25.7.14

Ballad Şarkıların Kralı K.Will!

K.Will'i ilk dinlediğimde yaşından haberim yoktu. 1981'li öğrendiğimde küçük çaplı bir şok yaşadım. Şarkıları ayrı güzel klipleri bambaşka güzel. O yüzden ballad şarkıların kralı demekten hiç çekinmiyorum. Bildiğim kadarıyla vokal koçluğu yapıyor. Bunların yanı sıra oyunculuk, söz yazarı ve beste yapmaktan geri kalmıyor.2006 yılında "A Love To Kill" filminin "Dream" adlı Ostu seslendirdikten sonra adını duyurmuştur.2007 yılında ilk albümü "Left Heart" yayınladı. O gün bugündür her sene albüm çalışmaları yapmakta. 2008 yılında "Love 911" single, 2009 yılında mini albümü "Dropping the tears" yayınladı. Aynı yılın Kasım ayında ikinci albümü "Miss, miss and miss" geri dönüş yaptı.
Ballad şarkıların kralı olduğuna bakmayın gerek ostlarla gerek besteleri ve Outsider ile" Loner" şarkısında rap konusunda kendini kanıtlamıştır. Bence gayet makul bir çok rap yap Kpop idollerinden daha iyi.
 K.Will'in en çok sevdiğim özelliği şarkısından klibine kadar bir çok insanla çalışıyor olması onun geri dönüşlerini bekler duruma düşüyorsunuz.Grils Generetion'dan Yuri,  "Droppin the tears" müzik videosunda yer alırken Tiffany "A Girl Meets Love" şarkısında düet yapmıştır. Lee Min Ho'nun Boys Over Flowers zamanında K.Will'den vokal koçluğu istediğine dair bir şeyler okumuştum. 
2010 yılında, K.Will "Present" şarkısında Beast'den Lee Gikwang, Mblaq Thunder, Ukiss DongHo, Jin JiHwe ve Hwang Suk Hyun klibinde ve şarkılarından görüyorsunuz. En sevdiğim düetlerinden biri Sistardan Hyorin ile söyledikleri "Endless Love" şarkısı.. Hyorin'in harika sesiyle K.Will'in ses renkleri birbiriyle fazlasıyla uyumlu..Şarkı o kadar iyi ki uzun süre müzik listelerini altüst etti. Bundan bir süre sonra ikinci mini albümü yayınlandı  Lee Joon ve IU'nun klibinde oynadı. "My Heart Beating" ve İnkagoya'da birincilik kazandığı bildiğiniz listeleri altüst etti Bu şakıyı bir kere dinlemeniz yeterli. Kulağa aşina geldiğinden ister istemez müziğe kendinizi kaptırıyorsunuz. Güney Kore'nin sevilen programı sesi güzel olan idollerin katıldığı Immortal Song 2 programına katıldı. Bu programda 3 kez ödül kazanan tek şarkıcı ünvanını eline geçirip, rekor kırdı. 2012'de ard arda beş şarkıcıya karşı kazanınca zirvede bırakıp programdan ayrıldı.
K.Will üçüncü mini albümü "I need You" yayınladı. Fakat bir kaç hafta sonra albümün adını "I Hate Myself" olarak değiştirdi. I Need You klibinde Ji Chang Wook, Sistar'dan Bora  ve Yeo Jin Gunun oynadığı şarkı yayınlandığı gün ikinci sıraya çıkarken I Hate Myself şarkısı altıncı sırada yer aldı. I Need You şarkısıyla K-Chart ödülünü kazandı. Bi sonraki albümü "The Third" Birinci bölüm; şarkısı olan "Please Don't.." bana sorarsanız şu zamana kadar yaptığı şarkıların en iyisydi.  Klibinde Sistar'dan Dasom ve oyuncu Seo In Guk oynadı.. Bu güzel klip özgünlük ödülü için övüldü... 2. bölüm şarkısı olarak "Love Blossom". Her klibinin bir hikayesi olduğu gibi bu şarkınında mini dizi tadında. Infinite grubunun L'i ve Sistardan Dasom yer alıyor
Bir diğer dinlemekten keyif aldığım klibinde Chanyeol'un oynadığı "You don't know love" tartışmasız en sevdiğim şarkılarının başında geliyor.. Sizede tavsiye ederim.. K.Will'i onu az çok tanıyanlar bilir geçen senenin aralık ayıydı yanlış hatırlamıyorsam Noel grubundan Jeon Woo Sung ile beraber seslendirdiği ve klibinde Lee Seung Gi'nin yer aldığı "Perfume" adlı şarkı yayınlandı.
K.Will yakın zamanda beşinci mini albümünü "One Fine Day" yayınladı. Birinci albümünde IU,Ji Changwook,Thunder, Sistardan Soyu ve Boyfriend grubunun üyesi Minwoo'nun yer aldığı videonun ardından, K.will belgeselinin ikinci bölümüde yayınlandı. Önceki bölümde Beast Gikwang, Ahn Jaehyu,Bora, Lee Joon yer alıyor. 25 haziran'da beşinci mini albümünün çıkış parçasını yayınladı. Diğer kliplerinde olduğu gibi "Day 1" şarkısında Roommate programının sevilen oyuncusu Park Minwoo'ya Sistar grubunun üyesi Soyu eşlik ediyor. Starship şirketini bu konuda takdir ediyorum!
K.Will'in kendi şarkıları dışında yaptığı düetlerde çok ses getiriyor Kpop camiasında. İzlediğimiz bir çok başarılı dizinin müziklerinde onun sesini duyuyorsunuz. Kim bilir bilmeden onun şarkılarıla anılarınız hayat buluyordur. The 2 King Heart- Love Is CrayingMy Love From The Star-Like a StarBrillint Legacy-Love is Punishment, A Love Kill-Ggoom aslında çok fazla ost seslendirdiği için hepsini tek tek yazmak vaktimi alır. Birazda yaptığı düetlernden bir kaç tanesini paylaşayım sizlerle.. K.will&Mamamo Pepermint Chocolate , K.Will&Chakun "Even If You Play", IU&K.Will "Let It Snow".. 
K.Will sevmeye etkileyici sesiyle söylediği ostlarla başladım.. İnsan bir şarkıyı uzun süre dinleyince sıkılır ara verir ya dinlemeye K.will dinlerken olmuyor. İnsanın dinledikçe dinleyesi geliyor. Umarım dinlerken sizde benim kadar keyif alırsınız. 

