24.3.14

MBLAQ 6.Mini Albümleri İle Geri Döndü!

Bir önceki yazımda beklediğim iki geri dönüş olduğundan bahsetmiştim. Bunlarda biri Suju M  iken bir diğeri ise Mblaq 6. mini "Broken" ile yaptı.


Teaserleri ve albüm fotoğrafları yayınlamaya başladığı anda merak uyandırdı. Mblaq üyelerinin yeni imajları ve olgunlaşmış halleri albüme de yansımış mı diye merak etmedim değil. Her üye fotoğraflarda erkeksi görünüyor. Takım elbise ve yelek içinde kendine özgü cazibelerini göstermişler. Grubun maknaesi Mir'in çocuksu yüz hatları bile erkeksi ve hoş olmuş. Yalnız Thunder'ın sarı ve kısa saçları prens görünümünü geride bırakmış. Öyle güzel fiziği var ki Moda haftasında defileye bile çıktı çocuk.

Mblaq "Be A Man" klibi

Albümde daha önce yayınlanan "Our Relationship" ve klibi yayınlanan "Be A Man" dahil toplamda 5 şarkı yer alıyor. Albüm üretimi dahil söz yazarlığında üyelerinin çok fazla payı olduğunu okumuştum. Zaten Mblaq'i yakında bilenler bilir çok fazla şarkı yazdıklarını. Çeşitli şarkıların bestesi ve ana şarkının sözlerini tanır mısınız bilmiyorum ama Wheesung  Duble Sidekcik ve Avengers dibi şarkılarda payı çok yüksek. R&B konusunda bu arkadaşın iyi olduğunu duymuştum.  

Albümde ki şarkılar

Broken (Thunder sözlerine yardım etti)
Be A Man(Mir sözlerine yardım etti)
Our Relationship(Mir sözlerine yardım etti)
12 Months (Mir ve Thunder sözlerine yardım etti. Thunder ayrıca düzenlemesinde bulundu
Because There are Two (G.O sözleine ve düzenlemeye yardım etti.)
Still With You  (G.O sözleine ve düzenlemeye yardım etti.)

Mblaq 2007 yılında Rain'in kendi albümlerini çıkarmak ve bir kaç yeni pop grubu oluşturmak için açtığı müzik şirketine bağlılar. Bildiğim kadarıyla bir süre sonra Rain'in şirketi JPY şirketiyle birleşmişlerdi tam hatırlamıyorum bu haberi okuyalı çok oldu. Ben Suju M ve Mblaq'in yeni albümlerini dinleyerek bi kaç güne kadar eskitirim heralde umarım sizlerde seversiniz :)

Beklediğim Geri Dönüş!


Beklediğim iki geri dönüş biri sonunda geldi. Artık günler geçmek bilmiyordu benim adıma. İlk başta şarkıları yayınlanmasına rağmen benim için şarkı kadar klipleri ve performansları da önemliydi.Super Junıor'ın alt grubunu Super Junior M geri dönüşünü yaptı. Super Junior M. Sujunun bu alt grubu Çin piyasasında koreli grup olarak ilk çıkış yapan grup olma özelliğinin sahibi. Sonrasında Exo gibi gruplarında piyasada büyük söz sahibi olduğunu da unutmamak lazım. SMTwon yatırımın büyüğünü yapıyor her seferinde.
Dün akşam yavrularım CCTV'de 3. mini albümlerinin çıkış parçaları Swiming ile boy gösterdi. Hep klibi hem şovlarını izledim Ve benim ilk gözüme çarpan isebu albümde ki imajları. Pek bi olgun pek bi karizmatik olmuş her biri. Bu imajlarını kim bu şekilde düşünmüşse çok iyi etmiş gözüm gönlüm açıldı.. Şarkıda ki koreografi konusunda çok çalıştıklarını gecelerini gündüzlerine kattıklarını biliyorum.Emeklerinin karşılığını fazlasıyla alacaklarına inanıyorum. Normalde Kpop piyasasında idol gruplarının ömürlerinin en fazla 5 yıl olduğunu söylerler fakat 8 yılı geçti ve hala üzerine bir çok şey katıp geri dönüyorlar. Umarım çok uzun zaman devam eder.. En azından onların gerçek performanslarını izlemeden bitirmesinler. Bizim ülkemizde ki konserlerini ayrı tutuyorum. Nedeni ise onların Super Showlarını izledikten sonra kesinlikle yerinde gidip izlemem lazım diye düşünmeden alıkoyamıyorum.Benim için gerçek performans oradakiler :)

Dün Çin Kanalı CCTV'de ki performansları

Swiming şarkısının klibi

Swiming şarkısının klibinde değilde CCTV'de ki gösterilerinde Siwonun badem bıyıklı halini görünce bizim rahmetli oyunculardan Ayhan Işık'a benzememiş mi ? Bir de siyah beyaz fotoğrafını gördüm şok oldum. Sanırım Heirs'ın Çin versiyonunda rol aldığı için yapmıştır diye düşünüyorum. Neyse konu konuyu açmadan şarkılara geçelim.

Albümde ki şarkılar bu şekilde

Umarım sizinde sevip dinleyeceğiniz şarkılar olur.. Ben şimdiden "My Love For You" eskittim gibi :)

21.3.14

Heroes Geri Dönüyor!


2006 yılından itibaren 4 sezon olarak yayınlanan ve yayınladığı dönemde en çok izlenen dizilerden biri olan reyting rekorları kıran Heroes dizisi Heroes: Reborn mini dizi olarak geri dönüş yapıyor. Bugün aldığım en güzel haberlerden biri. Hereos dizisi dördüncü sezon finalinden sonra iptal kararı alınmıştı. Yeni bölüm gelsin diye günlerini saydığım ilk sezondan sonra kalitesini düşürdüğü için bir çok kişiyi kaybetmesine neden olmuştu. NBC'nin iptal olalı4 yıl olmasına rağmen yapımcı Tim Kring ile tekrar anlaşıp mini dizi (13 bölüm) olarak diziyi çekme kararları beni sevindirdi dostlar. 2015 yılında yayınlanacak olan Heroes Reborn'da Peter, Nathan, Hiro ve Sylar gibi karakterlerinin tekrar görme şansımız olacak mı orası muamma.. NBC Entertainment Başkan'ı Jennifer Salke " Heroes 2006 senesinde çıkışıyla beraber televizyon camiasında yarattığı etki gözleri açıcıydı Bu rezonanstaki diziler genelde pek ortalarda gözükmek ve biz de yeni bir tanesinin artık zamanının geldiğini düşündük. İleri görüşlü yapımcı Tim Kring'in de bu diziye en az benim kladar atlamaya hevesli olduğunu görünce ve Tim'in kendi orjinal içerine yeni dokular ve katmanlar ekleyeceği oplanını da duyunca biz çok heyecalandık. Dizi yayınlanana kadar tabii çoğu şey saklı kalacak, ancak biz dizinin orjinal oyuncularının geri gelebileceği fikrini hala elemedik" tarzındaki açıklaması açıkçası beni sevindirdi. Onun ayarında çok dizi izlememe rağmen döneminin bana göre en iyi dizilerden biriydi. Sabırsızlıkla bekliyorum.

