28.11.14

Birleşen Gönüller


Türk sineması adına izlediğim en güzel dönem filmlerinden biri "Birleşen Gönüller". 
2003 yılında yayınlaşmış olan Niyazi Sanlı imzalı Aşka Son Bakış adlı romanda beyaz perdeye aktarıldı. Kitabın gerçeklere dayanan ana hikayesinin yanı sıra yan hikayelerde sinemaya aktarılmış. Filmin yönetmeni Hasan Kılıç. Onunda ilk sinema filmi deneyimi. Fakat ilk olmasına rağmen yüksek bütçeli oluşuyla 2014 yılının en iddialı yapımlardan biri olarak görülüyor.  İi ayrı dönemi  konu alan filmi için özel dekorlar ve kostümler hazırlandı. Filmin çekimleri ise Bulgaristan'da gerçekleşti.

1990'lı yıllarda evli olan Dilek(Yağmur Kaşifoğlu) ve Yunus (Atılgan Gümüş) Yunus'un görevi nedeniyle Kazakistan'a yerleşirler. Yunus okulu olmayan bölgeye okul inşa edip öğretmenlik yapacaktır. Dilek ise; kocasına aşık Kazakistan konusunda tereddütlü ve mutsuzdur. 70 yaşlarında ki Cennet teyze (Sema Çeyrekbaşı) ise kendi hikayesini anlatarak Dilek'e güç olur. Kuzey Kafkasya Türkü olan Cennet, Niyaz (Fikret Hakan) ile evlendiğinin ertesi günü sevdiği adamı savaşa yollamıştır. 2. Dünya savaşının zorlu şartlarında hamile olan Cennet ise sevdiği adam Niyaz birbirlerine söz verirler, ne olursa olsun Niyaz geri dönecektir ne olursa olsun Cennet onu bekleyecektir. 

Niyaz'ın gençliğini Serkan Şenalp, Cennet'in gençliğini ise Hande Soral canlandırıyor. Bana sorarsanız ikisi de çok iyi işler başarmışlar.

Film teknik açıdan başarılı. 2. Dünya Savaşı sahneleri, Nazi işgaline yer alan sahnelerer, çalışma kampı, gerçekten hem kostüm, hem mekan, hem efektler etkileyici. Türk sinemasında Nazi işgalinin Kuzey Kafkasya tarafından anlatıldığı başka bir film var mı bilmiyorum. Fakat izlediğim en güzel dönem filmlerinden biri. Fakat, her güzel işin mutlaka bir kaç tane kusuru da oluyor tabi. Konusu okuduğunda iç acıtan hikayesi varken filmde bu temaların üzerine düşülmesi biraz abartı olmuş.Genele yaydığımızda izlerken sizi tatmin edecek bir film olarak görüyorum. 

26.11.14

Abnormal Summit / Kore Programı

Güney Kore dizi-filmlerini kaçırmadan izliyorum. En az onlar kadar televizyon programlarından eksik kalmıyorum. Programlarının içerikleri güzel olduğu kadar farklı oluyor. Strong Heart çok izlerdim keşke bitmeseydi dediğim programlardan biridir kendisi. Running Man, Roommate 1 ve 2.sezon , Radıo Star, Weekly Idol (sevdiğim kişiler olursa kaçırmam) şu sıralar düzenli olarak takip ettiğim programlar. Birde bu özel programlara izlemekten keyif aldığım Abnormal Summit programı eklendi. Genele yaydığımızda izlediğim en iyi program dersem yeridir.

Abnormal Summit; farklı ülkelerden gelen temsilcilerin bir araya gelip kendi kültürlerine, düşüncelerine göre her hafta seçilen farklı konular hakkında fikirlerini dile getirmesini konu alıyor. Araya kültürel kavramlar girince fikir ayrılıkları fazlasıyla oluyor. Fakat bu konular tartışılırken espiriler havada uçuşuyor desem yeridir.
Temsilciler hakkında bilgi vermeden önce programın sunucularından bahsetmezsek olmaz. Onlar Güney Kore'nin en iyi sunucuları , şarkıcıları benimde en sevdiklerim desem yeridir.
Jun Hyun Moo-Yoo Seo Yoon-Sung Shi Kyung
1977'li Jun Hyun Moo SMTown şirketin bağlı. Düzenli olarak olmasa bile bir çok programda sunuculuğuna tanık olmuşluğum var. EXO:902014, Ultimate Group gibi programlarda izlemişliğim var. Sivri diline ve keskin zekasını seviyorum.Abnormal Summit'de G11 zirvesinin Genel Başkanı olarak bulunuyor 1980'li Yoo Seo Yoon ise G11 zirvesinin Genel Sekreteri olarak yer alıyor. En sevdiği sunuculardan olur kendisi. İlk defa onu Radıo Starda dikkatle izledim fakat ondan önce  Barefoot Friends programında takip etmişliğim var. Running Man'e katılmasını çok istiyorum. Fakat bu programdaki tespitlerini çok beğeniyorum.1979'lu  Sung Si Kyung Abnormal Summit başkan olarak görev alıyor. Kariyerine bir çok albüm, Ost ve drama sığdıran sunucumuz sizce de çok karizmatik değil mi? Programı izleyenler ya da yeni izleyecek olanlar fark edecekler ki başkanlık görevinden dolayı mı bilinmez aşırı ciddi ve karizmatik. Jun Hyun Moo, Yoo Seo Yoon ve Sung Si Kyung arasında ki uyum çok iyi. İzleyince bana hak vereceksiniz. Her konuda nokta atışı yapıyorlar. 
G11 zirvesinin temsilcileri kimlermiş? Hadi o zaman.


Turkey, Enes Kaya; 1984 doğumlu. Güney Kore dizilerini, filmlerini ve programlarını yakında takip edenler tanırlar.  Üniversiteyi Güney Kore'de bu program olmaksızın çok popülerdi. 2002 Dünya Kupası hatırlayanlar bilir. Şenol Güneş'in tercümanlığını yapmıştır kendisi. Üniversite yaşamına Güney Kore'de başlayan Enes yaklaşık 12 senedir orada ikamet etmekte. Güney Kore eğlence programlarını takip edenler bilir.Bir çok sunucu sivri dilli oluşuyla popüler. Abnormal Summit programının bu konuda hakkı veren kesinlikle ENES KAYA. Programda ki düşüncelerine gelecek olursam; Türkiye'yi güzel temsil ediyor. Mesela her program atasözlerimizi, örf ve adetlerimiz konusunda bilgilendiriyor. Fakat bazı konuların fazla abartı olduğunu düşünüyorum. En çok güldüğüm Çıkma teklifi bölümüydü. "At, avrat ve silah" mevzusunu Yoo Seo Yoon'un unutmamış olması ardından espiriyi patlatması dahice geldi. Sunucuların bizim çocuk için "Programımızın hazinesi" demesi gururlandırdı. Enes Kaya; bir çok reklam ve eğlece programlarında yer almaya başladı. Umarım Türkiyeyi en güzel şekilde duyurmaya devam eder. En güzeli de Türkiye diye tezahurat etmeleriydi. Yola gelin çocuklar :) 


