16.12.16

Moorim School / Kore Dizisi




KBS2'nin dizisi olan Moorim School'un konusu yalnızca yüksek akademik puanlara odaklanmış bir okul değildir. Bu okulda, öğrencilere dürüstlük, inanç, özveri ve iletişim de dahil olmak üzere erdemli bir insan olmayı öğretmektedirler. Okulda bulunan öğretmenler ve öğrenciler farklı ülkelerden gelmişlerdir ve her birinin kendi hikayesi vardır.


  • Lee Hyun Woo dizide, eski bir idol olan Yoon Shi Woo karakterini canlandırmaktadır. Hyun Woo daha önce  To The Beautiful You, Scholar Who Walks the Night  dizilerinde, Secretly Greatly  ve Northern Limit Line filmlerinde izledim . Dizideki karakteri, 'Moebius' grubunun lideridir ve kibirli bir kişiliğe sahiptir. O, popülerliğini yitirdikten sonra Moorim Okulu'na kaydolur ve burada yetişir. Kibirli karakterinin ona verdiği imajdan kurtularak farklı bir çevreye sahip olur. 
  • Seo Ye Ji dizide, kör babasına bakan Sim Soon Duk karakterini canlandırmaktadır. Daha önce sadece Diary Of A Night Watchman dizisinde izledim. Dizideki en kötü oyunculuğun sahibiydi. Sadece tarihi dizilerde oynamalı. Soon Duk  karakteri, babasından gizli Moorim School'a gider.Aynı zamanda yarı zamanlı işlerde çalışmaktadır.
  • VIXX grubunun üyesi Hong Bin dizide, babası "Shanghae” şirketinin başkanı olan zengin Çinli bir iş adamı ve annesi Koreli bir kadın olan Wang Chi Ang karakterini canlandırmaktadır. Onun karakteri, özgür bir ruha ve çekici bir kişiliğe sahiptir. Hong Bin'i izlediğim ilk dizisi. Diziyi oyunculuk bakımından götüren iki kişiden biriydi. Chi Ang karakterine çok iyi şekilde büründü:
  • Jeong Eu Gene dizide, Moorim School'un ilkeci kızı Hwang Sun A karakterini canlandırmaktadır. Daha önce Because It's The First Time dizisinde izledim. Diziyi hem canlandırdığı karakter ile hemde oyunculuğuyla ayakta tutan iki kişiden biriydi. Onun karakteri, haksızlığa karşı kayıtsız kalamayan gerekirse müdür olan babasına bile kendisini ezdirmeyen bir karaktere sahiptir.

Başlarında zevkle izlediğim ortalarında aşırı sıkıldığım bir dizi oldu. Fakat sonunu iyi bitirmeleri ise gözümde artı puan kazandılar. Dizinin son birkaç bölümünden beri Chi Ang'ı öldürmelerinden çok korkuyordum ancak bu olmadığından dolayı bir artı puanda oradan aldı senarist. Bu diziyi izlenilir kılan tek şey,  Yoon Shi Woo & Wang Chi Ang dostluğu. O ne güzel bir dostluktu öyle. Tanışma ve kaynaşmaları fazlasıyla güzel işlendi. Bu da ilk bölümlerde gerçekleştiği için izlenebilir oluyordu..Bunun dışında ne konu, ne gizem ne de kurgu çok iyi değildi.  Finalde  Chi Ang ve Shi Woo'nun dostluğunun hala devam ediyor olması çok güzeldi. Hwang Moo Sung ve Chae Yoon'un hala arkadaş olması ve Sun A ile olan diyalogları da çok güzeldi. Finalde en güzeli de her karakterin şuan ne yaptığını göstermeleri oldu sanırım. Tabi eksiklere rağmen..

Dizinin müzikleri dizideki en güzel öğeydi. Lee Hyun Woo "One Thing" VIXX "Alive" ve "The King" grubun vokali Ken "When I See You" seslendirdi. EXID grubundan Hani "Fire" Ha Seong "Run" şarkıları benim dikkatimi çeken şarkılardı.

Albümü dinlemek için; TIKLA

Diziyi öner misin diye sorarsanız. Önermem. Oyuncular için izleyecekseniz ya da dizisiz kaldıysanız izleyebilirsiniz. Ben izlerken ilk 5-6 bölümden sonra aşırı sıkıldım.

Dizi için puanım; 5,5/10

15.12.16

Train to Busan


Uzun zamandır yoğunluğumdan dolayı dizi veya film izleyeme vaktim olmuyordu. Fakat bugün o eşiği geçip sonunda dün izlemeye fırsat bulduğum Train to Busan filmiyle geri döndüm. Film vizyona girmeden önce film hakkında bir çok haber okudum. Açık konuşmak gerekirse filmin başrollerinde Gong Yoo ve Ma Dong Seok'un olacağını öğrendiğimden anda beklentimi çok yüksek tuttum. Train to Busan filminin senartistliğini ve yönetmenliğini Yeon Sang Ho yaptı. Filmin konusu; Yıkıcı bir virüs Güney Kore’yi etkisi altına alır. Bu sırada Seul’den Busan’a gitmekte olan trendeki yolcular hayatta kalma mücadelesi verir.

Film gişede rekorlar kırdı, festivallerde gösterildi ve herkesin takdirini kazandı. Durum böyle olunca bizdeki beklenti de tavan yaptı.Yönetmenin kalitesi, büyüğünden küçüğüne oyuncuların yeteneği, araya sıkıştırdıkları dramatik ögeler filme bağlanmanıza vesile oluyor.
Güney Koreliler bir zombi filmine el atmamıştı ona da el attılar iyi ki de attılar. World Z, Ölümcül Deney vs. bu türdeki bütün zombi filmlerini unutun çünkü bu film başka onlar kadar efektif kurgusal değil ama bu türe bile adamlar duygularını katmışlar. Bir zombi filminde duygulanma oranı yada ağlama ihtimali nedir? Bazı filmler vardır boğazınıza bir yumru gibi gelip dayanır, içinizden bir parça kopar gider, zihniniz allak bullak olur bir süre kendinize gelemezsiniz. Şimdi zombili filmde ne alaka diyeceksiniz ki ben bu tarz filmlerden gram etkilenmem ama bu Güney Koreli arkadaşlar yine rahat durmamış dramı sıkıştırmışlar araya İşte bu film o yüzden farklı bu tarz G.Kore filmlerinin reklamı yapılmıyor ülkemizde pek bilinmiyor benim gibi Güney kore sinema, dizi sektörünü seven veya araştırıp didikleyen izleyiciler ancak izleyebiliyor. 

Mantık hataları yok mu?
Var. 
Kurguda sıkıntı yok mu ? 
Var.
Senaryo çok mu iyi? 
Değil. 

Önemli olan bu türde bile duygusal olarak bir şeyler verebilmesi ve izleyiciyi etkileyebilmesi.Film oldukça heyecanlı ilerliyor öyle ki durup düşünmeye vakit bırakmıyor. Kızıyorsunuz, gülüyorsunuz, ağlıyorsunuz, korkuyorsunuz yaşayabilecek tüm duyguları yaşıyorsunuz. Film bu gerilim dolu anların yanı sıra ailede bitmeyen sevgi, kazanılan dostlara olan bağlılık ve verilen sözlere olan aşinalığı içeriyor. Kalite kokan bir film olduğunu söyleyebilirim. . Konunun bütünlüğü öyle bir güzel korunmuş ki sağlam olmasının temeli buraya bağlanıyor. Trenden bir türlü kaçışın olamaması ve arda gelen mantıklı fikirler filmi "Film" yapan etken oluyor. Bu dramın önünde duran asla bitmeyen bir aksiyon var tabi ki. Hollywood'un elbet harika zombi konulu filmleri var. "Ben Efsaneyim, Dünya Savaşı Z, 28 gün Sonra, 28 Hafta Sonra..." Fakat bu Güney Kore yapımının da en iyiler arasına girmesi gerektiğini düşünmekteyim. 


Gong Yoo'nun oynadığı yapımlar arasında şu ana kadar en iyisi Train of Busan oldu.  Böyle kaliteli yapımlarda yer alması onun adına harika olur. Bu filmle beraber yerini sağlamlaştırdı. Şu anda Goblin dizisinde oynuyor. Dizi hakkında bir çok olumlu yoruma denk geliyorum. Filmde ki oyunculuğunu beğendim. Özellikle finalde sergilediği oyunculuk harikaydı. Dizide Kim So Ahn, Gong Yoo'nun kızını canlandırıyor. Güney Kore'de çocuk oyuncuların sergilediği oyunculuklar bir çok aktör ve aktiristler daha iyi. Filmi izlediğinizde bana hak vereceksiniz. Ma Dong Seok'un daha çok dövüşlü dizi ve filmlerde izlemek istiyorum. Filmde genç oyuncular Cho Woo Sik ve Wonder Girls grubundan Ahn So Hee'de yer alıyor.

