldürülmesi üzerine onun intikamını almak için yemin eder ve Silla'da kalır. Park Seo Joon çiçek çocuk rollerinin ardından tarihi dizide izlemek keyif verdi. Canlandırdığı Moo Myung/Sun Woo karakterlerini çok iyi taşıdı. Dövüş sahnelerine çok çalıştığı belliydi. Kendi kariyeri açısından çıtayı bir üst sıraya taşıdı diyebilirim.







ZE:A grubunun üyesi idol-oyuncu Park Hyung Sik; dizi de Sam Maek Jong /Rang Ji Dwi karakterini canlandırıyor. Daha önce Nine: Nine Times Time Travel, The HeirsWhat Happens to My Family?, High Society dizilerinde izledim. Üç krallık döneminde Silla'yı yöneten Kral Jinheung olarak bilinen ve kendini dünyaya tanıtmak isteyen Maek Jong; Tehditler aldığı için kral olan kimliğini gizlemektedir. Meçhul kal olarak bilinmektedir. Onun yokluğunda ülkeyi yöneten kraliçenin kurduğu Hwarang topluluğuna Ji Dwi olarak dahil olur. İnsanlardan uzak durduğundan ötürü oldukça hassas ve hırçın bir tabiata sahiptir. Ji Dwi karakteriyle Hyung Sik ortalığı kasıp kavurdu. Park Seo Joon gibi çiçek çocuk rollerinin aksine tarihi dizide izlemek aşırı keyif verdi. Tarihi kıyafetlerinin Hyung Sik'e yakıştığı gerçeğini göz ardı edemeyeceğim. Nine: Nine Times Time Travel dizisiyle izlediğim oyunculuğu her geçen dramanın ardından büyüyor. Ekrana yakışıyor.


Go Ara; dizi de A Ro karakterini canlandırıyor. Daha önce Reply 1994You're All Surrounded, Reply 1988 (konuk oyuncu) dizilerinde izledim. A Ro farklı sosyal statülere sahip iki ebeveynden dünyaya gelmiştir. Silla'da melez olarak adlandırılıyor. Her ne kadar statüsü halktan birinin statüsüyle denk olsa da tavırları bir soylunun ki kadar kendine güvenli ve temkinlidir. Onun karakteri, neşeli bir enerjiye sahip, ahlaklı ve onuruna düşkün bir kızdır. Şifacı olan babasının izinden gitmeyi tercih etmiştir. Go Ara, Reply 1994'te çıtasını zirvelere çıkarmış olup o şekilde devamını getirmiş bir oyuncu. Fakat dizide ki Ara karakteri ona pek gitmemiş gibiydi.










Shinee grubundan MinHo; dizide Rang So Ho karakterini canlandırıyor. Daha önce To The Beautiful YouMedical Top Team, Because It's The First Time dizilerinde izledim. Silla Krallığında soylu bir aileden gelmektedir.Cesur olmasıyla beraber neşeli bir karaktere sahiptir. Kendine güveniyle her şeyi üstesinden kolaylıkla gelebilmektedir. Kılıç yeteneği ve çapkınlığı sayesinde Silla'nın konuşulan gençlerinden biri haline gelmiştir. MinHo hangi rolün üstlense kendi sevimliliğini ortaya koyuyor. Soho karakteri de bunlardan biri.










Do Ji Han; dizide Rang Ban Ryu karakterini canlandırıyor. Basketball isimli dizide izlemiştim. Silla Krallığının en güçlü siyaset adamı Park Yeong Sil'in üvey oğludur. Aynı zamanda Hwrangta yer almaktadır. Soğuk kanlı, yakışıklı, akıllı ve güçlü bir kişiliğe sahiptir. Yeong Sil'in baskısı üzerine siyaset dersleri alan çocukluğundan beridir güç peşinde koşması için zorlanan biridir. Do Ji Han canlandırdığı Ban Ryu karakteriyle bir çok izleyicinin gözünde iyi bir noktaya gelmesiyle birlikte dizide ön plana çıkan karakter oldu diyebilirim.




Jo Yoon Woo; dizide Rang Yeo Wool karakterini canlandırıyor. Daha önce Flower Boy Ramen ShopK-POP - The Ultimate AuditionThe HeirsHotel KingNaeil's Cantabile, Mask dizilerinde izledim. Yeo Wool, soylu bir ailenden gelen seçilmiş Hwarang'tır.  Beklenmedik zamanlarda umulmadık şekilde ağzı bozuk olan biridir. Fakat bu hallerini o kadar nazik yapıyor ki insan yadırgamıyor. Yeo Wool karakterini Song Joon Ki'nin Sungkyunkwan Scandal dizisinde canlandırdığı Yong Ha karakterine benzettim. Biraz esinlenilmiş gibi. Olmayabilirde. Yoon Woo'ya yakışan bir rol olduğu da bir gerçek. Flower Boy Ramen Shop dizisinden sonra kendini gösterebildiğini bir yapım oldu diyebilirim.Oyunculuğu ile keşfedilmeyi bekleyen bir cevher.



