29.4.14

"Boyce Avenue" Dinlemelisiniz!

2004 yılında kurulan Boyce Avenue grubunu  Myspace ve Youttube kanallarının ünlendirdiği gruplardan sadece birisi.  Grup ilk olarak kendini Myspace'de kendini duyurdu. Yeni besteler yapmak yerine popüler şarkıların coverlerını tercih ederler. 
ana vokal, gitar, pianisti olmazsa olmazı;Alejandro Mazano
gitar ve geri vokal;Fabian Manzano
bas gitar ve geri vokal; Daniel Manzano
Davulda;Stephen Hatker
 
Bu grubu  3 doors Down'ın "Wihtout You" şarkısını Youtube'da ararken 2011 yılında keşfettim. Özellikle vokallerinin sesi insanı dinlendiriyor, seviyorum. Sürekli dinlediğiniz şarkıların akustiğini kendilerinden dinlediğiniz de orjinalinden vazgeçebilirsiniz. (akustik seviyorsanız) Şarkılarını daha çok yalın olarak yorumlayan bir gruptur. Enstrümanda ki parmak geçişlerini, nefesleri duymak şarkının verdiği hissi çokta artırıyor. Müziği hissetmek benim için önemli. Akustik şarkıları bu yüzden seviyorum.
Akustik olayını başarı bir şekilde icra etmektedirler. Ara ara dışarıdan bazı arkadaşlarını da katarak şarkıları şarkıları yeniden seslendirerek çok güzel hale getiriyorlar. Ellerinden kötü bir iş çıktığını bir parçayı harcadıklarını hiç görmedim, duymadım. Hatta yaptıkları her şarkı orjinaliyle yarışacak seviyede. Ben bazı şarkıların orjinallerini dinlemeyi bıraktım bile. Abartmıyorum işlerini çok iyi yapıyorlar. Az miktarda ki kendi besteleri olan şarkıları da dinleme şansınız var tabi..

Rihanna, Coldplay, Bruna Mars,Tracy Chapman, Maroon 5, 3 :Door Down, Justin Timberlake gibi grup yada vokallerin şarkılarının coverlerini akustik ve sevilesi hale getiriyorlar. Az önce dediğim gibi bir çocuğunun orjinalini dinleyemiyorum. Şarkıların coverlarına hayat veren Alejandro Mazan'un payı büyük. 
Itunes da albümlerine ulaşabilir, indirebilirsiniz..

3 Doors Down- Here Wihtout You

Maroon 5-She Will Be Loved

Bruno Mars-It Will rain

Miley Cyrus-We Can'!t Stop

Adele-Someone like You

En çok 2013 son aylarında arkadaşlarıyla beraber yaptıkları şu şarkıyı sevdim

28.4.14

Yağmur Sonrası


"Umut Tükenmiş gibi görünse de ikinci bir şans her zaman vardır? Ya yoksa..."


Mart Menekşelerinin ardından Sarah Jio imzalı bir kitap daha.. 
Çeviri; Duygu Parsadan..

2. Dünya Savaşının ortasında yaşanmış tutkulu bir aşk..
Orduda hemşire olarak görevli nişanlı Anne..
Yüreğinin her zerresiyle Anne'yi tutkuyla bağlı asker Westry Green..
Bir aşk ne kadar tutkulu olabilir ki?

Kitabın arka yüzünde ki özet kitap hakkında fazla içerik barındırıyor olsa da aldırmayın. Çünkü sizi daha ilk sayfalardan itibaren hikaye öyle bir içine alıyor ki olayların akışına kaptırıp yer yer kahramanlara kızıyor, üzülüyor ya da seviniyorsunuz. Özellikle kendinizi hikayenin akışına bıraktıkça beklenmedik olaylarla karşılaşıyorsunuz.  Aşkın, dostluğun, savaşın kötü yönlerinin iç yüzünü anlatan bir solukta okuyacağınız  harika bir kitap.

 Mart Menekşeleri kitabının ardından Nabrut'un tavsiyesi üzerine başladığım Sarah Jio imzalı ikinci kitap.
Bu güzel aşk romanını şiddetle okumanızı  tavsiye ediyorum..
Ben çok sevdim umarım sizde seversiniz..

24.4.14

The Wov // Bir hafıza kaybının öyküsü..

Biraz da filmin gerçek ohikayesinde kısaca bahsetmek istiyorum. İzleyen yakın bir arkadaşımın bana bu filmi kesin izlemesinin gerçek bir aşk hikayesi dediğinde dikkatimi çektiği için bi kaç araştırma yaptım. Kim ve Krickitt Carpenter isimli bir çiftin kendi hayatları ve evlilikleriyle ilgili yazdıkları The Vow isimli kitap tan uyarlamadır. Evlendiklerinden belli bir süre sora trafik kazası atlatır. Krickitt evliliklerinde yaşadıkları iyi,kötü bütün anılarını, hafıza kaybına dair her şeyi kitabında paylaşmıştır. Eşi kendine yabancı gibi davransa da, eşine delicesine olan aşkı onları evlilik yeminleri hayata bağlamıştır.   The Vow,  "Aşk Yemini" olarak da tabir edilen film kitap uyarlamasıdır.. Kitabı okumadığım için uyarlama konusunda pek yorum yapamayacağım.

