24.6.16

Şimdi Benimsin- Güneş Demirel


"Kötü bir başlangıçtı onlarınki. Ne Elif hak etmişti başına gelenleri, ne de Fırat istemişti böyle olmasını. Bir gecede hayatlar değişmiş, hayaller yıkılmıştı. Zaman unutturabilir miydi kötü anıları? Affedebilir miydi günahı? Haksızlıkların en büyüğünü yaşayan Elif, ailesi tarafından dışlanırken, felaketi olan insanlar tarafından sarılıp sarmalanır. Her geçen gün nefret ateşiyle bilense de, hayata tutunmaya çalışır. Fırat ise pişmanlıkları ve vicdanı ile savaşırken, Elif'in masumiyetine ve güzelliğine yenilir. Gün geçtikçe ilmek ilmek her hücresine işler Elif. Artık Fırat için hayatın amacı, affedilmek ve kara sevdasına karşılık bulabilmektir. "
Fırat aşiret ağasının oğludur. Aşiretten olan Beril ile nişanlı olduğu halde Cemal ile evlenir. Fırat bunu yanlarına bırakmaz. Ya onları öldürecek ya da Elif ile karşılık verecektir. Bu hikayenin en masumu Elif; üniversitede hemşirelik okuyan güzel kız. Hiç beklemediği bir günde törenin kurbanı olur.  Bir de  kendi suçuymuş gibi ailesi ona sırt döner Kayseri'de başka biriyle evlendirmeye çalışacaktır. Fakat buna engel olan Fırat, Elif'i de alarak ailesinin yanına dönerek, onunla evlenir. Fırat günler geçtikçe güzel karısını tanıdıkça ona yaptıkları için pişmanlık duyar. Kendisini affettirmek için hayatı boyunca mücadele verecektir 

Güneş Demirel'i okuduğum ilk kitabıydı. Şimdi Benimsin kendisininde kaleme aldığı ilk kitap olduğundan olacak hem yazım hataları hem de kurgusal hatalar mevcuttu. Kitap çok güzel başlamasına rağmen ortalarından sonra akıcı olan anlatımı bir süre sonra sıkmaya başladı. Fırat'ın yaptığı büyük hatanın ardından  Elif'in de onu affetmemesi çok normal geldi. Bunların üzerine Fırat'ın sürekli ona aşkını dile getirmesi okurken biraz yordu diyebilirim.  Kitabın kurgusal sıkıntılarından biri Fırat'ın ailesi. Bir diğeri Elif'in ailesi idi. Fırat'ın ailesi değil miydi Fırat'ı zorlayan? "Törelerimiz oğul" diyerek evlenmeden önce Elif'e bu denli büyük yaralar aça.. Konağa ilk geldiğinde Elif'i hemen bağrına basmaları, kızları gibi sahiplenmeleri ve Elif'in de Fırat dışında onun ailesinden kimseye bir şey söylememesi kesinlikle saçmaydı. Bir diğeri ise Elif'in ailesi.. Sanki kızları bilerek bu duruma düşmüş gibi yıllarca affetmemiş olmaları saçmanın da ötesinde bir durumdu. Kurguda bu şekilde sıkıntılar mevcut iken kitabın konusu da uzadıkça finalde özensiz olmuş diyebilirim.

Güneş Demirel'in kalemine sağlık. İlk iş diğer kitaplarına da göz atmak olacak. Şimdi Benimsin kurgusal hatalara rağmen kendini bir solukta okutturan bir kitap. Tavsiye edebileceğim kitaplar arasında. 

Şimdiden iyi okumalar.

20.6.16

Entertainer / Kore Dizisi



2016 yılının eğlenceli yapımlarından biri daha ne yazık ki final yaptı. Miracle in Cell No.7, As One ve No Breathing gibi başarılı filmlerin senaristi Yoo Young A, yönetmenliğini ise Hong Sung Chang yaptı Dizi; KTOP Entertainmet şirketinin yöneticisi olarak çalışan Shin Suk Ho'nun yeni bir müzik şirketi kurar.  Tesadüf eseri Ha Neul ile karşılaşması sonucunda bir band grubu kurmaya karar verir. Her şeye yeni başlayan Shin Suk'u neler bekliyor? sorusunun cevabı dizide gizli.