Ayrıca Hollywood  filmi uyarlayacak. "Train to Busan" filminin birincil yatırımcısı, NEW Şirketi bu konu ile ilgili, "Çeşitli uluslararası yapımlarda büyük başarılar elde etmiş olan en iyi Fransız film stüdyosu Gaumont'la işbirliği yapmaktan dolayı mutluluk duyuyorum. Bu fırsat sayesinde, Kore filmlerinin uluslararası izleyicilerle daha fazla buluşmasını umut ediyorum.” dedi.Gaumont şirketinden bir delege, 69. Cannes Film Festivali’nde izledikleri "Train to Busan" filmine âşık olduklarını ve benzersizliği ile Amerikan sinemaseverlerini büyüleyeceğini belirtti. Yapılan Antlaşma dün gerçekleştiği için henüz filmin Amerikan uyarlaması hakkında (filmin adı, gösterim tarihi vb.) herhangi bir bilgi verilmedi.

Bir filmi film yapa unsurlardan biri de müzikleri Bu yapımın da müzikleri güzeldi. Bir kriz anında insanların birbirlerine nasıl davrandığını gerçekçi şekilde göstermiş, dram-aksiyonu güzel harmanlamış, Bir kaç mantık hatası vardı tabi ki ama izleyin derim heyecanı yüksekte tutmayı başarıyor.

Filmin için puanım; 8,5/10

6.12.16

16 yıl sonra geri dönen grup: SECHS KIES



Sechs Kiess grubunun varlığına bir çok kez  müzik programlarında ve dizilerde geldim. Reply 1997'yi izleyenler hatırlar, o zamanın popüler grubu H.O.T ve Sechs Kiss gruplarına yer verdiklerimi. Sechs Kiess grubunun lideri Eun Ji Won'da dizinin oyuncularından biriydi. Her seferinde kendi yaptığı rapi gömmesi harika ayrıntılardı. Eun Ji Won'u  o diziden beri takip ederim. Geri dönüşü harika oldu diyebilirim.Bilmeyenler için Sechs Kies hakkında kısa bir bilgilendirme yapmak istiyorum.

Sechs Kies, 1997 yılında Daesung Entertainment tarafından kurulmuş Güney Koreli erkek idol pop grubudur. Sechs Kies "Six crystals (Altı kristal)" (Grup 6 üyeden oluşuyor, bu yüzden 6 kristal denmiş.) İsminin anlamı "Sechs" Almanca 6 demek. "Kies" her ne kadar Almanca "Çakıl" anlamına gelse de "crystal (Kristal)" olarak tercüme edilmiş. Halk arasında ve fanları tarafından kısaca "Jekki" olarak da anılmaktadırlar. Geçmişte resmi fan clup ismine "Dear Sechskies Friend (DSF)" adı verilmişti. Şimdilerde ise "Yellow Kies" denilmektedir. Grubun resmi fan club rengi sarıdır.

6 üye de birleşme konserine katıldı. Hayranlar özlem dolu bekleyiş içerisinde grubun bir gün hep birlikte konser vereceklerine inançları tamken, Ko Ji-yong'un bu konsere katılıp katılmayacağı ise muallaktaydı. Kendi solo albümlerini çıkaran ve televizyon showlarında yer alıp eğlence sektöründe çalışmaya devam eden grup üyelerinin aksine Ko Ji-yong bu sektörü tamamıyla bırakmıştı. Ko Ji-yong eğitim için yurt dışına gitmiş ve Kore'ye döndüğünde iş kurarak, kendi işinin patronu olmuştu. Ko Ji-yong ayrıca evlenmiş ve bir de oğlan çocuğu dünyaya gelmişti. Bu sebepledir ki birleşme konseri için Ko Ji-yong'u ikna etmenin son derece zor olacağı aşikardı. Ne var ki, Infinite Challenge Ko Ji-yong'u birleşme konseri için ikna etmeyi başarmıştı.

Sechs Kies, single albümleri "School Song" ile 15 Nisan 1997'de KBS Music Bank programında ilk defa sahne alarak çıkış yaparken, 20 Mayıs 2000 yılında Dream Concert'de son performanslarını sergileyerek dağılmışlardır. Ancak 16 yıl önceki o son performanstan sonra grup, 14 Nisan 2016 tarihinde yeniden birleşmek adına Seul Dünya Kupası Stadyumu'da (Sangam Stadyumu olarak da bilinir.) konser verdi. Birleşme konseri fikrini ortaya atan da ve bu konseri organize eden de popüler Güney Kore TV Programı Infinite Challenge oldu. MBC'nin sevilen programı Infinite Challenge, 16, 23, 30 Nisan 2016 da birleşme konseri için yapılan hazırlıkların kısa kısa filmini yayınladı. 11 Mayıs 2016'da YG Entertainment Sechs Kies (Eun Ji Won, Lee Jae Jin, Kim Jae Duc, Kang Sung Hoon, ve Jang Su Won) ile sözleşme imzaladığını resmi olarak duyurdu.

16 yıl...Tam 16 yıl sonra ilk geri döndüler. Three Words şarkısının yapımı Tablo ve Future Bounce'a ait.  Single'ın piyasaya sürülmesinden kısa bir süre sonra en önemli 8 müzik listesinde üst sıralarda yer alırken diğer listelerde ise all-kill yaptı. Şarkıyı ilk dinlediğimde 2000'lerin başındaki şarkıları havasını aldım. O zamanlar çocuk olmama rağmen kpop takip etmesem de yabancı bir çok şarkıya hakim geçirdiğim bir dönemdi. Aşağıda paylaştığım video Three Words şarkısının klibi. Klibi izlediğinizde ayrılış ve kavuşma sürecini çok güzel bir şekilde ekrana taşımışlar.

Efsanevi Couple şarkılarının 2016 versiyonuyla geri döndüler. Müzik videosunda grubun üyeleri muhteşem görünüyor. Klipte yer alan karlı sahneler Japonya'da çekildi. Şarkının eski versiyonu için; TIKLA.

Geçtiğimi aylarda Fantastic Duo programına konuk olan gubun hayranlarla olan iletişimi ve etkileşimi beni fazlasıyla etkilemişti. Video da sizin için bonus olsun.

Grup hakkında bir çok bilgi edindim şarkılarını uzun zamandır dinliyorum. 90'lar ve 2000'in başında yayımlanan yerli veya yabancı her grup kaliteli müzik ile gönülleri fethetti. Özellikle kpop sektöründe eski grupların tekrardan geri dönüş yapması aşırı mutlu ediyor. Umarım Sechkiess grubunu seversiniz.

15.11.16

Mask / Kore Dizisi


Hayatı arzuladığınız bir hale getirmek mümkün müdür? Byeon Ji Sook babasının borçları ve peşini bırakmayan tefeciler yüzünden her zaman zor bir hayat sürmüştür. Çaresizce daha iyi bir ailenin çatısı altında dünyaya gelse hayatı nasıl olurdu diye merak etmekte ve para için kaygılanmadan yaşamak istemektedir. Bir dizi olay sonunda kendisine çok benzeyen Eun Ha adında zengin bir kadınla karşılaşır. Eun Ha'nın kimliğini kullanarak daha iyi bir hayat sürme şansını yakalar. Min Woo adında etrafındakilere güvenmeyen bir iş adamı ile tanışır. Min Woo Ji Sook'un tanıştığı diğer insanlara benzemediğini fark ettiği zaman ondan etkilenmiştir.
Ji Sook bakalım bu oyuna ne kadar devam edebilecek ve gerçek kimliği ne kadar saklayabilecektir?

Ju Ji Hoon dizide Choi Min Woo karakterini canlandırıyor. Daha önce Princess HoursMedical Top Team dizilerinde izledim. Choi Min Woo aile ve arkadaş ortamı sıcaklığından yoksun fakat varlık içinde büyüye bir genç adamdır. Eun Ha ile kağıt üzerinde evlenir. fakat Ji Sook, hayatına eksik olan bir şeyi katmıştır. Bu sebeple Choi Min Woo bu kadının hayatında kalmasını istemektedir. Diğerleri Ji Sook'un gerçek kimliğini ortaya çıkarmaya çalışırken, geçmişine aldırmadan onu seven genç bir adam.
Soo Ae dizide Byeon Ji Sook ve Eun Ha adında iki karakter canlandırıyor.  Daha önce Athena: Goddess of War dizisinde izledim. Ji Sook; babasının borçları yüzünden zor günler yaşayan ve sonunda geçmişini ve kimliğini saklayarak zengin bir ailenin gelini olan genç bir kadın olan Eun Ha'nın hayatını yaşamaya başlamışlar. Varlıklı ve saygın bir aileden gelen Eun-Ha, Min-Wo ile kağıt üstünde bir evlilik yapmak üzere nişanlanmıştır. Onun karakteri, soğuk bir kişiliğe sahiptir. Ji Sook olarak aşka inanmamakla beraber, aşkın para israfından başka bir şey olduğunu düşünmemektedir. Etrafındakilerin kimisi rolüne devam etmesini isterken kimileri de sırrını açığa vurmak istemektedir. 