Yeni evlenmiş birbirine delicesine aşık bir çift olan Paige ve Leo bir gece arabada evlerine dönerken trafik kazası geçiriyorlar. Kazadan ikisi de sağ kurtulmasına rağmen Paige beş sene komada kalır. Her gün Paige'nin uyanmasını bekleyen Leo, karısı komadan çıktığında beklenmedik bir olayla karşılaşır. Zira, Paige ağır bir hafıza kaybı yaşamaktadır. Paige kazadan önceki hayalarını anımsayamaması, yaşamıyla alakalı aldığı kararların nedenlerini ve görüşmediği ailesine dair soru işaretlerini, zamanı bir türlü geriye sarark gündeme getiriyor. İşte tam da bu noktada, fil iki yönlü ilerlemeye başlıyor.. İzleyicileri meraklandıryor..
Senaryonun en güzel yanı, Leo'nun hilelere başvurmadan yeniden, sıfırdan Paige'nin sevgisini kazanmak için sabırla hareket etmesi, filmin adını veren "evlilik yemini"; bir kez yemin edildi mi geriye dönülmez, dönülmemeli...
Filmi bir hayli güzel kılan önemli etken oyuncular. Dünya'nın neresine giderseniz gidin her çiftin başına gelebilecek romantik dramın karakterlerini canlandırırken, duygusallığın içinde gerçekliği yakalamışlar. Bu devasa oyunculuğu Charnning Tatum ve Rachel McAdams paylaşıyor. Rachel McAdams; Paige karakteriyle hafıza kaybı sonrası şaşkınlığı ve çelişkili duyguları dozunda yansıtıyor. Channing Tatum'un sergilemiş olduğu eşine aşık karakter her eve lazım cinsten.. Yaşanmış hayatın öyküsü samimiyetle aktarıldığı için filmi ister istemez seviyorsunuz.
Umarım sizde seversiniz..


Bir Gün

Bir Gün isimli aşk romanıyla David Nicholls mükemmel bir yapıt ortaya koymuş. İnsanın elinden bir türlü bırakamadığı bir solukta okumak isteyeceğiniz türden bir roman.

Emma ve Dexter 'ın hikayesi 15 Temmuz 1988'de başlayan hikaye günümüze kadar geliyor.
Birlikte geçirilen tek bir gün onların hayatını nasıl etkileyecek?
Dostluk üzerine kurulmuş aşk hikayelerini izler ya da okuruz bu sefer aşkın dostluğa dönüşen bir çiftin öyküsü.
Bir çok kitap eleştirmeni tarafından tam not alan ve okuyucularını tutkunu haline getiren bu kitabı okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum.


Kitapların sinemaya uyarlamalarını genellikle izlemem. Kitabı kendi hayal dünyamda yaşadığım için ya bir şeyler eksik ya bir şeyler hep fazla gelir.  "Bir Gün" adlı romandan etkilenip, sinemaya uyarlanmasını izlediğimde etkisinden uzun bir süre çıkamadım. Yüzüklerin Efendisi serisinden sonra ilk kez bir romanın film uyarlamasına bayıldım.. Filmi uzun bir zaman önce yazabilme fırsatı bulmuştum.. Sizinde seveceğinizi umarak önce kitabı sonra filmi izlemenizi öneririm.
Umarım seversiniz..

22.4.14

Dear John

2006 yılında en çok satan romanlardan Nicholas Sparks imzalı "Dear John" 2010 yılında yönetmen Lasse Hallström tarafında beyazperdeye uyarlandı. Sparks romanlarını sevdiğim gibi aynı zamanda romantizm ve trajedi ağırlıklı temalar içeriyor.  

Hikaye 2001 yılında geçmektedir. Ailevi sorunları sebebiyle orduya yazılan John Tyree özel birlikte yer alır. İki haftalık iznini kullanmak için yaşadığı kasabaya geri döner. Burada tesadüfen hayır kurumlarında çalışan üniversite öğrencisi Savannah ile tanışır, aşık olur. Görev yerine geri dönmek zorunda kalan John, Savannah ile mektuplaşmaya devam eder. İzin zamanı aşkının yanına gitmek isterken 11 Eylül saldırısı yüzünden orduya geri çağrılır. Filmin konusu bundan ibaret.
Filmin başrollerini Channing Tatum ve Amanda Seyfried paylaşıyor. Channing Tatum'u Step Up serisinin ilk filmini izleyenler varsa oradan anımsayabilirler. Filmde ki karakterlerinden bahsedecek olursak, iki oyuncuda yaşadıkları aşkı yansıtışları, çok inandırıcı. Yönetmenimiz, birbirlerine karşı kimyası tutan iki güzel oyuncu bulmuş. Filmin tek bir kaç sorunu var bana göre ağır ilerlemesi onu da ani çıkışlar yaratarak kurtarıyor yönetmen. Üzerine gidebilecek karakter analizleri sönük kalmış. Şunu da belirtmek isterim ki; 11 Eylül adına bir şey yok sadece küçük bir detay o kadar. Fakat filmde sinir olduğum bir olay vardı ki; Afganistan sahnesinde askeri tuzağa düşürmüş kişinin ciddi ciddi Türkçe konuşuyor olmasıydı. Anlayacağınız bize terörist muamelesi yapmışlar. O yüzden filmi sırf başladığım için bitirmek zorunda kaldım o yüzden sinirlerim bozulmadı değil. Neyse; Savaş ve aşkın bir arada işlendiği bir film dersem yeridir. Savaş kısmı romantizm karşısında sönük kalıyor. Duygusal bir hikaye özledik diyorsanız, "Sevgili John" tam da size göre..  Ben bu filmi izlediğim zaman izleyecek bir şeyler ararken denk geldiğimden izledim. Beğendin mi? diye sorarsanız.. Tartışılır.. Duygusallığını sevdim. Filmin duygusallığı gibi müziklerinin de hakkını yememek lazım.


Biri Dizi Mi Dedi? Bölüm-7


  • Hart Of Dixie

2011 yılında yayınlanmaya başlayan dizi şu sırlar 3. sezonunu yayınlıyor. Cerrah olma hayalleri kuran Zoe Hart umutları, staj yaptığı hastanenin kendisine burs vermemesiyle bütün planları suya düşer. Mezuniyet gününde yaşlı bir doktorun eline tutuşturduğu karvizit onun son için son çaredir. Mezun olan herkes gibi bir an önce mesleğini yapabilmek için kendisine yapılan teklifi kabul etmek için New York'tan kalkıp Alabama'ya gider. Bluebell denilen küçük bir kasabada noktalanan yolculuk, Dr. Hart'ın hayatını kökten değiştirecektir. Dizinin hikayesi bu şekilde başlıyor.Kısaca; köyde ki modern kadının komik anları, zorlukları ve ona aşık olan iki erkeğin peşinden koşma maceralarını anlatıyor.Romantik-komedi sevenler için ideal bir dizi. Zoe Hart karakterini The OC'de Summer olarak hatırladığımız Rachel Bilson canlandırıyor. Onun yanı sıra; afişte de gördüğünüz gibi Wilson Bethel, Jamie King, Scoot Porter gibi oyuncularda dizide yer alıyor. 