BTS grubunun üyesi Kim Tae Hyung (V) dizide  Rang Han Sung karakterini canlandırıyor. Tae Hyung oyunculuk kariyerinin çıkışını bu diziyle gerçekleştirdi. Hwarang ailesinin en küçük üyesidir.Onun  karakteri güneç gibi açık ve sıcak kalplidir. Han Sung ülke yönetimiyle alakası olmamasına rağmen dedesinin ısrarı üzerine Hwarang olmuştur. Bir abisi vardır, melez olduğu için dede onu kabul etmemektedir. Taehyung ilk oyunculuk denemesine rağmen başarılıydı. Aslında onu yakından takip edenler bilir. Hang Sung'u tepkileri dahi kendisiyle aynıydı.Gelecek vaad eden oyunculuğu olduğunu düşünüyorum.


Uyarı: Bundan sonrası spolier içerebilir.

Daha 2016'nın başında dizinin reklamı yapıldı. Ara sıra çekim arkası görüntüler yayınlandı. İster istemez izleyiciyi meraklandıran bir yapım oldu. Oyuncu kadrosu da çiçek gibi olunca insanın merak etmemesi elde değil tabi ki. Reklamıyla iyi servis edilen bir dizi oldu. Oyuncu kadrosu ve oyunculuklar dışında konusuyla ne yazık ki sönük kaldı. Aslında güzel başlamıştı. Fakat ortalara doğru aynı güzelliği sürdüremedi. Hwarangların oluşumunu izlerken amaçları yolunda çekecekleri kutsal bir çile göremedim. Kuruluş zamanlamasını uzun tuttukları düşüncesindeyim. Hwarang ailesi arasındaki uyum çok güzeldi. Dostluklarıyla birbirlerine olan güvenlerini hissettirdiler. Park Seo Joon ve Go Ara'yı çok severim. Oyunculuklarını beğenirim. Bu dizide ikisinin kimyasını beğenmedim. İkisi de fazla yapay duruyordu. Park Seo Joon, Hwarang ailesiyle olduğu anlarda ve dövüş sahnelerinde oyunculuğunu konuşturdu. Fakat iş aşk işlerine gelince ne yazık ki o uyumu Go Ara'ya yakalayamadı. Go Ara ve Park Hyung Sik arasındaki uyumu da sevmedim. Ji Dwi  gözleriyle bakarken kalbiyle sevdi. Onun Ara'ya duyduğu aşkı  sonuna kadar hissedebiliyorsunuz.  Benim düşüncem bayan başrol oyuncusu yanlış seçimdi.
Ji Dwi'nin tek taraflı aşkının dışında Ban Ryu ve Seo Yoon arasındaki aşk inandırıcıydı. Seo Yoon'un abisine rağmen Ban Ryu'ya karşı  aşkı da muazzam derecede güzeldi. İkisi arasında uyum iyiydi bununla birlikte hissettirdikleri bir aşk en güzeliydi. Ban Ryu sevdi ama Seo Yoon başka sevdi.
 Dizinin en çok güldüğüm ikilisi.Onların düşmanlıkları dostluğa dönüşünce
ne seninle ne sensiz kavramının en çok yakıştığı ikili oldu

İlk oyunculuk çıkışı olmasına rağmen fazlasıyla iyiydin Taehyung. Duygulandırdın.
Büyükbaba ben Han SungHwarang hanesinde gayet iyiyim. Başta beni buraya zorla göndermiştin ama artık burayı seviyorum.Sevdiğim bir arkadaşımdan, sert bir toprağın yol haline gelebileceğini öğrendim.Bir kişi o yolda yürür, ardından bir kişi daha, yani, birlikte yürürlerse,toprağın yol olabileceğini öğrendim.Sana bu mektubu yazmamın sebebi, bundan sonra, kendi cezalarımı kendimin çekeceğini bildirmek.Ağabeyim yanlış bir şey yapmadı. Kemik sıralama sistemi hakkında pek bir şey bilmiyorum.O yüzden abim benim için, sadece abim. Her zaman yanımda olan kişi. Herkesten daha çok güvenebileceğim kişi..Büyükbaba, Hwaranglar arasında benimle birlikte yürüyeceğini söyleyen biri var.Ben özgürce yaşayacağım.Soy adımızı ve gücümüzü düşünmeyeceğim.Hwarang olarak yaşayacağım..

