27.8.15

Valid Love / Kore Dizisi


TVN her zaman olduğu gibi farklı bir yapım ortaya koyarak farkını gösterdi. Dizinin senaristliğini Me Too! Flowers dizisinin senaristi olan Kim Do Won yaparken, yönetmen koltuğunda Han Ji Seung yer alıyor. Valid  Dizi 20 bölümden oluşuyor. Dizinin başrollerinde Uhm Tae Woong, Lee Si Young ve Lee Soo Hyuk yer alıyor.

Uhm Tae Woong daha önce izlediğim tek dizisi 7th Grade Civil Servant, Lee Soo Hyuk King Of High Life Conduct, White Chrismas, Vampire İdol dizilerinde izlemiş her sene oynadığı dizilerle gelişim gösterdiğini düşünüyorum. Lee Si Young; Boys Over Flowers, Playfull Kiss dizilerinde izleme fırsatı yakaladım. 

Kim Il Ri'nin (Lee Si Young) ergenlik yıllarında; Jang Hee Tae (Uhm Tae Woong) kız lisesinde geçici biyoloji öğretmeni olarak görev alır. O genç kız öğretmenine aşık olur. Bir kaç olay sonucu uzun bir süre ayrı düşen çift evlilik camiasına giriş yapar. Tae Hee öğretmenliği bırakmış bir balıkçılık araştırmasında çalışır günlerce evine gelemez. Eşinin ailesiyle yaşayan Il Ri ise monoton bir hayat sürdürürken mahallerine taşınan marangoz Kim Joon (Lee Soo Hyuk) ile kaçamak görüşmeler yaşamaya başlar. İki adam arasında kalan bir kadının hikayesine tanık olacaksınız.



Günümüzde aşkı ve evliliği kolay sananlara bu dizi ibret olacak mesajlar içeriyor. Severek evlenmiş bir kadının aradan geçen yıllar içerisinde sıradanlaşan evliliğini düşünürken hayatına yeni giren birisinin farklı hissettirip heyecanlandırması üzerine yaptığı ilk şey aldatmak. İşte HATA burada başlıyor. Sonrasında yaptığı hatanın vicdan azabı ve yaşadığının aslında aşk olmadığı, geçici bir macera olduğunu anlıyor. Arada kalmalar kararsızlıklar ve gitgeller aşkın manasını, gerçekliğini öğretiyor. Senarist; bu aldatmanın onu geliştirdiği ve olgunlaştırdığı vurgusunu ön plana çıkarsa da bu yaptığını haklı çıkarmaz tabi ki! -Bunun sonucunda kadın tecrübe kazandı, balıkçı hatayı kendinda aradı. Üzüldü, yıprandı, aldatıldı yinede karısı anlamaya çalıştığını gösterdi.



Dizinin teması Kore dizilerinin aksine alışılmışın dışına çıkarak belli bir  çizgide ilerledi. Yazar Kim Do Woo ve yönetmen Ha Ji Seung  üç karakterin bakış açısını yakalayarak kişiliklerini  ve birbirine olan mücadelelerini göstermeyi tercih etti.. Dizide aşktan daha çok karakterlerin gelişimini ön plana çıkarmayı tercih edip,  konu olarak hazmı kolay olmayacak durumlara tanık olmamızı sağladılar. Finaline doğru karakterlerin hayatlarına çizdikleri yön doğrultusunda senaristin uygun gördüğü final hoşuma gitmedi. İlk bölümlere yakaladığı rüzgarı daha iyi değerlendirebilirdi diye düşünüyorum. 

Dizini şarkıları Kang San Ae "How Nice Would It Be", Eddy Kim "Empty Space", Jang Pil Soon "Time Hurts" dizinin öne çıkanları.Ortalama bir diziydi, büyük beklentilerle izleyenler için hayal kırıklığı olabilir. Fakat dizinin farklı bir havası olduğunu düşünecek olursak arada farklı yapımlar izlemek isteyenlerin hoşuna gidecektir.

17.8.15

İyi ki varsın!