Ji Sung dizide Shin Suk Ho karakterini canlandırıyor. Ji Sung daha önce Protect The Boss, Secret Love, Kill Me,Heal Me dizilerinden hatırlayacaksınız. Shin Suk Ho, KTOP Entertainmet şirketinin yöneticisi olarak görev yaparken hiç beklemediği bir şekilde ihanete uğrar. KTOP Ent. şirketinde iken yaptığı hataların farkına varır. Sıfırdan başlayarak Mango Entertainmet adında yeni bir müzik şirketi kurar. CEO'su olduğu müzik şirketine yetenekli insanlar toplamaya başlar. Kendini çeşitli olayların içinde bularak farkında olmadan yaptığı hataların telafisini yapabilmek için büyük bir çabaya girer. Bunları yaparken başarılı bir grup kurmayı ihmal etmez.
CNBlue grubunun üyesi Kang Min Hyuk; dizide Ha Neul karakterini canlandırıyor. Daha önce Heartstrings, Heirs gibi dizilerinden hatırlayabilirsiniz. Çiçek çocuk yakıştırmasını sonuna kadar hak eden idol-aktör. Ha Neul, abisini daha sonralarda anne ve babasını kaybetmiş bir çocuktur. Hayatında sadece ablası Geu Rin vardır. Ha Neul'un hayatı olumsuzluklarla dolu iken karşısına çıkan Shin Suk Ho sayesinde tamamıyla değişecektir. Ailesinin isteği üzerine şarkı söylerek hayallerinden uzak duran Ha Neul, Ddanddra isimli bir grubunun solisti olarak hayatına devam edecek.
Hyeri, dizide Geu Rin karakterini canlandırmaktadır. Hyde Jekyll, Me ve Reply 1988 dizilerinden hatırlayacaksınız. Reply 1988 ile yakaladığı çıkışı layıkıyla yerine getiren güzel oyuncu kendine yakışır şekilde Geu Rin karakterine hayat verdi. Geu Rin'in hayatta sahip olduğu tek kişi Ha Neul'dur. Okulu dondurarak onun sorumluluğunu üstlenmiştir. Çeşitli yarı zamanlı işlerde çalışarak geçimlerini sağlarken kardeşinin başına gelen olaylar sonucu onun mutlu olabilmesi için elinden gelen her şeyi yapacaktır. Shin Suk Ho, kardeşi kadar onunda hayatını değiştirerek ivme kazanan bir hayatın içinde kendin bulacak.
İlk idol-aktörü grubu olan 5urprise grubunun üyesi Gong Myung, dizide Kayle karakterini canlandırıyor. Gong Myung'u izlediğim ilk dizisi fakat asla son olmayacak. Kayle, ünlü Juilliard Müzik okulunu kendince sebeplerden dolayı bırakmıştır. Shin Suk Ho ile karşılaşmasının ardından Ddanddra grubunun gitaristi olarak gruba dahil olur. Onun karakteri her şeye sızlanmasına rağmen yumuşak bir kalbe sahip olması. Dizinin beni güldüren oyuncusu Kayle oldu. 
Lee Tae Sun; dizide Na Yeon Soo karakterini canlandırıyor. 1993'lü oyuncunun çıkış yaptığı dizi Entertainer oldu. Yeon Soo Ddanddra grubunun gitaristi olarak gruba dahil oldu. Onun kişiliği izleyicilere hayranlık uyandıracak seviyede. Gerçek hayatta böyle insanlar var mı acaba diye düşündürecek kadar iyi bir karakter. O bir kez birini sevdi. O kadından Chan Hee adından bir oğlu var. Onlar hikayesi en derin olanıydı.

Teen Top grubun rapçisi L.Joe dizide Seo Jae Hoon karakterini canlandırıyor. L.Joe'yu ilk kez bir yapımda izledim. Teen Top grubunu takip eder onu da severim. Bu dizide oynayacağını duyduğumda mutlu olmuştum. İlk bölümler onu görmeyi beklemeyin. Shin Suk Ho'nun keşfi üzerine gruba baterist olarak dahil oluyor. Gruba dahil olana kadar hayatını annesinin isteği üzerine şekillendirmiş olan Seo Jae Hoon kendi ayakları üzerinde ilk kez duracaktır. Annesi ile müzik arasında gidip gelen genç müzisyenin hikayesi de bir çok aileye örnek olacak şekildeydi.