Ghana (Gana) Sam Okyere; 1991'li Sam Abnormal Summit programının haylaz çocuğu. İtiraf ediyorum; Abnormal Summit programına başlamadan önce Sam'i ilk Running Man'in 203. bölümünde izlemiştim. Programda kim var kim yok herkesi kırıp geçirmişti. Böyle bi çocuk Güney Kore eğlence sektöründe yer almalı diye düşünmüştüm. Dileğim gerçek oldu. Abnormal Summit programında görmek mutlu etti. Afrika ülkeleri hakkında pek bi bilgim yok. Hatta tek bilgim Fenerbahçe'ye gelen giden futbolculardan ibaret. Sam sayesinde aslında kabile kabile yaşadıklarını hatta örf ve adetlerinin yer aldıkları kabilelere göre değiştiğini öğrendim. Sam; kesinlikle Enes Kaya hayranı. Genelde; düşünce tarzları aynı oluyor. Enes ile Sam arasında ki kapışmalarında gülmek garanti. Programda hangi ülke olursa olsun başta sunucu dostlar olmak üzere takılmayan kişi yok. Konuşulan her konuya kendine has tepkileri onu daha sempatik görmemize neden oluyor. Bir bakmışsınız şarkı söylerken , bir bakmışsınız kırk yıllık aktöre taş çıkarabilir ya da  kendi ülkesi hakkında anlattığı hikayelerde ki tepkilerini görürsünüz. Sam bitanedir ama. Çünkü kuşkusuz aralarında en çok Sam Türkleri seviyor, hissettiriyor.
Belgıum (Belçika) Julian Quintart; 1987'li Julian tam bir Avrupalı düşünce yapısına sahip. Bilin bakalım en çok kiminle düşünce yapıları ters? Tabi ki; Enes Kaya. Gerçi Enes'in programda vermiş olduğu örneklerin bir kısmı yeni nesil jenerasyon ile alakası olmadığını açıkça görülüyor. Julian bu düşünceler karşısında Türkiye'nin tutucu bir ülke olduğu kanaatinde olduğunu açık açık dile getiriyor. Hatta bölümlerin birinde Türkiyeye gelsek bizi öldürürler tarzında konuşması canımı sıktı (Enesin söyledikleri karşısında böyle düşünmesi normal) Resmi facebook adresinde İngilizce mesaj dahi yolladım." Türk insanları düşündüğün gibi değil" diye. Çok üzülmüştüm. İnsanların algısında farklı bir toplum olarak anılmak istemem. Program dışında en çok Enes ile takılıyorlar. Beraber bir sürü fotoğrafı bulunmakta. Hatta beraber bir çok reklam filminde yer aldı. Benim Sam'den sonra programda en çok güldüğüm, en çok saçmalayan ama en çok sevdiklerimden biri Julian. Enes'le kapışmaları izlemek keyif veriyor. Özellikle konuşma diliyle alakalı söyledikleri en efsanesiydi. Julian, Robin ve Danıel üçlüsünün şarkıları :) 
Bi ara Enes ara vermek zorunda kaldı ve Julian için söyledikleri :)



Italy (İtalya) Alberto Mondi; 1984'lü Alberto evli. İtalyan erkeklerin  bir kez daha Türk erkeklerine benzediklerine ne tanık oldum. Aile yapısı olarak Türklere en yakın toplum İtalyanlar olduğunu bu programla beraber öğrendim. Fakat bunu bilmeyen bir ben varmışım.  Geniş aile onlar için çok önemli. Erkek çocuklar evlendikten sonra ailesinin yanında yaşamaya devam ediyor. Avrupa'da yer alan ülkeler arasında düşünce yapısı olarak Enes ile genelde aynı safta yer alıyor Alberto. Bu da benim daha çok onu sevmeme sebep oluyor tabi ki de. Sunucu Hyun Moo'nun Alberto'yu her gördüğünde İtalyan şivesi şeklinde her "Lazanya" dediğinde ilk duymuşum gibi gülüyorum. Alberto'nun anlattığı plaj macerası da aile kavramının onlar için önemini görebilirsiniz. Alberto büyük bir şirketin araba satış temsilcisi. Konuşmaya başladı mı bir bakmışsınız araba sahibi olmuşsunuz



France (Fransa) Robin Deiana; 1990 doğumlu bizim Fransız. İtira ediyorum fransız erkeklerin yakışıklı olduklarını düşünmezdim. Tani bu düşünce Robin'i görene kadardı. Yakışıklı mı bilinmez ama çok karizmatik. Kullandığı mimiklerin hakkını fazlasıyla veriyor. Bizim Enes'le pek kapıştıklarına tanık olmadım. Fakat İtalyan ve Fransızlar arasında ki moda bizim ülkemizde tartışmasını mutlaka izleyin , gülmek garanti. Robin ile Julian arasında ki muhabbet kırıp geçiriyor. Robin sevgilisine borç para verirse ne olur? Kafa yapısı olarak Robin Julian ve Daniel ile fazla birebir geliyor. Kendi ülkelerinde ki süper kahramanaları tanıttıklarında Fransız yapımı Rahon'u anlatırken,  Julian ve Daniel ile söyledikleri şarkıda yapmış olduğu rap gibi bi sürü yeteneğini çıkacaktır. Bizim robin Trot şarkı söylerse, buyrun. AŞırı karizmatiksin be çocuk! Robin için hatırladığım en komik olaylardan biride birbirleri hakkında yazdıkları yorumlarda her arkadaşına aynı şeyi yazmasıydı :)







Canada (Kanada) Guillaume Patry; 1982'li Guillaume G11 temsilcilerinin en büyüğü. Profesyonel Starcarft şampiyonu bu adam. Gerçi artık bırakmış hobi olarak devam ediyormuş. Programda fikirlerine en çok saygı duyduğum kişilerden biri. Belki de deneyimlerinin vermiş olduğu olgunlukta diyebiliriz. Kanada; insana "insan" gibi değer veren ülkelerin en başında. Biri bana Guillaume gibi anlatsa belki inanmayabilirdim. Fakat ablam Kanada'da yaşıyor. Onun bize anlatığı şartları düşündüğümde gerçekten yaşadıklarını hissediyorum. O yüzden bana yabancı gelmedi anlattıkları. Guillaume Sunucu Sung Shi Kyung hayranı bunu her fırsatta belli ediyor. Durum böyle olunca espiriler havada uçuşuyor. 