  • Switched at Bird

Kansas'ta yaşayan Bay, okulda yapılan kan testi sonucunda ailesiyle aynı kan grubunu paylaşmadığını fark eder. Önceleri pek umursamayan Bay bir süre sonra ailesiyle çok farklı yönlerini olduğunu düşünür. Ailesiyle yaptığı DNA testinin sonucunda, ailesinin biyolojik çocuğu kızları olmadığını öğrenir. Hastanede karıştırılan iki kız bebek ve aileleri bu gerçekten habersiz yıllar geçirmiştir. Bay biyolojik annesini bulmak, Bay'in de ailesi kızlarını tanımak ister. Ancak diğer tarafın hayatı diğerlerine göre farklıdır. Diğer kızları Daphne çocukken geçirdiği rahatsızlık yüzünden duyma yetisini kaybetmiştir. Geçim sıkıntısı çeken bu aileye Bay'in ailesi Kennishler yardım eli uzatır. Kendilerini bir anda biyolojik kızları ve Bay'in biyolojik annesiyle aynı evi paylaşırken bulurlar. Konusu klişe gibi görünüyor. Aslında hiçbir kan bağları olmamalarına karşın Daphne ve Bay arasında olup biten hikaye izlemeye değer.. 2011 yılında izlediği bütün Amerikan ve İngiltere dizileri tatile girdiğinden uzun soluklu izleyecek dizim kalmamıştı. Tesadüf eseri görüp başladığım sonraları pek kopamadığım aile draması oldu.
  • The Carrie Diares

Modayla ve ilişkilere karşı bakış açısının değiştiren Sex and the City dizisi dizisini duymayan yoktur. O dizide 30'larında ki Carrie Bradshaw mutluluğu arıyordu.Fakat bu sefer Genç Carrie'nin hayatı nasıl olduğunu izleyeceğiz. 80'lerin retro kıyafetleriyle sizi büyüleyecek bir gençlik dizisi. Bu dizide kimin parmağı var derseniz Amerika'nın hit dizilerinden  The OC ve Gossip Girl yapımcısı olan Josh Schwartz... 
Yıl 1984. 16 yaşında ki Carrie liseden sonra kendisini nasıl bir hayatın beklediğini merak ediyor. Ailevi meseleler bir yandan, lise aşkları, dostları.. Hayat onun için yeni kapılar açmak üzere. Sadece fırsatları değerlendirip o kapıdan girmesine bakıyor her şey. 80'li yılların kıyafetlerine aşık olacağınız bir dizi. Keyfile izleyin :)

21.4.14

20 Years Old / Kore Dizisi



Bu hafta sonu bitirmem gereken dizilere bakamadım bile. Hava güzel olduğundan hem gezdim hem de kitap okumak için vakit ayırdım. Boş kaldığım zamanlarda film tadında ki mini dizilere göz gezdirdim. Bu sefer ki talihli dizimiz 2013 yapımı "20 Years Old"
Kpop idolleri sadece kendi dünyalarında ki kızlara mı aşık olurlar? sorunun cevabını verdiği sevimli bir dizi. Beast'in yakışıklı üyesi Lee Gi Kwang, yıllar sonra tesadüfen karşılaştığı ilk aşkı Kim Hye Rim yaşadığı biraz romantik biraz hüzünlü hikayesiyle karşımıza çıkıyor. 
Dizi 20'şer dakikalık bölümlerden oluşan dizi sadece 4 bölümden oluşuyor.
Başrol erkek oyuncumuz kendi kimliğiyle oynuyor. Lee Gi Kwang'ı izlediğim ilk yapım oldu. Onun hakkında net söyleyebileceğim mimiklerini iyi kullanıyor.Başrol bayan oyuncumuz 1992 Lee Da İn. Bu kızımız hakkında hiçbir şey bilmiyorum. Oyunculuğu vasatın biraz üzerindeydi.. Bu kızı ara arar bazı sahnelerde birine benzettim fakat bir türlü işin içinden çıkamadım.
Senaristlerimiz bu masum aşkı anlatırken aslında incede idollerin renkli dünyasının toz pembe olmadığını dile getirmiş. Bir idol sıradan biriyle sevgili olabilir mi? 
Sen bana bu mini diziyi tavsiye eder misin ? diye sorarsanız; Lee Gi Kwang'ı seviyorsanız onun aşık hallerini görmek istiyorsanız ya da kdrama konusunda statü yapmış arkadaşlarım sırf izlemiş olmak adına izleyebilirler.


# Mim # K-Pop Dinliyoruz (:

Mimlendiğim konu için Renkli Tırtıl'ıma teşekkür ederim..
Soruları incelediğimde ilk sorunun cevabı biraz uzun gelebilir. Suju'yu aşırı sevmeme rağmen sevdiğimi dinlediğim albümlerini satın aldığım bir çok kpop grubu var. O yüzden ilk soruda kendimi kaybedersem şimdiden mazur görün lütfen :(

1-En Beğendiğiniz Kız/Erkek K-Pop grupları kimler?
K-pop gruplarında genelde ayrım yapmam, dinlediğim sevdiğim bir çok sanatçı ve grup var. Öncelik verecek olursak ben iyi iş yapan SM Town şirketinin gruplarına sempatim her zaman bir üst seviyede. İlk göz ağrılarım Super Junior ve TVXQ yeri bende ayrıdır. JYJ, EXO, Mblaq, Beast, Infinite, 2PM, 2AM saysam bitmez açıkçası.. Kpop'a olan sevgimden dolayı Kdramalara başlayan biriyim :D Hemen hemen bir çoğunun albümlerini Itunes'dan satıl aldım sürekli müzik dinleyerek çalıştığım için Kpop şarkılarını iş yerindekilere aşılamış durumdayım siz düşünün. Bir çok sese aşinalar :)

 TVXQ üyelerinin bir kısmı şirketle anlaşmazlığa düştükten sonra ayrılıp JYJ olsalar bu şekilde de sevdim onları.. SM Town'a en çok kızdığım mevzulardan biridir. JYJ üyelerine uzun bir süre kök söktürdü onca olumsuz şartlara rağmen Kpop dünyasında yerini sağlama aldı. Bu yüzden saygı duyduğum gruplardan biridir.