18.3.14

Biri Dizi Mi Dedi ? Bölüm-6


  • ONCE UPON A TİME 


Hep söylerim fantastik konulu her dizi benim için bir adım öndedir. 2011'de başlamasına rağmen benim diziyle tanışıklığım 2012 yılında oldu ikinci sezonu verildiği dönemlerde bir göz gezdireyim güzel ise başlarım düşüncesiyle yola çıktım. 22 bölüm olan bir sezonu 3 günde bitirme gafletinde bulundum. Nedeni ise; Cindrella'dan, pinokyo'ya Pamuk Prenses'ten Peter Pan'a kadar bir çok masal kahramanını iç içme geçmiş hikayesiyle barındıran dizi, Once Upon a Time.. 
28 yaşındaki Emma Swan terk edildiğinde bebekti. Kötü kalpli kraliçenin laneti kırması için gönderilen Emma'nın bu sihirli dünyadan haberi olmasa da, 10 yaşındaki oğlu Henry her şeyi biliyor. Geri kalan tek şey ise Emma'yı ikna etmek.. Şu an 3. sezonu yayınlanıyor. Fantastik dizi seviyorsanız mutlaka izleyin derim..
  • CONTINUUM

2012 yılında tanıştığım Kanada yapımı dizi Continuum.. Keira Cameron'ın 2077 yılında dedektiflik yapan, amirinin isteğiyle Liber8 diye bilinen terörist grubunun idamına katılır. Bir şeyler ters giderken ne olduğunu anlayamadan kendini kaçakların peşinde günümüz 2012 Vancouver'ında bulur. Oğlu ve eşi 2077 yılında kalan ve günümüz zamanında sıkışıp kalan Cameron suçluları yakalamak ve hayatına geri dönmek için elinden geleni yaparken dahi çocuk olan Alec Sadler adlı bir genç ona yardım eder.. Dizi bu şekilde başlıyor. Birbirine bağlantılı bölümler soluk kesmeden izleyebileceğiniz bir yapım. 2 sezonu verildi. Ağustos ayında 3. sezon onayı geldiğinde çok sevinmiştim. Yanlış hatırlamıyorsam dün yeni sezonu yayınlanmış olması gerekiyor..
  • UNDER THE DOME

Romanlardan uyarlama olan film ve dizileri hikayeye sadık kaldıkları sürece severim. Gerilim ve korku romanlarının efsane yazarı Stephen King 1000 sayfalık "Under The Dome" adlı romanından uyarlanan dizinin yönetmeni Steven Spielberg'dir. Under The Dome geçilmesi imkansız, şeffaf bir kubbe tarafından kuşatılan kasabanın hikayesini anlatıyor.Kaçmanın imkansız olduğu Chester's Mill kasabasında oturanlar süresiz olarak kapana kısıldıklarını farkeder ve yeni bir toplum oluşturmaya  çalışırlar.Kubbenin nereden geldiği neden Chester's Mill'i hedeflendiği ve dışarı nasıl çıkılabileceği gibi sorular herkesin aklını kurcalarken bir yandan da kasaba sakinleri kendi aralarındaki gerginlikler ve sorunlara başa çıkmaya çalışırlar. Fedakarlık, kahramanlık, korku ve açgözlülük gibi insan ruhunu gerçek bileşenlerini harekete geçiren heyecan dolu dizi doğaüstü durumların insanların içinde ki iyiyi ve kötüyü nasıl ortaya çıkardığını gözler önüne seriyor..2013 yapımı dizinin daha ilk sezonu yayınlandı. 2. sezonunu merakla bekliyorum.

17.3.14

As One // "Seni Arayamam.. Sana yazamam.."


Hafta sonu izlediğim 2012 yapımı "As One" adlı filmin konusu beni derinden yaraladı.. Aynı ırkın evlatlarının birbirlerinden farklı yönetimlerle ülke yöneticilerinin "siz düşmansınız" dayatmasıyla yaşanan gerçek bir olayı ele almışlar, filme dönüştürmüşler. 1993 yılındaki Dünya Masa Tenisi Olimpiyatlarda aynı ırka sahip iki ülkenin birleşerek "Kore" adına yarışmasını konu alan film şu açıklamayla başlıyor;

"60 yıl önceki ateşkes antlaşmasından beri Kore dünyanın tek bölünmüş ülkesi olarak varlığını sürdürüyor.."  

 Stratejik olarak Kore yarım adası üzerinde hakimiyet kurmak isteyen SSCB ve ABD'nin bölgede kendi ideolojilerine uygun iki uydu devlet kurmalarının ardından sürtüşmeye başlayan bu iki devletin giriştiği fakat zamanının SSCB ve ABD'nin güç gösterisine dönen ve Kuzey Kore'ye Çin Halk Cumhuriyeti'nin Güney Kore'ye de Birleşmiş Milletlerin yardım ettiği anlamsız savaş..  Soğuk savaşın ilk kurbanları olmuşlardır.


Ha Ji Woon, Lee Joon suk, Oh Jun Se gibi tanıdığım oyuncularının filmde yer aldığını görüp de indirdiğim film "As One".. İzlemeye başlamadan önce beklentim pek yüksek değildi. Fakat filmi izleyip bitirdiğimde ben bu  filmi daha erken neden izlememişim sürekli ertelemişim diye kızdım.. The King 2 Haert dizisinde Ha Ji Won'u Kuzey Koreli bir asker olarak izlemiştim. O dizide Güney ve Kuzeyin arasında kalan bir aşk anlatılıyordu. Bu sefer Ha Ji Won Güney Kore'li bir masa tenisi oyuncusu "Hyun Jung- Hwa" canlandırıyor. Bu filmde ilk kez izlediğim Bae Doo Na ise Lee Boon Hee'yi canladırıyor. İlk başta bu kız neden bu kadar soğuk diye düşünürken kominizim altında yetiştirilmiş birinin normal olmasını beklemek benim hatam.. Choi Yoon Young ise; Yeon Jung karakterini canlandırıyor. Bu kızın kendine güvenine hasta oldum.. Han Ye Ri ise Soon Bok karakterini canladırıyor. Seyirci korkusu olan bu kız çok iyi işler başarıyor...