Dizi geçmişi çok fazla olmayan senaristin daha önce Miracle in Cell No.7, As One ve No Breathing gibi filmlerini izleme fırsatı yakaladım. İzlediğim bu üç filmin ortak noktası "insan olabilmek" gibi bir olguyu temel alıyor. Bana göre bu dizi basit bir müzik grubu kurma dizisi değildi. Bazılarımıza göre dizi çok güzel, bazılarımıza göre izlenip geçilecek her hangi bir dizi, bazılarımıza göre beklentinin altında kalan bir dizi. Bana göre büyük keyif ve haz alarak izlediğim bir dizi olarak kayıtlara geçti. Bir çok insanın beklentisinin altında kaldığı düşüncesindeki sebep, Ji Sung'ın oluşturduğu Kill Me, Heal Me etkisinin hala sürüyor olması. Oyuncu belki kişilik bölünmesi yaşamadı fakat duygular arası geçişleri kendine yakışır şekilde ekrana yansıttı. Ji Sung'ı kayırıyorum fakat dizinin ön çıkan oyuncusu kesinlikle Kang Min Hyuk oldu. Heartstrings ve Heirs dizilerinde iyi performans sergilemesine rağmen Entertainer dizisi onun için kariyerindeki dönüm noktalarından biri. Zira sergilemiş olduğu Ha Neul karakteriyle hayran kaldım. 

Kayle karakteriyle diziye renk katan Gong Myung'un oyunculuğunun yanı sıra mimiklerini kullanması, çocuk gibi dudak büzmesi aşırı sevimliydi. Chan Hee ile olan kapışmaları grubun büyüğü olmasına rağmen çocuk ruhuyla dizinin vazgeçilmez karakteriydi. L. Joe çok fazla ekranda görünmedi fakat buna rağmen ortalama bir oyunculuk sergiledi.

Ji Sung ve Hyeri arasındaki uyumu dizinin konusundan çok merak ediyordum. Fakat, ikisinin arasındaki kimyayı sevdim. Romantik-komedi türüyle karşımıza çıkmış olsalardı kesinlikle zirveyi zorlayan bir çift olurlardı.

 Ahn Hyo Seop Jinoo karakterini canlandırdı. Daha önce One More Happy Ending dizisinde izledim. Jinoo; Shin Suk Hoo'nun KTOP Entertainmet şirketinde çalışırken çıkış yaptırdığı grubun üyesi. Abi-kardeş ilişkisiyle Suk Ho için önemli bir karakter olarak karşımızda.Hikayenin kilit isimlerinden biri.


Dikkat Spolier içerir.

Öncelikle senariste üç konu üzerinden yüklenmek istiyorum. Bunlardan ilki, Ha Neul ve Geu Rin arasındaki abla-kardeş bağını her an bozulacakmış gibi hissettirmesi. Ha Neul'un, ablası gibi ona sahip çıkan Geu Rin'e aşık göstermeleri bence senaryoyu basitleştiren bir unsurdu neyse ki hatasını çok fazla uzatmayıp erken sonlandırması bir facianın son bulması oldu. İkinci ise, dizinin finalinde baterist Seo Jae Hoon eğitimine devam etmek istiyorum deyip gruptan ayrılması olayı kesinlikle sen gereksiz olaydı . Üçüncüsü  biraz kendi adıma eksiklik hissettiğim için olacak ama Ji Noo'nun finalde görünmesi gerekirdi. Eğitimi için yurt dışına gittin aradan bir sene geçti ve göstermemeleri olmadı.

Shin Suk Ho ve Geu Rin arasınki duygusal etkileşimi ileri ki boyuta geçmeyip flörtleşme aşamasında bırakmaları harika olmuş. Gizli gizli bakışmalar, ikisinin anladığı konuşmalar gibi bir çok durumu diziye güzel güzel serpiştirdikleri için her şey dozunda geldi.