Hilal Erdoğan Balaban; üç çocuk annesi, endüstri mühendisi, yirmi yılı aşkındır yönetici ve  onun değimiyle kendisini öğrenmeye kitlemiş bir yaşam koçu.

Bir çok mesai arkadaşının sahip olmak isteyeceği türden bir müdür düşünün. 
Yeri geldiği zamanlarda size bir öğretmen gibi yaklaşıp, yirmi seneyi aşmış bilgi birikimini sizinle paylaşarak sahip olduğu tecrübelere hakim olmamızı sağlayan, hiç sıkılmadan sorduğunuz her sorunun cevabını veren.
 
Yeri geldiği zaman ise, yaşam tecrübesiyle sizi bir abla gibi sahiplenip öğütler veren, yürüdüğünüz yolda size her daim destek olanların en başında gelen..

Saatlerce sizi dinleyip hiç yargılamadan fikirlerinizi destekleyen,
utandırmadan, rencide etmeden doğru yolu bulmanız konusunda size "ince" mesajlar veren,
 kendinizi bulmanız konusunda farkındalık yaşatan,
koyduğunuz hedefleri icraata geçirmeniz konusunda sizi cesaretlendiren.
 
En güzeli ise konumunuza, yaşınıza bakmaksızın fikirlerinizi önemseyip, değerlendiren aklına yatınca icraata döken bir abla..

Ben şanslıyım!

Tecrübeleriyle, fikirleriyle, eğitimleriyle her an yanımda olduğu için..

Bundan sonra ki yıllarda her daim yanımda olmasını dilediğim, canım ablam beraber geçireceğimiz nice güzel yıllara inşallah..

İyi ki varsın; sevgili yaşam koçum..









11.8.15

I Older For You / Kore Dizisi


I Older For You "Naver Online" aracılığıyla Plada isimli web romanından uyarlama mini dizi olarak ekranlara geldi. Dizi başarılı bir şef olan Yeo Gook Dae ile reklam şirketinde çalışan Park Song Ah arasında ki ilişkiyi konu alıyor.
Yeo Gook Dae (Yunho); genç yaşında harika yemekler yapan ve Plada isimli restaurantın sahibidir. Özel günler için ayrıca kutu konsepti yapmasıyla meşhurdur. Gook Dae genel olarak sakin bir yapıya sahiptir. 33 yaşında ki genç şefin daha önce başından bir evlilik geçmiştir. Bu durum kalbinde derin yaralara sebep olmuştur. Park Song Ah (Lee Ga Eun) ise reklam şirketinde çalışan bir genç kızdır. Hayatta ki tek ailesi kendisinden bir yaş küçük erkek kardeşidir. Kardeşinin isteği üzerine Plada'ya giden genç kız orada gördüğü yakışıklı şefe karşı duygular beslemeye başlar. Aralarında oluşan çekimden dolayı karmaşık durumlar içinde bulacaklar kendilerini.

Başrollerinde TVXQ grubunun üyesi Yunho ve Lee Ga Eun yer alıyor. Dizide reklam şirketinde Park Song Ah'ın Kevin isimli takım lideri olarak yer alan Jang Seung Jo'yu unutmamak gerek. Güney Kore aktörleri arasında benim nezdimde güzel gülen ender oyuncular arasında yerini aldı. Yunho'nun oyunculuğunu tarihi dizi "The Night Watchman" dizisinde soğuk karakterini, dövüş sahnelerini fazlasıyla beğenmiştim. Fakat romantik-komedi türünde yer alacaksa mimiklerini kullanması açısından daha çok çalışması gerek diye düşünüyorum. Lee Ga Eun'u daha önce I Can Hear Your Voice ve Inspiring Generetion dizilerinde izlemiştim. Dram temalı her dizinin altından kalkabilecek kapasite olduğunu söyleyebilirim.
16 bölümden oluşan dizi 23 dakika sürmektedir. Dizide, her an bir çok şey olabilir mantalitesi içinde kısacık bölümleriyle dramın dibine vurduklarını söyleyebilirim. Her bölümün sonunda ya şaşırtıyor ya üzüyor izleyicileri. Mini dizi seveler için ideal olduğunu söyleyebilirim. Dizinin ostları çok hoşuma gitti  Lee Ga Eun'un seslendirdiği "I Older You", Just "It's Still Not Too Late", Jangheum Band "I Loving", Yeon Kyoo Seung "Older You" benim dikkatimi çeken şarkıları. 
Beklenti içinde olmadan diziyi izlerseniz keyif alacağınızı düşünüyorum. Aksi halde sıkılma oranınız oldukça yüksek.