Yeon Jeong Hun dizide Min Suk Hoon karakterini canlandırıyor. Kendisini izlediğim ilk dizisi. Min Suk Hoon; nazik görünümlü zeki birisidir. Ancak içinde kötülük ve para hırsı barındırmaktadır. Min Woo'nun ablası Mi Yeon'u sevmediği halde hırsı uğruna onunla evlenmiştir. Karısını sevmeyen bu adamın kalbi sadece Eun Ha'ya aittir. Jeong Hun'un oyunculuğuna aşık oldum. O kadar iyi canlandırdı ki dizideki bütün oyunculukların önüne geçti. İntikam alan bir adamı bu kadar iyi kim canlandırırdı bilmiyorum.


Yu In Young; dizide Choi Mi Yeon karakterini canlandırıyor. Daha önce My Love From the Star, Emperess Ki dizilerinde izledim. Oh My Venüs Min Woo'nun üvey kardeşi olmakla birlikte, varlıklı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldiğinden dolayı istediği her şeye sahip olmuştur.Sahip olamadığı tek bir şey vardır. Kocası Min Suk Hoon'dur. Fakat onun kalbi  Eun Ha için atmaktadır. Başka bir kadını sevdiğini fark eden Mi Yeon, aşık bir kadının intikamını herkese gösterecektir.



Melodram-Romantik-Az komedi dizi bir daha karşıma çıkar mı bilmiyorum.Bir insanın korkunç derece saplantı halindeki bağlılığı aşk zanneden zavallı bir kadın vardı. her yalanına her aldatmasına göz yumduğu için yanı başında bir canavar yetiştiren bir kadın. En son yaptığı her şeyden duyduğu pişmanlığı.iki kelimeye sığdırabilen bir adam. Aslında içindeki, kini, nefreti, hırsı unutabilseydi bir ömre sığacak kadar büyük bir aşk yaşayabilir mutlu olur mutlu ederdi. Fakat ne yazık ki egosuna yenik düştü. Enişte rolündeki Suk Hoon karakterini canlandıran Yeong Jeong Hun dizinin öne çıkan oyuncusuydu. O nasıl bir oyunculuk ne çeşit bir karizmadır bilemedim ama bakışlarının ardndaki intikam duygusunu her fırsatta hissettirdi.Karakter oyunculuğu nasıl olurmuş gösterdi. Durum böyle olunca başrol oyuncusu Jo Ji Hoon'u fazlasıyla gölgede bıraktı. Dizi enişte ve  ''Maske takarsan hiçbir zaman mutlu olamazsın" olgusuyla oluşturulmuş. Aklıma nedense hem son sahne olsun hem de dizinin gidişatı  olsun Secret Love'da Ji Sung'ın ''Sonsuza kadar saklı kalan sır mı olurmuş, hiçbir sır sonsuza kadar saklı kalmaz.'' deyişi geldi.


Jo Ji Hoon bana soğuk geldiği için oyunculuğunu çoğu zaman beğenmiyorum. Bu dizide soğuk bir karakteri canlandırdığından olacak kendini gösteremedi. Dizide canlandırdığı Min Woo karakteri ne yazık ki Suk Hoon kadar iyi değildi. Daha doğrusu Suk Hoon biraz daha ön plana çıktı düşüncesindeyim. Durum böyle olunca Min Woo karakteri biraz daha gölgede kaldı. Soo Ae her iki karakteri de başarılıyla taşıdı. Eun Ha karakterine büründüğü vakit soğuk, kendini beğenmiş, buz gibi bir kadın olurken Ji Sook karakteriyle sıcak kanlı, samimi insana bürünebilmesi dikkat çekiciydi. Her iki rolünde hakkını verdi. Min Woo'nun ablası rolünde ki Yo In Young kesinlikle çok iyiydi. Jo In Young ve Jeong Hun birlikte olduğu her sahnelerde, bir kadının bir adama olan saplantılı aşkına tanık olduk. Üzülsek mi sevinsek mi yaşadıklarını bilemedim. Fakat oyunculuğunu çok beğendim.

Infinite grubundan Hoya dizide Ji Sook'un erkek kardeşi Ji Hyuk karakterini canlandırıyor. Daha önce Reply 1997, Reply 1994,  My Lovely Girl dizilerinde izledim. Bir idol olmasına rağmen onun oyunculuğunu oldum olası sevmişimdir. Fakat onu daha fazla dizi sektörünün içinde görmek istediğimi belirtmek istiyorum. 
İyi ve kötü yanları ile değerlendiririsek;
  • İlk iki bölümde, seyirciyi şaşırtmak için sahnelerle oyun oynanması hoş durmuyor. Oyundan kastım; eksik sahne gösterip arada olması gereken sahneleri daha sonra göstermek ve bir sahnede olan şeyi birebir farklı olarak daha başka sahnede sunmak.
  • Dizide; "başkasının hayatını çalan huzur bulamaz." gibi bir mantık hakim olduğundan rahat huzur kalmıyor. Öyle ki 20 bölümlük bir dizinin 19. bölümü dahi diken üstünde duran bir çifti izliyorsunuz. Bu her ne kadar yapımı sürükleyici kılmış olsa da, mutlu mesut kısımların biraz daha fazla tutulması fena olmazdı diye düşünüyorum.
  • Mutlu mesut sahneler güzel duruyor. Özelikle çift arasındaki diyaloglar hoş ve keyif verici.
  • Dişe dokunur pek müzik yok. Buna çok değer veriyorsanız hayal kırıklığı yaşayabilirsiniz.
  • Dizideki kötü karakterlerde mantıksızlık hakim. Öyle ki karşısındakinin ipliğini pazara çıkarsa kendi de zarar görebilecek iken fütursuzca hareket etmesi manasız. Diğer taraftan iyi olanlar da çok pasif ve sineye çeken cinsten.
  • Kötüler cezasını bulur iyiler kazanır klişesi aşılmış gibi; çünkü iyiler de yaptıkları yanlışların hesabını ödeyebiliyor yapımda. Bu realist bir çizgiyi yansıttığından hoş olmuş.
Dizinin müzikleri dizi kadar güzeldi. LYN "Only  One Day" Block B grubundan ZİCO&Girls Day grubundan SoJin "Sick" Moon Myung Jin "One Person" Navi "I Hoped It Was A Lie" Byul Ha "No Love" Yoon do Hyun"Where" BTOB grubu lideri Eun Kwang&MIYU "I Miss You" şarkıları da en az dizi kadar duyguluydu. 

Kadro ve kurgu çok başarılıydı. Evet atlanan önemli olaylar vardı fakat dizi fazlasıyla duygu yüklüydü bu yüzden başka bir şey aramadım. Dizinin içeriğinde bir çok mesaj olunca ders çıkarılması gereken birçok olayda söz konusuydu. Yapılan yanlışa, yanlışla karşılık verilmemesi konusunda, intikam peşinde olmamazı ve kin, nefretin hayatı kaçırmaya sebep olduğunu anlatan bir diziydi. Senaryo olarak  tek eksiği  romantizme çok fazla değinilmemiş olmasıydı o da nazar boncuğu olsun. Bol entrikalı bir dizi izlemek isteyenler Mask dizisini kaçırmayın derim.



Arrival

Sonunda Arrival vizyona girdi. Gelir gelmez kendimi sinema salonunda buldum. Hayranlıkla izlediğim Arrival 2016 yılının en iyi bilim-kurgu filmi olarak sektöre adını altın harflerle yazdırdı. Bir kesim filmi Intestellar'a benzetmesine rağmen konusu itibariyle ne yazık ki ben benzetemedim. Bu yorumumu da filmi kötü gibi göstermek için yapmıyorum.Sadece, Interstellar kadar müthiş olacağına dair beklentiye girerseniz sonunda üzülebilirsiniz diye söylüyorum. Asıl yorumuma gelirsek; Interstellar'dan beri izlediğim yeni çıkan en kaliteli filmlerden diyebilirim. Bir bilim kurgu hayranı olarak filmden oldukça etkilendim. 