Ha Neul'un abisi Jo Sung Hyun'un yaşadıkları içimi parçaladı. Ailesinin karşı gelmesine rağmen müzik ile hayatta tutunan Sung Hyun'un nefesinin kesildiği nokta kendi şarkısını başkasınınmış gibi piyasaya sürmeleri üstüne üstük görünüşünü bahane ederek. Bu ağır durumu kaldıramayıp intihar etmesi ve gerçeği ailesinden bile gizlemeleri hikayenin kilit noktasıydı. Shin Suk Ho'nun yakın arkadaşı Sung Hyun'un hakkı için kardeşi Ha Neul'e söylediği sahne dramın dibine dibine vurdukları andı. Kang Min Hyuk'un hem öğrendiği hem abisinin videosunu izlediği anda ki oyunculuğu kesinlikle izlediğim en iyi dram sahnesiydi. O sahneyi ikinci kez izleyebileceğimi sanmıyorum. Ben o duyguyu hissettim. İçim acıdı. Ji Sung'ın oyunculuğuna edecek tek kelimem yok. Onu tarif edeceğim kelimeler bile kifayetsiz kalacak. Harikasın sen.

Hikayesi derin olan bir diğer kişi Yeon Soo ve Chan Hee.
Oğluna iyi bir baba olabilmek adına içinde melek taşıyan adam. Chan Hee annesini gördükten sonra arkasından ağlaması içimi parçalayan bir diğer sahneydi.
Dizi bile olsa çocuklar ağlamasın!

5uprise grubundan arkadaşı olan aşarılı aktör Seo Kang Joon , grup arkadaşını Gong Myung'u dizide yalnız bırakmayarak konuk oyuncu oldu.

Dizinin müziklerinden bahsedelim birazda Tantara'nın çıkış şarkısı olarak izlediğimiz şarkı Kang Min Hyuk'un seslendirdiği "I see You" Aliee&Truedy"I Can't Live Without you" Han Seo Yeon "A Stay Child" SURAN "To Your Dream" Gaeko "Send Me Your Pictures" A Pink'in güzel sesi Ji Sung'ın büyük hayranı Jung Eun Ji "I Love Before" Gary&Minwoo "Tantara" dizinin göze çarpan şarkıları oldu. Fakat benim için en iyisi Ha Neul'un abisi rolünde izlediğimiz Jo Bok Rae'nin seslendirdiği "It's Ok to Cry/Go Ahead Cray" oldu

Dizi kimine göre basit bir hikaye olurken kimine göre özel bir hikaye. Arkadaşlık, dostluk ve kardeş olma bağını en ince ayrıntısına kadar hissettirdiği için benim için özel bir hikaye olarak kalacak. Hiç vakit kaybetmeden izlemenizi tavsiye eder. Sonrasında siz hikayenin neresinde kalacaksınız?

18.6.16

Seviyor Sevmiyor // Uyarlama Hakkında

Mart ayında She Was Pretty dizisinin uyarlama furyasına dahil olduğundan bahsetmiştim. "İlk Aşkım" diğer bir adıyla "Seviyor Sevmiyor" olarak geçen çarşamba günü ekranlara geldi. She Was Pretty izlerken çok keyif aldığım için uyarlaması konusunda tereddütlerim söz konusuydu. Seviyor Sevmiyor dizisinin reklamları dönmeye başladığında ister istemez "galiba senaryoya sadık kalacaklar" düşüncesine hakim oldum. 

Dizinin ilk bölümünü izlediğimde She Was Prrety dizisiyle bire bir uyarlamasını gördüm diyebilirim. Repliklerden mekana kadar her şeyi birebir uygulamaları, yapboz, şemsiye, jackson çorapları gibi bir çok ayrıntıyı es geçmemeleri açıkçası mutlu etti.


Benim tereddüt ettiğim tek bir şey var. She Was Pretty dizisnde Kim Shin Hyuk karakterini canlandıran Choi Siwon'un dizide sergilemiş olduğu oyunculuğu izleyenler hatırlar. Mimiklerini çok iyi derecede kullanarak rolüne entegre ederek eğlenceli bir hal almasını sağlayarak bir üst seviyeye çıkarmış olmasıydı. Burada onun karakterini canlandırarak Yiğit Kirazcı'ya büyük bir pay düşüyor diyebilirim. Belki onun gibi Jackson (Jeksıın) diyemeyecek ama en azından onun kadar duygu yansıtabilir diye düşünmek istiyorum. Aksi halde benim için başarısız bir dizi olarak kalabilir.