The Last 5 Years


The Last 5 Years (SOn 5 Yıl), Not: Seni Seviyorum ve Muhteşem Yaratıklar gibi filmlerde yarattığı romantizm ile kendisini kanıtlamış olan Richard LaGravenese bu defa yönetmenliğin yanında filmin senaristliğini de üstleniyor. Filmin müziklerini yapan besteci Jason Robert Brown, hikayesinin ana temasına kendi hayatından esintisini katmış olsa gerek ki deneyimsizlikleri senaryo da fazlasıyla belli oluyor.

Dilmin hikayesi iki karakter üzerinden ilerliyor. Jamie Wallerstein, umut eden, yetenekli ve kariyerinde yükselişe geçmiş olan bir roman yazarıdır. Cahy Hyatt ise, oyunculuk kariyerinde sorunlar yaşayan, hırslı genç bir aktristtir. Birliktelik yaşayan bu ikilinin hayatları, Jamei'nin son romanıyla edebiyat dünyasında başarıyı yakalaması ve Catthy'nin müzikal oyunlarda ayakta kalmaya çalışareak hayatına devam etmesiyle değişir. Filmi izlerken istemeden alışıla gelmiş bir aşk hikayesinin içinde buluyoruz kendimizi. Bir yazar olarak hedeflemiş olduğu en uç noktaya gelen Jamie, şöhretin vermiş olduğu sarhoşluğun içinde dolanırkni hedefi Broadway'de sahneye çıkmak olan Cathy'nin şansı ise sevgilisi kadar yaver gitmiyor maalesef. Jamie'yi kıskanmasıyla başlayan alışılagelmiş ilişki problemlerinin üstüne şöhretin farklı basamaklarında verdikleri mücadele de eklenince ikilinin arasında büyük sorunlar ortaya çıkmaya başlar.

The Last 5 Years her ne kadar müzikal film kategorisinde yerini almış olsa da, fazlasıyla sıradanlaşmış senaryosu ile sınıfta kalmayı hak eden bir yapım. Aslında filmin en büyük kozu olan müziklerin ön planda olması gerekirken ne yazık ki orada bile çuvallayarak beklenilenin oldukça altında kalıyr. Basit yazılmış diyalogların filmin melodik parçalarıyla bütünlük sağlamamasından dolayı müzikal olarak adlandırılan film neredeyse bir şiir dinletisi haline bürünüyor. Hem konunun klişe oluşu, hem de müziklerinin umut vaad etmediğini düşünecek olursak gözlerimizi filmde ki oyunculuklara çevirmek zorunda kalıyoruz. Cathy Hyatt rolünde izlediğimiz Anna Kendrick, filmin kayda değer oyunculuğunu yerine getiren tek kişi diyebilirim. Böylesine basit bir senaryo karşısında bile yetenekleri sayesinde elinden gelenin fazlasını yaptığını görmek güç değil. Fakat kendisini bir müzik fenomeni olmasına rağmen müzikal temalı filmlere fazla bulaşmaması kariyeri açısından daha iyi olur düşüncesindeyim. Ayrıca Kendrick'in filmde ki partneri Jordon'la aralarında ki uyumsuzluk ve onun kendine has mimik bazlı sıkıntıları film boyunca oldukça göze batıyor.

Bu kadar olumsuzluğun yanında filmin görselliğine, sahne geçişleri ve montaj tekniklerine söz söylemek yanlış olur. İşlenen senaryonun bayatlığı yüzünden bunun gibi olumlu yapılanmalar yine de filmi başarısını kurtarmaya yetmediği gibi izleyiciye de pek umut vaad etmiyor. Sonuç olarak izleseniz bir şey kazanmayacağınız, izlemezseniz bir şey kaybetmeyeceğiniz bir film The Last 5 Yers, sıradan bir müzikal olarak sinema dünyasında ki yerini almış bulunuyor.