Birbirlerine düşman olarak yetiştirilmiş,farklı yönetim şekillerine sahip ülkelerin çocukları "KORE" adı altında tek yürek olursa nasıl olur sorunun cevabını 1993'de ki şampiyonada vermiş sporcular. Bir tarafta Kuzey Kore gibi kominizim adı altında sıkı yönetilen sporcular bir tarafta Güney Kore tarafında koşulları rahat, iyi olan sporcular..  Bu filme en uygun cümle "Spor kardeşliktir"  Düşünsenize o kadar zaman birlikte omuz omuza yarışıyorsun sırf ülkeler düşman diye telefonla bile konuşamıyorsun, çok acı çok..Benim gözyaşları ile bitirdiğim ender filmlerden biriydi. İzlemenizi şiddetle tavsiye ediyorum..

"İki ülkenin destansı bir çaba ile bir olmayı başaran sporcuların 21 yıl önceki 1993 yılı WWTC'nin ardından bir daha hiç karşılaşmadılar."

"Seni Arayamam... Sana yazamam...
Sana Söylemem gerekir.."


"Kore adına yarışan Kuzey v Güney Kore sporcuları"onlarının hikayelerinden kaleme alındı..

14.3.14

Reply 1994/ Answer Me 1994


Bu dizi için Reply 1997'nin dizi konusunda çıtayı yükseklere çıkardıktan sonra "acaba aynı tadı alır mıyım" diye çok düşündüm. Özellikle çocukluğumun geçtiği "efsane doksanları" tekrar yaşar mıyım acaba ? diye.. Reply 1997 ilk göz ağrım olduğundan yine de birbirinden farklı bir sürü hikaye, ilk aşk, tecrübe, aile ve dostluk bağlarını dolu dolu izlediğim dizi oldu Reply 1994..
Jo Yoon Jin - Haetae - Chilbongi - Sung Na Jung - Sseureki - Binggeure - Samchunpo

"Seksenlerin sonlarında doğan biri olarak özlemle andığım çocukluğum zamanlarıydı doksanlar" diye başlamıştım Reply 1997'ye. Gerçekten dönüp geriye baktığımda ne güzel yıllardı diye düşünmeden alıkoyamıyorum kendimi. Belki Reply serisini bu kadar çok sevip, mutlu bir şekilde izlemem belki de o günleri özlediğimden kaynaklıdır.

İlk dizide olduğu gibi bir hayran kitlesiyle baş başayız. O zamanlar hayran kitlesi şimdilerde "fangirl" oalrak tabir edilen olay çok başkaymış. 90'larda Tarkan'ın ilk popüler olduğu zamanlar, konserlerinde onun için ayılıp bayılan kızları hatırlıyorum.En çok sevdiğim olay ise; çağrı cihazı kullanımı.  Aynı pansiyonda yaşayan gençlerin 20 yaşlarında ki üniversitede yaşamları, çocukluk ile olgunlukları arasında kaldıkları,aşk hayatlarıyla sınandıkları  ve en güzeli ise aile olabildikleri o güzelliği konu alıyor,  Reply 1994.

"Yirmi yaşlardayekni, hem bu şehir hem de insanlar beni korkutmuştu. Kendimizi güvende hissettiğimiz tek yer evimizdi. Tam burası Shinchon Pansiyonu"

Sung Na Jung karakterini Go Ara canlandırıyor. Na Jung  Shinchon Pansiyonun Masanlı sahiplerinin kızı. Makine Mühendisliğiyle üniversiteye giriş yapan, basketbol aşığı demek bile az kalır onun için. Çünkü o zamanların ünlü basketbolcuların nefes aldığı her anını takip ediyor etmesine de onun terini sildiği mendili bile saklayan bir kız Na Jung. Dizinin gelecekten geçmişe yad etmleri Na Jung'un düğün kasedini izlemesiyle başlar. Acaba kızımız kiminle evlendi, kimi seçti diye diye paraladım kendimi. Açıkçası beklediğim gibi sonuçlanmadığı için sonunu sevmedim.. Na Jung'un abi gibi sevdiği oppasının bugünden sonra eskisi gibi olmayacağını hissettiği an ki duyguları.. (en azından öz abisi olmadığını hissetmiştim şaşırmadım:)

"Benim birtanecik abim var. Küçük bir çocukken rüyalarımda abimle evlendiğimi görürdüm.Bir tanecik abim vardı.Ve bir de onun oyun arkadaşı üçümüz daima beraberdik.Ama bir bahar günü kötü bir yalan gibi benim birtanecik abim uzağa çok uzağa gitti.Ve o günden sonra abimin arkadaşı benim abim oldu. Abimin elleri saçlarımı okşuyor, abimin nefesinin sesi.. abimin kokusu.. hala eskisi gibi ama o günden sonra abim benim için eskisi gibi değildi.
Dizimizin Jo Yoon Ji karakterini Min Doo Hee canlandırıyor. Tiny_G adlı bir Kpop grubunun üyesiymiş az önce öğrendim. Bilgisayar mühendisliği bölümünde okuyan, pansiyonun Na Jung'dan sonra ki tek kızı.İlk başlarda sesi bile çıkmayan bu kızımız ise Seo Taiji ve Boys adlı doksanlı yıllarının revaşta olan kpop grubunun deli fanı.Aktif müzik hayatlarına son verdiklerini açıkladıklarında yemeden içmeden kesildi o kadar deli. Samchunpo ile eğlenceli bir o kadar duygusal aşka yelken açacaklar..


Sseureki yani "çöp oppa-hyung" karakterini Jung Wo canlandırıyor. Tıp fakültesinin başarılı öğrencilerinden biridir. Na Jung'un "benim bir abimin arkadaşı vardı" diye bahsettiği ilk aşkı.. Bizim çöp abi dağınık, pasaklı, unutkan ona sürekli eşyaların yerini hatırlatan Na Jung. Özellikle güldüğü zaman ki mimikleriyle ortaya komik bir görüntü çıkıyordu. Na Jung ile hep abi kardeş kalsalardı daha mutlu olurdum.