Ünlü bilim adamı Stephen Wolfram ve oğlu Christopher Wolfram'ın danışmanlığında çekilen filmde, kullanılan bilimin doğru işlenmesi ve doğruluğunu koruması için çok büyük bir özen gösterildiği çok belli. Kurgusal boyutunun olabildiğince az olmasıyla birlikte, filmdeki bilimsel teknikler dikkatli bir şekilde kullanıldı. Film, Ted Chiang tarafından 2000 yılında yazılan "Story of Your Life" öyküsüne dayanıyor.Film de yer alan uzaylıların iniş yaptığı 3 lokasyon var; Birleşik Krallık, Amerikan eyaleti Montana ve Rusya. Bu lokasyonlar aynı zamanda  John Christopher'ın 1988 imzalı romanı "When the Tripods Came"de de uzaylıların iniş yaptığı noktalardı

Üniversitede antik diller üzerine ders veren dilbilimci Louise Banks (Amy Adams), bir ders esnasında ABD'ye gizemli bir uzay aracının indiğini öğrenir. Dünyanın farklı ülkelerine, toplam 12 yere bu uzay araçları inmiştir.Amerikan Ordusu'ndan Albay Weber (Forest Whitaker), uzaylılardan alınan ses kayıtlarının çevrilmesi için Banks'ten yardım ister. Banks, matematikçi Ian Donnelly (Jeremy Renner) ve uzmanlardan oluşan ekip, uzay aracının içine girerler. Mesajı anlayabilmek için çalışmalar sürerken uzay araçlarının indiği diğer ülkeler, uzaylılara saldırma hazırlığına başlar. Banks ve ekibinin tüm riskleri alarak tüm dünyayı etkileyecek bir savaşı önleyebilmek için çok az zamanı olacaktır. Film, 2013 yapımı Düzenbaz filminde birlikte boy gösteren Jeremy Renner ve Amy Adams'ı başrollerinde buluşturuyor

Uzaylıların dünyaya saldırdığı, dünyamızı ele geçirmeye çalıştıkları bol aksiyonlu, görsel efektlerle süslenmiş insanoğlunun varlığını koruma temalı filmlerinden sıkıldınız mı?  İşte Arrival tam sizler için! Uzaylılara bu bakış açısıyla yaklaşan bir film daha önce izlememiştim. 

Filmde aksiyon var mı? 
Çok çok az.

Peki Görsel efektler? 
Çok az

İnanılmaz oyunculuk performansları nasıl? 
Amy kesinlikle harikaydı. 

Film özetle uzay gemilerinin belirli stratejik bölgelerde dünyaya konumlanmalarını ve insanoğluyla iletişim kurma çabalarını anlatıyor. Sonuçta ortada ortak bir dil, işaret, ses, iletişim aracı yok. İşte bu durumda dil bilimcimiz ve ona yardımcı olan matematik hocamız devreye giriyor.Uzaylıların dilini sembolize eden dairesel işaretlerle sonsuzluk kavramını, tüm kainattaki canlıların (uzaylı-insan) günü geldiğinde kendi türlerini, varlıklarını koruyabilmek devam ettirebilmek için birbirlerinin yardımlarına ihtiyaç duyacaklarını dram,felsefe,müzik üçgeninde izleyiciye çok güzel aktarabilen bir film.Festival filmi olarak ilk kez gösterime giren ardından vizyon filmi olan bu yapıt Interstellar ve Inception gibi türünün ilk örneği sayılabilecek bir senaryo ve kurguya sahip bir film.

Bir sonraki paragraf spolier içeriyor. 

Film zeka testi gibi olduğundan kendimce bir kaç açıklama yapmak istiyorum. Uzaylılar nsanlardan yardım istemeye geldiler çünkü onlar bizden farklı bir şekilde evreni ve zamanı yaşıyorlar. Zaman onlarda lineer değil ve öngörülebilir ama nasıl anladıklarını bize anlatmak için önce onların dilini öğrenmemiz gerekiyor. Buraya kadar her şey tamam. Öyleyse 3 bin yıl sonra kendilerinin bir felaket yaşayacağını öngördüler ve bundan kurtulmak için de bizi 3 bin yıl sonra ki felaketten kurtulmak için kullanacaklar. Tabi bundan önce ayrı ayrı toplumlar halinde yaşayan insanların aynı amaç etrafında birleşmelerini görmeleri gerekiyordu. Gördüklerinde dünyamızdan ayrıldılar bize bıraktıkları hediye, dil ve kavramlar sayesinde belki de yüzlerce yıl sonra onlarla iletişime geçebileceğiz. Şu an için bize ne bıraktıkları belli değil zamanı anlamak ve onu bir silah olarak kullanmak denebilir. Mesela düşmanınızın ne yapacağını öngörürsen onu engelleyebilirsin hangi silah bundan daha güçlü olabilir? Louise onlarla uğraşırken geleceği gördü gelecekte Ian ile evlenirse çocuğundan büyük sevgi alacağını ama onun öleceğini öğrendi. Buna rağmen seçiminde değişiklik yapmadı. Özetle kardeş kardeş yaşayın bugün yapmış olduğunuz seçimleriniz sizin geleceğinizi şekillendirdiğini unutmayın mesajı verdiler.

Filmde aşırı teorik bilgiye dayalı sahneler olduğunu söylemem. Fakat gerek dil gerek bilim ve bilişim anlamında izleyiciyi tatmin edecek diyaloglar yer alıyor. Uzaylılara farklı bir bakış açısıyla yaklaşması ve uzaylı filmlerinde o hep gördüğümüz klişelerden biraz uzak bir film olduğu için daha çok cezbediyor.  Interstellar ve Inception filmlerinden bu yana sinemada bu kadar kaliteli ve kendimce güzel bir film izlediğimi hatırlayamıyorum. Özellikle yönetmeni tebrik etmek gerekir bu kadar klişe gibi görünen bir konudan bu denli özgün ve yoğun bir film çıkarabilmek pek de kolay olmasa gerek. Ayrıca müzik-sahne uyumu da bundan etkili olamazdı herhalde. Sağlam ve özgün bir film arıyorsanız mutlaka kaçırmayı, sinemada izleyin.

10.11.16

Saygı ve Özlemle..



57 yıllık yaşama, 11 savaş, 24 Madalya, 7 nişan, 13 kitap, 1 ülke ve milyonlarca özgür insan... Bir Liderden daha fazlası, unutmayacağız..
Saygıyla, sevgiyle, minnetle, hasretle, gururla, onurla anıyorum..

4.11.16

İkimizin Yerine


Küçük bir kasabada yaşayan ve sürekli kendini tekrarlayan hayatının sırrını çözmeye çalışan Çiçek, ailesinin kendisine dayattığı hayatın içinde sıkışıp kalmış genç bir kadındır. Hayata dair çözülmeyen soruları olan genç kadın, kasabaya yeni gelen edebiyat öğretmeni Doğan ile karşılaşınca her şey değişir. Doğan bu yasak aşka ne kadar dirense de kendini Çiçek'e aşık olmaktan alıkoyamaz. İkili arasında büyük bir aşk başlar. Doğan ve Çiçek; farklı hayatlarına rağmen birbirlerinin yaralarını sarmaya çalışırken, bir ailenin de kaderini kökünden değiştirecektir...Son dönemin en popüler isimlerinden ve sinema perdesinde ilk kez boy gösterecek olan Serenay Sarıkaya ve sinemaya uzun bir ara vermiş olan Nejat İşler'i başrollerine yerleştiren romantik yapımın yönetmenliğini Umur Turagay üstleniyor. Senaryosunu Pınar Bulut'un yazdığı filmin kadrosunda Zerrin Tekindor, İştar Gökseven, Merve Çağıran, Aslı Bekiroğlu ve Özgür Emre Yıldırım gibi isimler yer alıyor.

Serenay Sarıkaya, rolünü çok iyi taşımış. 18 yaşında bıcır bıcır halleri güzeldi. Aşık olduğu hissini iliklerinize kadar hissettiriyor. Bakışları, ses tonlaması, mimikleriyle güzel bir  oyunculuk. sergilemiş. Nejat İşler her zamanki karizması, müthiş ses tonu ve doğal oyunculuğuyla harika işler çıkarmış. Zerrin Tekindor, filmdeki en iyi oyunculuklardan birini sergiliyor. İnsan hayret ediyor izlerken. inanılmaz bir motivasyon ve uyumla oynadığı çok belli oluyor. İştar Gökseven'e ayrı bi parantez açmak istiyorum. Film boyunca kızına çok düşkün, mağrur, anlayışlı bir baba olarak karşımıza çıktı. Sert  mizacı olan anneye göre daha mağrurdu. Oyunculuklar bence başarılıydı, zaten öyle olmasa bu senaryoyla işleri çok zor olurdu. Çünkü çok basit ve hatta yer yer saçma bir senaryoya sahip.

Birçok insanın vurucu sonla bitmesine rağmen etkilenmediği film diyebilirim. Nedeni filmin kurgusu. Sonuna ilişkin hiçbir şey anlatmıyor. Acaba ne oldu diye meraklandıran hiçbir şey işlenmemiş ki. Bir de öykü tek bir olaya dayandığı ve yan karakterler çok zayıf olduğu için sıkıyor izleyiciyi. Bir de senaryodaki zayıflık yüzünden filmin sonu anlattığım şeklinde gerçekleşiyor. Oysa filmin sonunda anlatılan hikayenin bir şekilde örgüde işlenmesi gerekirdi. Bu nedenle izleyici bu da nerden çıktı deyip etkilenmiyor filmden. En azından bana öyle oldu. 

Filmde dikkatimi çeken ayrıntılarda biri de mekanlardı. Şimdiki Türk dizi/filmlerindeki gereksiz zenginlik merakı olayından yakınıyoruz ya, hah işte bu film tam aksiydi. O sebeple mekanlar fazlasıyla doğaldı. Bir de filmin afişini kim tasarladıysa ellerine sağlık harika olmuş.Sonuç olarak yerin dibine sokmaya da abartıp göklere çıkarmaya da gerek yok, ortalama bir iş, sonu sürprizli olmazsa olmaz bir dram filmi.