U.S.A (Amerika birleşik Devletleri) Tyler Rasch; 1988 doğumlu Tyler için kitap kurdu desek yeridir. Amerika'lı olmasına rağmen Korece diline çok hakim. Hatta G11 temsilcilerinin bile unuttuğu kelimelerin anında korece karşılığını söyleyebiliyor. Enes'in atasözleri nasıl vazgeçilmez ise Tyler içinde dipnotlar aynı şekilde. Tyler; insanların kafasında çizdiği Amerika insan tipinin oldukça dışında. İzleyince bana hak vereceksiniz. Bir kere aşırı sempatik bir suratı var. Enes'le genelde aynı konularda fikir birliğine varıyorlar. Hatta biri birinin cümlesini tamamladığı bile oluyor Mesela; örümcek ağı muhabbeti. Tyler'in fikir sahibi olmadığı konu yok. Atalarımızın söylediği "Çok gezen mi bilir çok okuyan m?" sözünü çürüten adam. Tyler, Takuya ve Zhang Yuan ile şarkı söylerse adlı köşemiz, ee o zaman buyrun! Sesi güzel bir de üzerine o komik dansı ondan güzel.. 





Austurila (Avusturalya) Daniel Snoeks; G11 ülkelerinin maknesi 1994 doğumlu asi çocuk. 17. bölüme kadar yer aldı. bir kaç bölümdür ortalarda yok yerine misafir ülkeler geliyor. Enes Kaya ne kadar muhafazakar Daniel bir o kadar serbest görünüyor. Özellikle programın ilk bölümlerinde Enes ile zıtlaşmalarını iliğinize kadar hissediyorsunuz.Zira Enes'in; onun babası için söylediklerini duyduğunda ki bakışında bile anlaşılabiliyor. Ama bu kadar zıtlaşmaya rağmen birbileriyle güzel dostlukları olduğunu düşünerek kendimi avutuyorum. Yalnız Enes'in anlattıklarından "Türkiye'ye gelsek bizi öldürürler" kavramını düşünmeleri beni gerçekten üzdü. 17.bölümden sonra ayrıldı bizim çocuk Avusturalya'ya döndüğünü aralık ayında Kore'ye geri döneceğini yazmıştı hesabından, umarım bir an önce programa geri döner. Kapışmalarını özledim! Bu areda AOA kızlarının Like A CAt şarkısının klibinde oynadı. En çok güldüğüm mevzulardan biri Enes'ten intikam alışıydı.Fakat enes onunla kafa buldu gibi :)







Japan (japonya) Takuya Tereda; 1992'li Takuya Cross Gene isimli kpop grubunun idolü. Japonların mütevazi ve asil bir ırk olduğunu düşünürüm hep. Bu düşüncemi Takuya'nın programda ki hallerini gördüğümde haklı olduğumu gördüm. Kendi ülkenizde kızlara nasıl teklif edersiniz muhabbetinde ya da evlilik muhabbeti olduğunda ne kadar duygusal çocuk olduğunu anlayabilirsiniz. İdol olduğu için sesinin güzel olduğunu az önce paylaştığım Tyler şarkı söylerse köşesinde görebilirsiniz. Zira o videoya Çinli arkadaşımızı anlatırken üzerine düşeceğim. Takuya'nın program boyunca kendini çok ön plana çıkarmadığını düşünüyorum. Bence biraz daha kendini gösterse pek güzel olur. Boşuna sevmiyorum bu asil çocuğu "Teşekkürler Türkiye"  :) 


China (Çin) Zhang Yuan; 1984'lü Çinli spiker. Harika doğaçlama yapıyor. Zhang Yuan'ı ilk izlediğimde aklımda beliren ilk şey "Egosu" oldu. Her konuda onların ülkesi mükemmel tavırlarını aralıksız her bölümde görmeniz mümkün Ona sorulan her soruyu ciddiye alarak cevap veriyor. Bu iyi bişey diyeceksiniz. Evet! iyi bir şey fakat eğlence programında politik duygularla kin güdmek ayrı bir şey. Birbirleri hakkında yazdıkları görüşleri isimsiz yazdılar. Mesela; Japonları sevmem ama Takuya'yı severim demesi yada aynı şekilde Amerikalı Tyler'a çıkışması falan tam bir ego delisi desem yeridir. Politik olaylara girmediği sürece aşırı karizmatik olabiliyor. Çünkü harika mimikleri var. Hyun Moo özellikle onu sıkıştırıyor o zaman ne diyeceğini bilemiyor suratında komik bir ifade beliriyor. Birde karizmatik davranacağım diye girdiği tripler Tyler ve Takuya ile birlikte söylediği Happy şarkısında izleyince bana hak vereceksiniz.






United Kingdom (İngiltere) James Hooper; 1987'li olduğuna inanamamıştım. Enes gibi Koreli bir bayanla evli. Davranışları, yaşayış tarzı tipik James Everest dağına tırmanan insanlardan biri. Bunu başarabilmiş olması müthiş bir olay. James 4. bölümden sonra ortalarda görünmedi. Fakat içinde bulunduğu bölümler boyunca hem güldü hem güldürdü. Güney Kore 2011 güzeli tarafında beğenildi. Hatta hemen parmağındaki yüzüğü çıkarıverdi. En çok merak ettiğim olay ise eşinin tepkisi ne oldu :)















Germany (Almanya) Daniel Lindemann;  1985'li Daniel beşinci bölümden sonra kalıcı üye olarak yer almaya başladı. Kim yerine geldi derseniz İngiliz James'in yerini aldı. Gelir gelmez gözüne Enes'i kestirmiş. En çok onunla zıtlaşacağını açık açık dile getirdi. Keza öyle de oluyor. Bu ikisinin kapışmaları da çok komik. Bu adamın tepkilerini görür görmez "arkadaş hala mı alışamadın Türklere" demekten alıkoyamıyorum kendimi. Almanlarda tipik düşünceler içindeler anlam veremiyorum. Vizeler konsuunda sorun çıkınca sanırım şovmen vizesi alabilmek için işçi vizesinden vazgeçen adam bu. Gözleri kara :)






Abnormal Summit programına başlarken bu kadar ses getireceğini düşünmemiş yapımcılar. Hatta programda yer alan temsilcilerin vize sorunları bile çıkmış. Kimisi iş kimisi okul vizesi olduğundan Adelet Bakanlığı tarafından sınır dışı edilme olayına kadar varmış durumlar. Çünkü programda yer alabilmeleri için Şovmen vizesi almaları gerekliymiş. Hatta Daniel Sonneks'in kısa süreliğine ayrılması konusunda bu sorunun yer aldığı söylentileri aldı başını gitti. Hatta Avusturalya'ya sınavlarını verebilmek için döndüğü açıklandı. Tabi buna kimse inanmadı. Sebebi programın başında çalışmayı sevmediği için ortaokulu bırakan çocuk için uydurulan hikaye. Tabi program bu kadar tutunca vize konusunda bu işlere bakan devlet kurumuna cezayı ödeyerek halletmeye çalışmışlar. Bu temsilciler arasında en rahatı Enes, ne de olsa eşi Güney Koreli. 