Chilbongi karakterini; Yoon Seo Seok canlandırıyor. Onu bir çok kişi Gu family Book dizisinde ki Tae Soo olarak bilir. Genç yaşına rağmen Beyzbol profesyonel liginde ünlü ve başarılı bir atıcıdır. Dizi de beş yakışıklı erkeğin arasında Seul'ü tek erkektir.Onun Shinchon Pansiyonuna yoluna düşmesi kuzeni Binggeure sayesinde olmuştur. Anne ve babası ayrı olduğundan aile sıcaklığını gördüğü pansiyona her fırsatta geliyordu.  Bir gün el gör ki zaman geçtikçe Na Jung onun ilk ve unutmadığı aşkı olmuştur. Ben dizide Chilbongi'nin tarafındaydım..

Haetae karakterini Son Hun Jun canlandırıyor. Dizi boyunca beni gülme krizlerine sokan her seferinde gözümden yaşlar gelmesini sağlayan karakter. Bilgisayar Mühendisliğinde okuyan aklı fikri kızlarda olan çapkın delikanlı.. Çapkın dediğime bakmayın her seferinde eline yüzüne bulaştırmasıyla meşhur.. Hele dönem arasında askere aldılar çocuğu orada yaşadıklarına gül gül öldüm.

Samchunpo karakterini Kim Sung Kyun canlandırıyor. Bilgisayar Mühendisliği okuyan bu arkadaş Haetae ve Yoon Ji çektiğini kimseden çekmemiştir. Seul'de kaybolması, yaşının diğerlerinden iki yaş küçük olmasına rağmen hepsinden yaşlı durması ironisine bayıldım. O ilk aşkını Yoon Ji ile buldu.. 

Binggeure karakterini Baro canlandırıyor."B1A4" kpop grubunun 1992'li üyesi. Babasının baskısı üzerine Tıp Fakültesini kazanmış. Ne olmak istediğiyle alakalı gelgitler yaşayan genç adam. Bu çocuğu izlerken sürekli yemek yediğini fark ettim..
Reply serisinin olmazsa olmaz anne-babası.. Baba karakterini Sung Dong II, anne karakterini Lee II Hwa canlandırıyor. Nasıl oluyor demeyin oluyor. İlk başta nasıl bağlayacak Reply 1997'yle diye çok kafa yordum. Orada ki aile Busan'da yaşıyordu. Bu aile ise Masan'dan Seul'e taşınmış. Baba tarafında kuzen oluyorlarmış. Benim favori karakterim her zaman olduğu gibi babaydı. Adamın her hareketi, her lafı olay.  O yüzden benim için reply serisinin olmazsa olmazları arasında birinci sırada.

Karakterlerin hepsinin hikayesini tek tek sevdim... Fakat; ben Reply 1994'de bir şeyleri eksik buldum. Dizi boyunca Na Jung acaba kiminle evlendi acaba diye düşünürken aslında senarist bir çok kez kendini belli etti. Belki değişir ümidiyle bekledim bunca zaman.. Özellikle düğün fotosunun çekildiği sahnede yüzlerin, buğulaştırmasına rağmen belliydi.. Mesela diziye hisleri kuvvetli çöp abinin kuzenini getirdiler. Ayrılacaksınız falan filan dedi bişeycikler olmadı. Gereksiz konuk oyunculardan biriydi.

"Benim için Beysbolun her şey olduğu bir zamanda. Kalbimi beysboldan daha çok ısıtan ve hızla çarptıran biri geldi. Tarihin en sıcak yazı başlamıştı ve 20 yaşımda hayatım da tıpkı mevsim gibi sıcaktı.1994 yazıydı bu.." Chilbong
"İlk kez karşılaştığın bir yabancı ile aynı yatakta uyuyorum. Yabancı bir şehirde, yabancı bir evde hiç tanımadığım insanlarla yaşıyorum. Baharın ansızın gelişi gibi.. Bu evin hali de benim için şaşkınlık verici. Seul'de ki ilk evim ShinChocun Pansiyonu. Annem elinden bir şey gelmese de Seul'de ki yaşamım için endişeleniyor.Şimdiye kadar anne babamla aynı odada bile uyumamışken artık bir oda arkadaşım var. İşin aslı ömrümde gördüğüm JeonRedorolu ilk insan o. Yapmak istediği, merak ettiği pek çok şey olan bir arkadaş." Samchunpo..

"Bazen düşünürüm. O Gün telefona cevap vermeseydim. O gün terminale gitmeseydim bize ne olurdu? Yaşamın her anı seçim.Tahta köprü de olsa karar vermelisiniz. Gitmeli miyim, dönmeli miyim? Yoksa durmalı mıyım? Nihayetinde şu an bulunduğum durum geçmişte yaptığım sayısız seçimin sonucudur O gün telefonu açtım terminale gittim. Ve seçimlerimin sonucu bugün biz olduk. Seçmediğiniz yolun aklınıza takılması normaldir.Bu yüzden pişman olunmayan bir seçim yok. Bu yüzden yaşamın doğru cevabı yok Tek yapmanız gereken seçiminizin doğru olduğuna inanıp, verdiğim kararlardan pişmanlık duymadan yaşamak.." Sampchunpo...
"Samimiyet genellikle arkada saklanır. Çok utanç ve hassas olduğundan onu itip bağrınca daha derinlere gizlenir.
Onunla başa çıkmanın sadece bir yolu var. Samimiyet kendisi ortaya çıkana kadar yalnızca gözlerine bakıp söylediklerini dinlemen gerekir.Eğer sözlerini ve düşüncelerini bir kenara koyup beklersen sen farkına bile varmadan samimiyet ortaya çıkar. Hiçbir çeşit bahane ya da kibirli tavsiye gerçek bir rahatlık olmaz. Samimiyet paylaşılınca genellikle rahatlık tam o anda ortaya çıkar. Eğer birini rahatlamak istersen o insana bakıp söylediklerini dinlemek senin için yeterli.Neyse ki benim bile fark etmediğim samimiyetimi anlayan birisi var.Varlığıyla beni rahatlatan bir abim var" Binggeure


"Tabi ki dünyada itiraf edilemeyen bir sürü karşılıksız aşk avrdır.Bu aptallar, karşılıksız aşktan
nasıl kaçabileceklerini bilendir.İşte bu yüzden karşılıksız aşk iç acıtır." Haitai