3.8.15

Colt 45


Senaryosunu Fathi Bediar'ın ve yönetmenliğini ise 2014 yılında çektiği Alleluia ile Cannes Film Festivali'ne dahil olmayı başarmış Belçikalı Fabrice Du Welz'in üstlendiği Colt 45 (Büyük Tuzak), 20'li yaşlarında ki Vincet Miller etrafında dönüyor. Genç ve yetenekli polis memuru olan kahramanımız keskin nişan konusunda üstün yeteneğe sahiptir. Polis teşkilatı içinde atış eğitmenliği görevini yerine getiren ve her attığını vuran Vincet'i üstleri sahada görev almasını istese de o, polis olan babasını gizli bir görv sonucu kaybettiği için teşkilatın içinde kalmayı tercih eder. Fakat, Vincet'ın haytaı kendisi gibi aynı yeteneğe sahip olan polis teşkilatının yobazlaşmış üyelerinden biri olan Milo(Joey Star) ile tanıştıktan sonra değişmeye başlar. Vincet'ın kısa süre içinde istemeden, babasının en yakın arkadaşı olan Christian Chavez (Gerard Lanvin) da yer aldığı iki polis arasında geçen bir kavganın içine dahil olması, artık içindeki cevheri çıkarmasının zamanının geldiğini gösterir.
Komploya kurban gitme, kötülerle aynı tarafta olmaya zorlanma, polis teşkilatı içinde ki ihanetler gibi yer alan klişeleri düşünecek olursak, senaryoda yaratıcılık konusunda ki eksiklikler fazlasıyla göze çarpıyor. Örneğin en büyük sıkıntılardan birisi, üzerinde durulmadan kuru bir telefon görüşmesiyle gerçekleştirilen Vincent ile Chavez arasında ki baba-oğul ilişkisi. Senarist Fathi Beddiat, karakterlerin derinliğine girmek yerine ilişkiyi üstün kötü işleyerek seyirciye karşı inandırıcılık konusunda biraz yalpalanıyor.Filmin ilk yarısında dramatikleşen olaylari ikinci yarısından sonra alışıla gelmiş aksiyon sahneleri ve yaratılan gerilimle beraber kısa sürede çözülüyor. Çekimlerin başarısından kaynaklanan çatışma sahneleri sert ve yerinde, atmosfer ve kurgu düzgün fakat nedense sizi içine çekemeyecek kadar tek düze ilerleyen bir yapısı var filmin. Heyecan ve gerilime ağırlık verilmesi gereken yerlerde gereksiz karakter tahlilleri, ,izleyicinin filme olan bağlılığının azalmasına neden oluyor.

Yönetmenin konunun alt metnine yerleştirdiği, Fransız polisinin kendi içinde gerilim yaratan gruplaşmalarını ve entrika zincirini dürüstçe anlatması sanırın bu işlerin nasıl yürüdüğünün bir örneği. Daha önce elle tutulu yapımlarda oynamış Joey Starr ve Fransızların başarılı aktörlerinden Garard Lanvin'in oyunculuklarının yanında Vincet'i canlandıran genç Ymannol Perset'ın fazlasıyla sönük kalmasını henüz oynadığı ilk film olmasına bağlıyoruz.

Fransız aksiyonu Colt 45'in güzel müziklerle süslenmiş aksiyon sahneleriyle dolu olmasına rağmen, klişelere bürünmüş senaryosu ve orta seviyede ki oyunculukları yüzünden seyret unut tarzında bir film olarak kalacağı kesin.