Programa yoğun işleri sebebiyle ara vermek zorunda olanlar oldu. Enes bir bölüm yoktu. Dönüşü muhteşem oldu. Onun yerine Mısırlı arkadaş geldi. Onu tanıdıkça enesin muhafazar olmadığını düşünemeye başladılar. Özellikle Sam'in tepkisi efsaneydi. İtalyan bir arkadaş daha yer aldı Alberto'nun yerine, Kolombiya falan derken dünya ülkelerinin temsilcileri yer yer değişeceğini göreceksiniz. Ben programın kemik kadrosunu tanıttım bilginize..

G11 ülke temsilcileri 
Enes'in sivri dilli olması anında atasözlerini dile getirmesi beni bile güldürüyor. En çok güldüğüm "Öğretmen osurursa, öğrenci sıçar" oldu.  Bu program yer alan ülke temsilcilerin hepsine yaradı. Yayınlandığı günden itibaren üyeler reklam filmleri, eğlence programları ve fotoğraf çekimlerinde yer alıyor. Hepsi için farklı bir kariyer haline geldi. 




En çok güldüğüm resimlerden biri bu oldu. Enesî kendine rakip gören herkesin verdiği tepkilerle oluşan resim efsane olmamış mı sizce de ?

Program esnasında birbirleriyle her konuda kapışan temsilciler aslında birbirine düşman değil. Bir kere burada anlaşalım ki saçma sapan tartışmalar gebe kalmayalım. Özellikle izlediğim sitedeki yorumları görünce böyle bi açıklama yapma gereği duydum. Zira; Güney Kore eğlence programlarının hepsi bir senaryo üzerine kurulu. Hangi konu işlenecekse onun için çalışıyor herkes. Enes'in düşüncelerinin bir kısmını onaylamasam da böyle bir programda Türklerin hazır cevap bir toplum olduğunu görmeleri hoşuma gitti. Her konuda rakip görmeleri de ayrı güzel. 

Böyle güzel programın böyle güzel ekibi olur
Ben severek takip ediyorum. Son bölüme kadar izlemeye devam edeceğim. Umarım sizde sever bu eğlenceli, eğitici olan bu programı izlemeye başlarsınız. 


20.11.14

Aktör-İdol Grubu "5urprise"

"5urprise" grubu 2013 yılında Seo Kang Joon'un liderliğiyle "Fantaigo" adındaki ajan sayesinde "After School Bokbulbok" mini dizisiyle çıkış yaptı. Diğer idol grupların aksine bir şarkı ile değilde bir dizi ile çıkış yaptı. Çünkü 5urprise grubu Güney Kore'nin ilk aktör grubu olma özelliğini taşıyor. Grup  5 kişiden oluşuyor. Her biri kişisel faaliyetler içinde. Aslında onların görevi şarkı söylemekten çok oyunculuk üzerine kendilerini geliştirmek. Kişisel olarak üyelerinin hepsini farklı yapımlarda görmüş olasılığınız çok yüksek. Fakat bu beş üyenin de sesi güzel. İlk albümlerini After School Bokbulbok isimli diziyle çıkardılar, beğeni topladılar. Bu çocuklar hem iyi dans ediyorlar hem de güzel şarkı söylüyorlar. Daha ne olsun!
Grup bir yıl önce çıkış yaptı. Aralarından en çok lider Seo Kang Joon dikkat çekti böyle olmasında etken Roommate programına katılması olduğunu düşünüyorum. Bana göre bu gençler kariyeri parlak gözüken aktörler.
5urprise grubunun "After School Bokbulbok" diziyle aktör olarak çıkış yaptıkları dile getirmiştim. Birde bu dizinin ostu  "Hey You Come On" şarkısını söyleyerek çıkışlarını gerçekleştirmişlerdi. Çıkışlarından bir yıl sonra ilk singleşarkıları From My Heart ile geri dönüş yaptılar. Önce her zamanki gibi teaser videosu yayınlandı. 
1. Single şarkıları "From My Heart" ile çıkışlarını yapan grup iyi oyunculukları dışında seslerinin ne kadar güzel olduğunu fark etmemizi sağladılar. En azından ben bu kadar iyi olduklarını bilmiyordum. Beni az çok takip edenler bilir ballad tarzı şarkılarına sempatim bir başkadır. Çıkış şarkıları "From My Heart" tam da bu kıvamda. Grup olabilmek için uyum çok önemli. Dinleyince fark edeceksiniz seslerinin uyumunu. Şarkının sözleri çok duygusal. 
"Böyle günlerde, ağlayacak gibi olduğumda, halsizlikle fısıldıyorum kalbimin en derinlerde seni seviyorum Bir yerde bir şekilde hayatta kalıyorum sayende işte bu kadar önemlisin benim için (seni özleyeceğim)"
 Şarkının basın toplantısı izlemek için TIKLA
Şarkının klibini izlemek isteyenler için

1. Single şarkıları  "From My Heart" için yayınlanan teaser fotoğraflarında üyeleri cezbedici görünüşlerini es geçmemek lazım değil mi?
LEE TAE HWAN
YOO II
 Lee Tae Hwan; 1995'li oyuncu yakın zamanda yayınlanan King Of High School Life Condut dizisinde yer almıştı. Kendisini izlediğim ilk yapımıydı. Şu sıralar yayınlanan "Pride And Prejudice" adlı dizide rol alıyor. Grubun en çok öne çıkan ismi Seo Kang Joon olsa da yakın zamanda Lee Tae Hwan oyunculuk konusunda alıp başını gidecek diye düşünüyorum. Sesinin de harika olduğunu düşünürsek bence bu tezi yakın zamanda gerçekleşecek. Bekleyip görelim.







 Yoo II 1990'lı grubun en büyüğü. Grup üyeleriyle beraber After School Bokbulbok dizisinin hem birinci hem ikinci sezonunda yer alıyor. Wonderfull Mama dizisindee konuk oyuncu yer aldığını biliyorum. Yoo II grubun en iyi dans eden üyelerinden. Ayrıca Roommate programını izleyenler bilir ilk sezonunda Seo Kang Joon'un arkadaşları olarak eve misafir olarak gelenlerde biriydi. Özellikle birinci katta koridorda bulunun kamerayı takip etmesi çok sevimliydi.
GONG MYUNG







1994'lü Gong Myung; kendini daha çok film sektöründe göstermiş. If You Were Me 6, A Girl At My Door, Futuruless Things filmlerinde yer aldı. Diğer grup üyeleri gibi After School Bokbulbok mini dizisinin hem ilk hem ikinci sezonunda yer alıyor. Bana kalırsa grubunun sevimli üyesi. After Scholl Bokbulbok ikinci sezonunda aşırı sevimli bir tiple karşımıza çıkmış. 