24.7.14

#Kitap Mimi

Her zaman Güney Kore alakalı mimlenecek değiliz değil mi? Bu sefer ki mim'in konusuna bayıldım. 
Bu güzel konuda beni mimlediği için Düda'ya teşekkür ederim.
1-Ne sıklıkla kitap okursunuz?
Çok sık kitap okuduğum doğru.. Özellikle işe gelip giderken yolum uzun olduğundan mutlaka yanımda kitap bulundururum. Böyle durumlarda boş zamanlarımı kitap okuyarak geçiririm.
2-En sevdiğiniz yazarlar?

Güzel bir kitap arşivine sahip olduğum için doğal olarak sevdiğimde yazarlar fazlasıyla var. Kategori bazında bakarsak;
Kişisel Gelişim: Tony Buzan, Joe Vitale ve Metin Hara
Fantastik: J.R.R. Tolkien (tek geçerim), Stephen King, George R.R. Martin 
Şu an aklıma ilk gelen yazarlar bunlar oldu. 
3-En sevdiğin kitaplar?
Ortraokula giderken Türkçe Öğretmenim doğum günümde bana Alexandre Dumas "Monte Cristo Kontu" kitabını hediye etmişti. . Olay örgüsünün ince tığla harika işlendiği bir kitap olduğunda vazgeçilmez olarak sevdiğim ilk kitabımdır.
4-Bugüne kadar en beğendiğin kitap serisi?
Bunu takip eden kitapların başında J.R.R. Tolkien'in harika hayal gücünü bize yaşatan kitap Yüzüklerin Efendisi serisi.. Filmini ayrı severim ama kitabının yeri okuyanlar bilir, farklıdır. Bir diğeri iseGame Of Thrones'un kitap serisi olan Taht Oyunları serisi..

5-Daha çok hangi tarz kitap okumaktan hoşlanırsın?
Elimden geldiğince her tür kitabı okumaya çalışırım. Fakat fantastik roman türleri daha çok ilgimi çekiyor. Ablam'ın üzerimde uyguladığı baskılar sonucu bir ara fazlasıyla kişisel gelişim kitaplarına hakim olma fırsatı buldum. Bu baskının sonucunda bu tür kitapları da sevdiğime kanaat getirdim.
6-En son hangi kitabı okudun?
Dün bitirmiş olduğum Debbiee Macomber- Küçük Mucizeler Dükkanı.. 
7-Şu an hangi kitabı okuyorsun
Metin Hara- Aşkın İstilası Yol kitabına bu sabah başlamış bulunuyorum..
8-Kitap blogları hakkında ne düşünüyorsun?
İnternet çağında olduğumuz şu dönemde kitap okuyan nesil günden güne azaldığını düşünüyorum. Elimden geldiğince çevremdekilere kitap okumayı aşılamaya çalışıyorum. Tıpkı ablamın bana yaptığı gibi..Kitap bloglarını takip etmeyi seviyorum Nabrut ve Seyhan'ın paylaşımlarını okumayı seviyorum. Bir çok güzel romanı onların sayesinde tanıyıp okuma fırsatı buldum. 
9-Kitap okumak sizin için ne ifade ediyor?
 Duygularımı en üst seviyede yaşayan biri olarak bir kitabı bitirdiğimde dünyayı fethetmiş gibi hissediyorum..
Benim mimlediklerim;