7 milyar insanın içinden hoşlandığın kişinin benden hoşlanmasının ihtimali  kaçta kaç olabilir?
(bu da kızımızın mucizesi oldu)
"En son olduğu fark etmeden "sonunca" her zaman geçip gidiyor. Dünyada ki her "son"un hüzünlü olmasının
nedeni fark etmeden geçip gitmesine izin vermenin pişmanlığıdır. 1994 sonbaharında babamın takımı Seul ikizleri son şampiyonluğunu kazandılar ve 20 yaşındaki son mevsimimiz de sonsuza kadar sürecek gibi görünüuyordu. Üstelik farkında olmadan daha da yakınlaşmıştık. Yimi yaşındayken kalplerimiz yeni bir meydan okuma heyecanıyla vuruyordu. Aşkın neye benzediğini bilmezsin kalplerimiz tutku doluydu ve hiç korku hissetmezdik. Ama şimdi geri dönüp bakınca 20 yaşındayken hissedebileceğin yalnızca heyecan, tutku ve korkusuzluk. Zamanın ne kadar kıymetli olduğunu bilmede 20lerimizin son günlerini böyle geçirdik." Na Jung
İşte bizim gençlerin yirmi yaşında ki tecrübelerinden çıkardıkları sonuçlardı az önce yazdıklarım. Geri dönüp baktıklarında aslında o yılları ne kadar korkusuzca yaşadıkları.. Açıkcası Reply 1994 benim adıma ilk filme göre daha vasat geçti Serinin ilk dizisinin yeri bende çok ayrı.. Özellikle ebedi yönden o kadar tepeye çıkarmışlardı ki sanki Reply 1994 sönük kaldı gibi geldi bana.. Onun dışında her şeyi sevdim. Özellikle dizinin on bölümü paha biçilemez derecede güzeldi. Aklıma geldikçe hala güldüğüm bir çok sahne var. Özellikle çocukluk yıllarımda benim yaptığım bir çok şakayı başka bir kültürde yetişmiş ülkenin insanlarının da yaptığını görmek sevindirdi.
Gözümden yaşlar geldi buzdoabının içinde gördüğümde :)
Hüzünlerenerek izlediğim en güzel sahnelerden biriydi..
"Benim tanıdığım en yakışıklı adamsın.. Uzun boylusun ve harika kişilğin var. Tanıdığım tüm insanların içinde sen en havalısısın Senin gibi biri beni sevdiği için ne kadar minnettarım biliyor musun? Senin sayende  kendi içimdeki cevherin farkına vardım. Kore'nin en ünlü adamı beni seviyorsa ben dört dörtlük bir kadınım demektir. Joon olur da bir gün bir çocuğum olursa ona bu konuda hava atacağım.Şu televizyonda ki  ünlü yıldız annene aşıktı diyeceğim. Bol bol hava atacağım. Beni sevdiğin için teşekkür ederim. Sayende 20'li yaşlarımı çok güzel hatırlayacağım.." Na Jung
Dizi çekilirken finalinin değiştiğini düşünüyorum. İnternette dolaşan düğün fotoğrafından anlaşılacağı üzere ya değiştirdiler ya da iki final çektiler hangisi olursa hesabı yaptılar. Açıkçası ben kocasının Chilbongi olmasından yanaydım. Ne bileyim çöp abinin olmasına hüzünlendim.Çünkü ilk görüşte chilbongi aşık oldu çöp abi ise sonradan aşık olduğunun farkına vardı.Mesela ilk bölümler damadı arkadan gösterdiklerinde vücut yapısı olarak bariz Chilbongi olduğu belliydi, saçları da onun gibiydi. Ben çok ümitliydim arkadaş.. Onun dışında herkesin mutlu mesut bir şekilde son ile bitmesine sevindim. En çok neyi özleyeceksiniz deseniz. Pansiyonda yemek yedikleri zaman ki sohbetlerini derim.. En çok neyi sevmedim derseniz
En çok şu yemek masasının etrafında ki muhbabbetlerini sevdim..

Hani yazının başında bahsetmiştim ya sizlere Reply serisinin ilk dizinden senaristler öyle güzel sürpriz yaptı ki görünce çığlık attım.  Çöp abinin Busan'da görev yapmasıyla karşımıza çıktılar o özledilğim ekip göründü. Birde otobüse hava havalı ortaya çıkmaları ahh be sizi ne sevmişim diye geçirdim içimden bende yalan yok. Yıllar sonra komşu olmaları, babalarının akraba olduğunun o zaman ortaya çıkması senaristimiz tarafından güzel düşünmüş.

"Canını sevdiklerim"
Bir şey itiraf ediyorum dizinin ostlarını diziden daha çok sevdim. Benim şarkılara karşı zaafım çok fazla. Özellikle kurgunun en güzel anlarında arkadan gelen sözler tamamlamalı. O duyguyu yansıtmalı.. Sung Si Kyung seslendirdiği "To You" , Dia'nın seslendirdiği "Farewell for Myself", Dizimin güzel kızı Go Ara'nın seslendirdiği "Start"  veeeee en güzelini sona sakladım. Dizinin oyuncuları Jung Woo,Yoo Yeon Suk,Sohn Ho Jun bebişlerimisin seslendirdiği Feeling Only you... Umarım seversiniz... İyi seyirler şimdiden..

Monstar dizisinin kötü çocuğu "Yoon  Joong Hoon" çocukların kıdemlesi rolünde
bir kaç kez karşımıza çıkıyor..
Na Jung 20 sene sonra doğan erkek kardeşi rolüyle BTOP üyesi
Yook Sung Jae

7.3.14

CNBLUE Grubu 5. Mini Albümüyle Geri Döndü!

Bundan bir kaç hafta önce geri dönüş hazırlıklarını yapan CNBLUE'den bahsetmiştim. Resmi facebook sayfalarından 5.mini albümleri hakkında sürekli fotoğraflarını paylaşıyorlardı. Grubunun tanıtım fragmanı "Love is" yayınlanmıştı. Fragmanda ne konuşuyorlar derseniz size kısaca, üyelerin aşkın ne ifade ettiğinden bahsediyor. 23 Şubat akşamı CNBLUE  albüme adını veren şarkısı "Can't Stop" yayınladı. Albüm Yong Hwa ve Jong Hyun sözlerini yazıp bestelediği 6 adet şarkıdan oluşuyor.