Mblaq'in geçen haftalarda geri dönüşünü yaptığı şu şarkının G. Kore'de birincilik alamamasına aşırı şaşırmıştım. Dünya Bilboard Top10 listesinde  9. sırada giriş yapıyor. Geri dönüş performanslarında birincilik alamıyor aklım bir türlü buna anlam veremedi. Mblaq'in en büyük dezavantajı bana göre şirketi.


 

2PM ve 2AM kardeş iki grup aralarında ki dialoğu şarkıları kadar seviyorum..


Bireysel olarak dinlediğim kişilerde var.Ballad dinlemek istediğim zamanlarda tarzını sevdiğim  K.Will açar dinlerim. Kliplerini izlemeyi de severim. Genel de kliplerinden kpop idollerini, tanınmış oyuncuları görebilirsiniz. Her şarkının güzel bir hikayesi vardır. O yüzden K.Will için ballad'ın önde gelen isimlerinden.
Kız gruplarından 2NE1, bireysel olarak IU, Aliee ve BoA'yı tek geçerim.





2-Beğendiğiniz K-pop grubu üyelerinden kimi seviyorsunuz? Neden?
Gelin anlaşalım Sujunun onüç üyesi ayrılan iki üyede dahil olmak üzere her birini ayrı ayrı seviyorum. Birbirinden ayırt etmek istemiyorum.Böyle bir şeye kalkıştığım zaman diğerlerine ihanet ediyormuşum gibi hissediyorum. Bir o kadar da Mblaq ve Exo üyeleri içinde geçerli :)  Beast grubundan Jonghyun'un kendine has tavrılarını tek geçerim.. :D
3-Tanıdığınız kadarıyla en iyi baba adayı olarak gösterebileceğiniz 3 erkek üye?
Mblaq üyelerinin her birinin bu konuda başarılı olacağını düşünüyorum. Hello Baby programına katılımlarının üzerinden uzun zaman geçmesine rağmen orada ki çocuklarıyla hala görüşüyor olmaları onları bir tık bu konuda önde görüyorum. Aralarından bir tanesini seçecek olursa lider Seungho derim. Çocuklara karşı iletişimi ve yaklaşımı diğerlerine göre daha farklı. Mir'in öz yeğeni bile ona aşırı düşkün siz düşünün. O yüzden onu babalığa diğerlerine göre daha yakın görüyorum. Onların çocuklarla olan dialogları hoşuma gitmişti. 


Mir'in  katıldığı Oh My Baby programında yeğeniyle olan aşkı
bu yüzden babalığa yatkınlar benim adıma



4-Tanıdığınız kadarıyla en iyi anne adayı olarak gösterebileceğiniz 3 kız üye?
Kadınların doğasında anne olmak her zaman vardır. O yüzden çoğu çok iyi anne olurlar diye düşünüyorum.

5-Ah keşke kardeşim olsa diyebileceğiniz en sevimli kız/erkek K-pop üyeleri?
Heralde çekirdek aile statüsünden geniş aile statüsünde zirveyi zorlardık.. Fakat ben en küçük çocuk olduğum için şu zamana kadar benden küçük kardeş istemedim. Yine de olsun istemezdim :D

6- En çok görmek istediğiniz K-pop üyesi?
Sevdiğim bütün grupları canlı dinlemek istediğimden bu soru için üye ayırt edemeyeceğim. Bu yıl ki Güney Kore ziyaretim önümüzde ki seneye ertelendiğinden planlarımı da bu konuda ertelemek zorunda kaldım. Belki Kanada'ya gittiğimde bir kpop grubuna denk gelirim de izlerim :(

Bu konuda;

Cevaplarınızı bekliyorum :)

18.4.14

Very Ordinary Couple

Geçen hafta ilişkiler üzerine 2013 Güney Kore yapımı güzel bir film izleme fırsatı buldum.Film de aynı bankada çalışan Young ve Dong Hee'nin eğlenceli aşk hayatına tanık oluyoruz. Filmin erkek başrol oyuncusu Le Min Ki olunca insanda daha fazla izleme isteği doğuyor. Le Min Ki'nin oynadığı bir sürü film ve dizi var.Benim izlediğim Shut Up Flower Boy Band olduğu için oradan hatırlıyorum. Başrolde bulunun bayan oyuncu Kim Min Hee hakkında pek bir bilgim yok, izlediğim ilk yapımı oldu. Bir de ara ara filmde Hyo Son rolünde Ha Yeon Soo oynuyor.Monstar dizisini izleyen arkadaşlar oradan hatırlarlar.

Film, aynı bankada çalışan Young (Kim Min Hee) ve Dong Hee (Lee Min Ki) arasındaki ilişkiyi anlatıyor. 3 yıl boyunca gizlice ilişki yaşarlar ancak kısa bir süre önce ilişkileri son bulur. Birbirlerine sürekli mutlu olduklarını dile getirseler bile aslında hiçbir şey göründüğü gibi değildir. Bankada çalışan iş arkadaşlarından biri Young'a bir adamı ayarlamak ister. Banka'nın yapacağı yemekte buluşurlar. Orada bulunan Dong Hee kıskançlık krizlerine girer, eski çift kavga ederler. İş arkadaşlarından üç yıl boyunca sakladıkları ilişkileri açığa çıkar, olaylar bundan sonra başlar.

"Herkes bu şekilde mi ayrılır? 
Aşk güzeldir. 
Peki ya neden ayrılık bu kadar çirkin? 
Özleyeceğiniz için mi?
Geri istediğiniz için mi? 
Aşkı kontrol edemezsiniz..
Canınızın yanmasını istemediğinizden mi ayrılırsınız?
Bir milyon kez seni seviyorum dersiniz.. 
Ama her şey tek bir cümleyle sona erer
Kim başkasını gerçekten sever?
Tanır aşık olursunuz daha sonra şans eseri ayrılırsınız.
Yaşamda her şey şans eseri olur
Bunun bir anlamı yok."