Dizinin en gereksiz olaylarından biri Han Sung'un öldürülmesi oldu. Boşu boşuna öldürülmüş, senaristin sadece merak uyandırmak için yapmış olduğu bir ataktı. Senaristin kendince Yeo  Wool üzerinden Han Sung'a selam çakması izleyicinin gönlünü alma amaçlı olduğu belliydi Sonuç olarak şu sahneyi izleyip duygulanmayan var mıdır bilmiyorum. Zira ben izlerken duygulandım.  

Şu sahne gerçekleştikten sonra gelişen her olayın kurgu olduğu net belliydi. Hwarangları insan yapan dostlukları ve merhametleriydi. Bunca zaman yanlarında eğitim gören arkadaşlarının Krallığını destekleyecekleri belliyi. Ji Dwi'nin kral olunca çok sevindim. Zaten aksi olsaydı, senarist senaryoyu hepten çöpe çevirmiş olurdu. Hayatı boyunca eğitimler almış, kral olmak için doğmuş birinin ve ülkesinden uzakta yaşayarak zaten büyük bedeller ödemesinin ardından Kral olmayacak olması net saçma olurdu. Kral Jiheung Korelilerin çok sevdiği bi kral. Silla'da çok köklü değişiklikler yapmış. Umarım sadece Jiheung'ı anlatan bir dizi çekilir ve yine Hyungsik oynar. İzlediğim tarihi diziler arasındaki Kral olmak en çok Hyung Sik'e yakışmıştı.
Dizide Taehyung oynarda Jin ile şarkı söylemez mi V&Jin (BTS)"It's Definitely You", Park HyungSik "I'll be Here", Park Seojun "Our Tears" BEAST grubundan Yang Yoseob "The Divine Move" HYOLYN "Our Tears" Bolbbalgan4 "Dream" Han Dong Geun "Wherever It Is" Red Velvet Wendy&Seulgi "I Can Only See You" şarkılarını tek tek öneriyorum. Dizinin oyuncuları kadar ostlarını seslendirenler dahi yıldızlar geçidi gibi .

Albümü dinlemek için; TIKLA

Hwarangların  maceraları, birbirleriyle arasındaki diyaloglarına yönelse çok hoş bir dizi olurdu. Kısacası daldan dala atlayan senaryosunu güzel yüzler ve güzel oyunculuklar izledik. Benim oyunculardan ötürü sevdiğim bir dizi oldu. Umarım sizin senaryosuyla ve oyuncusuyla seveceğiniz bir dizi olur.

Dizi için puanım: 7/10

27.2.17

W - Two Worlds / Kore Dizisi


MBC kanalının 2016'nın son aylarından yayımlanan dizisi W - Two Worlds dizisi güncel takip etmeme rağmen ancak yazabilme fırsatım oldu. Dizinin senaristliğini Queen In-Hyeon's Man  ve Nine: Nine Times Time Travel dizilerinden tanıdığımız Song Jae Jung yaparken, The King 2hearts, Arang and the Magistrate, Cunning Single Lady,   She Was Pretty  gibi dizilerin yönetmeliğini yapan Jung Dae Yoon oturuyor. Kaliteli diziler ortaya çıkaran senarist  farklı bir konuyla karşımıza çıktı.
Dizi, otuzlu yaşlarının başlarında iki kişinin aşk hikayesini konu almaktadır. Aynı zamanda fakat farklı dünyalarda yaşayan iki insanın hikayesidir. Oh Yun Joo, babası ünlü bir çizgi roman yaratıcısı olan bir cerrahtır. bir gün aniden babası ortadan kaybolur, Oh Yun Joo onu aramak için atolyesine gider fakat babasının yerine kanlar içinde bir adamı, Kang Chul'u bulur. Kang Chul tarafından kaçırılıp farklı bir boyuta geçer.

Lee Jong Suk; dizide Kang Chul karakterini canlandırıyor. Daha önce Secret Garden, School 2013, I Can Hear Your Voice, Doctor Stranger, Pinocchio, Weightlifting Fairy Kim Bok-Joo (konuk) dizilerinde As One No Breathing ve Hot Young Bloods filmlerinde izledim. Kang Chul, 18 yaşındayken Olimpiyatlarda altın madalya kazanmış eski bir atıcı ve kendi çabası ile zengin olmuş genç. O, bir girişim şirketi kurar ve 800 Milyar Won (687 milyon Dolar) mal varlığına sahip olur. Onun karakteri, soğukkanlı bir dahi, adil ve çekici birisidir. O, aslında bir W isimli webtoon’da yer alan bir karakterdir. 
Han Hyo Joo; dizide Oh Yeon Joo karakterini canlandırıyor. Daha önce Dong Yi dizisi ve Love 911, The Beauty Inside filmlerinde izledim. Oh Yeon Joo Myungsae Hastanesi Göğüs Hastalıkları bölümündeki asistanlığının 2. yılındadır. Annesinin zorlamasıyla, hiç yeteneği olmadığını ve kendisine uymadığını düşündüğü bir meslek olmasına rağmen tıp fakültesine gitmiştir. Her zaman duygusal olarak kararlar veren biridir. Mağrur ve gösterişli bir doktor olmak istese de hiç de havalı olmayan bir biçimde sürekli özür dileyen bir kadındır. Kalbi çok yumuşak olduğu için fazlasıyla güzel olmasına karşın ilişkileri hep diğer tarafın sonlandırmasıyla bitmektedir.