Eleştiri yazlılarım için; TIKLA

Begin Again


2013 yapımı olan "Begin Again" Mark Ruffalo, Keira Knightley, Marron 5 grubunun solisti Adam Leving gibi başarılı isimlerin yer aldığı romantil-müzikal türünde bir yapım. Yönetmeliğini "Once" filmiyle harikulade bir çıkarmış olan John Carnet üstlenmekte. Fakat ne yazık ki Begin Again, her ne kadar "Once" havasını yaşatan bir yapım olsa da, ne oyunculukları ne de müziği ile onun kadar başarılı bir film değil. Fakat kendi içinde ki "indie" ruhunu senaryonun yanı sıra, kurgusunda ve görüntü yönetiminde de bir bütün olarak ele almayı başardığı için epey tutarlı ve keyifli bir film ortaya çıkmış.

Begin Again'in hikayesi, kariyerinde düşüşe girmiş, kızına babalık yapamamış ve eşinden ayrılmış bir prodüktör olan Dan (Mark Ruffalo) ile sevgilisi tarafından aldatılınca kalbi kırık şekilde New York şehrine geri dönmüş Gretta(Keira Knightley) üzerine odaklanıyor. İkisi adeta doğdukları günden bu yana bir müzik grubu kurmak için bekliyormuş gibi uyumlu bir çift olarak filme renk katıyorlar. Filmde en etkileyici rolü olmayan Dave(Adam Leving)  ise müzik piyasasına yeni adım atmış biri olarak karşımıza çıkıyor. Keira Knightley'in oyunculuğunu sevdiğim söylenemez ama filmde Gretta karakterini sevdiren bir yanı var. Her rolüm altından başarıyla kalkan Mark Ruffalo ise dilmde canlandırdığı karakterin seyircide bıraktığı samimiyet hissi ile yine tecrübesini konuşturuyor. Senaryo her ne kadar klişe görünüyor olsa bile aslında oyunculukların dozunda oluşu, filmde yer alan şarkılar, klip tadında ki grösellikler ve samimiyetin ön planda tutulması sayesinde klişelik olayı sizi rahatsız etmiyor. İzlerken çoğu yerde hikayeye odaklanmak yerine, şarkılarda olduğu gibi o anı size yaşatan anın tadını çıkarıyorsunuz. Tabi ki bu durum filmin senaryosunun vasat  olduğu anlamına gelmiyor, aksine doğallık ve sadeliğiyle yer alan diğer öğelere yoğunlaşmamızı sağlıyor.
Begin Again, müzik piyasasının geldiği son duruma ve müzik kirliliğine hafiften göndermeler yapmayı ihmal etmiyor ve doğal yollardan yapılan kayıtlar, amatör enstrüman düzenekleri ile müziğin içtenliğini gözler önüne sererek seyirciye keyifli anlar yaşatıyor. Film boyuncua müziğin gündelik yaşamın sıradan akışını sanki özelmiş gibi gösteren keyifli anlar yaşatıyor. Film boyunca müziğin gündelik yaşamın sıradan akışını sanki çok özelmiş gibi göstermesi ve hayatı anlamlı kılması çok doğru bir yaklaşım olmuş. Hikayen,n de bu düşününce üzerine inşa edilmesi bana göre filmin elle tutulur tek yanı. Ayrıca, Gretta ve Dan'in, iki jak çıkışlı bir çoğaltıcı vasıtasıyla, aynı playist ile kulaklarını doldururken, New York sokaklarını aşındırmaları filmdeki en etkileyici ve akılda kalıcı sahnelerinden birisi. İzlerken insan ilişkilerine, aile bağlarına ve bir şarkının nasıl hayata geçirildiğine tanık olduğumuz Begin Again, aslında aieisnden, sevgilisinden ya da hayatta bir şekilde darbe alıp yıkıma uğrayan insanların hayat hikayesi. Senarist ve yönetmenin el ele verip seyirciye "aslında hayal dünaysının içine çok dalmadan da her şey yoluna girebilir, güçlü kal, kendin ol" mesajını  yollaması ise neredeyse filmin ana temasını oluşturmuş durumda.

Müziğe hep yakın olan ve müziksiz yaşamayanlar için oldukça ideal bir yapım olan Begin Again, izlemeyene çok bir şey kaybettirmeyeceği gibi izleyene ise keyifli bir akşam geçirtebilir cinsten.

Eleştiri yazılarımı popülersinema.com'da okumak için; TIKLA