2.11.16

Elveda Haziran - Sarah Jio


Elveda Haziran, İnsana kış günlerinde umut aşılayan, yeni şeyler yapma gücü veren bir motivasyon romanı.

June Andersen New York City’de acımasız bir bankacıdır. Seattle de ki geçmişini geride bırakmış, duygularını kilitlemiş genç bir kadın. Ancak hayatındaki birçok şey, Teyzesi Rubby’nin ölümü ve çok sevdiği ve hayatını adadığı Mavi Kuş Kitapevi'ni kendisine mirası bırakması ile değişecektir. O kitapevi June için çocukluğu, anıları demektir ve oradan 18 yaşında ayrılmıştır. Seattle giderken tek düşüncesi Kitapevini satmak ve  New York daki rahat yaşamına geri dönmektir ancak işler hiç de umduğu gibi gelişmez. Geçmişin sırları ile dolu bu Kitapevinde keşfettiği mektuplar ile hayatı bir anda değişir. Bu sırlar yalnızca teyzesini daha iyi tanımasını değil, kendi hayatını da tamamen değiştirecektir.Diğer yandan geçmişte yaşadığı acı bir hikayeden dolayı aşka kapılarını kapatan ve güveni kırılan Jude için buzlar erimeye başlar ve hayatının aşkını yanı başında bulur. Artık tek bir amacı vardır, borç içinde olan Kitapevini ayakta tutmak ve bunun için ne gerekiyorsa yapmaktır..
"Masalsız bir çocukluğa çocukluk mu denir? Peki, kitabevleri olmadan çocuklar masalları nasıl sevebilir? Bir bilgisayar insana bunları veremez."
Yine bir Sarah Jio klasiği, yine hayran bırakan güzel bir anlatım ve yine esrarengiz muhteşem bir konu. İlk başlarda mektuplar biraz konu tekrarı gibi görünse de bu romanında bu sefer geçmişe ait olayları mektup halinde okuyucuya seren Jio, gerçekten güzel bir iş başarmış. Aşkın en güzel halini anlatmış, aile bağlarının önemini vurgulamış. Ve en önemlisi affetmemiz gerektiğini söylemiş. Diğer kitaplarının önüne geçirdiğim ve önerebileceğim bir kitap oldu. 

28.10.16

90'ların Unutulmaz Şarkıları / 1

 


Doksanlar için "Sokakta oynayan son neslin çocukları" şeklinde bir ifade kullanılmıştı. Çocukluğumun o dönemlere denk gelmesi konusunda şanslı olduğumu hissediyorum.  90'larda çocuk olan ve çocukluğu sokaklarda geçirmiş her çocuğun çocukluğunu gelecekte ona hatırlatacak bir büyük mutlaka olur. Çünkü 90'larda çocuk olmak çocukluğunu dibine kadar yaşayıp, sokağın kültürünü her haliyle görüp geçirmektir. 90'larda çocuk olmanın yanı sıra güzelliği de müzikleriydi. Klipleri enterasan ama duygusu harikaydı. Ara sıra kendime 90'lar gecesi yapıyor, şarkılarla kendimi çocukluğuma ve maziye gönderiyorum.

Tarkan-Hepsi Senin Mi?
Tarkan'ın çıkış zamanları 90'lar olduğunda hit olabilecek bir çok şarkısı var. Hepsi Senin Mi? şarkısı bunlardan biri. Tarkan'ın en kral ve yükseliş parçalarından biridir. Tabi çıktığı dönemlerde "hepsi senin mi" laf atması da moda olmuştu.
Sezen Aksu-Masum Değiliz
 
Sezen Aksu Türk müziğinin Kraliçesi. Her şarkısı efsane olmasıyla birlikte 90'lar da yayınladığı en sevdiğim şarkılarından biri Masum Değiliz. Şarkı da tüm dünyanın gırtlağına kadar pisliğe battığını “Eller günahkâr, diller günahkâr, bir çağ yangını bu bütün dünya günahkâr.” diyerek dikkat çekiyor.
Burak Kut- Benimle Oynama
90'ların Bebeto lakaplı şarkıcısı olarak bilinen Burak Kut'un sen sevdiğim şarkısıdır. Her gün yeni bir şarkıcının fırladığı pop müzik patlaması döneminin en parlak ve fırtına gibi çıkışlarından birini Burak Kut'a yaşatan şarkı.Çocuktuk, zıp zıp zıplardık, beraber söylerdik bu şarkıyı. İtiraf ediyorum; Burak Kut'a aşıktım. Çocuk aklı işte.
Emel Mütfüoğlu-Hovarda
Emel Müftüoğlu'nun tartışmasız en iyi şarkısı. Hala dillerde. Harika bir klibe sahip emel müftüoğlu şarkısıdır. özellikle deniz arcak ve hovarda takılan ekibin performansı, figüran karakterlerin doğallığı, seray sever'in hayatının rolünü yapması bu klibi türk pop tarihinin ilk 10 klibi içine sokmuştur.  Emel klibinin o dönem sükse yaptığını unutmayarak aynı ekip bu sene tekrardan toplanıp klipte yer almıştır.
Çelik-Hercai
Her dinlediğimde ruhumu damla damla yakan şarkı... Çelik bu şarkı ile çelik olmuştur. Akıllarda bir hercai gönüllerde bin hercai kalmıştır. 1995 yılına hem enfes video klibiyle hem de unutulmaz tınılarıyla damgasını vurmuş, 34 plj 75 plakalı üstü açık rover'lı çelik şarkısı. Klibi, bugünkü kliplerin bile kalitesinin üzerindedir. kısa film tadındadır. 90'ların en güzel işlerinden biridir.
Demet Sağıroğlu-Arnavut Kaldırımı
En neşeli anlarda bile, fondan geçiverirse yüreğin bir kısmını söküp götüren, o andan koparan, geçmişe expres seferdir bu şarkının nakaratı... "dün seni gördüm rüyamda  arnavut kaldırımlı boş sokakta" Sizin anlayacağınız elma şekeri tadında bir şarkı. hem uçuşan eteklerle bisiklete binenlerin; hem de her sözde, hr gözde şefkat arayıp kırılanların şarkısı..
Asya - Beni Aldattın
Demet sSağıroğlu'nun Arnavut Kaldırımı şarkısı gibi bu şarkı da zaman makinesi gibi bir şey. Asya'nın bu şarkının yeri çok ayrıdır. Müziği ayrı yorumu ayrı güzel. klibi de dönemin şartlarına göre değerlendirirsek fena değil.
Sibel Alaş-Adam
Gelin itiraf edelim. Kral tv'nin Kral tv olduğu yıllarda, pop müziğinin tavan yaptığı dönemde piyasaya çıkmış Sibel Alaş ve çıkış parçası Adam şarkısının klibi hangimizi korkutmadı? O suratsız yaratık gece yatağımda peyda olacak diye çok korkuyordum. Fakat bir o kadar şarkıyı seviyordum. Şimdi bile dinlenilen şarkılar arasında.
Kenan Doğulu-Yaparım Bilirsin
Kenan Doğulu'yu tanımamızı sağlayan 1993 yılında çıkarılmış albümün çıkış parçası. Uzun zaman geçmesine rağmen hala dinlenebilen nadir pop şarkılarından biridir. O dönemler saçının uzun oluşunu hiç sevmezdim.
Ege-Delice Sevda
90'lar türkçe pop'un çok güzel olduğunu bir kez daha gösteren nefis şarkı. Gitar soslu düzenlemesi, kıvır kıvır sallanan yandan küt saçlarıyla ege, çoğu aşina parçasında olduğu gibi Onur Mete vokali ve klibinden de bilindiği üzere Deniz Seki. O zamanlar alkış modunda çokça dinlenmiştir bu şarkı. Hey gidi günler hey..

Yonca Evcimik - 8:15 Vapuru
Yonca Evcimik'in bir single şarkısı. Albümde 4 değişik versiyonu vardı bu şarkının. Biz de dinler dinler, Yonca'nın klipte yaptığı hareketleri yapmaya çalışırdık. Klipte arka planda bir zamanlar Yonca'ının dansçıları olan Çıtır Kızlar ve Bir Kaç İyi Adam'ı hayal edin. Yaşasın Yoncamik!

DEVAMI GELECEK...

38 Task Force / Kore Dizisi


Bad Guys dizisinin senaristi Han Jung Hoon ve yönetmeni Kim Jung Min'den bir baş yapıt daha. OCN kanalı bu tür dizilerde kesinlikle en iyi ilk üçte yer alıyor. Dizinin konusu; Vergi Tahsilat Bölümü’nün şefi  ve bir dolandırıcının yasal boşluklardan faydalanarak vergi kaçıran insanları yakalamak ve büyük miktarda ödenmemiş vergileri toplamak için birlikte çalışmaya başlar.