Jeong Eu Gene; dizide  Hwang Sun A karakterini canlandırıyor. Daha önce Because It's The First Time  ve Moorim School dizisinde izledim. Kang Chul'un sekreteri ve en eski arkadaşı Kang Chul'un ne istediğini hemen anlayabilen, sorunların üstesinden etkin bir biçimde gelebilen, şık görünümün altında çabuk sinirlenen agresif bir insan Mağrur ve etkileyici görünüşüyle her erkeğin hayallerini süslüyor olsa da onun kalbi tek bir kişiye atmaktadır. 



 5UPRİSE grubunun üyesi idol-aktör olan Lee Tae Hwan dizide Seo Do Yoon karakterini canlandırmaktadır. King of High School Life Conduct, Pride and Prejudice dizilerinde izledim. Bir zamanlar Kore'nin en iyi dövüş sanatları atleti olan daha sonrasında Kang Chul'un koruması ve dövüş sanatları koçu olmuştur. Dobra, fazla konuşmayan bir adamdır.  Kang Chul'un peşine takılmıştır. O günden beri Kang Chul'un en iyi arkadaşlarından olmuş ve onunla mükemmel bir uyum içinde çalışmaktadır.


Spolier içerir.
  • Lee Jong Suk ve Han Hyo Joo''nun hem oyunculukları hem de kimyaları çok iyiydi.   Yılın çifti ödüllerine dair aday gösterildiler. Lee Jung Suk oynadığı dizilerdeki partnerleriyle hep bir uyum içinde oluyor. Pinocchio dizinde Park Shin Hye ile olan uyumunu unutmamak gerek.Fakat Han Hyo Joo ile olan kimyasını daha çok sevdim.
  • En sevdiğim yan karakterler Park Soo Bong ve Profesördü Park Min Soo idi. Hele profesör gerçekten çok iyiydi ne kadar kısa süreli görsek bile güldürdü. Özellikle profesörün W çizgi romanına olan düşkünlüğü ve sıkı takipçi olması düşünülen güzel ayrıntılardan biriydi.









  • Dizinin ilk bölümlerini izlerken en çok dinamikliğini sevdim. Bunula birlikte ilk yarısından  finale doğru o dinamikliğini kaybetti. Kimisi için heyecan devam etti ama bu bende pek etkili olmadı. Bundan en büyük etkeni; ilk bölümler senaristin fazlaca bonkör davranması oldu. Haliyle son bölümler kendini tekrara verdi. Kurgusu ve olay örgüsünde ara ara sıkıntılar olsa da fantastik türde dizilerin çıtasını az da olsa üst seviyelere çıkardı. İlk bölümlerin yükseltiği çıtayı son bölümlerde ne yazık ki göremedik.
  • Hepimizin tahmin edebileceği ama bu ihtimali aklımıza getirmemeyi tercih ettiğimiz bir son görmeyi beklemezdim. Her ikisinden birinin dünyasına gidileceği belliydi ki bu oğlanın gerçek dünyaya gelmesi daha muhtemeldi. Zaten dizide sürekli mutlu son denilip durdu. Ben ters köşe yapmasını beklerdim senaristin.
  • Dizide sevdiğim unsurlardan biri, Webtoon(çizgi roman) çizimleri oldu. Gerçkten çok güzeldi. Kim çizdiyse ellerine sağlık
  • Kan Chul ve Seo Do Joon ikilisi biraz daha ön planda olsa hoş olurdu.
  • Kang Chul un hipotezleri ve senaryonun kafa kurcalayıcı, içinden çıkılmaz olması güzeldi. 
  • Aynı senarist Nine: Nine Times Time Travel ve Queen In Hyun's Man  benzer konuları işlemişti. Senarist konuyu güzel buluyor ama iş kurgunun finaline gelince biraz sıkıntılar yaşıyor diyebilirim.
  • Dizi fantastik olduğu  için çok mantık aramadım. Sonuç itibariyle kafamı dağıtan güzel bir diziydi.
  • Dizinin müzikleri dizinin konusu kadar orjinaldi. VIXX N&MelodyDay YEOEUN "Without You Jeon Woo Sung &Noel "My Heart" Park Bo Ram "Please say something, even though it is a lie" JUNG JOON YOUNG "Where Are U" KCM "Remember" JoHyunAh&Urban Zakapa "Falling" NAVI "Draw a love" Basick&INKII "In the Illusion"