22.7.14

You're All Surrounded / Kore Dizisi

Haftasonu efsane ekibime veda ettim. Çok uzun zaman başlaması için gün saydığım You're All Surrounded bir çırpıda bitiverdi. Birbirleriyle olan uyumlarını sevdiğimden olsa gerek bu ekibi başka projelerde tekrar görmeyi çok içten diliyorum.Gangnam polis karakolu olalı, liderlerinden çaylak dedektiflere kadar böyle karizmatik, komik ve eğlenceli bir ekip görmemiştir. Dört çaylak dedektifin polis karakolunda işe başlamasıyla olaylar örgüsü de birer birer çözülmeye başlayacak. Küçük yaşta annesini kaybeden cinayetin arkasında kimlerin olduğunu araştırmak için dedektif olan Dae Gu'nun takım liderine karşı tutumunun nasıl olacağını izleyeceğiniz harika bir dizi...
Lee Seung Gi-Dae Gu
Dae Gu karakterini Lee Seung Gi canladırıyor. Bilmeyenler için söylüyorum daha önce My Girlfriend is a GumihoThe King 2 Heart ve Gu Family Book dizilerinde başarılı bir performans sergiledi..Annesinin küçük yaşta cinayete kurban gitmesinin ardındaki sebebin ne olduğunu ne olduğu öğrenebilmek için dedektif oldu. Hayatta hep tek olduğu için agresif, soğuk ve kimseyle yakınlıkkurmayan bir çocuk Dae Gu..
Go Ara-Eo Soo Sun
Eo Soo Sun karakterini güzel oyuncu Go Ara canlandırıyor. Daha önce Reply 1994'te başarılı oyunculuğu ile benim tarafımdan artı puan aldı. Dae Gu ile aynı yerde yaşlamış onun annesi öldükten sonra onun izini kaybetmiştir. Aslında tek hayali şarkıcı olmak olan Soo Sun dedektif olmaya karar verir. Kaderin cilvesine bakınız ki çocukluk arkadaşı Ji Young ile aynı karakolda işe başlarlar fakat o bunu bilmez.
Ahn Jae Hyun-Park Ta
Park Tae Il karakterini, Ahn Jae Hyun canlandırıyor.Aslında model olan Jae Hyeon'u ben  You Who Came From The Stars dizisinde tanıdım. Orada ki liseli çocuk karakterinin aksine ağır başlı ve gizemli biri olarak karşımıza çıkıyor. Senaristlerin konu Tae Il olunca sağ gösterip sol vurma çabaları biraz saçma olmasına rağmen bizi uzun süre merakta bıraktıkları için saygılarımı sunuyorum.

Park Jung Min-Ji Gook
Ji Gook karakterini Park Jun Min canlandırıyor. Bundan önce bir çok dizide izleme fırsatı bulmuştum.Hot Blooded Youth ve Adolescence Adley izleme fırsatı bulmuştum. Fakat hepsini bir kenara oynadığı bu rolü bi kenara. Bizim Gook resmen harikalar yarattı. Bir dedektif 4 kere rehin alınır mı ? :(