SEO KANG JOON







Seo Kang Joon 1993 doğumlu.Grubun lideri olarak biliyorum. Onu ilk Roommate adlı programda keşfettim. Sonra ne kadar filmi dizisi varsa izlemeye başladım. Cunning My Single Lady, şu sıralar onu Hyung Sik ile beraber oynadığı My Happens to Family? dizisinde izliyorum. Bunlarda önce The Suspicious Housekeeper adlı dizide oynamış. Daha önce dile getirdiğim gibi Kdrama sektöründe aranan genç oyuncular arasına girdi. My Love, My Bride filminde oynadı. 2015 yılı için Summer Snow ve Beuty Inside isimli filmlerde yer alacak. Bir çok magazin dergisinde ondan kıdemli partnerleriyle çekildiği fotoğrafları es geçmemek lazım. Yüzünün güzelliğine, oyunculuğuna sesinin iyi olmasını da eklersek daha ne olsun. On parmağında on marifet.. After School Bokbulbok ilk sezonunda sarı saçlı haliyle yer aldı fakat ikinci sezonunda yer almayacak sebebi; O sıralarda Cunning Single Lady dizisinde yer aldığı için. Seo Kang Joon Cunningle Single Lady dizisinde ki rolüyle en iyi erkek oyuncu ödülünün sahibi oldu.
KANG TAE OH


Kang Tae Oh 1994 doğumlu. Miss Korea dizisinde rol aldı. Bu diziyi izliyordum ilk yayınlandığı zamanlarda fakat pek sarmadı bi ara bitirmeyi düşünüyorum. Dream  Couple Clınic love and War 2, Kore-Vietnam ortak yapımı Forever Young adlı dramada yer alıyorum. Beast grubun Gikwang'ın oynadığı mini dizi 20 Years Old dizisinde yer almıştı Tae Oh. Yaşından büyük duruyor. Aşırı karizmatik bir havası var. Bu havaya güzel roller gelirse değmeyin keyfimize. 





Onlar Kpop-drama sektöründe aktör olarak çıkış yapan ilk grup. Başta çok fazla tepki topladılar. O sektörün ileri gelmiş insanları sıcak bulmadılar bu fikri. Ajansları olan Fantagio onları ilk tanıttığında insanlar saçma tepkiler verdiler. Eee ne oldu o zaman? Hepsi iyi birer oyuncu olma yolunda emin adımlarla ilerliyorlar. Bir de oyunculuğun üzerine güzel sesleriyle gruplarını süslüyorlar. Şirketleri onlar adına iyi işler yaptığı sürece bu sektörde iyi yerlere gelecekleri kanaatindeyim.

17.11.14

IRIS / Kore Dizisi


Hep dram hep romantik-komedi nereye kadar. Biraz heyecan olsun dedim aksiyon dizilerine sardım. Uzun süredir dizi postu yayınlamıyorum bunun sebebi; IRIS serisini bitirmiş olmam. İlk seri 2009 yılında yayınlandı. Bir kere baştan uyaralım öyle çok fazla aşk meşk beklemeyin. Bu tür dizilerde aksiyon ve gizem daha baskın. Fakat aksiyon türünden hoşlanmayan biri izler mi? diye düşünürseniz Bence;  IRIS serisi bu tür dizileri bile sevdirebilecek kapasite bir yapım. İzlediğim en kalite yapımlardan. İşin güzel tarafı ikincisi yapım  birincisine katarak daha iyi bir iş çıkarmışlar, Net söylüyorum, BAYILDIM!

Kardeş gibi büyümüş iki arkadaşın NSS adına çalışmasıyla başlar. Nedi bu NSS derseniz? Güney Kore'nin Ulusal Güvenlik servisi oluşum hem hükümetten hem halktan gizlenmektedir. Bu iki yakın arkadaş NSS için seçildiklerinde zorlu aşamalardan geçiyorlar. Askerlikten ajanlığa terfi eden Kim Hyung Joon (Lee Byung Hun) ve Jin Sa Woo (Jong Jun Hoo) bir de NSS oluşumun içinden aynı aşık oluyorlar. Bu kıza yani Choi Seung Hee'ye aşık oluyorlar. Bu kızı Kim Tae Hee canlandırıyor. NSS'in bir amacı olmalı değil mi? Bu kötünde kötüsü IRIS adından terör örgütü ile mücadele içine girecekler. Nedir bu IRIS? Para ve gücü elinde tutabilmek için politik olsun olmasın savşa ve barıştan faydalanmak için kurulmuş bir örgüt.

Güney ve Kuzey Kore arasında yıllarca süren savaşı ve düşmanlığı bilmeyen yoktur. Dizi de bu konuyu yüzeysel olarak ele almış. IRIS ise bu iki ülkenin barış görüşmelerini engellemek adına yapmadıkları kötülük kalmıyor. Bu serinin anlatmak istediği mevzu sadece bundan ibaret. IRIS gibi dünyada Amerika başta olmak üzere bir çok ülkenin gerek ekonomik gerek politik açıdan Kuzey ve Güney'in birleşmesinden yana olmayacağını biliyoruz.

 Dizinin başrollerinin dışında yan karakterlerde efsaneydi. Kim Seun Woo; Kim Young Chul, Kim So Yeon ve BigBang'in yakışıklı üyesi T.O.P. yer alıyor. Yan rollerde ki demirbaşlar ikinci eride karşımıza çıkıyor. Seung Woo ve Kim Seo Yeon Kuzey Kore'nin ajanı olarak karşımıza çıkıyor bu seride en çok sevdiğim oyuncular desem yeridir. Fakat; T.O.P. oynadığı katil rolüyle kendine oyunculuk konusunda büyük işler başardığını net görüyorsunuz.

Dizide kendi çıkarları uğruna arkadaşını mı sırtından vuran, ülkesini mi satan fakat hepsine sorsanız ülkesi için yapıyor bunları. İyi diye bildiğiniz kişinin kötü yada kötü bildiğiniz kişinin kötününde kötüsü bir insan olduğunu göreceksiniz. Bu sebeple IRIS diziside olacak olaylarher an sizi şaşırtabilir. En azından benim tepkilerim "Hadi ordan sende mi? Yok artık bu kadarı da olmaz? Bu adam kesin iyidir. Oha bunu nasıl yaparsın!" gibi tepkilerle izlediğim için baştan uyarıyorum sizleri.

Güney Kore dizileri olur da efsane şarkıları olmaz mı? Dizi'de T.O.P oynarda BigBang olmaz mı "Hallelujah" kadife sesli Kim Tae Woo; "Dreaming Dream" Shin Seung Hun "Love Of Irıs" benim favori şarkılarım. Gizem dolu serinin ilk draması bu şekilde..  Keyifli bir şekilde izlemeniz açısından elimden geldiğince ana bilgilerin dışına çıkmak istemedim. Umarım seveceğiniz bir seri olur. Bu diziyle başlangıcı yaptığım gibi ikinci dramaya başladım..

13.11.14

Super Junior'dan "Kyuhyun"un 1. Mini Albümü Yayınlandı!