Çıkış şarkıları CAN'T STOP

SmTown konusunda sevdiğim gruplar olduğunda yeri ayrıdır. Fakat FNC şirketinde farklı bir hava var diye düşünürdüm. FNC ile yıldızların arasında işleyişin nasıl olduğunu anlatıldığına dair  Cheongdamdong  izlediğimde kendimi haklı çıkardım. Zaten şirketin başkanı çatlak bir şey. Farklı oldukalarını düşünüyorum derken mesela Cnblue üyeleri Can't Stop albümün tanıtımını metroda Guerila Date için yaptı. Düşünsenize metroya bibiyorum karşımda Cnblue üyeleri falan olacak heralde şaşkınlık geçiririm 
İlk canlı geri dönüş performansları M!Countdown ile gerçekleştirdiler. Çiçek çocuk bildiğiniz sahnede harikalar yarattılar. Özellikle bu grubun stilisti kimse onu istiyorum! 
"Like A Child ve Can't Stop"

Albümde yer alan şarkılar;
Diamond Girl
Love Is
Can't Stop
Like a Child
Sleepless Night
Cold Love
Illusion

Albümde favori şarkım "Love Is".. Müziği ve sözleriyle beni benden aldılar..

"Sarangiran wollae janinhan geoya
Sarangiran wollae nalkaroun geoya
Sarangiran wollae bul gateun geoya
Geureon jul almyeonseodo saranghaneun geoya"

Yani diyor ki;

Aşk.. aslında zalim
Aşk.. aslında içine işleyen
Aşk.. aslında yangın gibi
Tüm bunları bilmemize rağmen, seviyoruz hala.

CnBlue 5. mini albümleriyle bir çok ödül, konser verecek. Hatta şarkıları zirvenin sahibi olacak. Her zaman  da hak ettikleri yerde olacaklarına inanıyorum. En kısa zamanda Türkiye'ye gelmelerini diliyorum..

6.3.14

Marry Him If You Dare / Kore Dizisi

Dizinin kadrosu açıklandığında Yoon Eun Hye ve Jung Yong Hwa'nın olduğunu öğrendiğimde çok sevinmiştim. Yoon Eun Hye her sene dizi çektiği için ondan çok 2012'den dizi projelerinde görmediğimiz Yong Hwa'yı görecek olmak mutlu etmişti. Dizi konu bakımından hoş olmasına rağmen  İlk bi kaç bölüm izlerken eğlendim fakat sonrasında bir şeyler eksik geldi. Kısaca beklentilerimin altında kaldı..
Na Mi Re çağrı merkezinde çalışmaktadır fakat hayalinde ki iş ise yayın yazarı olmaktır. Orta yaşlarda olduğundan bunu denemesi için geç olduğunu söyleyen bir sürü insan vardır, kendi abisi de dahil. Bir gün hiç beklemediği bir anda karşısına 25 yıl sonra ki kendisi çıkacaktır.  İlk başlarda inanmamış olsa da ajumma Na Mi Re (gelecekte ki kendisi) dinler ve hayallerini gerçekleştirebilmesi için fırsat doğar. Ajumma için en büyük sorun gelecekte evli olduğu  YBS haber sunucusu Kim Shin'den uzak durmalıdır. Bu durumda YBS yayın şirketinden uzak durmalıdır.. Ajummanın gelecekten gelme sebebi ise; Kim Shin ile evlenmek pahasına karşı çıkan abisiyle uzun yıllar konuşmaması, sevdiği birini kaybetmesi gibi etkenlerden ötürü Kim Shin ile karşılaşmaması için çok çaba sarf etti Onun için en iyi damat adayı ise Park Se Joo'dur. Park Se Joo YBS'nin velihatı olmasına rağmen yayın şirketinde VJ olarak çalışmaktadır. İşin içine girince işleri daha iyi anlayabileceği düşündüğünden. Kimse gerçek kimliğini bilmez. 
Açıkçası ben; Se Joo'yu seçmesi taraftarıydım. Neden Kim Shin değilde Se Joo derseniz, hemen anlatayım bir kere Kim Shin karakterinde bana göre bir şeyler eksikti, sevemedim bir türlü. Kendini beğenemiş spiker olduğundan olabilir dedim fakat Na Mi Re'den hoşlandığını fark ettiği zamanlarda bile fikrim değişmedi. Ruhsuz ve duygusuz karakter olduğundan benim fikrim Se Joo'yla olmasından yanaydı. Bir kere Se Joo karakterinde duygu vardı..  Ben içinde duygu olan her şeyi severim.
Bakınız Se Joo"


YBS'de muhabirlik yapan Seo Yoo Kyung'a üzüldüm. Se Joo'nun normalde Jeju adasında görüp aşık olduğu kişi ajumma gelmeden önce Seo Kyung olacaktı. Fakat gel gör ki gelecek onlar için değiştiğinden aşkını kalbine gömmek zorunda kaldı.. Na Mi Re'nin abisi Şef Nan karakterini canlandıran Oh Jung Se .Eun Hye'in bir önceki  Miss You dizinde ki YooChun'un yakın arkadaşı rolünden hatırlarsınız. Orada ki şebek hareketlerinden ötürü çok sevmiştim tiplemesini. Burada ki yönetmen kardelşine düşkün ama belli etmeyen abi rolünü de sevdim. Özellikle kardeşine sürekli yaptığı şu ayak hareketine her defasında güldüm..
Dizide en çok dikkatimi çeken şeylerde biri Eun Hye'nin giydiği kıyafetler oldu. İzlerken bir çok kez "vay bu da güzelmiş" derken kendimi buldum. Bu bir tek benim dikkatimi çekmediğini sevgili Nabrut'un güzel postuyla tek olmadığımı fark ettim. Yoon Eun Hye'nin rol aldığı projelerde ki kıyafetleri olağanüstü..
Finali bir çok kişi beğenmedi ya da Na Mi Re kimi seçti gibi bir sürü sorularla bitirmiş olabilir. Aslında final ayrıntılarda gizliydi.Na Mi Re Park Se Joo'yu seçti. Nasıl anladın derseniz, buyrun Sevgili Nabrut'un kanıtlarıyla ispatlayalım. İşte beklediğim son buydu. En azından finalinin beklediğim gibi sonuçlanması mutlu etti. Fakat Eun Hye, Yong Hwa gibi oyuncuların bu dizide harcandığını düşünüyorum. 
İzlemek vakit kaybı mı? derseniz. Hayır, bu oyuncular için izleyin fakat benim gibi büyük beklentiler içine girmeyin derim. Benim bir çok şey de hayal kırıklığına uğramamın sebebi tamamıyla beklentimi Eun Hye, Yong Hwa, Lee Dong Gun gibi iyi oyuncuların olduğunu düşünerek yüksek tutmamdan kaynaklıydı. Aslında çok özenerek yazdığım post olmadı. Kusuruma bakmayın, iyi seyirler
Yoon Eun Hye/Na Mi Re
Jung Yong Hwa/ Park Se Joo
Lee Dong Gun/Kim Shin
Han Chae Ah/ Seo Yoo Kyung
Choi Myoung Gil/ Na Mi Re (2043)

5.3.14

You Who Came From the Stars / Kore Dizisi

Fantastik konu barındıran her dizi başımın tacıdır, tabi saçma olmadığı sürece. Amerikan dizileri arasında Fringe final yaptığından beri onun ayarında hala bir dizi izleyemedim. Fakat gel gör ki bitişine onun kadar üzüldüğüm, aynı oyuncularla bölümleri daha fazla olsaydı dediğim, seve seve arşivime eklediğim dizi My Love From The Star..