Ma Dong Seok; dizide Beak Sung Il karakterini canlandırıyor: Me Too, Flowers!, Shut Up Flower Boy Band ve Bad Guys dizilerinde izledim. Beak Sung Il; adil ve dürüst bir karaktere sahiptir. Vergi Dairesinde tahsilat bölümünün şefidir. Hayatı boyunca memur olarak, canını dişine katarak çalışmıştır. Fakat çabasının karşılığını ne yazık ki alamaz. Ekibi sürekli sonuncu olduğu için kendini kötü hisseder. Ma Dong Seok'u en son Bad Guys dizisinde izledim. Oradaki karakteriyle tamamiyle zıt bir karakterde görmek mutlu etti.Bu tip roller ona çok yakıştığı kadar psikopat rollerde görmekte yakışıyor.  

Seo In Guk; dizide Yang Jung Do karakterini canlandırıyor. Love Rain Reply 1997,Master Sun, Reply 1994, King of High School Life Conduct, Hello MonsterOh My Ghost dizilerinde izledim. Çekici bir dolandırıcı olan Yang Jung Do oldukça zeki, yakışıklı ve küstah birisidir. O, Şef Baek Sung-Il'i dolandırması sonucu aralarında farkında olmadan iletişim başlar. Seo In Guk farklı bir aktör. Canlandırdığı her rolün hakkını veriyor. Birbirinden farklı karakteri canlandıran bir kaç aktörden biri diyebilirim. Zeki, kendini beğenmiş veya saf roller ona fazlasıyla yakışıyor.

Girls Generetion grubundan Sooyoung, dizide Chung Sung Hee karakterini canlandırıyor. Sooyoung'u grubundan takip ettiğim için severim. Fakat daha çok hiçbir yapımını izlemedim. Sung Hee, prensip sahibi ve mantıksal bir yapıya sahiptir. Bu sebeple duygularından çok mantığıyla hareket etmeye çalışır. Vergi Tahsilat bölümünde memur olarak çalışır. Netizenlerden Sooyoung'un oyunculuğunun kötü olduğuna dair bir çok yorum okumuştum. Dizileri nasıl izliyorlar anlamış değilim. Daha önceki yapımlarını bilmiyorum ama bu dizide oyunculuğunu çok beğendim.


Seo In Guk şarkıcı olarak çıkış yapmasına rağmen kendini daha çok oyunculuğuyla gösterdi. Reply serüveni ise eşik noktasıydı diyebilirim. Bir dolandırıcıyı bir insan ancak bu kadar iyi canlandırabilirdi. Oyunculuğunu sevdiğim için bütün yapımlarını izledim sayılır. Onu bir tek tarihi dizisinde izlemedim. En kısa zamanda izlemeyi planlıyorum. Ma Dong Seok'un oyunculuğuna en çok Bad Guys dizisinde hayran kalmıştım. Yeraltı dünyasında sözü geçen bir adamı canlandıran oyuncu orada ki rolünün aksine naif, sessiz, erdemli zıt bir karaktere hayat verdi. Boşuna karakter oyuncusu demiyorum. Canlandırdığı her rolün hakkını veriyor. Sooyoung için bir itirafta bulunacağım. Dizinin ilk bir kaç bölümüne kadar Sung Hee rolünü Sooyoung oynadığının farkına varmamıştım. Rolünün içine o kadar girmiş ki fark etmedim bile. Oyunculuğunu da sevdim.

Vergi Tahsilat Bölümü Ekibi
Dışarıdan bakınca işleri kolay gibi görünen aslında zor bir işin parçaları. Onlarında aslında emir kulu olduğunu unutmamak gerek. 

Özlenecek ekip:)
Adaletin korkusuz savaşçıları diyebilir miyiz?

Song Ok Suk; dizide No Bang Sil karakterini canlandırıyor Daha önce Rooftop Prince, Bridal Mask, I Miss YouFated To Love You dizilerinde izledim. Bang Sil, ekibin tefecisi. Anlayacağınız planların para ayağı onun tarafından çözülecek. Heo Jae Ho; dizide Jang Hak Jo karakterini canlandırıyor. Daha önce Full House Take 2, Emergency CoupleMarriage Not DatingMy Unfortunate Boyfriend, Hidde n Identity dizilerinde izledim. Ekibin telefon dolandırıcısı.

Go Kyu Pil; dizide Jung Ja Wang karakterini canlandırıyor. D-Day, One More Happy Ending , Moorim School, Another Miss Oh dizilerinde izledim. Ekibin klavyesi olarak geçiyor. Sizinde anlayacağınız üzere hacker olarak izleyeceğiz. Lee Sun Bin dizide; Jo Min Joo karakterini canlandırıyor. Daha önce Madame Antoine dizisinde izledim. Ekibin altın üyesi.Bireysel olarak çalışmayı sever. Herkesi çok rahat kandırabilecek potansiyele sahip.

Dizinin senaryosundan çok işleniş biçimin 2008-2012 yıllarında yayınlanan Leverage dizisiyle benzerlikleri dikkatimden kaçmadı değil. Ekibin içinde yer alan kişilerin yaptıkları işe kadar her şey aynıydı. Sadece senaryo itibariyle mantık aynı ama konu farklıydı. Öncelikle senariste saygılarımı sunuyorum. Senaryo içindeki ters köşeler takdire şayandı. Bunun en büyük etkisi kesinlikle senaristin vergi dairesiyle iş birliğiyle senaryoyu geliştirmiş olması. Zekice yazılmış,kurgusu başarılıydı.Adaletsizliğin kol gezdiği dünya da suçlulardan adaleti sağlamalarını beklediğimiz bir diziydi. Kanun adamları durur iken dolandırıcılar adaletin korkusuz savaşçıları idi. Bu senaryodan şu anlaşılıyor;dünyanın neresine gidersen git dil,din,ırk,kültür fark etmeden insanın olduğu yerde her şeyin de beklenilmesi gerektiği,suçların benzerlik gösterdiği ve bunun yapımlara konu olmasıdır.Kurgu olsa da böyle Robin Hood benzeri kahramanların çivisinin çıktığı dünyaya bizim için de yumruk salladıklarını hayal ederek hayranlık ile izlediğimiz güzel bir diziydi.

Öyle temiz ve güzel yaşa ki, gelecekte her dönem ayağına köstek olacak, geleceğini karartacak, seni daima birilerine mecbur bırakacak bir geçmişin olmasın. Daima başın dik herkesin saygı duyduğu ve örnek almak istediği kadar onurlu yaşamalı insan. Güvenilir olmak, geçmişinde birilerinin eline koz olabilecek büyük hatalar yaşamamak lazım. Dizide aslolalan güç ve para kadar yükselme hırsıyla dostlarını arkadan bıçaklayanlarında hikayesini izliyoruz. Aslında dost zannedip iyi günündeyken sırrını paylaştığın, gün gelir seni sırtından vurur ve sırrını ifşa edebileceği mesajını unutmamış senarist Sonra demiş ki; sırrını paylaşarak içini rahatlatmak için anlattıkların gün gelir senin pişmanlığın olabilir. Hele de burda ki gibi çıkar ilişkisi içinde olanlar en küçük bir hatanı bile bir kenara not edip günü geldiğinde üzerine basıp yükselmek istediğinde sana karşı kullanır mesajını da eklemeyi ihmal etmemiş. Dizinin en acı veren tarafı da buydu. 

Dizinin müziklerinden iki tanesi dikkatimi çekti. Biri SHINee grubundan Key NCT grubundan Doyoung "Cool"  diğeri ise UP10TION grubu "Run" şarkısı oldu. Zaten bu tür dizilerde şarkıların fazla ön planda olmasından yana değilim. Aksine ne kadar az şarkı o kadar iyi. En çok beğendiğim noktada aşk konusuydu. bu tarz bir dizide olması gereken boyuttaydı. Senarist dengeyi çok iyi kurmuş. Bad Guys dizisini izleyenler dizinin final sahnesini anlayabilirdi. Çünkü senarist Bad Guys dizisine gönderme yaparak bitirmesi akıllarda iki dizi birleştirilir mi sorusunu akıllarda bıraktı. Böyle bir durum meydana gelirse harika bir yapım ortaya çıkacağından hiç şüphem yok. Her iki dizi içinde ikinci sezon çekilebilir şekilde final uyguladı senarist. Diyeceğim şu ki arkadaşlar, seyir zevki yüksek bu yapımı kaçırırsanız çok şey kaybedersiniz.

18.10.16

SM Station Şarkıları / 3


Sm Station şarkılara kaldığımız yerden devam edelim. Araya giren diziler ve işlerimden dolayı şarkıları paylaşmak için biraz geride kaldım. Fakat hızlı bir şekilde kaldığım yerde paylaşımlara devam edeceğim.



Sm Station projesinin 20 Mayıs tarihinde yayınlanan şarkısı müzikal hayatına solo olarak başlayıp daha sonradan SM'in isteği üzerine The Grace adlı grubun üyesi olan Dana tarafından seslendirilen Touch You şarkısı oldu. 