Super Junior'un Çinli üyesi Zhoumi'nin ardından kadife sesli maknesi Kyuhyun 1. Mini Albümü "At Gwanghwamun" albümüyle çıkışını yaptı. Benim uzun zamandır beklediğim sololardan biriydi. Hatta  Sekiz yılı geride bırakmış grubunun üyesi olarak o güzel sesiyle geç bile kaldığını düşünüyorum.  İlk başta Albüm fotoğraflarını yayınlayan SM şirketi; albümün sonbahara uygun şarkılarla dolu olacağının sinyalini verdi. Fotoğrafların ardından albüme adını veren "At Gwanghwamun" şarkısının tanıtımı yayınlandı. 13 Kasım'da yani bugün şarkının yayınlanacağı ve aynı gününün akşamın mini bir konserle albümü tanıtacağı bilgisi verildi. Ah be Güney Kore'de olmak vardı! 14 Kasım yani yarın Music Bank'de sahne alarak ilk solo performansına başlayacak.
Albümde yer alacak şarkı listesi;
"At Gwanghwamun (Super Junior ve SM çıkış yapmış bir çok grubun şarkısında imzası olan Kenzinin imzası var)
Eternal Sunshine ( şarkının bestesi ve aranjesi ünlü piyanist Yiruma ve 2Face'e ait)
 At Close (Honeydew'O yani Brown Eyed Soul's Jungyup ve Echo Bridge ikilisi imzalı)
Moment of Farewell (Sözleri Swan'a ait)
One Confession (şarkının besyesi ve aranjesi Yoo Young Joon, sözleri ise Yang Jae Sun'a ait)
5)Flaying, In The Night (şarkısı da Kenziye ait)
 My Thoughts, Yours Memories (sözleri TVXQ'dan Changmin'e ait. Kyuhyun'un en yakın arkadaşı olduğunu bilmeyen yoktur heralde)

Super Junior'un ilk solo albümü çıkaran üyesi oldu. Güney Kore'de faaliyet gösteren grubunun üyesi olduğu için o grubunun ilk solo çıkış yapan üyesi Kyuhyun. Ardından bir solo çıkışta Ryeowook ve Yesung'tan bekliyorum. Kyuhyun'un solo albümünün başaralı olacağını düşünüyorum hatta inanıyorum. Albümde çalıştığı söz yazarlarına bakıyordum da hepsi Kpop sektörünün en başarılı söz yazarları. Kyuhyun'un sesinin güzelliği zaten tartışılmaz. Dans ettiği zaman bile sesinin tonunda değişiklik olmuyor. Bknz: Mamatica 

At Gwanghwamun şarkısının klibi yayınlandı.
Şarkı ayrıldığı sevgilisini özleyen adamın duygularına tercüman olmuş
Kyuhyun'un 1. solo albümünü tanıtım konserine yaklaşık 200 şanslı hayranı katılmış. Albümde ki bütün şarkıları hayranın karşısında söylemiş. Konserine Eternal Sunshine şarkısıyla yaptı. Onu desteklemeye Super Junior lideri Leeteuk ve Ryeoeook katıldı. Ayrıca en yakın arkadaşı TVXQ'dan Changmin'de konserde yerini aldı. Eminim ki diğer üyelerin programları dolasıyla katılamadıklarını. Fakat bir parantez açmak istiyorum o da Leeteuk; bir liderin olması gereken bütün özellikler onda yer alıyor, takdir ediyorum. Kyuhyun tatlı tatlı laf sokmasınu bilmeyen yoktur. Bunu genelde ciddiymiş gibi yapar. Solo albüm çıkarma konusunda üyeler arasında kıskançlık olur düşüncesiyle 2 yıl boyunca süren solo albüm hazırlama aşamasını üyelerden gizlemiş, her hangi bir kıskançlık olur diye. Bizim saf çocuk üyelerin güzel tepkileriyle karşılaştıktan sonra yanlış yaptığını anlamış :) Bizim deli maknemiz böyle olur. 
Albüm yayınlandıktan kısa süre sonra MelOn, Genie,Naver,Mnet, Olleh, Bugs ve Monkey3 gibi Güney Kore'nin en önemli müzik listelerinde zirveye yerleşti. Beklediğim gibi! Albümünün zirvede olduğu gören Kyuhyun'un "Yarın şarkı söyleyeceğim için uyumam gerekiyor.. Ama öyle mutluyum ki uyuyamıyorum"  şeklinde twit atması çok şapşik değil mi? 
Kyuhyun; Umarım emeğinin karşılığını o güzel sesiyle alır.
Benim için şimdiden baş ucu albümü olarak yerini aldı.

Kyuhyun'un Music Bank Sahnesi için; TIKLA



My Lovely Girl / Kore Dizisi


Bi Rain; askerliğinden sonra geri dönüşü My Lovely Girl dizisiyle oldu. Dizi kadrosu yavaş yavaş açıklandığında heyecandan yerimde duramıyordum.Sevdiğim bütün oyuncuların bir arada oluşundan kaynaklı bir an önce başlaması için günleri sayar olmuştum. Beklediğime değdi mi? Bi Rain, Krystal,L, Alex Chu, Chae Ye-Run gibi sevdiğim oyuncuları izlemek açısında değdi fakat SENARYO açısından hayal kırıklığına uğradım. Açık konuşmak gerekirse Bi Rain'in sevimli halleri için senaryo pek de umrumda olmadı. Çünkü Rain'i iyi kötü bi dizide görmeyi bile özlemiştim. 
Dizinin konusu belli fakir kız zengin kız aşkının genişletilmiş hali. Esas kız ablasını, annesini kaybettiği için hayatta yalnız kalmış, zor zamanlar geçirmiş. Ablasının ölmeden önce birlikte olduğu adam ona yardım etmek için geri döner, aşık olur, engeller çıkar falan filan.. Bu yüzden senaryo ne yazık ki Bi Rain'in gölgesinde kaldı.


Bi Rain ; Lee Hyun Wook karakterini canlandırıyor.ANA adlı müzik şirketinin varisidir. Başarılı söz yazarı ve bestecidir. Kariyer yaşamının zirvede olduğu dönemlerde çok sevdiği kız arkadaşı Yoon Se Eun'u trafik kazası sonucu gözlerinin önünde ölümüne tanık olmuştur. Hyun Wook; sevdiği kadının ölümünden kendini suçlamasının yanı sıra yıllarca kendini affetmemiştir. Kariyerinin zirvesindeyken üç yıl boyunca arkadaşları ve ailesinden uzak bir yaşam sürmüştür. Taa ki kız arkadaşının telefonuna gelen telesekreter mesajına kadar..
Bi Rain diyorum susuyorum. Askerden sonra ki ilk yapımı. Her ne kadar Rain'in karizması karşında oynadığı senaryo sönük kalsa da onun sevimli hallerini izlediğim için mutluyum. Hatta sadece Rain'in o halleri için devam ettirdiğimi itiraf ediyorum. 