High Society / Kore Dizisi



Sung Joon, Park Hyung Sik gibi sevdiğim oyuncuların yer aldığı High Society dizisi senaristliğini Ha Myung Hee yaparken yönetmen koltuğuna ise Choi Hyeong Hun oturuyor. Dizinin konusu; Jang Yoon Na, Chaebol denilen Kore'de aile şirketinin varislerinden biridir. Fakat kendi ayakları üzerinde durabileceğine inandığı için abisi hariç ailesinden gizli olarak yarı zamanlı bir işte gerçek kimliğini gizleyerek çalışmaktadır. Tek hayali parası yerine kendisi olduğu için sevebilecek bir adamla tanışıp evlenmek. 

Diziyi yayınlandığı sıralarda izlediğimde yarım bırakmıştım. Bir şeye başladığımda yarım bırakmayı sevmediğimden aylar sonra izleme gereği duydum. O sıralarda yarım bırakmamın sebebi dizinin beni şaşırtmamış olmasıydı. Dizinin daha ilk bölümden finalinin nasıl olacağını kestirebiliyoruz. İki ayrı aşk hikayesine tanık oluyoruz. Bir tarafta zengin kız fakir olan diğer tarafta fakir oğlan zengin oğlan. Her iki ilişkide engeller zengin olanların aileleri. 

Jang Yoon Na ve Choi Joon Gi arasındakiler ikinci çiftimizin aşkı kadar masum değildi ne yazık ki. Yoksul ama mutlu bir ailenin çocuğu olan Joon Gi'nin hırsı uğruna Yoon Ha'yı kullanmak en büyük hatası oldu. Ben Uee ve Sung Joon arasındaki uyumu sevmedim. Uee'nin oyunculuğunu donuk buluyorum. Golden Rainbow dizinde izlediğimden bu yana oyunculuk konusunda pek bir şey katmamış kendine. Sung Joon için aynı duyguları paylaşmıyorum tabi ki de. Diziyi bir nevi onun için izledim diyebilirim.

Dizinin kendi adıma dikkat çeken ismi Lee Ji Yi karakteriyle fakir kızımızı canlandıran Lim Ji Yeon oldu. Daha önce rol aldığı filmler olmasına rağmen çıkış yaptığı ilk dizi High Society oldu. Park Hyung Sik ile olan uyumunu sevdim. Hyung Sik ise Nine: Times Time Travel I, Heirs, Whats Happens to Family dizisinden sonra güzel bir çıkış yakaladığını düşünüyorum. 

High Society dizisini sevmeme nedenlerimden biride Yoon Ha'nın ailesi oldu. O kadar sinir bozucu karakterler ki izlerken bile insanı çileden çıkardı. Senaristin en büyük hatası kesinlikle duygusuz bir aile yaratması olmuş. Kardeşleri, babayı her şeyi geçtim anne karakterini o kadar ruhsuz yaratmış. Bu da diziden soğumama sebep oldu. Fakat Chang Soo karakterinin annesini de bir o kadar sevmedim. Senarist ortayı bulamamış.

Dizinin müzikleri arasında en çok Jung Yup "Dazzling Day" Park jHyung Sik "You're My Love" şarkıları dikkatimi çeken şarkılarıydı. İzleyecek olanların bir şey kazanmayacağı izleyenlerin de bir şey kaybetmeyeceği bir dizi. İşin aslı Sung Joon ve Park Hyung Sik izlemek istiyorsanız, ben sizi tutmayayım. 

14.6.16

Remember:War of the Son / Kore Dizisi


2015'in sonlarında başlayan  Remember: Wat of the Son 2016 yılında başarılı bir grafik çizen dizinin senaryosunu  The Attonery filmin senaristi Yoon Hyun Ho yaparken yönetmenliğini ise Lee Chang Min yaptı. konu olarak bir çok intikam dizileriyle benzerlik taşımasına rağmen oyuncular ve olay örgüsü sayesinde izleyiciyi ekrana kitleme konusunda başarılı oldular. Dizinin konusundan kısaca söz edecek olursam; Seo Jin Woo fotoğrafik hafızaya sahip başarılı bir öğrencidir. Anne ve abisini trafik kazasında kaybeden Jin Woo babasıyla mutlu bir hayat sürmektedir. Bir akşam komşuları olan Jun A öldürülmüştür. Cesedi ise Jin Woo'nun babası Seo Jae Hyuk bulmuştur. Bununla birlikte bir gün önce sabaha kadar çalışan Jae Hyuk ormanlık alana nasıl geldiğini ve cesedi nasıl bulduğunu hatırlamamaktadır. Durum böyle olunca cinayet babanın üzerine kalmıştır. Babasının suçsuz olduğuna emin olan Seo Jin Woo ise babasını adını temize çıkarmak için büyük savaşın içinde kendini bulacaktır.