Filmin beni içine çeken tarafı bu satırlar oldu. Bir an beynimde ışıklar yanıp söndü. Bir çoğumuzun böyle hikayeleri yok mu? İlişki yaşıyoruz her şey iyi hoş giderken bir bakmışsınız iki yabancı dönüşmüşsünüz. Hele bir de kötü ayrıldıysanız sizden ya da ondan kötü yoktur.Düşünüyorum  İyi ayrılmayı başarabilen insanlar bir elin parmaklarını geçmiyordur. Filmin bu konu izleyiciye verdiği duygu azımsanmayacak kadar iyiydi.En azından benim beklentilerimin bayağı üzerinde bir yapım olduğunu kabul ediyorum. Lee Min Ki ve Kim Min Hee'nin payını da unutmamak gerek. Söylemeden geçemeyeceğim Lee Min Ki'nin gülüşü oldukça hoş. Bayan oyuncumuz Kim Min Hee 49. PaekSang Sanat Ödüllerinde "En İyi Aktris Ödülünü" kazanmış.Ben sevdim umarım severek izleyeceğiniz bir film olur.

Waiting For Love / Kore Dizisi


Film tadında güzel bir romantik komedi ile karşınızdayız. 2 bölümden oluşan bu mini dizi kadınlar ve erkekler arasında ki ilişkiyi anlatıyor. Üniversite öğrencisi Yoon Ae (BoA) iyi görünümlü, mantıklı bir kız olmasına rağmen ilişkilerde başarılı değildir. En yakın arkadaşının isteği üzerine ilişki koçuyla hiç görmeden sadece mesajlaşarak yardım almaya başladı. İlişki koçu Cha Ki Dae (Daniel Choi) kadınlar konusunda oldukça ustadır. Bundan sonrasında Yoon Ae'nin hayatında neler değişecektir?
Yoon Ae karakterini güzel sanatçı BoA canlandırıyor. Onu ilk kez bir yapımda izleme fırsatı buldum ve oyunculuğunu sevdim. İlişki koçu olarak izlediğimiz Cha Ki Dae, School 2013 dizisinde öğrencilerin idealist öğretmenini canlandırmıştı. İzleyenler oradan hatırlayabilir. Burada ki rolünü yakıştırdım. Birde Yoon Ae'nin ilişkiye başladığı sınıf arkadaşı Jung Jin Gook rolünde Ze:A'nın üyesi Siwan canlandırıyor. Siwan'ı daha önce The Moon That Embarce The Sun tarihi dizisinin ilk bölümlerinden hatırlarsınız. Jin gook Yoon Ae'yi çok sevmektedir. Onu mutlu edebilmek için elinden gelenin fazlasını yapmak için uğraşır her seferinde bir sıkıntı yaşar. Siwan'ın o halleri çok sevimliydi. Cha Ki Dae'nin sevgilisi Choi Sae Rom karakterini güzel oyuncu Kim Ji Won canlandırıyor. Onu To Do Beautiful You ve Heirs dizisinin buzlar kraliçesi rolünden hatırlarsınız. Cha Ki Dae ile olan ilişkisine anlam veremedim. Kız çevresindekilere hava atacağım diye kendi istediği ne varsa yaptırma çabasına sinir oldum.. 
Romantik-komedi temalı yapımları seven hiç tereddüt etmeden izleyebilir. Bölüm sayısı iki olmasına rağmen film tadında hoş bir mini dizi. İlişkilerin içinde var olan  Kıskançlık, sevgi, aşk, kaybetme korkusu gibi duyguların hakim olduğu olay karşısında ki çözümler hepimizin hayatında var olan şeyler değil mi? En azından olayların sadece birinde kendinizi bulacağınız film tadında güzel bir mini dizi. Umarım sizde seversiniz

Sizce de güzel değil mi?

17.4.14

EXO'nun Overdose ile Geri Dönüşü!

Kdramalara olduğu kadar Kpop gruplarına ve şarkılarına da ilgim fazlasıyla var. Elimden geldiğinde takip etmeye çalışıyorum. Son zamanlarda en çok beklediğim grupların geri dönüşü bi hayli mutlu etti.Cnblue, Super Junior M ve Mblaq'in geri dönüşlerinin ardında SMTown şirketinin gözdesi EXO müthiş bir geri dönüş sergiledi. 
EXO 2.mini albümünü "Overdose" isimli parçayla başlamıştı. SMTown şirketi şarkı ilgili spekülasyonlar dönünce şöyle bir açıklama yaptı " Overdose" Hiphop ve R& tarzında hareketli bir şarkı olacak. Şarkı için daha önce Beyonce, Chris Brown, Justin Timberlake gibi bir çok dünya starıyla çalışan The Undergods ve SMTown bünyesinde ki bir çok hit parçanın altında imzası bulunan Kenzei ile beraber çalıştık." şeklinde açıklama gelmişti. Bu Kenzei kim derseniz sizin için şöyle bir bağlantı paylaşıyım. Super Junior, SNSD,TVXQ, BOA gibilerin bir sürü hit şarkısında imzası var..
SM şirketine bir çok zaman kızıyor olsam bile bu kişiler tanıtım konusunda eline su dökebilen az şirket olduğunu düşünüyorum. Tanıtımların başladığı günden itibaren EXO seven herkes meraktan çatlama raddesine geldiğine sosyal medyada bizzat tanık oldum.. Öncellikle EXO üyelerinin fotoğrafları sosyal medya ortamına düşmeye başladığında bir çoğunun saç rengini tanıtımlar için değiştirdiğini görünce daha çok merak uyandırdı. Bir kısmı saçını sarı, bir kısmı siyah  ve bir kısmı kızıl olunca albüm teması merak uyandırdı. 