SM Station'un 27 mayıs tarihinde yayınlanan şarkısı EXO'nun Çinli üyesi Lay'in seslendirdiği Monodrama oldu. Şarkı R&B tarzında olup EXO'yu yakından takip edeneler bilir Lay naif bir sese sahip olduğu için şarkı rahatlatıcı bir etki bırakıyor. Şarkının sözleri ve düzenlemesi Lay'e ait. Çince bir şarkıyı sevdirecek potansiye sahip bir şarkı dinlemelisiniz. 
Sm Station 3 Haziran tarihinde yayınlanan şarkısını ünlü komedyenler Kim Jung Soo ve Kim Sook'un seslendirdiği You're the Boss şarkısı oldu. İki tarafında komedyen olduğunu düşünecek olursak klip ve şarkının ne kadar eğlenceli olduğunu göreceksiniz.

Sm Station 10 Haziran tarihinde yayınlanan şarkısı Girls Generetion grubunun güzel sesi Tiffany ve Simon Dominic'in seslendirdiği Heartbreak Hotel şarkısı oldu. 


Sm Station 17 Haziran tarihinde yayınlanan şarkısı SM'in en iyi vokallerinden BoA ve popüler rapçi Beenzino'nun seslendirdiği "No Matter What"  yaz şarkısı oldu. Şarkının sözleri başarılı vokal olan BoA'ya ait. Şarkıda bir çiftin iyi ve kötü günde beraber kalmakla ilgili sözü anlatılıyor.


Sm Station'ın 24 Haziran tarihinde yayınlanan şarkısı Lee Dong Woo ve Orphée'nin seslendirdiği Noah Definition of Love şarkısı oldu.


Sm Station 1 Temmuz tarihinde yayınlanan şarkısını SM'in ünlü iki grubunun liderlerinden geldi. Super Junior Leeteuk ve EXO'dan Suho'nun işbirliği yapacak "My Hero" şarkıda liderlere bestekar ve prodüktör Cho Young Soo ve şarkıcı Kassy eşlik etti. Şarkının konsepti 2018 Kış Olimpiyatlarına ev sahipliği yapacak olan Güney Kore'nin olimpiyat hazırlıklarına yer verilmiş. Benimde projede sevdiğim şarkılardan biri olarak kayıtlara geçsin.

17.10.16

Hidden Identity / Kore Dizisi


Bir işin içinde TVN kanalı varsa orada kalite mutlaka vardır. 2015 yılı yapımlarından biri olan Hidden Identity dizisine başlama sebeplerinden biri kanalı diğer bir sebebi Kim Bum gibi oyuncunun farklı bir rolde izlemek içindi. Polisiye türüne kesinlikle yakıştığını düşünüyorum. 

Cha Kun Woo polis akedemisini en üst sırada ve sadece iki yılda bitirmiş, son derece yetenekli bir dedektiftir. Mezuniyetinin ardından iki yıl deniz kuvvetlerinde (özel deniz tugayı olan SEAL birliğinde) askerliğini yapıp tamamlar ve sonrasında son derece saygın bir tim olan Şiddet Suçlarını Araştırma Ekibine (5. ekip) dahil olur.5. ekip herhangi bir polisin girebileceği bir birlik değildir. Sadece özel dedektifleri barındırır ve gizli olarak çalışırlar. Ekip en ürkütücü ve tehlikeli suçluları yakalamakla görevlidir.

Sizce de bakışları bile büyümemiş mi?
  • Cha Gun Woo karakterini Kim Bum  canlandırıyor. Boys Over Flowers, Stay With Me, The Winter The Wİnd Blows dizilerinden hatırlayacaksınız. Oyuncunun önceki dizilerini düşünecek olursam kendisini büyüdüğünü görebilirsiniz. Cha Gun Woo karakteriyle Gülümsemeyen yüzü, çatık kaşları, ağzından cımbızla alınan sözler; karakteri şu ana kadar izlediklerimizden fazlasıyla farklıydı. Cha Gun Woo önce sevdiğini daha sonra partnerini kaybeden bir polis memuru.Ortağını vuran adamı öldürünce meslekten uzaklaştırılır. Her şeyden elini ayağını çekmişken kendilerine 5.Ekip adını veren bir gurubun içinde bulur kendini. 
  •  Jang Moo Won karakterini Park Sung Woong canlandırıyor. Bridak Mask ve Remember dizilerinden hatırlayabilirsiniz. Yeri geldiğinde kötü yeri geldiğinde pamuk gibi bir karaktere bürünüyor. Karakter oyuncusu dediğimiz türden Jang Moo Won 5. Ekip denilen bölümünün lideridir. 
  • 5. Ekip üyelerini Min Joo karakteriyle Yoon Si Yi, Tae Pyoung karakteriyle Lee Wong Jung, Tae In karakteriyle Kim Tae Hoon ve Deok Hoo karakteriyle Kim Hyun Sung canlandırıyor.
  • Dizinin tek kadın oyuncusu Yoon Si Yi polisiye türünden yer alan en iyi kadın oyuncu olarak kayıtlara geçti 
  • Hidden Identity; daha önce TVN kanalında yayınlanan Misaeng dizisinin rekorunu egale etmiştir. Yayınalnadığı dönemde kanalın en çok izlenen yapımı olarak kayıtlara geçmiştir. 
  • Benim diziyi izlememde ki en büyük etkenlerden biri, İzlenme oranın Misaeng dizisini bile geçmiş olmasıydı. İkinci etken türünün polisiye olmasıydı. 
  • Peki Misaeng dizisinden iyi miydi? şeklinde bir soru duyar gibi oldum. Misaeng ve Hidden Identity dizisi arasında dağlar kadar fark var. En başta iki dizi farklı türlere sahip. He bunların arasında seçim yap derseniz kesinlikle Misaeng derim. İş hayatının teoriden ziyade pratikteki gerçeklerini yalın bir dille, gerçekçi konuları ele alarak efsane bir senaryo ortaya koyuldu. Bu sebeple dizinin verdiği mesajlar okullarda ders konusu olacak nitelikteydi. 
  • Polisiye türlerini ele alacak olursak kurgu ve oyunculuklar harikaydı.
  • Diziyi izleyecek olanlar şimdiden uyarıyorum. Dizi polisiye temalı olduğundan dizide aşk yok. Olmaması diziyi daha da izlenir kılmış.
  • Dizinin çok fazla müziği yoktu. Woosung Geon "Light of Darkness", I.D "Sei" Mad Soul Child "It's Over" şarkıları benim dikkatimi çeken şarkılarıydı.

14.10.16

Doctors / Kore Dizisi

SBS kanalının bu sene reytinglerden birinci sırada final yapan dizi Doctors. Başrollerini Park Shin Hye ve Kim Rae Won paylaşıyor. Dizinin senaristliğini Can We Get Married ve High Society tanıdığımız Ha Myung Hee yaparken, yönetmenliğini ise efsane dizi My Love From a Star dizisinde tanıdığımız Oh Choong Hwan yapmaktadır Dizinin konusu ise Yoo Hye Jung'un hayatı gençken çok zor geçmiştir.Mücadelede çok iyidir ama aynı zamanda da çok çalışkan birisidir.Zor durumları aştıktan sonra o şimdi bir doktor olmuştur.

Park Shin Hye dizide Yoo Hye Jung karakterini canlandırıyor. You're Beautiful, Heartstrings, Flower Boy Next Boy, The Heirs, Pinocchio, Entertainer, dizilerinden hatırlarsınız. Yoo Hye Jung, zor bir çocukluk geçirmesinden kaynaklı serseri bir kişiliğe sahip olduğu lise yıllarında, babası onu babaannesinin yanında yaşaması için bırakır.  Daha doğrusu hayatından kovar. Hayatında ilk defa babaannesinin ona davranışları sayesinde hayatında ilk defa değerli olduğunu hisseden Hye Jung kendine çeki düzen vererek liseye geri döner. Sınıf öğretmeni Hong Ji Hong sayesinde kendindeki cevheri fark eder. Başarılı bir beyin cerrahı olur. Park Shin Hye'nin olgunlaştığı bir rolde izlemek fazlasıyla keyif verdi.
Kim Rae Won; dizide Hong Ji Hong karakterini canlandırıyor. İtiraf ediyorum daha önce hiçbir yapımı izlemedim. Doctors bir ilk oldu. Aslında başarılı bir beyin cerrahı olan Ji Hong masada kalan ilk hastasının ardından kariyerine ara vermiştir. O süreçte öğretmenlik yapan Hong Ji Hong'un yolu sorunlu öğrenci Yoo Hye Jung ile kesişir. O yolundan şaşmayan, başarılı ve dost canlısı bir yapıya sahiptir. Sıcak kanlı oluşundan kaynaklı sorunlar yaşayacaktır. Kim Rae Won samimiyetini rolüne öyle bir yansıtarak oynamış ki izlerken gerçekten sizin gözünüz içine bakarak tebessüm ediyor zannediyorsunuz.