Yoo Seung Ho; dizide Seo Jin Woo karakterini canlandırmaktadır. Arang and the Magistrate, I Miss You, Imaginary Cat dizilerinden hatırlayabilirsiniz. Jin Woo; lise yıllarında mutlu bir hayat sürerken babasının cinayet ile suçlanması sonucu ölüm cezasına çarptırılmasının ardından, fotoğrafik hafızası sayesinde en genç avukatlardan biri olarak hayatına devam etmektedir. Onun tek bir amacı vardır gerçek suçlunun cezasını çekmesidir. Yoo Seung Ho'yu I Miss You dizisinden sonra ilk kez bir yapımda izleme fırsatı yakaladım. Askere gittiği için Seung Ho'nun oyunculuğunu uzun süre bekledik. I Miss You yapımını izleyenler bilir dramın en derine kadar işlenen bir diziydi oradaki oyunculuğuna bir tık yukarı taşıyarak iyi bir iş çıkardığını düşünüyorum.
Park Min Young; dizide Lee In A karakterini canlandırıyor. Sungkyunkwan Scandal, City Hunter, Healer dizilerinden hatırlayacaksınız. Jin Woo ile üniversitede hukuk öğrencisiyken tanıştı. Jin Woo'nun babasına haksız yere ölüm cezası verilmesi üzerine savcı olmaya karar veren In A bu davaya kendini adayacaktır. Farklı ve asil bir havası olduğundan mı bilemem ama oyunculuğunu seviyorum. Remember: War of the Son gibi ağır  dram temalı yapımlardan daha fazla görmek istiyor olmama rağmen bundan sonraki dizisinde romantik komedi temasıyla görmek istiyorum.


Namgung Min; dizide Nam Gyoo Man karakterini canlandırıyor. Can You Hear My Heart, I Need Romance 3, My Secret Hotel, The Girl Who Sees Smells dizilerinden hatırlayacaksınız. Nam Gyoo Man dizinin burnu havada, her şeyi parayla çözebileceğine inanan, babasının gözüne girmek için her haltı yapabilecek karakterimiz. Öfeksiyle ilgili problemleri yüzünden başına açılmayan iş kalmayan karakterin en büyük düşmanı ise Jin Woo'dur.
Park Sung Woong, dizide Park Dong Ho karakterini canlandırıyor. Onu hatırladığım ilk dizisi Bridal Mask idi. Geçen sene yayımlanan Hidden Indentity dizisinde etkisinde kaldığım oyunculardan biri. Park Dong Ho başarılı bir avukattır. Küçük yaşta babasını trafik kazasında kaybetmiştir. Babasının yakın arkadaşı ona sahip çıkmış, okutmuş ve iyi yerlere gelmesini sağlamıştır. İşinde başarılı olduktan sonra yardıma ihtiyacı olan insanlara avukatlık yapmaya başlamıştır. Jin Woo'nun babasının davasını alarak ana karakterimizle yolları kesişmiştir.

Jeon Kwang Leol, dizide Jin Woo'nun babası Seo Jae Hyuk karakterini canlandıyor. Hello Monster dizisindeki baba karakterini canlandırmıştır. Cinayetle şuçlanan Jae Hyuk talihsiz bir olay yaşar ve alzhemir olmuştur. Olay anına dair bir şey hatırlamakla kalmaz kendi oğlunu bile anımsamamaktadır. Ekrana her geldiğinde içimin acıdığı karakter.

Dizinin senaristi ve yönetmenini tebrik etmek lazım. Ortaya harika bir yapım çıkardılar. Dizi ilk yayınlandığında daha ilk bölümde yaşananlarla kendini belli etti. Remember: War of the Son dizisini izlerken  Miracle in Cell No:7 filmini anımsamadan edemedim. Bir çok ortak noktası söz konusu olmasıyla beraber  masum babalarını şereflerini tekrardan geri kazanmalarını sağlamak için verdikleri savaş harikaydı. Senarist Yoon Hyun Ho hikayeyi abartmadan bölümleri sürükleyici bir şekilde ekrana yansıttılar.