1 Nisanda sabahı da bu fotoğrafla karşılaştık (sabah dediğime bakmayın bizim saatimize göre)

EXO-K (Korede Aktif olan)

Yeni albüm için oluşturulan yeni imajlarını çok beğendim. İlk başta lider Suho'nun saçlarının sarı olduğunu duyduğumda yadırgamıştım. Olmaz, gitmez o renk ona diye düşünmeme rağmen sonrasında yakıştığını, çocuksu görünümden uzaklaştığını gördüm..

EXO-M (Çinde aktif olan)

Albüm tanıtım fotoğraflarında en çok daha önce sevimli gamzeleriyle ortada dolaşan Çinli üyesi Lay'i beğendim. Yeni imajı ciddi ve olgun duruyor, ben çok beğendim. Bir ara bu Lay mi acaba diye bocaladım. 

2 Nisan tarihinden itibaren her gün iki üye olmak üzere fotoğraflarını yayınlamaya başladı. 
                                             
KAİ
LUHAN
TAO
SEHUN
LAY
D.O
CHENYEOL
KRİS
SUHO
XİUMİN
BEAKHYUN
CHEN
SM şirketini bu yüzden takdir ediyorum. Her gün iki üyenin fotoğraflarını yayınlayınca daha çok dikkat çekti. Üzerine daha çok konuşuldu neler olacak diye
Allbümün konsepti ne olacak? 
 Çoğu üye aynada ki yansımasıyla fotoğraflarda görünüyor. Lay, Chenyeol, Beakhyun, Xuimin neden farklı?
Bir çok sorularla başa kalındı bir süre..
SMTown şirketi teaserleri yayınlamadan öncesinde EXO'nun geri dönüş şovunda canlı performanslarının yanı sıra "Overdose" klibinin ilk gösterimi olacağını açıklamıştı. EXO bu arada Japonya'da ki fanlarıyla buluştu. Bir Türkiye'ye de gelseler mutlu olsak.. "Overdose" şarkısının teaseri ha yayınlandı ha yayınlanacak derken talihsiz bir olayla karşılaşıldı. "Overdose" şarkısının dans pratiğini yaptıkları video sosyal medya ortamına sızdırıldı. Bu olayın bir değişiği CNBLUE grubunun başına gelmiş. Onlarında şarkıları internet ortamına sızdırılmıştı. Ne gerek var böyle şeylere. Bu tanıtımlar için o kadar insan emek veriliyor. Zaten yayınlanacak o kadar zaman beklemişsin biraz daha bekleseniz ne olur dimi ama..

EXO-K teaser videosu (Kore versiyonu) 
EXO-M teaser videosu (Çin versiyonu)

Video isimlerini gördüğümde yine mi ayırmışlar grubu diye SM şirketine sinirlenecektim. Fakat hepsinin video klipte yer aldığını görünce mutlu oldum. EXO'yu ayrı düşünemiyorum hepsi bir arada güzel..

15 Nisan'da EXO "Overdose" şarkısıyla geri dönüşünü tamamladı. Showcase, Samsung Music Live üzerinden yayınlandı. EXO'nun yeni parçası "Overdose"nın heyecan verici koreografisini canlı canlı izleyebildik. EXO yeni şarkılarını seslendirmeden önce eski parçaları mama, wolf ve growl şarkılarını dinleyebildik. 2. mini albümlerinden çıkış şarkısının yanı sıra Run, Love Love Love gibi şarkılarını da seslendirdi. Yalnız bir çok üye tanıtımlarında ki saç rengini değiştirmişti. Şovda Lay ve Kai'nin kısa bir dans gösterisi oldu.

    

Ben yeni şarkıları sevdim. Overdose daha tanıtımları dönmeye başladığında dilime dolanmıştı. Yalnız en az onun kadar Remake parçası hoşuma gitti. Şarkının düzenlemesi kime aitse güzel bir iş çıkarmış. Bizim çocuklarda güzel seslendirdi..SM daha video klibi yayınlamadığı için paylaşamıyorum.  Ayrıca klip çekilimi Growl klibinde ki tek seferde çekilmiş. Hata yaptıkları her an baştan çekmek zorunda kalmışlar. Çok çalıştı bizim çocuklar. Klip yayınlamadığı için göremiyoruz fakat yayınlandığı takdir yazıyı güncelleyeceğim..
Unutmadan EXO yarın yeni bir şov programına başlıyor. Tanıtımları dönmeye başladı. Showtime programından sonra boşluğa düşmüştüm iyi oldu.. Programın içeriği yapmış oldukları geri dönüş ve sonraki aktiviteleri içerecek. 
Japonya'da ki hayranlarıyla buluşmalarını da çok kıskandım. Bu sonar Kanada'ya gittiğimde umarım bir konser programları olur da izleyebilirim..

15.4.14

Kpop- The Ultimate Audition / Kore Dizisi

Ağır dram dizisi izledikten sonra azıcıkta olsa güleceğim yapım izlesem güzel olur düşüncesiyle aradım taradım klişelerin bol bol olduğu Kpop-The Ultimate Audition dizisini izlemeye koyuldum. Dizinin en sevdiğim yanı Mblaq üyelerinin ara ara konuk oyuncu olarak görülmeleri. Hele bir de diziye It's War şarkısının klibiyle başlamaları daha izleme sebeplerimden biri olmadı desem yalan olur. Keşke daha çok görseymişim.. Dizi biraz Dream Hig biraz da You're Beautiful karışımı bir şey olmuş. Tabi o iki dizi gibi çok iyi olduğu söylenemez fakat kötü dizide değil. Orta şeker diyelim biz buna..
  • Başrol erkek oyuncumuz şımarık kpop idolü Woo Hyun karakterini Park Yoo Hwan canlandırıyor. 1991'li oyuncu sizinde tanıdığınız Miss You, Roftoop Prince,Sungkyunkwan Scandal dizilerinin oyuncusu ve JYJ grubunun yakışıklısı Yoochun'un erkek kardeşiymiş. Ben diziyi izlerken benzerliği dikkatimi çekince öğrendim. Gülüşü, konuşması, hareketleri aynı abisi. Çocuğun tepkilerini gördükçe karşımda Yoochun var gii hissettim.. Woo Hyun karakteri şımarık, kendinden başkasını düşünmeyen tipik idol tiplemesi.. 