Takım lideri Seo Pan Seok karakterini başarılı oyuncu, Cha Seung Won canlandırıyor. Adaleti sağlayacağım diyerek DaeGu'nun Ji, annesinin ölümüne sebep olduğunu zanneder yıllarca..Ortadan kaybolan Dae Gu'yu yıllarca aramasına rağmen izini bulamaz.. Kaderin bir diğer cilvesi onlara bir oyun oynar takımına giren dört çaylak dedektiften biri izini bulamadığı Dae Gu'dan başkası değildir.. Efsane Pan Seok ilk başlarda bu ekibi kabullenmekte güçlük çekse de onun en güzel özelliği kendi çocukları gibi onları benimsemesi oldu... Onlar için en çok kullandığı cümle ise; "Kimse benim çocuklarıma bunu yapmaz" demesi.. Bir diğer takım lideri Lee Eung Do karakterini Sung Ji Ru canlandırıyor. Bu adamın çocuklara olan ılıman tavırlarını çok sevdim. Her zaman çocukların yanında oldu. Beş çocuk babası olduğundan olacak çocukları çok kolladı, yanlarında oldu..
Diziden biraz söz etmeliyim. Finale kadar bizim merakımızı taze bırakan senaristleri takdir ettim. Hemşireyi kim öldürdü? Sebep neydi? Dae Gu Pan Seok'a neden düşman oldu? Olayların arkasında ki para babası kim diye diye bitirdim diziyi. Senaristlerin son dakika golü takdire şayan bir hareket olmuş.. Gook'un iki üç bölümde bir rehine alınması buna isyanı, Tae Il'in büyük sırrı, Dae Gu'nun neden kimliğini gizlediği ve bunların ötesinde Eo Soo Sun'un ortağına yakınlaşma çabalarına karşılık bulamaması güzel ayrıntılar.. 
Güney Kore dizilerinin klişeleşmiş olaylarından sadece biri bağcık bağlama olayı.. Senaristler bu klişe olayı dezavantaj kurtarmış avantaja çevirdiler. Zira izlediğiniz zaman hak vereceksiniz...
Bu kaçamak bakışlara hayran olunmaz da kime olunur he?
Beni takip edenler bilir. Klasik olayım dizinin şarkıları.. Benim görsel ve işitsel hafızam daha baskın olduğu için bütün bunlar. Bu yüzden müzik ile sahnenin uyumu önemli benim için.. Lee Seung Chul "I'm In Love" Dizi müziklerinin kraliçesin Taeyeon "Love, That One Word" .. Bana sürpriz olan kişi ise; Ahn Jae Hyun'un seslendirdiği "That was You" şarkıları oldu.. Fakat dizinin bir sahnesi vardı ki orada bir şarkı çaldı uzun uzun aradım indirip dinlemek için. Coffee Boy feat Ha Eun birlikte seslendirdiği "I'll be on your side" Kwon Jin Ah "I Only See You".. Benim sevdiğim şarkılar.. Dizi hakkında sadece ana bilgilerden bahsettim izlerken keyif almanızı istediğim gibi. Umarım seversiniz. 

17.7.14

#mim Benim Çiftlerim

Renli Tırtıl 'ın mimlediği yazısıyla güne başladım. Öğrendiğimden beri düşünüyorum acaba kimleri aynı yapım içinde görmek isterim diye. İşin içine girdikçe bir sürü çift düşündüm.  O zaman başlayalım :)
  • Yoon Eun Hye ve Zo In Sung.. İkisini dizi projesinde birlikte görmeyi çok isterim. Fakat görmek istediğim dizinin türü kesinlikle dram olmalı. Yoon Eun Hye Missing You, Zo In Sung ise Winter Blows The Wind Blows dizilerinde ki oyunculuklarıyla bana kattıkları duyguları hatırladım da kesinlikle harika bir iş ortaya çıkacaktır diye düşünüyorum.
  • Ha Ji Won ve Gong Yoo.. İkisininde kesinlikle bir projede yer almasını istiyorumÖyle romantik komedi falan olmayacak, aksiyon-polisiye olacak. İşte o zaman bu iki çiftimiz reytingleri altüst eder diye düşünüyorum. İkisini daha önce birlikte düşünmemiştim. Fakat bir kaç gün önce Ha Ji Won bir röportajında, Gong Yoo'nun beraber oynamak istediği oyunculardan biri olduğunu dile getirmişti.. Düşündüğümde, harika olur!
  • Park Shin Hye ve Lee Jong Suk.. Fotoğraf çekimlerinde birbirleriyle partner oldular fakat ikisini herhangi bir yapımda izleme fırsatım bulamadık.Okul temalı konular hariç romantik komedi türünde bizi şaşırtmasını istediğim çiftlerden sadece biri. 
  • Shin Min Ah ve Kim Woo Bin.. Bir derginin çekimlerinde gördüm ikisini. Uyumları aşırı beğenmiştim. Forum sitesinde arkadaşlarla muhabbet ettiğimiz vakit de dile getirmiştim. İkisini dizi ya da film projesinde birlikte görmek istiyorum diye.. Shin Min Ah'ın masum güzelliğiyle Kim Woo Bin'in erkeksi bakışlarını göz önünde bulundurursak neden olmasın diye düşünüyorum. 

Aslında daha bir sürü çift çıkarırdım birlikte dizilerde filmlerde görmek istediğim fakat biraz daha devam edersem işin içinden çıkamayacağımı fark ettim. Hazırlarken eğlendiğim bir mim oldu. Kim düşünüp yaptıysa ellerine sağlık. Beni mimleyen Renkli Tırtıl'a teşekkür ederim. Düda'nın Feneri, Çelen'in Sazı sizlerin çiftlerini de bekliyorum..

16.7.14

The Fault In Our Stars

  "Aynı Yıldızın Altında".. ..John Green imzalı kitabın orjinal adı "The Foult In Our Stars" Shakespeare'nin Julius Cesar oyununda ki bir cümleye gönderme olduğunu belirterek başlamalıyım..Başına gelenleri bizlere Hazel anlatıyor.