Lee Sung Kyung, dizide Jin Seo Woo karakterini canlandırıyor. It's Ok, That's Love, Cheese In the Trap dizilerinden hatırlayabilirsiniz. Jin Seo Woo, Yoo Hye Jung'un lise yıllarından arkadaşıdır. Sınıfın zeki ve başarılı öğrencisidir. Hye Jung'un ders çalışmasına yardımcı olmuştur. Aynı zaman Hong öğretmene karşı tek taraflı sevgi beslemektedir. Hong Öğretmenin Hye Jung ile yakınlaşmasıyla aralarındaki arkadaşlık bağı son bulur. Yıllar sonra aynı hastanede beyin cerrahı görev alırlar.

Yoon Kyung Sang; dizide Jung Yoo Do karakterini canlandırıyor. Faith, Gap Dong, Pinocchio, The Time We Were Not In Love, Six Flying Dragons dizilerinde izledim. Canlandırdığı efsane rolü Moo Yul karakteriydi. Ailesinin sahip olduğu hastanenin yönetiminde bulunmamak için başka bir hastanede başarılı beyin cerrahı olarak görev yapar. Yoo Hye Jung ve Jin Seo Woo'nun üstüdür. Jung Yoo Do, aklına geleni hemen söyleyen bir kişiliğe sahiptir. Dizinin 2.adam sendromuna sokacak olan karakteri. Kore dizilerinde ikinci erkek karakteri sevmek ender görülen bir durumdur. Fakat Jung Yoo Do yıkıp geçti bu durumu. 

Park Shin Hye'nin canlandırdığı karakterin güçlü, güzel ve zeki bir kadın olması çok hoşuma gitti. Alışılagelmiş Park Shin Hye karakterlerinden farklıydı. Shin Hye dizideki asi inatçı hiç bir şey umrunda olmayan boş vermiş serseri bir tipken ardından doktor olma süreci (pek gösterilmesi de), eskisine göre daha çok duygularına belli eden kapı arkalarında ağlamamayı bırakan başlayan, aşkı yaşayan, kırılgan olsa da o sert mizacından taviz vermeyen ve kimseye muhtaç olmayan güçlü Hye Jung karakterini çok sevdim .Durum böyle olunca Park Shin Hye'nin oyunculuğuna ön yargıyla yaklaşanların da kalbini fethetmiş oldu. Kim Rae Won izlediğim ilk yapımı olduğunu az önce dile getirdim. Ne yalan söyleyeyim ona karşı biraz önyargıım vardı. Sebebi ise, Park Shin Hye ile aralarındaki yaş farkıydı. Oyunculuğu ve mimikleriyle aradaki yaş farkını hissetmedim.  Yoon Kyung Sang'a gelecek olursak. Six Flying Dragons'da öyle bir oyunculuk sergiledi ki üzerine bir daha çıkar mı bilmiyorum ama romantik-komedi türünde yer alsa efsane işler başaracağını düşünüyorum. Klasik ikinci erkek sendromu yaşamadı. Kıza olan aşkından yataklara düşmemesi, onu seçmedi diye tavır almaması, onların aşkına saygı duyması ve Yoo Hye Jung ona karşı bir şey hissetmemesine rağmen onu sevmeye ve korumaya çalışması harika düşünülmüştü. Lee Sung Kyung'u It's Ok, Thats Love ve Cheese In the Trap dizilerinde ki rollerinin aksine daha ılımlıydı. Bazen acaba izlediğimiz o rolleri bu kız mı canlandırıyor sorusunu bile aklıma getirmedim değil. Seo Woo karakteriyle daha kötü olacağını tahmin ederken tam tersiydi aslında, iyi de oldu. Çok ağır şeyler yapıp sonra ilişkilerin bir bakıma düzelmesi hoş olmazdı bu da değişikti ikinci bayan olarak gereğinden fazla abartı değildi ama hep dedim biraz daha ön planda olmasını onunda sert görüntüsünü başarılı olmasını göstermeleri güzel olurdu.

Hayat felsefem 
Kim Min Suk; dizide Choi Kang Soo karakterini canlandırıyor. Shut Up Flower Boy Band, Hi School Love On, Who Are You: School 2015, Descendants of the Sun dizilerinde izledim. Choi Kang Soo, İntern olmuş bir doktoru canlandırıyor. Dizi boyunca sevimli halleriyle güldürdü. Kim Min Suk sessiz ve derinden oyunculuğunu konuşturarak geliyor. Uzun zamandır bir dizide ağladığımı bilmem ama Kang So karakteriyle harikalar yaratacağı bir oyunculuğa imzasını atacak Kim Min Suk.

 Ji Soo dizide Kim Soo Chul karkaterini canlandırıyor. Angry Mom, Cheer Up!,Page Turner dizilerinden hatırlayabilirsiniz. Ji Soo oyuncu kadrosunda yer alan ama ara ara gözüken oyunculardan. Yoo Hye Jung'u lise yıllarından tanıyan o zamanlar ona aşık bir erkektir. Yıllarca ona hayran olmasına rağmen aralarındaki ilişki dostça kalabilmiştir. 

Bu dizi bu senenin güzel dizileri arasında yerini aldı Fakat efsane dizilerim arasına giremedi ne yazık ki. Bunun nedeni ise bu sene çok daha farklı ve değişik senaryonun arka arkaya gelmesi oldu. Dizi türünü ele aldığımda gerçekten konu ve kadrosuyla güzeldi. Olay örgüsü, oyuncuların birbirleriyle uyumu, konuk oyuncuların diziye kattığı güzellik yapımı güzel yapmaya yetiyor. Dizi güzel başladı hem de herkesin beklediğinden farklı heyecanlı hastaneye girdikleri anda ve sonrasında durağan geçti. Senaryosunda net açıklık getirilmeyen  şeyler vardı. Mesela Hye Jung'un nasıl doktor olduğu, o süreçte neler geçirdiğiyle alakalı durumlara yer verilmeliydi.

Her bölümü heyecanla izledim açıkçası. Sıkıcı diyenleri bilmiyorum kendi zevkleri ancak diziden bir çok şey öğrendim ve hiç sıkılmadım. İlk olarak hırsın her şeyi yaptırabileceğini, dikkatli olundukça her şeyin gerçekleşebileceğini, daha sonrasında kinin ne kadar saçma bir şey olduğunu öğretti. Herkesin zayıf noktaları olduğunu içlerinde bi yerde iyi biri olduğunu bu yüzden kini nefreti intikamı bırakıp mutlu olmaya bakmamız gerektiğine dair güzel öğretiler yer aldı. 

Dizinin yan karakterleri başroller kadar harikaydı. Kim Gang Hyun, Beak Sung Hyun, Jo Hyun Sik ve Min Suk dizinin ayrılmayan ekibi. Her fırsatta bir araya gelip birbirlerinin arkasını kollayan dostlar. Bir araya geldilerse mutlaka güldürecek konuşmalara denk geliyorsunuz.


Jung Yoon Do'nun amcası rolünde izlediğimiz Lee Sun Ho'yu ekranda her gördüğümde VIXX grubunun üyesi HongBin'i görür gibi oluyordum. İnsan insana bu kadar benzer. 


Dizinin kadrosu da konuk oyuncuları da efsaneydi. Bir kere iki çocuk babası olarak Namgung Min'i izlemek aşırı keyif verdi. Seri katil, aşık, soğuk, sıcak kanlı her karakterin içinde izledim. Bir babayı canlandırması aşırı yakışmıştır. Özellikle yaşadığı çaresizliği izlerken kendim yaşamış gibi hissettim.
Lee Sang Yeob dizinin konuk oyuncuları arasındaydı. Bu adama hayranlığım her geçen gün artıyor. Dizide aldığı role fazlasıyla yakımıştı.

Dizi müzikleri de pek bi güzeldi. Jung Yup "It's Love" Younha "Sunflowers" Park Yongin&Kwon Soonil "NoWay" Jun Ho "You're Prrety" şarkıları benim dikkatimi çeken şarkılar oldu. 

Albümü dinle; TIKLA

Konunun işleniş şeklini sevdim. Bir taraftan baktığında bu dizi bir başarı ve azmin öyküsü. Büyükanneye duyulan sevgi ve ona ne olduğunu öğrenme azmi harika bir doktor yaratıyor. Ama aynı zamanda bu dizi iki insan arasında gelişen aşkı da çok güzel dile getirdi. Öyle ayak kaydıran, dolaplar çeviren üçüncü.insanlar olmadan iki kişinin aşkı öğrenme, birbirlerinin hayatlarında yer almanın duygusunu öğrendi. 20 bölüm boyunca yavaş yavaş sindire sindire anlatıldı. Arada hasta hikayeleri, hastane ile ilgili yönetim savaşları, bir iki yan karakter olayı da sığdırıldı. Bazen durağan ilerlese dizinin hikayesi tatmin ediciydi.