  • Başrol bayan oyuncumuz Go Eun Ah canlandırıyor. 1988'li oyuncu Mblaq grubunun üyesi şebek Mir'in ablası.Daha önce Mir'in katıldığı programlarda gördüğüm için az çok bilgim vardı. Yalnız Go Eun Ah da Mir'in kız versiyonu gibiydi. Kıza dikkatli dikkatli bakıp durdum ikiz gibiler. Bu kızcağız İngiltere'de ki Piyano eğitimini bırakıp rapçi olma derdinde. Amcasının sahibi olduğu seçmelere en yakın arkadaşına destek amaçlı katılır, kazanır. Şöyle bir sorun vardır seçildiği grup erkek grubudur. Kdramaların klişelerinden oluşan kızımız erkek kılığında dolaşacaktır.


  • Kızımızın en yakın arkadaşı Kwon Ji Won karakterini 1987'li Kwak Yong Hwan canlandırıyor.Bu arkadaş KINO adlı bir grubun üyesiymiş açıkçası o kadar çok kpop grubu var ki tanımıyorum, ilk kez izledim. Kalabalık ortamda sahneye çıkmaktan korkan bir çocuk. 
  • Çaylakların lideri konumunda ortalarda dolaşan Kim Hyun Seung karakterini 1994'lü FT Island grubunun yakışıklı gitaristi Song Se Hyun canlandırıyor. Ciddiyeti sevimlilik katıyor.
  • Park Ki Beom karakterini BOM grubunun üyesi Tagoon canlandırıyor. 
  • Tae Kwon karakterini, BOM grubunun bir başka üyesi Maeng Se Chang canlandırıyor. Televizyon geçmişine baktığımda bir çok dizi ve filmde rol almış. Dizinin az çok tecrübeli idollerinden.
  • Chang Min karakterini 1991'li ZE:A üyesi Kevın canlandırıyor. İtiraf ediyorum Tagoon ile ikisini çok karıştırıyordum. İzleyenler bilir ya da yeni izleyecek olanlar bana hak verecektir.
  • Jae Ah karakterini 1987'li Jin Hyuk canlandırıyor. Onun ilk dizi tecrübesi. Bu diziden sonra Missing You ve Secret Of Bird dizisinde oynamış
  • Dong Woo karakterini 1991'li oyuncu Jo Yoon Woo canlandırıyor. Onun ilk dizisi Flower Boy Ramyun Shop sonrasında Heirs'da Young Do'nun işkence ettiği çocuklardan biriydi.
  • İdol çocuğumuzun eski sevgilisi ve onu rahat bırakmayan bir diğer idol Oh In Young karakterini 1986'lı Kim Eun Jung canlandırıyor. Kendisi Jewelry grubunun bir üyesi
  • Takım lideri Hong rolünde izlediğimiz Lee Chang Yong canlandırıyor. Bu kadın çaylakları seviyor mu sevmiyor mu inanın hiçbir şey anlamadım.
  • Veeee Sunny Şirketinin başkanı Jang Hyun Seok canlandırıyor. Bu adam Kpop dünyasında görmek istediğimiz başkan tiplemesi.. Hİçbir şeyi takmıyor gibi görünse de kendine has yöntemleriyle çocukları himayesi altına alması büyüksün başkan!
Diziyi stres atmak için izleyebilirsiniz. En azından ağır dramların arkasından izlemek iyi geliyor. Oyuncuklar ilk başta biraz vasat gelse de sonrasında güzel toparlıyorlar. Kızın hayalleri uğruna erkek kılığına girmesi, idol oğlumuzun ondan hoşlanması, en yakın arkadaşının yıllardır kızı sevmesi, dost olmayı öğrenebilmek için bir çok şeyle karşı karşıya kalmaları gibi klişeşmiş özellikler olsa da seviyorsunuz, sahipleniyorsunuz bir süre sonra. En çok neyini sevdiğiniz derseniz size Başkan! derim.. Dizide Go Eun Ah ve Kwank Yong Hwan seslendirdiği "My Dream" şarkısı güzeldi..

Mblaq'de ki kuzularım konuk oyunculuğu

Can You Hear My Heart / Kore Dizisi

Diziyi izlemeye karar verdiğimde, bölüm sayısı biraz gözümü korkutmadı desem yalan olur.  Açıkcası nasıl izledim nasıl bitti anlamadım. Hikaye sizi öyle bir içine sürüklüyor ki yeri geldiğinde çekilen acıyı , hasreti beraber hissediyor yeri geldiğinde onların büründüğü role kaptırıp kahkahalara boğuluyorsunuz..  Bu sebeple karakterleri ve diziyi sevmemek gibi bir lüksünüz ortadan kalkıyor.

Dram dizilerine karşı zaafım var. Aslında kendime işkence ediyorum, çok üzülememe rağmen  bu tarz konulu dizilerden vazgeçemiyorum. Kdramalarda izlediğim en güzel aile dramalarından biriydi. Bir kere konusunu okuduğuma ben bu diziyi hemen izlemeliyim dedim. Cha Dong Joo hayatı boyunca izini taşıyacak bir olaya tesadüfen tanıştığı piyana öğretme sözü verdiği Woo Ri ile tanıklık ediyor. Çatıdan kazara düşmesi sonucu işitme duyusunu kaybetmiş zengin bir çocuktur. Ma Roo hasta babasından, yaşlı büyükannesinden ve üvey anne ve kardeşinde nefret eden bir çocuktur. Bir gün ortadan kaybolur.. Dong Joo'nun abisi olarak geri döner. Kader yıllar sonra o küçük çocukları bir araya araya getirir.
Cha Jong Joo karakterini yakışıklı oyuncu Kim Jae Won canlandırıyor. Öyle bir karaktere bürünmüş ki sevmemek elde değil. Her güldüğünde beni alıp götürdü. Çocukken başına gelen talihsiz olay sonrası duyma yetisini kaybetmesine rağmen hiç fire vermeden devam etti yaşamına. Böyle bir karakter nasıl duyamaz diye diye yedim bitirdim kendimi. Oyunculuk mesleği böyle bir şey demek ki.. Onun büyümemiş çocuksu hallerini her fırsatta göstermesi, duyamadığı halde rüzgarın, yağmurun sesini kendinin çıkarması küçük ayrıntılar bile olsa insan bir süre sonra düşündüğünde haline şükrediyor. Kendi dünyasında en son duyduğu sen Woo Ri'nin sesi..