Do Min Joon kendi uzay aracıyla seyahat ederken dünyaya inen sonrasında 400 sene boyunca insanlar arasında yaşamak zorunda kalan uzaylı kardeşimiz. Geldiği yere dönebilmesi için yıldızların her hareketini izleyediği için bir gün ansızın 3 ay sonra görünecek olan yıldız sayesinde yaşadığı yere dönecektir. Do Min Joo (Kim Soo Hyun) İlk kez geldiği dünya da yaklaşık 400 sene boyunca genç ve yakışıklı bir şekilde hayatını sürdürmüştür. Sesleri algılaması, gözlerinin keskin olması, bazı olayları görebilmesi ve hızlı bir şekilde hareket etmesi bir uzaylıdan beklediğimiz hareketler olduğu için şaşırmadım. Fakat bana göre en güzel ve özel olanı ışınlanması ve zamanı bir kaç saniye bile olsa durdurabilmesi..Uzaylımızın dünyadaki insanların yaşamlarına ayak uydurmaktan başka çaresi yoktur. 400 sene kadar yaşayan bir adamın sürekli aynı mesleği yapmasını bekleyemeyiz tabi. Şu an ki mesleği ise üniversitede öğretim görevlisi olmasıdır. Yaşlanmadığı için her 10 yılda bir sahte ölüm belgesiyle hayattan silinip yeni bir kimlik ve işler ile hayatına devam eder. Aşk konusunda; insanların arasında dört asırdır yaşadığından olsa gerek kıskançlık, merak, cinsel arzular, sahiplenme, sempati gibi duyguları aşk sanarak yanlış anladığına inanır. Ta ki Cheon Son Yi hayatına dahil olana kadar. Onun dışında gelişen olaylar yüzünden ilk kez bir kadına olan gerçek aşkı başlar. Bu durumda bizim atalarımızın söylediği bir söz gelir aklıma sizde bilirsiniz; "Büyük lokma ye büyük söz konuşma" .. Cheon Song Yi (Gianna Jun) 28 yaşında zirvede ki aktris, ulusun perisi onun değişiyle "o bir yıldız". Öğrenim hayatı boyunca her zaman film setlerinde olduğundan gerçek bir eğitim alamamıştır. Yıldız olmanın verdiği rehavet sayesinde şımarıklığında vazgeçmemiştir. Tek başına kaldığında kırılgan, yalnız, sevgiye muhtaçtır.  Song Yi gerçek aşkı aradığından olsa her seferinde Lee Hwi Kyung'u red ediyor. Ailesinin dağılmasına sebep olan bir üne kavuşmuş ama bütün ailesinin yükünü kendini tek başına üstlenmiştir. Do Min Joon karşısına çıkana kadar hayatı bu şekilde geçip gidiyordu. Ona hayran olan erkeklerin aksine onu sürekli red eden, onu görmezlikten gelen bu adam ilgisini çekmiştir... Lee Hwi Kyung; 28 yaşında S&C grubun küçük oğlu. Ortaokul yıllarından beri kapak modelliği yapan Song Yi'ye ilk görüşte aşık olur. Hatta babasına o yaşlarda yalvar yakar şirketin reklam modeli yapar. Gel gör ki bizim kız birazcık odun olduğundan teşekkür dahi etmez. Hwi Kyung kendini kabul ettirebilmek için sürekli peşinde dolaşır, onun için herşey yapar yeri geldiğinde bile küçük düşer ama ona karşı sevgisi azalmaz. Hatta ona karşı olan aşkından onun için yanıup tutuşan Yoo Se Mi'nin sevgisini fark edemez. Bu kızımız silk başlarda kafasını vur ekmeğini al tarzında zarif, narin, kendinden emin duruşu, entellektüel standartlarda Cheoın Son Yi'den üstün olmasına rağmen hep onun gölgesinde kalmıştır. Ortaokul yıllarında Hwi Kyung arkadaşlarıyla Se Mi'nin sınıfına gelir, ilk görüşte aşık olur. Song Yi ile çok yakın arkadaş olmalarına rağmen o zamandan beri içten içe en büyük rakibiydi. Hem işleri hem sevdiği adamın onu sevmesinden ötürü kıskançlığı dostluğunun önüne geçmiştir. En yakın arkadaşını özlediği zamanlarda bile...
Do Min Joon Joseon dönemindeyken dünyada kaldığında bir Seo adında daha 15'inde dul kalan küçük bir kızla karşılaşıyor.Eski dönemlerde bir kız için dul kalmak insanların gözünde ayıplanacak durum olduğundan ailesi bile kızını öldürmek için uğraşır. Annesinin yardımıyla kaçarlar. Do Min Joon bu kıza üzülür  yardım eder. Bir gün kızı öldürürler. 
Sonsuza kadar durdurmak istediğim bir an var..
Sevdiğim kişinin öldüğü an.
Çaresiz kaldığım o an..
Asırlar sonrasına geldiğimizde bundan 15 yıl öncesine Do Min Joon'un cerrahlık yaptığı dönemlerde yolda yürürken bir kızı görür asırlar önce kurtarmaya çalıştığı kız Seo'ya benzer. O esnada koşan kıza tır çarpacakken zamanı durdurur Song Yi'yi kurtarır ortadan kaybolur. Birbilerinin izlerini kaybederler. Kadere bakın siz yıllar sonra birbirlerine komşu olurlar farkında olmadan..
Bir kere dizinin kurgusunu çok sevdim. Do Min Joon (kim soo hyun) girmediği kılık kalmamış. Oyunculuğu ile aslında girdiği kılıkların üstesinden geldiğini düşünüyorum Eminim ki benim gibi düşünen bir çok kişi vardır. Song Yi karakterini canlandıran Gianna Jun harikalar yarattı. Do Min Joon'a aşık olduğunu fark ettiği, onu kıskandığı, şımarıklığı, yaptığı her an güldürdü. 
Do Min Joon yaşlanmayacağını öğrendikten
sonra girdiği stres ve ortaya çıkan Song Yi :)
Song Yi'nin aşk için çaresiz kaldığı zamanları :)