Kystal; Se Na karakterini canlandırıyor. Heirs dizisinde ki şirin, kıskanç sevgili rolünden sonra bu şekilde acıların çocuğu rolünü oynaması ilk başlarda bana garip geldi. Fakat izlemeye devam ettikçe alıştım diyelim. Oynadığı karakter;  Lee Hyun Wook'un ölen sevgilisinin kız kardeşi. Ablasının ölümünden  bir süre sonra annesini kaybetmiştir. Yarı zamanlı işlerde çalışarak geçimini sağlayan genç kızın  tek hayali ablası gibi başarı müzisyen-söz yazarı olmaktır. Kystal; f(x) grubunun üyesidir. Gel gör ki; ona yardım edecek olan Hyun Wook ünlü bir müzik şirketi olan ANA'nin tek varisidir. Sırf kıza yardım etmek için şirketin başkanı olarak geri dönmüştür. Se Na için işler nasıl bir hal alacak? Aşık olduğu adamın ölen ablasının sevgilisi olmasını nasıl karşılayacak merak uyandırsa da. Bi yerden sonra Rain ile Kystal ne bileyim olmamış gibi geldi. En azından Shi Woo ile daha bi farklılardı. O yüzden senaryoda dengeleri sağlayamadıklarını düşünüyorum. Se Na; karakterinin net olması dışında biraz daha oturması gerektiğini düşünüyorum.
Infınite grubunun yakışıklı yüzü Myung Soo hayranların tanıdığı isimle L canlandırıyor. Daha önce Shut Up Flower Boy BandMaster Sun; Cunning Single Lady dizilerinde izledim. Dizide Infınite Power grubunun üyesidir. Gruba daha önceden dahil olduğundan grup üyeleri tarafından istenmeyen kişi ilan edilmiştir. Fakat medyaya yansıması tamamen farklıdır. Grup arkadaşlarının şirketle yollarının ayrılması onun da grubu bırakmasına sebep oldu. Shi Woo yoluna solo olarak devam etmek zorundadır. Onu istemeyen grup arkadaşlarına kendini kanıtlamak için çok uğraş verecek.
L'in kendine has olan asi ruhunu oynadığı rollerde dışarı çıkarmasını seviyorum. Infınıte grubunu az çok yakından takip edenler Myung Soo'nun aslında sessiz sakin bir çocuk olduğunu görebilirler. Genelde kamera önünde fazla konuşmayı sevmez. Bunu da genelde diğer rollerinde yansıttığını düşünüyordum. Fakat Shi Woo karakteriyle oyunculuk bazından kendini geliştirdiğini düşünüyorum. İkinci adam karakterlerine olan zaafımın kurbanı olan oyunculardan biri olmayı başardı. Şımarık idol tiplemesinin getirmiş olduğu kendini beğenmişlik kavramında çığır açtı. Rahatsız edici miydi? Kesinlikle hayır! Aksine L'in bu karekterle özdeşleştiğini düşünüyorum.
İkinci adam karakteri Shi Woo; esas kızımız Se Na ile hikayenin başında kedi köpek gibi birbirlerine girmiş olsalar bile "her aşk kavgayla başlar" tezinin idol Shi Woo üzerinde etkili olduğunu gördük. Onun Se Na'ya olan sevgisini izlemek rahatsız etmedi. Aksine bir çok sahnede birlikte görmeyi çok istediğimi itiraf ediyorum.

Shi Woo'nun masum aşkı; sizce de bakmıyor mu?
Senaryo kötü olmasına rağmen diziyi her hafta kaçırmadan izlememde iki neden vardı. Birincisi Bi Rain'in sevimli hallerini izlemek. İkincisi L'in kendini beğenmiş halleri. Tabi diğer etkenleri saymıyorum bile. Şu zamana kadar izlediğim Kore dizileri arasında en karizmatik ve anlayışlı başkanlardan biriydi. İkisinin Se Na'dan hoşlanması üzerine girdikleri ağız dalaşı görülmeye değer. Özellikle Shi Woo'nun başkan dediği kişiye Se Na konusunda laf sokması güldüren sahnelerdi. Fakat genel olarak baktığımızda Bi Rain'in sevimli hallerini izlemek hepsinin üstünde kaldı. İlk başta dediğim gibi Bi Rain'in karizması senaryoyu yerle bir etti. Hyun Wook ve Se Na aşkında birbilerine yakışmıyorlar diye bir çok eleştiri aldılar. Bana sorarsanız Se Na ve Shi Woo'nun yaydığı enerji çok farklıydı. Bi ara ah Shi Woo nasıl üzülecek diye düşünsem bile Hyun Wook ve Se Na arasında ki iletişim ve aşk daha başkaydı. Eleştiri yapanların geneli arada ki yaş farkından ötürü o şekilde eleştirdiklerini düşünüyorum. 
Bi Rain'in şevilesi hallerinden bir kuble paylaşsam yanlış olmaz heralde.
Bölüm-1
Bölüm-2
Hoya; dizide Infinite Power grubunun üyesi Kang Rae Heon'u canlandırdı. Benim gibi Reply 1997'nin  Hoyasını severler çok bir şey beklemesinler. Dizide ilk bir kaç bölümde yer aldı. Aslında biraz daha fazla yer verilmesini tercih ederdim.
Hoya'nın daha çok yer almasını isterdim. Bu konuda ki nedeni açacak olursam; Shi Woo'yu gruplarında istemeyip ardından Infinite Poer ve Shi Woo arasında gerçekleşen mücadele olsa bile. Bunun sadece şirketler bazında göstermesi dışında. Birbirine düşman olan iki idolün mücadelesi eksik kaldı. En azından Hoya'nın Kang Rae Heon rolüyle biraz da görebilmemiz gerekiyordu diye düşünüyorum. Senaryonun eksikliklerinden biri de bu oldu.
Cha Ye Ryun; dizide Hyun Wook'a çocukluğundan bu yana aşık olan Shin Hae Yoon'u canlandırıyor. Daha önce Golden Rainbow dizisinde izledim. O dizide bildiğin bu kızdan nefret dahi etmiştim. Açık konuşayım kötü karakterleri oynayabilecek en iyi aktiristlerden biri. Mimikleri, konuşma tarzı fazlasıyla yatkın. Dizinin ilk bölümlerinde "Tamam bu kız bizim kıza çok çektirir" dedim. Fakat gel gör ki Senaristlerin ilk başta çizdiği imajla bitime doğru çizdiği imaj çok farklıydı. Şu şekilde açayım; Shin Hae Yoon ilk aşkı Hyun Wook'u o kadar seviyor ki ölmüş sevgilisini dahi kıskanıyor. Hatta bunu da es geçtim Hyun Wook'a vefat eden sevgilisinden yadigar kalan köpek Dal Bong'u bile çekemiyor. Böyle bir kızken hemen yumuşaması bana anlamsız ve saçma geldi. Daha doğrusu dengeyi sağlayamadıklarını düşünüyorum. 
Kim Jin Woo; ANA şirketinin başarılı  ve yakışıklı söz yazarı Seo Jae Young karakterini canlandırıyor. Quenn In Hyun's Man dizisinde şımarık idol rolüyle izlemiştim. Dizinin kötü ve kıskanç karakteri diye tanımlasak yanlış olmaz. Hyun Wook ortadan kaybolmadan önce onun gölgesinde kaldığı için eziklik duyan Jae Young onun dönüşüyle kendini ihanete uğramış hissettiğinde olacak ki yapmadığı kötülük kalmadı. İzleyince fark edeceksiniz. Dizi de havada kalmış konularda biri de Seo Jae Young durumu. Dizi boyunca yaptığı bütün hatalar ve kötülükler sayesinde bir konu oluştu. Sonunda başına gelen iyi ya da kötü her durumu senaristlerin atlı koşturur gibi geçiştirmesi yakışmadı. Hoşuma gitmeyen ikinci durumlardan biriydi.
Dizi kadrosunda görüpte mutlu olduğum ender oyunculardan biri Alex Chu. Dizide ki Baw Sung Jin karakteriyle gönüllerde taht kuracak adam. Gerçi kendi adıma her dizide gönlümün gizli köşelerinde yerini sağlama aldı. Saçma sapan rollere bile girse adamı samimi buluyorum o ayrı. Hatta artık başrol oynamasını diliyorum. Dizide Lee Hyun Wook'un yakın arkadaşı ve müzik hocasını canlandırıyor. Lee Hyun Wook'a dair her şeyi bilmektedir. Alex Chu daha önce Medical Top Team, I Need Romance 3 ve Hotel King dizilerinde izlemiştim.
Dizide sesi güzel bu kadar oyuncu varken ostlar nasıl olur diye düşünmeden edemedim. Tek üzüntüm Bi Rain söylememesiydi. Dizi sonuna kadar umudumu kaybetmesem de bittiğinde hüsrana uğradım. O güzel sesinde bir şarkısı olmalıydı bu dizide. Dizide bana göre Se Na'nın bestesi olarak yer alan, diziye G.O.D grubunun solisti Kim Tae Woo'nun konuk olduğu  ve söylediği "I Only Want You"şarkı  efsanelerden biri. Zaten aşırı seviyorum Kim Taw Woo'nun sesini. Dizide kısa kısa yer alması mutlu etti. Park Mi Young "Crayz" hepsinden güzeli ise Alex Chu'nun " I want to love you" , Krystal "All Of Sudden" şarkıları gönlümde taht kurdu.
Se Na'nın Shi Woo'nun geri dönüşü için yaptığı şarkı "Song For You" dinlemeye
değer şarkılardan biri olduğunu düşünüyorum
Bi Rain'i, L (Myung Soo), Krystal, Alex Chu gibi oyuncuları izlemek için ideal. Hepsinden güzeli ise Rain'in şapşik halleri keyifliydi. İzlememiş olanlar için uyarım senaryo klasik çok fazla bir şey beklemeyin bu açıdan ama sırf oyuncular için keyif ala ala izleyebilirsiniz. 
Senaryo; şu mükemmel ekibi gitmedi be.