16 yaşında ki Hazel üç yıl boyunca tiroid kanseriyle boğuşmaktadır ve akciğerlerine de sıçradığı için yanında bir oksijen tüpüyle gezmektedir. Kanserli hastalar için oluşturulan destek grubunun bir terapi seansı sırasında Agustus ile tanışır. Augustus da beyin tümörüyle savaşmış ve bu yolda bir bacağını kaybetmiştir. İki birlikte zaman geçirdikçe birbirlerine aşık olurlar. Akciğer tedavisi için hastaneye yatırılan Haazel'in yanından bir an dahi ayrılmayan Augustus, sevgilisinin çok istediği bir hayali gerçekleştirmek için onunla birlikte yola çıkar. Planlarına göre Amsterdam'a gidecek ve Hazel'in en sevdiği yazar Peter Van Houten'i bulmaya çalışacaklar.. 

Filmde ölüme, acılara olgunca bakmanın altı çizilmiş ve bu anlamda aslında çok da duygu sömürüsüne giden bir yaklaşım olduğunu söyleyemem. Fazla gerçekçi ve acıklı bir hikaye olmasına rağmen mizahın da eksik olmadığı filmi en tatlı haline sokan detay iki gencin mesajlaşmaları esnasında perdede beliren baloncuk efektleri. Başka bir yer de kullanılmamış fakat abartıya da kaçılmamış olması. Filmin gerçekçi dokusuna çocuksu hava katması filmi hoş bir hale soktuğunu söyleyebilirim..
Hazel karkterini başarılı bir şekilde Shailene Woodley canlandırırken ;Augustus karakterini  ise Ansel Elgort canlandırıyor. Bu ikilinin beraber oynadığı ikinci film  bir kaç ay önce vizyona giren Uyumsuz adlı filmde yer almışlardı. O filmi de izleme fırsatı bulmuştum.. Bu filmde birbirleriyle olan uyumlarını tek geçebilirim.
Her türlü olgun yaklaşıma rağmeni umutla hayata bağlı ve sevgiyi bilen iki gencin ölümle yüzleşmelerini izlerken yanınıza mendil bulundurmanızı öneririm. Zira birbirleriyle olan uyum ve kimyasını göz önünde bulundurursam oyuncuların hakkını teslim etmem gerek..

14.7.14

Roommate / Kore Programı

Çocukluğum döneminde bir BBG programı vardı.. O dönemlerin en popüler program şovlarından biriydi.. BBG evine daha çok ismini duyurmak isteyen insanlar katılırdı.. Bu programda kavgalar, tartışmalar, eğlenceler havada uçuşurdu.. İnsan bir süre sonra izlemeye sıkılırdı. Avupra'da da bir çok ülke BBG şovunu uygulamıştır. Fakat; yıl 2014; Güney Kore'de böyle bir şov programı yapar yapmasına da onların şovları pek bi güzel pek bi eğlenceli olur.. Ev halkına katılan her biri ünlüdür.. Siz düşünün izlerken nasıl keyif aldığımı.. Öyle güzel bir evde yaşıyorlar ki insanın izlerken içi açılıyor. Hele bir bahçesi var ki yaz akşamlarının vazgeçilmez mekanı olur çıkar.. Özellikle evde yaşama hakkı kazanan yurtta kalan çocuklar için ev ayrı güzel gelecek.. Bu büyük evi ancak kalabalık bir aile paklar değil mi? O zaman ailemizi tanıyalım..
Oda arkadaşları: LEE DONG WOOK-JO SE HO
Lee Dong Wook; 1981'li bu yaşına kadar ailesiyle yaşamış başarılı bir oyuncu..Onu Strong Heart programının sunucusu olarak tanıyordum. Şu sıralar Hotel King dizinde oynuyor. Sayısız dizi, film ve programda yer aldı..Bu programla birlikte pek sevdim. Bu yüzden Hotel King dizisini günü güne izliyorum.. Jo Se Ho; 1982'li komedyen..Bu kim kim diye düşünüyordum program ilk başladığında sonrada You Who Came From Star dizisinde kütüphanede ki ikili olduğunu partnerini gördüğümde hatırladım.Roommate evinde en çok güldüğüm oda arkadaşları.Se Ho komedyen olunca bir çok şakanın altında bu ikisi çıkıyor elbette :)
Oda arkadaşları: NANA-HONG SOO HYUN
NANA;1991'li idol.. After School grubunun üyesi.. Daha Orange Caramel alt grubunda faaliyet gösteriyor. Daha önceleri mankenlik yapmış. Zaten fiziğinin güzelliğinden tahmin edilecektir. Bu kızın odada ki halleri, konuşması ilk başlarda izlerken bir çok kişiye itici gelebilir fakat bir süre sonra nedeni anlatınca insan üzülüyor: Hong Soo Hyun; 1981'li oyuncu.. Bu kız ciddi anlamda evin en güzeli.. Bir çok dizi ve filmde rol almış. Oynadığı her rolünde hakkını vermiş. Lie To Me dizisinin Eun Hye'nin yalan söylemesine sebep olan arkadaşı rolünden hatırlarsınız.. Bu programda evin erkeklerinin bir çoğunun ideal tipi.