Dizi için puanım: 7,3

24.2.17

Goblin / Kore Dizisi

Gözümde efsaneleşmiş dizilerin kanalı TVN güzel dizi Goblin'e ev sahipliği yaptı. Goblin gerek kadrosu gerek senarist, yönetmeniyle merakla beklendi. Senaristliğini, Descendants of the Sun, The Heirs, Gentleman's Dignity, Secret Garden dizilerin senaristliğini yapan Kim Eun Sook yaparken, yönetmen koltuğuna Descendants of the Sun, Secret Love, School 2013, Dream High 2, Dream High yönetmenliğini yapan Lee Eung Bok oturdu. İşin içinde Kim Eun Sook varsa o işin kötü olma ihtimali yok diyebilirim. Bu sebeple yüksek beklentiler içine girdim. Her zamanki gibi beni yanıltmadı.

Gong Yoo, dizide  Kim Shin karakterini canlandırıyor. Daha önce Coffee Prince, Big dizisi, Train to Busan filminde izledim. Running Man'e katıldığı bölümleri de kaçırmadım. Kore masallarında geçen yakalaşık 900 küsur yaşında olan mitolojik varlık Goblin, geçmiş yaşamında başarılı bir komutanı canlandırıyor.  Yüzyıllardır bu dünyada dolanan Goblin'e yaşamaktan artık gına gelmiş durumda. Her şey ona aynı görünüyor. Bu sıkıcı hayattan onu kurtaracak tek kişi olan "Goblin'in Gelini" ise hiçbir yerde görünmüyor. Ancak ne vakittir bilinmez 19 yaşında bir kız olan Eun Tak tarafından çağrılıp duruyor. Kalbini delip geçen kılıcı görebiliyor olmasıyla, Goblin gelinini buldu. Gong Yoo kendini kanıtlamış başarılı bir oyuncu. Train to Busan ile zirveyi zorlarken Goblin dizisiyle nirvanaya ulaştı. Mimikleri, gülüşü, ciddiyeti ve buğulu gözleriyle sevgisini hissettiren bir adamı izleyiciye derinlemesine hissettirdi.
Kim Go Eun; dizide Eun Tak karakterini canlandırıyor. Cheese in the Trap dizisindeki Hong Seol'un aksine hayat dolu bir kızı canlandıran başarılı oyuncu Eun Tak karakteriyle harikalar yarattı diyebilirim. Euntak: Uzun zaman önce ölmesi gerektiği için yaklaşık on senedir ölüm meleğinden saklanıyor. Küçük yaşlarından beri ölüleri görebildiği için ölüm meleğinden kaçabildi bu sayede. Her zaman pozitif ve kendine güvenen ve her durumda cesaretini yitirmeyen biri. Goblin'in gelini olacak kadar cesaretlidir. Kim Go Eun sen nasıl güzel bir oyuncusun. Güldüğünü her sahnede yanaklarını sıkasım geldi. Bir film veya dizide Kim Go Eun yer alıyorsa o işte kalite vardır.
Lee Dong Wook; dizide ölüm meleği (Grim Reaper) canlandırıyor. My Girl, Wild Romance, Hotel King, Blade Man, Bubblegum dizilerinde, Roommate programında izledim. Roommate programında kişiliğine hayran kalmamak mümkün değil. Oldukça çalışkan, prensip sahibi biri. Ölüm meleği olarak kayıp ruh olduğu için Euntak'ı alıp götürmek istiyor ya da görevi gereği onu alıp götürmesi lazım. Euntak'ın yeni bir yere taşınmasından sonra durmadan onu aramaya başlar. Nihayet yüz yüze geldiklerinde ise Goblin onun hamiliğini yaptığından ona bir şey yapamaz. Fırsat kollarken Goblin ile yaşamaya başlar. Ve bir gün Sunny ile tanışır. Lee Dong Wook izlediğim dizileri arasında en çok Hotel King'de canaldırdığı ketum karakteri sevmiştim. Fakat Goblin'de ki ölüm meleği karakteriyle hepsini sildi süpürdü diyebilirim.