Dikkat! Bundan sonrası spolier içerebilir. İzlemediyseniz okumanızı tavsiye etmem.
Dizinin hikayesine el atmadan önce oyuncular için bir şey yazmak istiyorum. Seung Ho'nun oyunculuğunu seviyorum Her fırsatta dile getiriyorum fakat Seung Ho'nun oyunculuğunu seviyor ve beğeniyorum. Jin Woo karakterinin babasıyla karşılaştığı sahnelerde rolünün hakkını sonuna kadar verdiğini düşünüyorum. Özellikle son bölümler zirvede bir oyunculuk sergiledi. Park Min Young Ve Yoo Seung Ho arasındaki uyumu sevemedim. Yapbozun eksik bir parçası varmış gibiydi hep bir şeyler eksik. Park Dong Ho karakterini canlandıran Park Sung Woong mahkeme sahnelerine bayıldım.

Namgung Min öyle bir oyunculuk sergiledi ki rol yapmadı adam ruhuyla karaktere can verdi. Öfkesi yüzünden girdiği nöbetler, mimikleri, psikopat bakışları ve gülüşlerini izlerken ondan nefret eder hale getirdi. Şu zamana kadar zengin, umursamaz, aşık, seri katil gibi karakterlere hayat vermesine rağmen Nam Gyoo Man rolüyle bu türün en iyisi diyebilecek kadar büyük konuşabilirim. Çünkü ilk defa "baba" diye ağlayarak kendini astığı sahnede kötü karakter için içim acıdı. Fakat üzülmedim yaptığı kötülüklerin cezasını çekmesi gerekiyordu.

Dizinin senaryosunda her şey güzel hoştu bununla birlikte Nam Kyu Man'in babasına karşı olan tutumunun ve davranışlarının arkasında yatan nedenin ne olduğu hakkında bir açıklama ve onu bu duruma itmiş olabilecek geçmişini flashbacklerle göstermiş olsalardı harika olmaz mıydı? Babasını hayal kırıklığına uğratmaktan bu kadar çekinmesinin ve babasına bu denli düşkün olmasının altındaki bir nedeni vardı kuşkusuz. Bu tabi sadece bir düşünce. Dizinin harika ve izlenebilir olma gerçeğine gölge düşünen bir nedende değil.

Lee Wong Jun dizide Suk Joo Il karakterini canlandırıyor. Ben bu aktörün oynadığı her rolü severdim. Fakat bir tek Dong Ho'ya sahip olması dışında sevmedim. Daha önce Emperes Ki, Hidden Indentity, The Girl Who Sees Smells izlediğim şu hatırladığım dizileri. Kötü karakter ona yakışmamış, sevmedim.

Dizinin müzikleri;K.Will "Cold" Jooyoung "Can You Hear Me" Jang Jane"Don't You Know" Boby Kim "Cuz I Could say I Love You" Frozen Epica  Last Set şarkıları dizinin ilgi çekenleri.

İlk bölümden son bölüme kadar "adalet"i arayana karakterler haksız yere işlemediği bir suçun cezasını çeken alzheimer hastası olan bir babanın adını temize çıkarmak için oğlunun haksızlığa karşı verdiği mücadeleye şahit olduk. Bir tarafta babası için mücadele eden Jin Woo diğer tarafta para ve mevki ile her şeyi kazanabileceği düşüncesinde olan aslında elinde bir şeye sahip olmayan Nam Gyo Man. Birbirine zıt olan iki karakterinin ağır dramla birleştirilmiş hikayesini izlemek isteyenler için ideal bir yapım. Kesinlikle izleyin.

13.6.16

Fantastic Duo / Kore Programı


Güney Kore dizileri kadar programlarıyla da dikkat çekiyor. Son zamanlarda dikkatimi çeken programlardan biride Abnormal Summit programının sunuculuğundan hatırlayacağımız Jun Hyun Moo'nun önderliğini yaptığı Fantatic Duo programı. 