11.11.14

Çizgi Roman Dünyası "Büyülü Dükkan"

Haftasonu zamanımın çoğunu Kadıköy'de geçirmeyi severim. Geçen cumartesi uzun zamandır görmediğim arkadaşımla vakit geçirdik. Öyle güzel bir dükkan keşfettik ki, mutluluktan uçabilirdik. Aslında daha önce nasıl keşfetmemişim kendime hayret ettim. Halbuki, Kadıköy'e yolum düştüğünde gittiğim Big Yellow Benzin Cafe'nin tam karşısında. Daha içeride sohbet ederken "Büyülü Dükkan" adıyla dikkatimi çekti. Sohbetimiz sona erdiğinde ilk işimiz bu sevimli Çizgi Roman dünyasının içinde kaybolduk. Resmen çocuklar gibi şen olduk.

Çocukluğumun simgesi ŞİRİNLER.  "İyi bir çocuk olursanız belki şirinleri görebilirsiniz"
"Büyülü Dükkan"; Türkiye'nin en büyük çizgi roman mağazası. Yerli-yabancı çizgi romanları bünyesinde barındırıyor. Karikatür ve çizgi roman dünyasına ait hemen hemen her sayının bulunabileceği sıcak samimi ortamın yanı sıra, çalışanların bilgisi ve güleryülzü davranışları ile kolay kolay çıkmak istemeyeceğiz mekan olacağını garanti veriyorum. Çay ve kahveyi esirgemeyen eşine pek rastlanmayan nezih bir ortam.


Çizgi romanların yanı sıra; fantastik dünyanın kahramanlarının bulunduğu kupalar, anahtarlıklar gibi bir çok hediyelik eşyaya rastlıyoruz. En çok mutlu olduğum şey ise; Zagor serisini görmüş olmam. Çünkü çocukken annemden çok dinlerdim. Onların zamanında çizgi romanlar şimdi ki döneme göre oldukça popülermiş. Anneme hediye etmek için "Zagor" çizgi romanını temin ettiğim 
 için mutluyum.

Zagor, annemlerin çocukluğun çizgi romanlarından. O kadar çok dinledim ki annemden gördüğümde çokmutlu oldum
Kadıköy'de PTT  sokağında; Big Yellow Benzin Cafe'nin hemen karşısında.  
Adres: Neşey Ömer Sok. No:3/1-Kadıköy
Facebook adresleri: TIKLA
twitter adresler: TIKLA

İsmi gibi Büyülü bir ortama tekrar girmek için sabırsızlanıyorum. Umarım en kısa zamanda yolunuz "Büyülü Dükkan" mekanına düşer.. Benim yaşadığım hazzı sizde yaşarsınız.

6.11.14

33. Tüyap Kitap Fuarı Başlıyor!

Her yıl dört gözle beklediğim bu sene 33. düzenlenecek olan İstanbul Uluslararası Kitap Fuarı 8-16 Kasım tarihleri arasında başlıyor. Fuar bu sene "Sinemamızın 100. Yılı" teması ile gelenleri selamlayacak. Bu konuya ait onur konuğu Atilla Dorsay; sinema eleştirmenliği, yazarlığı ve yaşamı üzerine söyleyişiler gerçekleştirecek. Bir diğer onur konuğu  ülke ise Macaristan olacak. Macar kültürüne dair bilgi edinmek isteyenler 8-11 Kasım tarihleri arasında Uluslararası Salonda etkinliklere dahil olabilirler. Farklı kültürlere merakım olduğundan mutlaka uğrayacağım..
O fuar alanında içer girdiğimiz kitapların kokusu beni mest edeceği için heyecanlıyım. Sene de bir kez gerçekleşmesi haksızlık değil mi sizce de ?
Birbirinden çok sevdiğimiz kitap yazarlarımızın imza günleri; TIKLA
İmza günlerinin tarihinin hafta içine denk gelmesi beni derinden yaraladı..
Yinede kitap fuarlarını seviyoruz. 
Fuardan kaç kitap ile ayrılacağımızı düşünemiyorum bile..
Fuar sonrası yazımla görüşmek dileğiyle..