Yoo In Na; dizide Sunny karakterini canlandırıyor. Secret GardenQueen In-Hyun's ManMy Love From the StarMy Secret HotelOne More Happy Ending, Bubblegum dizilerinde izledim. Işıl ışıl parlayan her şeyi sevdiğinden kendisine Sunny diyor. Harika bir dış görünüşe sahip olan Sunny erkekler tarafından oldukça çekici bulunan bir kadın. Ve bu durumu kendi faydasına kullanmayı da pek iyi bilmekte. Yolda karşılaştığı ölüm meleğinin oldukça saf birisi olduğunu fark eder. Hayatında ilk kez ona hayranlık duymayan bir adamla karşılaşmış ve bu durum oldukça ilgisini çekmiştir. Yoo In Na çok farklı bir kız. Bu tür rollerin hakkını veriyor vermesine de  One More Happy Ending dizisindeki performansını ve imajını çok sevmiştim diyebilirim. Fakat bu dizideki çapkın tavırları ona çok yakıştığı inkar edilemez bir gerçek.
BTOB grubunun naif sesi Yook Sung Jae; dizide Yoo Duk Hwa karakterini canlandırıyor. Reply 1994, Age Ending in Nine Boy, Who Are You: School 2015The Village: Achiara's Secret dizilerinde izledim. Büyük bir şirketi yöneten bir ailenin torunudur. Onun ailesi Gobline hizmet eden 13.nesildir. Asi karakteri kadar tam bir baş belası olabiliyor. Amcası olaran bildiği Kim Shin sayesinde zengin bir hayat yaşamaktadır. Yook Sun Jae Who Are You: School 2015 dizisinde yakaladığı çıkışını her yeni projede daha da üst seviyelere çıkarmak için çabalan idollerden biri. Yook Sung Jae'yi daha çok büyük projelerde göreceğimizi düşünüyorum.

Bundan sonrası spolier içerir.


Oyuncular arası uyum fazlasıyla iyiydi. Bu da dizinin başarılı olmasındaki en büyük sebep. Gong Yo-Kim Go Eun aralarında o uyumu yakalayan, çift olarak vermek istedikleri mesajı veren iki karakter ile karşımızdaydı. Arada yaş farkı olmasına karşın Gong Yoo sevimliliğiyle aradaki farkı en aza indirgedi bu da izleyicilere olumlu olarak etki etti. Beni rahatsız etmedi. Lee Dong Wook- Yoo In Na arasında uyum yakalayan bir başka çiftti. Lee Dong Wook'un soğuk bakışları Yoo In Na'nın sıcak bakışları birbirine değince ortaya sıcacık bir aşk ortaya çıkardı. Lee Dong Wook-Gong Yoo arasındaki uyum diğer iki çiftin önüne geçti diyebilirim. İki ayrı karakter iki ayrı sıfat bir evde dost olabiliyormuş. Aralarındaki dostluğu ekrana öyle bir yansıttılar ki yeri geldi güldürdü yeri geldi hüzünlendirdi ama en güzeli sevdirdi. Yook Sung Jae'nin tecrübeli oyuncularla olan uyumu ise takdire şayandı. Tecrübeli oyuncuların arasında idol-oyuncu olarak rolünün hakkını vererek aralarında hiç sırıtmadı.


Genç kralımız ile Kim Shin'in hikâyesi işte böyle başlamıştı dönüp bakacak olursak her şeyin başlangıcı bana en çok bu gibi geliyor. Sarayın bitmek bilmez entrikaları, güç savaşları, güçlü olmak isteyen insanların sonu olmayan hırsları; tarihi dizlerden aşina olduğumuz bu keşmekeş elbet dizimizde de mevcuttu ve Goblinimizi gobline çeviren yolu döşeyen en büyük taşlar da onlar oldu belki de. Kralını korumak için kız kardeşini onunla evlendirip askeri gücü ile ona kol kanat germek isteyen Kim Shin, kralın yılan dilli danışmanının kışkırtmaları ve kralın gençliğin getirdiği kıskançlık, güvensizlik ve Kim Shin'in halkın gözündeki yerinden korkması sebebiyle korumak için yemin ettiği adamın kılıcıyla can verdi. Bir tek o olsa belki içi bu denli yanmazdı. Harp meydanında sırt sırta vatanları için savaştığı silah arkadaşları, onun akrabası ve hizmetkarı olmak dışında hiçbir günahı olmayan insanlar ve en en önemlisi kız kardeşi hepsi onunla birlikte can verdi ve Goblinimiz bu acıyla öbür dünyaya göçmüşken yine bu acıyla yeniden Goblin olarak dünyaya geri geldi. Kaderine böğrüne saplı kılıcı çıkaracak bir gelin yazıldı.


Goblin,senaryo açısından olmasa da, sinematografi yani görsellik açısından benim izlediğim K-Dramaların içerisinde şu ana kadar en etkileyicisi.Yönetmenle birlikte çalışan görüntü yönetmeni de iyi iş çıkarmış,onun da hakkını teslim etmeli. Her bölüm bağımsız film tadında. O yüzden diziyi teori üretmeksizin, fantastik olduğu için mantıklı neden-sonuç ilişkileri üzerine fazlaca kafa yormadan, kimi sahneler biraz ağır aksa da sinematografinin ve oyunculukların keyfine vararak izlemeyi yeğledim.