Oda arkadaşları: CHANYEOL-SHİN SUNG WOO
Park Chan yeol; 1992'li EXO'nun sevimli üyesi. Evin en saygılı çocuğu. Shin Omma'nın göz bebeği. Ona bildiğin bir anne bir baba şefkati gösteriyor. Belkide onun dediği gibi gençliğine çok benzettiği içindir. EXO'nun yaramaz çocuklarını yavaş yavaş böyle programlarda görmek güzel değil mi? :) Shin Sung Woo ;1968'li tecrübeli şanatçı, eski idollerden.. Güney Kore'de hala dinlenen klasik şarkıların sahibi..Ortaokuldayken yalnız yaşamaya başlayan bu adamın programı kabul etmesinde ki sebep yalnızlık, aile kavramını tekrardan hissetmek. Onun evde ki lakabı "Shin Omma" ona bu ismi takan Nana :) Yaşının verdiği olgunlukla hepsine anne gibi kucak açtı.. Evde ki yemeklerden sorumlu, bilmediği bir şeyde yok :)

Oda arkadaşları; PARK BOM, SONG GA YEON, LEE SO RA
Park Bom; 1984'lü 2NE1 grubun üyesi. Mükemmel sese sahip. 2NE1 üyelerini az çok tanıyordum, Dara'nın hastasıydım. Fakat bu programdan sonra Bom'u tek geçiyorum.Bizim dünyaya başka bir gezegenden gelmiş olmalı. Uykusundan uyanıp insan baş ucundaki ekmeği yiyip tekrar geri uyur mu? :) Onu uyandırmanın en iyi yöntemi yemek hazır deyin yeter.. Onun bu hallerini izledikçe sevesim geliyor. Bir de her olaya kolaylıkla inana bi yapısı var. Se Ho ve Dong Wook'tan kurtuluşu yok.. Song Ga Yeon; 1994'lü güzel dövüşçü.. Bu kız dövüşçü olmak için fazla güzel değil mi ? :) Evin en küçüğü olduğundan ailenin her bir ferdi ona farklı bakıyor, sahipleniyor. Onunla ilgili gizli bir çok bilgi edindik doğal olarak.. Bence dizilerde görürüz yakın zamanda.. Lee So Ra; 1969'lu süper model. Miss Korea güzellik kraliçesi desek daha doğru. Şu yaşındaki fiziğine bakacak olursak hala fıstık gibi. Doğruyu söylemek gerekirse  yalnız yaşayan biri olduğundann ilk başlarda evin düzenine çok alışamayacak gibi duruyordu. Fakat evin fertlerine uyum sağlayıp onları tanıdıkça beklediğimden iyi dayandı.. 
Oda arkadaşlar; SEO KANG JOON-PARK MİN WOO
(Çiçek kardeşler)
Seo Kang Joon;1993'lü oyuncu.. İlk izlediğim program Roommate oldu. Burada tanıyıp Cunning Single Lady dizisini izledim. Bu çocuk yüzünün güzelliği ve oyunculuğuyla çok iyi yere gelecek.. Özellikle benim biricik Eun Hye ile çekildiği fotoğraflara bakınca bunu hissetmemek mümkün değil.. Park Min Woo; 1987'li oyuncu..Flower Boy Ramen Shop dizisinde izlemiştim. Orada ki halinden şimdi eser yok desem.Resmen kas yapmış, hoş olmuş. Evde en çok güldüğüm ikili. Bazen birbirleriyle konuştuklarında hiçbir şey anlamıyorsunuz merak etmeyin sizin gibi aslında onlarda ne konuştuklarının farkında değiller :) Park Min Woo'ya bazen çok kızıyorum kendisinden kaç yaş küçük çocuğa trip atıyor. Ciddiyim izleyince hak vereceksiniz..
Eğlenceli programı kaçırmamalısınız:)

Cunning Single Lady / Kore Dizisi

Diziye başlama sebebim Seo Kang Jun idi. Rommate programını ilk bölümden beri takip eden biri olarak  kang jun dizisinin finalini kutladıklarına denk geldim. Açıp bakayım hangisiymiş bu diyerek rastladığım dizi Cunning Single Lady.. Oyunculara göz attığımda sevdiğim aktörü ve aktriste denk gelince hiç düşünmeden başladım izlemeye.. Romantik-komedi türünün hakkını veren 2014 dizilerinden biri.. Bu tür dizilerin genelde romantik kısmını ön planda tutmalarına rağmen Cunning Single Lady dizisinde komedi kısmına bi hayli yer vermişler.. Bu da diziyi izlenecek harika bir yapım haline getiriyor 