Bong Woo Ri karakterini Hwang Jung Eum canlandırıyor. Full House 2, Secret dizilerinden hatırlayabilirsiniz.  Woo Ri sağır bir annenin biricik kızı. Üvey babasını, büyükannesini öz ailesi gibi sahiplenen, onları terk eden abisi Ma Ru'yu 16 yıl boyunca bekleyen kararlı halini sevdim. Sevmediğim tek yönü fazla saf olmasıydı. Ona sürekli kötü davranan halasına bile saygısını bozmayan bir kız Woo Ri. Küçük yaşta tanıştığı aşkı Dong Joo ile yıllar sonra karşılaştığında ondan vazgeçmemesi sevimliydi. Dong Joo'nun sağır olmasına rağmen gururunu incitmemek için öğrendiğinde ondan saklaması. Yüzüne bakarak konuşması.. İkisi arasında ki çekim farklı ve güzeldi..


Bong Ma Roo  namı değer Jang Joon Ha karakterini Nam Goong Min canlandırıyor. Çocukken babasınından utandığı için ondan uzak duran, kötü davranan bir çocuk gibiyse de büyüdüğünde bir o kadar nazik bir adam oldu. Çocukluk hallerini izlediğimde benim gibi bu çocuk kesin kötü bir karakter olacak diye düşünen çok insan olmuştur. Ma Roo'nun babası Woo Ri'nin annesiyle evlendiğinde istemiyor gibi görünse de aile hasretine aç olduğu belliydi. Yıllar sonra ailesini gördüğü zaman onunla beraber bende ağladım ekran başında.Dong Joo'nun annesi intikam uğruna bu çocuğa bunları yapma yapma diye yedim bitirdim kendimi. Dong Joo ile aralarında ki abi kardeş ilişkisinin arasına girme. 16 yıl boyunca birbirlerinden kopmayan, her seferinde birbirlerine karşı sevgilerini ön planda tutan kardeşler. Ma Roo gerçekleri öğrendiğinde kötü bir çocuk gibi etrafta dolandığında bile kızamadım ona. Neyse ki çok uzun sürmedi hatasını anlaması... 
Dizinin en sevimli karakteri Lee Seung Cheol'ü Lee Gyu Han canlandırıyor. Woo Ri ve Ma Roo'nun
çocukluk arkadaşı, vefalı komşularının oğlu. Woo Ri ile birlikte büyüdüğünden hep bir sahiplenme arzusu içindeydi. İlk bölümde Woo Ri'nin bu çocuğu öpmesi bir süre sonra sen benim arkadaşımsın diyip duygularıyla oynaması beni deli etse de dost kalmaları, onu bir abi gibi koruması güzeldi. Ma Roo'nun yokluğunda Woo Ri'yi koruma görevi ona kalmış gibi bişeydi.. En çok mutlu olmayı hak eden karakterlerden biriydi Seung Cheol.. Büyükannenin yanından ayrılmayan onun için endişelenen.. Öz torunuymuş gibi kendi elleriyle beslemesi benden on puan aldı..
Konu bu ana karakterler üzerinden yürüyüp gitse de diğer oyuncularında hakkını unutmamak lazım. Özellikle o Bong Young Gyu rolünde ki Jun Bo Suk izledik. Bu adamın önünde saygıyla eğilirim. Oyunculuk konusunda resmen çığır açmış. Böyle güzel rol yapmak yoktur. Ma Roo'yu ilk görüşte tanıdığı o sahne yok mu içimi dağladı, bitirdi... 29.bölümdü sanırım yangın sahnesinde baba, Ma Roo ve Dong Joo'nun sahnesi. O kötü adam olan diğer babaya nasıl sinirlendim onu kelimelerle ifade bile edemem. 16 yıl evine dönen Ma Roo.. İşte en güzel anlardan biriydi. Güzel olan ise herkes dersini aldı..
İlk dört bölümde yer  alan oyuncuları unutmamak gerek en az abileri ablaları gibi oyunculukları olağanüstüydü. Ma Roo'nun küçüklüğünü canlandıran Seo Young Do. İleri ki bölümlerde ki büyümüş haline benzeyen en çok oydu..  Küçük Cha Jong Joo ve küçük Woo Ri'mizi unutmamak lazım. Daha o yaşta böyle bakışmalar olacaksa ileride neler olacak kim bilir diye düşünmedim değil hani... Dört bölüm boyunca Ma Roo'nun peşinde "oppa oppa" diye koşan küçük kız sevilmeyecek gibi değil... 
Dong Joo ve Ma Roo'nun şakalaşmaları benim için zirveyi zorlar.

Kdarama klişeleşmiş yürüme sahnesinin tersten olanı.. Ben sevdim :)

Piyanoya karşı zaten zaafım var. Bir de bu sahneyi görünce öldüm..

Böyle güzel aile draması olurda Ostları güzel olmaz mı? Tabi ki de olur. Bir tane bile sevmediğim şarkısı yok. Öyle olaylar esnasında girdi ki şarkılar o an sizi içine çekiyordu. İşte o güzel ostlar ..  Benim için can alıcı nokta ise Young Gyu'nun annesini neşelendirmek için söylediği o şarkı.. Onun orjinalini kim söylediğini unuttum. Güney Kore'nin en eski sanatçılarından biri söylüyordu. Bir programda izlemiştim. Bir çok ödül falan almıştı. Geçen sene EXO Immortal Song 2 programında seslendirmişti. Şarkının adı "With You" Seninle birlikte..  2011 yılının en güzel draması net.
İnsan sevmez mi?