Çekim açıları,müzikler,mekanlar,tarzlar; en ince ayrıntısına kadar planlanmış. Olağandan farklı konuları her zaman severim ama fantastik olaylar işin içine girince gerçek hissettirmesini isterim. Bir 90 dakikada resmen beni olaylara bağladı ve kendi gerçekliğine inandırdı. Şaşırtıcı derecede verilen her ayrıntıyla ilk bölümü kafamda soru işareti olmadan atlattım. 

Kim Shin ve Ji Eun Tak aşkını tam da kendi deyimlerinde olduğu gibi -Hüzünlü Aşk- bize yansıtmalarını kendi adıma çok sevdim. Bu hikayenin tam olarak mutlu sonla bitmeyeceğine, izleyenleri hüzne boğup en sonunda az da olsa yine gözleri hafif yaşartacak kadar mutlu biteceğine dair işaretleri bölümlerin içerisinde sıkça verdiler. Final sahnesi de öyle oldu. Ji Eun Tak'ın ölmeyeceğini, Kim Shin'in ölüp birkaç sene sonra yeniden yaşama döndürüleceğini düşünmüştüm fakat sevgili yazarımız beni kendi hikayesiyle şaşırttı ve bol bol hüzne boğdu izleyenleri. Fakat en sonunda dediğim gibi biraz bile olsa mutlu olmalarını, bu ikilinin yıllar sonra reenkarnasyon aracılığıyla olsa da yeniden yollarının kesişmesine, Quebec'te yeniden Goblin ve Goblin'in ilk ve son gelini olarak devam etmelerini çok sevdim...  Peki, mutlu son muydu?  Hem öyle hem değil diyebiliriz buna içinde bir sürü ama olduğu için. Ama hayat da öyle değil midir en tatlı anların bile ilk cümleden gelen sonra ikinci cümlesi hep amadır.... Kar güzeldir ama soğuk, güneş sıcaktır ama kavurur, buzlu su güzeldir ama boğazı üşütür.... Eun Tak ile goblin bir araya geldiği için mutluyuz ama Eun Tak yine ölecek yine ölecek yine gelecek.... Ama neticede bir arada olacaklar. O an o saniye mutluluk belki de budur, biteceğini bildiğiniz için güzeldir, o anın kıymetini bilmek için biteceğini de bilmek gerekir.  Ölüm meleğimizin nasıl ki bir gün cezasının biteceğini bilmiyorduk goblinimiz için de öyle bir son kendi senaryomuzda yazmamız mümkün olabilir. Hayatlarını aldıklarının karşılığı olarak hayatlarına ışık getirecek, bir umut verecek anları denkleştirdiğinde belki de bizim goblinimiz de Eun Tak'ın son hayatında onunla insan olarak geçirip beraber göçerler cennete kim bilir.

Sunny ile ölüm meleğimizin aşkını da ta içimde hissettim. Senarist zayıf bırakmdı bu aşkı. Hayatta onların bir geleceği yoktu, Sunny onu ne kadar sevse de Wang Yeo'yu bağışlayabilmesi mümkün değildi, aşk her şeye yetmiyor bazen, yürek acıları, telafisi olmayan yaralar vardır ve onları kimi zaman aşk bile tedavi edemez. Duyguyu mükemmel bi şekilde izleyiciye geçirdiler. Ve nihayet her şeyi geride bırakacakları temiz bir sayfa açtılar dizinin sonunda.

''Unutmuşluğum benim huzurum olacağını düşünen sana.. Gözlerimiz buluştuğu an anlamıştım senin de bütün anıları hatırlıyor olduğunu. Kendi mutlu sonlamızdayken bu trajedinin farkında değilmişiz gibi davranmalıyız. Dilerim bir sonraki hayatımızda beklemenin anlık görüşmeninse çokça sürdüğü bir kaderimiz olur. Bahane olmaksızın da birbirimizin yüzünü görebiliriz. Bu dünyada tek bir tanecik olan içten bir isimle. Tesadüfen karşılaştığımızda birbirimizi selamlayabileceğimiz bir bağımız olur. Kimi zaman Kim Woo Bin, kimi zaman Wang Yeo olan sen.. Lütfen upuzun ve mutlu bir hayat sür. ''
Kim So Hyun ve Kim Min Jae tekrar bir arada görmek çok mutlu etti.