Kore'de ki en iyi sanatçıların hayranlarıyla yaptıkları düeti konu alıyor. Akıllı telefona indirilen programla belirlenen şarkıyı seslendiriyorlar. Katılım sınırsız. Fakat bu katılımın arasından sadece üç kişi seçiliyor. Bu kişiler arasından bir tanesi de düet hakkını kazanıp o hafta gelen üç ünlü sanatçı ve hayranlarıyla ayrıca bir önce ki programın galibiyle yarışacak. Programın seyri bu şekilde ilerliyor.Her hafta bir tema seçip gelen sanatçılar hayranlarıyla o tema üzerinden şarkılarını seslendiriyorlar. Ayrı özel düetler yayınlanıyor. Müzik evrenseldir sözünü kanıtlar sonuna kadar kanıtlayan bir program. Aynı dili konuşmasak dinlerken yaşatıkları o duyguyla zaten kendimizden geçmiş oluyoruz.

İlk bölümlerde Big Bang grubundan Taeyang yer aldı. Sesinin güzelliğine zaten hayranım. Big Bang'in Loser şarkısıyla telefon üzerinden yapılan düete dünya üzerinde çok fazla insan katıldı. Bunların arasına Winner üyeleride yer almdı. Buyrun. Katılanlar arasında seçilen üç kişi arasındaki mücadelede güzeldi. Kazanan Lim Chang Jung oldu.

Final'de seslendirdikleri Eyes,nose,lips şarkısıyla etkiletyici performans sergilediler. 
Taeyang'ın daha önce bir bayanla düeti olmamış. İlk kazer Lim Chang Jung ile deneyimlemiş oldu.

İlk bölümden bu yana haftalardır birinciliği kimselere kaptırmayan Kraliçe Lee Sun Hee ve Lee Yi Jin'in seslendirdikleri her şarkıda duygu patlaması yaşadım. İlk bölüm seslendirdikleri "I Always Miss You" harikaydı. Fakat beni etkilen sekizinci bölümdeki "I Want to Know" düetleri oldu. 
Lee Sun Hee'nin yaptığı en güzel düet Kyuhyun ile olan. Kyuhyun'un en büyük hayalide gerçeklemiş oldu.

Geçen bölümlerin birinde Aliee yer aldı. Programın şu zamana kadar seslendirilen en iyi performanslarını gerçekleştirdiler. Sevilen şarkısı Heaven ile üst düzey bir performans olan düeti gerçekleştirdiler.

10.6.16

Gus - petit oiseau, grand voyage / Minik Kuş


Orjinal adı Gus-petit oiseau, grand voyage olan Fransız yapımı animasyon İngilizce adı Yellow Bird olurken biz de ki çevirisi Minik Kuş olarak yapılmıştır. Filmin senaristliğini Cory Edwards ve Antonie Barraud yaparken yönetmen koltuğuna ise Christian De Vita oturmuştur. 

Filmde yer olan kuşlar Ornitolog Guilhem Lesaffre'nin kitabındaki anekdotlardan yola çıkılarak yapılmıştır. Bir baba ve oğlunun yanlış yönde olan bir kuşu izleyerek görseller oluşturduğunu ve aynı hafta içerisinde Ornitolog Guilhem Lesaffre2nin kuş göçleri hakkında konuşmalarına denk gelen senarist bu durumu işaret olarak kabul ederek bu filmi yazmaya karar vermiş.

Soğuk ve korkunç kışın yaklaşması ile sıcak ülkeleri yollarını tutan göçmen kuş sürüsü, liderleri Darius'un peşinden bir bir havalanmaya başlar. Uzak bir yolculuğun ardından mola bahanesi ile yere inen ve bir kaç yemek ile karınlarını doyuran kuşlar, liderleri Darius'un hastalandığı ve yola devam edemeyeceğini öğrenirler. Bu durumda aralarından en güçlü ve zeki kuşu lider seçmeleri gereken kuşlar, tamamen şans eseri sakar ve bilgisiz bir kuş olan Gus'u lider kabul ederler.Bu karar sürüyü bir bilinmezliğe sürüklerken Gus'a bu yolculuk kendisini keşfetmesi için büyük bir şans olacaktır.

Film eğitici ve öğretici mesajlar içeriyor. Göç eden kuşların avcılardan kaçış sürecini izlediğimde içim burkuldu. Üzüldüm. Filmde bunlar gibi eğitici bir çok mesaj içeriyor. Yetişkin ve çocukların sıkılmadan rahatlıkla izleyecekleri orta seviyede bir animasyon. animasyonu tavsiye ederim.



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...