Konusundan biraz bahsetmek gerekirse; Na Ae Ra iyi bir yaşam düşleyen genç kızımız daha mühendislik bölümünde okuyan Jung Woo ile tanışır ve çok geçmeden evlenirler. Jung Woo'nun idealleri ve başarmak istediği internet program yazılımı ile ilgili başarılı sonuçlar alamayınca  borç üstüne borç gelince evliliklerinden sorunlar yaşamaya başlar iş boşanmaya kadar gider.. Üç yıl boyuncu Ae Ra eski eşinin borçlarını güç bela öder. Bunlardan hebersiz; Jung Woo ise zengin bir iş adamı olur.. Bu iki çiftin yılları kesişirse neler olur diye düşünmeyin bile açıp izleyin.. Tahmin ettiğinizden daha çok gülüp eğleneceksiniz..
 Lee Min Jung'u çok beğeniyorum. Boys Over Flower'da Lee Min Ho'nun şirin nişanlısı olarak sonra da Big dizisinden Gil Da Ran olarak izleme fırsatım oldu. Oynadığı her karakteri ayrı sevdim. Na Ae Ra karakteri de bunlardan biri. İlk başlarda eşini desteklemeyen biri olarak lanse edilse de işin iç yüzeyine bağlandıkça göreceksiniz ki işler hiçte görüldüğü gibi değil.. Yine de eşine o şekilde muamele etmesiydi daha iyi olurdu.. bir çok sıkıntının üstesinden gelmiş ayakta durmayı başarmış zekidir. Nitekim eski eşinin oluşturdu yazılımın fikir anası aslında kendisidir...Dizinin müptelası olmamda ki bir diğer sebep Joo Sang Wook.. Oyunculuğun dibine vurduğu karizmatik CEO.. Paraside Runch dizisinde ilk kez izlemiştim. Karizmatik rollerin adamı olduğu apaçık.. Romantik komedi türünün komedi türüne ince espiri ve nüanslarla harikalar yaratan adam.. Bu kadar övgüye kulak asın ve sırf bu adamın kıskanç eski eş tavırlarını görmek adına izleyin.
Kıskançlığın tıptaki adı "Aşk Hastalığı"
Rommate programını hiç kaçırmadan takip ediyorum. Seo Kang Joon ile tanışıklığım buradan oldu..Bir bölümde oynadığı dizinin final yaptığını öğrendim hangi diziymiş o diye araştırırken bu diziye rast geldim.. Kang Joon'un oyunculuğunu merakım ve oyuncuları sevdiğimden izlemem sebep oldu. Aslında merakım biraz işe yaradı.. Kang Joon'un canlandırdığı karakter ;Guk Seung Hyun. Zengin ailenin en küçük ve tek oğlu.. Yurtdışında yaşamış gezmediği ülke kalmayan bu çocuk aynı zamanda CEO'nun şirketine yatırım yapan ailenin ferdidir. Jung Woo'nun en kötü zamanlarında yanında olan bu çocukla abi kardeş gibidirler.. İkinci adam Seung Hyun'un sevgisi beni hiç rahatsız etmedi.. Aksine Jung Woo'nun eski eşine aşkını anlamasına sebep olması daha çok hoşuma gitti. Üzgünüm Kang Jun! :)
 Na Ae Ra'ya öyle güzel bakıyor ki insanın sevesi geliyor.. 


 Kızımıza aşık ikinci adam karakterimiz dizide yer alır da Ceo'ya aşık ikinci bir kadın karakterimiz olmaz mı? Tabi ki de olur! Birbirlerinin kötü günlerinde yanında olan Jung Woo ve Guk Yeo Jin arasında aslına bakarsın bende ilk başlarda bir şeyler olur diye düşünenlerdendim.. Zira Güney Kore dizilerinde sıkça rastlıyoruz. Fakat dizi klişelerin bir kısmında az da olsa uzaktı.. Sırf kız istiyor, yatırımcı diye karakterimiz eski eşini tekrar geri kazanmaktan vazgeçmedi.. Aksine işini kaybetmek uğruna devam etti.. İkinci karakter oğlumuz Seung Hyun gözü aşktan kör olmadı.. Sadece birlikte olmalarını sevdiği için istemedi bu da normal.. Ama diğer diziler gibi kötülük üstüne kötülükler yapmadı.. Aksine eli yine abisinin üstünde oldu.. Belki bu yüzden diğer romantik-komedi türlerine göre daha iyiydi... Romantik bir çok sahnesi olmasına rağmen beni etkileyen Komedi kısmı oldu.. Ceo'nun asansör sahneleri, Seung Hyun'un aşkını itiraf edeceğini öğrendiğinde engelleme çabaları, birlikte buluşmaya gidecekleri zaman ki kıskançlıkları ve bunları kabul etmemesi.. Çatıya çıkıp birbirleriyle telefonda konuşup kavga etmeleri falan harika ayrıntılardı..