Bu diziyi Kore mitolojisi olarak düşünün ve ona göre izleyin. Hatta bunun bir peri masalı olduğunu. Kore mitoloji ve efsaneler açısından çok zengin bir kültüre sahip. Yani mitoloji/söylencelerin harmanlandığı, tümüyle fantastik, din-dışı bir kurgunun ve başka kültürlere ait hayali figürlerin bizim dini inancımıza ve kültürümüze dayandırarak eleştirmek çok mantıklı değil. Senaristlerin efsanelerden esinlenerek yazdıkları bir kurgu, hayal dünyası. Bu da diziyle alakalı bir dip not olsun.
Descendants of the Sun dizisinden sonra arkadaşlık bağını en çok hissettiğim ikili. Gong Yoo ve Lee Dong Wook'un arasındaki uyum ve kimya efsaneydi. Bir çok kez dizide ki aşkları izlemek yerine bu ikilinin tatlı tatlı atışmalarını izlemek istedim.

Goblin,senaryo açısından olmasa da, sinematografi yani görsellik açısından benim izlediğim K-Dramaların içerisinde şu ana kadar en etkileyicisi.Yönetmenle birlikte çalışan görüntü yönetmeni de iyi iş çıkarmış,onun da hakkını teslim etmeli. Her bölüm bağımsız film tadında. O yüzden diziyi teori üretmeksizin, fantastik olduğu için mantıklı neden-sonuç ilişkileri üzerine fazlaca kafa yormadan, kimi sahneler biraz ağır aksa da sinematografinin ve oyunculukların keyfine vararak izlemeyi yeğledim.

Çekim açıları,müzikler,mekanlar,tarzlar; en ince ayrıntısına kadar planlanmış. Olağandan farklı konuları her zaman severim ama fantastik olaylar işin içine girince gerçek hissettirmesini isterim. Bir 90 dakikada resmen beni olaylara bağladı ve kendi gerçekliğine inandırdı. Şaşırtıcı derecede verilen her ayrıntıyla ilk bölümü kafamda soru işareti olmadan atlattım. Lee Dong Wook'u ilk gördüğümde şapkalı haliyle Fringe deki gözcülere benzettim ,çok hoşuma gitti. Nedenini anlayamadığım tanıdık bir his vardı. O an kaptırdım kendimi.
Kim Go Eun güldükçe o yanakları sıkasım geldi. 
Şu tipe bakın :)

Ciddi takılan goblinin şımarık halleri dizinin en çok güldüğüm sahneleri desem yeridir.

Sonra sırf kıskançlığı için, sırf ona sevgili bulmak istediği için en yakın arkadaşının çantasını kesmesi





Lee Dong Wook'u boşuna sevmiyorum. Adam her haliyle karizmatik olmayı başarıyor. Girdiği her rolün hakkını veriyor. Hotel King dizisinde yer aldığı diziler ortalamaydı .Ölüm Meleği karakteriyle efsane geri döndü hissiyatını bizlere yansıttı. Bu şapkanın aynısını istiyorum. Lee Dong Wook'u ilk gördüğümde şapkalı haliyle Fringe deki gözcülere benzettim ,çok hoşuma gitti. Nedenini anlayamadığım tanıdık bir his vardı. O an kaptırdım kendimi. 


Dizi kadar müzikleri de harikaydı. CHANYEOL&PUNCH "Stay With Me . Benim en çok etkilendiğim şarkı "Crush"Beautiful" idi. Sam Kim "Who Are You"  Soyou"I Miss You" URBAN ZAKAPA"Wish" Ailee"I will go to you like the first snow" Eddy Kim "You are so beautiful" Jung Joonil "The first snow" Heize  "Round and round" MAMAMOO"Love" Roy Kim, Kim EZ "Heaven"  10cm "My eyes" . Angel Eyes dizisinden hatırlayacağımız Lasse Lindh'in  "Hush" şarkısı da dizinin naif şarkılarından biriydi

Albümü dinlemek için; TIKLA

Yıllar geçiyor, mevsimler değişiyor, ömürler değişiyor, dünyadaki konumları, meslekleri değişiyor, yaşları değişiyor, kar yağıyor, bahar geliyor, ama aşk hiç yok olmuyor.Hani bazı diziler filmler vardır ya, müziğini duyduğunuz an boğazınız düğümlenir, öküz oturur yüreğinize, gözleriniz dolar. Bu da onlardan biri oldu benim için.Hem bu kadar güldürüp, hem de bi o kadar ağlatıp nasıl bu kadar güzel bi şey çıkardılar ortaya anlamadım. Senaryosunu, kurgusunu zaten hiç söylemiyorum bile.Kolay kolay 10 üzerinden 10 vermem. Goblin, sen benim için 10 üzerinden 10'sun. Ve çok özelsin.


Dizi için puanım; 10/10