Song Yi benim için bu dizide bir tık öne çıktı. Gianna Jun harikalar yaratmış derken bunları kast etmiştim. Herkes iyi günlerinden yayında olanların kötü günlerinden yanında olacaklarını düşünür. Fakat işler reelde de dizilerde de hep aynıdır. En yakınlarından yersin darbeyi. Bu dizide o yakın Se Mi (Yoo In Na).. Onu canlandıran Yoon In Ha'yı severim, rolünün hakkını verdiğini düşünüyorum. Gerek Hwi Kyung duyduğu aşk yüzünden gerek Song Yi ile içten içe hissettiği yarıştan ötürü onun yerine geçti. Se Mi kızgınlığım üzüntümün önüne geçti. Song Yi'nin başına gelenleri fırsata dönüştürmüştür. Eski arkadaşı olduğundan onun hayatından nasıl çıkarabilird, nasıl terk edebilirdi onun yaptığı gibi o da ona gizlice destek olacaktı. Hwi Kyung'a açılmasına rağmen karşılık göremeyince bizim kız daha fazla hırçın davranışlar sergilese bile en azından kendi kişiliğini daha da küçültmedi en çok buna sevindim.
Hani diziler ikinci adam ne kadar iyi olursa olsun mecbur kötü olan tipler vardır. Lee Hwi Kyung'un ilk başta öyle olacağını düşündüğüm için pişmanım. Neden düşündüğün derseniz? Çocuk yaşta denebilecek zamanda beri Song Yi'yi seviyor olmasından. Senarist düşüncelerimi yıktı. İyi ki de yıkmış. Kim Soo Hyun ve Gianna Jun'un canlandırdığı karakterler kadar büyüdü benim için. Song Yi aşık olduğu kadından çok çocukluk arkadaşıydı. Abisinin onu öldürmeye çalıştığını öğrendiğinde akıl dolu planıyla onu yakalanmasını sağladığında benim gözümde dev adam oldu..O Yüzden sevdim de sevdim Hwi Kyung'umuzu :)
Her dizinin iyi rolleri olacağı gibi bir de kötü karakterleri olmalı. Kötü karakter tiplemesi olarak Gu Family Book'da ki Joo Kwan Woong ve I Hears Your Voice'da ki Min Joon Gook karakterleri şimdiye kadar izlediklerim arasında en kötü karakter oyuncularıydı. Onlar kadar kötü olan biri varsa o da Lee Hwi Kyung'un abisi Lee Jae Kyung (Shin Sung Rok) Kendi amaçları uğruna yapmacağı kötülük yoktur. Onunla yıllarca birlikte olduğu karısını akıl hastanesinde kilitli tutmak,oyuncu sevgilisi insanlara birlikte olduklarını açıklayacağını söylediğinde gözünü bile kırpmadan öldürmek gibi. Song Yi'ye kafayı takar onu öldürmek için türlü türlü oyunlar yapar. Song Yi'ye neden taktı? Lee Hwi Kyung'un sevdiği kadını neden öldürmek istiyor derseniz, izleyin derim. İzleyenler için yorumlarını bekliyorum:)
Song Yi'nin asi kardeşi Cheon Yoon Jae(Ahn Jae Hyun). Ablasının ünlü biri olmasından pek hoşnut değildir. İlk başlarda ara ara asi çocuk olarak dizide yer alsa da onun bu asi hallerini dizinin sonlarına doğru yerini sevimli haller içinde olması senaristin sağ gösterip sol vurması derim. Açıkcası ben Do Min Joon'a karşı çıkar diye bekliyordum. Aksine Do Min Joon hayranı biri oldu çıktı :)) 
Abla kardeşin Do Min Joon'u paylaşmadıklarıda bir gerçek. 
Herkesten bahsetmişken Do Min Joon'un dünyada ki sırrını bilen yakın dostu Av. Jang Young Mok 'dan bahsetmeden olmaz. Yıllarca Do Min Joon'a dostluk yapan bir zamanlar onun kadarken yıllar geçtikçe yaşlı bir adam Av. Jang'ın dostuna bağlılığı sevdim. Özellikle Song Yi'nin annesi Do Min Joon'a kızdığı zamanlarda babasıymış gibi onu korumasına arada ki diyaloglara gülmekten ölüyordum her seferinde.. Hava girip Do Min Joon'u azarlaması falan benim gözümde harika detaylardı. :)
Bok Ja dizide ara ara görünse de onun her defasında yakışıklı
bir erkek gördüğünde saçlarının uçuşması, tepkileri hayalleri
 güzel düşünlmüş :)
Şu ekibi de unutmamak gerek. Dizide ara ara kaşımıza çıkan tespitleriyle beni güldüren
üçlü.. 
Song Yi ve Do Min Joon'un birbirlerine olan aşklarını izledikçe etkilenmemek elde değildi. Song Yi gibi erkeklerin peşinden koştuğu yıldızın uzaylı dostumuza aşık olduğu her dakika güldüm. Aşkını itiraf ettiği dakikalarda bile güldürdü. Onun bir uzaylı olduğunu öğrendiğinde,Do Min Joon'un gitme vakti geldiğinde, red edildiğinde..her seferinde çoğalarak sevdi.. Do Min Joon evine döndüğünde aslında ait olduğu yerin "dünya" değilde "Song Yi'nin dünyası" olduğunu anladığı her dakika onun yanına dönebilmek için görünğp kaybolması sevdim.. Açıkçası son bölümde hüzünlendiğim çok sahne oldu. Song Yi'nin çevresinde ki herkese onu bana anlatın dediği an bende ipler koptu.. Dizinin son bölümlerine yaklaştıkça hüzünlenmiştim. Yazımın başında bahsetmiştim. Fringe final yaptığı zamanlarda böyle hüzünlendiğimi hatırlıyorum. Dizinin yönetmeni; ikinci sezonun çekilebileceğini dile getirmiş. Umarım olmaz. Her şey tadında güzel...
En çok bahsetmekten hoşlandığım kısıma geldik. Dizinin Ostları... Hyorlyn "Love From The Star" ve "Good Bye" sevdiklerimden..Ballad şarkıların  kralı K.Will'in seslendirdiği "Like a star" Huh gak " Tears falling like today" benim dinlerken hüzünlendiğim şarkılar.. Umarım sizde dinler, seversiniz.. İyi Seyirler şimdiden..