Dizinin en sevimli ikilisi.. Infinite'nin güzel yüzü L (Kim Myung Soo) Ceo'nun bilmiş sekreteri Gil rolünde izliyoruz. Ceo ile Sekreter Gi arasındaki dialog efsane.. Kdramalarda çokça gördüğümüz sekreterler genelde soğuk yapılı insanların aksine Sekreter Gil'in tavırları Ceo'ya karşı bildiğin bir kardeşin abiye davranacağı türden idi. İkisi birbirini çok uzun süre tanıdıkları belliydi ama nerede, nasıl olduğunu dizinin son bölümlerine doğru öğreniyoruz.. Bizim sekreter Gil'inoldukça vefalı biri olduğunu öğreniyoruz.. Yalnız L'i genelde daha farklı rollerde izlediğimden bu bilmiş hallerini pek bi sevdim..
Dizi kadar ostlarınıda beğendim.. Yoo Sung Eun&GB9  "I Really Love You", Yoo Seung Woo ; " What Do I Do", Dohe&J. Min "Mirror Mirror", Sunny Hill "Cunning Thoughts" benim diziyi izlerken dikkatimi çeken şarkılar bunlar oldu.. Pişman olmadan izleyeceğiniz bir dizi ve dinleyeceğiniz şarkılar olur umarım.. 

7.7.14

Transformes: Kayıp Çağ

Transformes serinin müptelası olmam tamamıyla abimin suçu. Küçüklüğümde abime hayran bir kız çocuğu olduğumdan,  o ne izlese, ne yapsam onun peşinden giderdim. O zamanlar transformes serinin filmi ortalarda yoktu tabi.Fakat biz çizgi filmini hiç kaçırmadan izlerdik. Benim Transformes sevdam o zamanlarda başladı. Filmin çekileceğini duyduğum vakit ne çok sevinmiştim. İlk üç film televizyon kanallarında yayınlandı.. Son filmin çekileceğini duyduğum günden beri iple çekiyordum. Tabi vizyona girdiği gün sinemada buldum kendimi..
Serinin son filminde; Autobot ve Deception'lar arasında yaşanan son savaşın ardından dört yıl geçer Savaşta Chicago şehri yerle bir edilmiş ve binlerce insan öldürülmüş olsa da dünya ve insanlık büyük tehditten kurtulmuş olur. İnsanlık yaralarını sarmaya çalışırken Amerika Hükümeti de Autobotlar ile arasındaki ilişkiye iyice koparmış, hatta hayatta kalanları yok etmeleri için CIA özel birim oluşturmuştur. Teksas'ta kendi halinde bir tamirci olan Cade Yeageri eline geçen hasarlı bir kamyoneti, parçalarını satma umuduyla kabul eder. Ne var ki bu kamyonetin yaralı bir Optimus Prime'dan başkası olmadığını anlaması uzun sürmez. Optimus Prime'dan aldıkları sinyallerle yola çıkan CIA ajanlarıyla başının derde girmesi de çok yakındır. Cade, bir şekilde Optimus Prime'ı Chicago'ya ulaştırmak için diğer Autobotlar ile iletişime geçmesini sağlamak zorundadır. Zira dünyayı tehdit eden başka bir düşman yollara düşmüştür. Cade ve autobotlar başta olmak üzere kendine destek olan insan topluluğunun yardımıyla başlarına gelen en korkunç düşmanla yüzleşmek zorundadır. Serinin diğer filmlerinde olduğu gibi devasa uzaylı robotlar arasında ezilmemek için mücadele eden insanların öyküsünü izliyoruz.
Seride ki en önemli değişimlerden biri de, filmin vitrinindeki oyuncu kadrosunda yaşandı. Shai LaBeouf, Megan Fox ve Josh Duhamek gibi yeni jenerasyon yıldızlarına veda ettik. Onların yerine tecrübeli oyuncu Mark, Wahlberg geldi. Seride Alıştığımız kadronun dışındaki oyunculara içimiz sinecek mi çelişkiler yaşasam da, beklediğimden kat kat iyi olduğunu düşünüyorum.. Filmin bir diğer ayrıntısı yönetmenimizin,  gözleri yoracak tonlarca detayı elinin tersiyle ittirip daha tok görüntülere yer vermesi bu tür filmlerin yanında geçmeyen insanların bile ilgisini çekeceğini düşünüyorum
Fragman