26.2.14

Ma Boy / Kore Dizisi

Ne film izlesem diye nette dolaşırken bir anda mini dramalara gözüm ilişti 2012'de yayınlanan dizimiz  3 bölümden oluşuyor. 3 bölümden dizi mi olur demeyin, mis gibi de oluyor. İzlerken eğlendiğiniz biterken tadı damağınızda kalacak gençlik dizisi May Boy.


Güney Kore dizilerinden aşina olduğumuz erkek kılığına giren kız temalı bir çok yapım izlemişizdir. Bu sefer kız kılığına giren erkeği izleyeceksiniz. Kız kılığına giren erkek mi olur demeyin, oluyor. Hele bu erkek kız gibi surata ve güzelliğe sahipse olabiliyor. İtiraf ediyorum dizinin afişine baktığımda sağ ve solda ki kişinin aynı olduğuna.Dizinin oyuncularından Kim So Hyun dışında tanıdığım yok. Kim So Hyun kim derseniz küçük bir hatırlatma yapayım. 1999 doğumlu, Rooftop Prince, The Moon That Embraces The Sun ve I Hear Your Voice dizilerinde ablalarının çocukluklarını canlandıran ileride çok iyi işler başaracak olan kızımız. Burada başrol olduğunu fark ettiğimde izlemeyelim dedim. Kız kılığına giren erkek oyuncumuz 1991 doğumlu TOUCH adlı grubun onların tabiriyle seksi çocuğu Su Woong. Grup hakkında pek bi bilgim olmadığından bu konuda pek yardımcı olamayacağım. Fakat çocuğun oyunculuğuna gelince kız gibi kırıtması falan güzeldi. Dizininin bir diğer erkek oyuncusu  kendini beğenmiş idol rolüyle güldüğüm, kız kılığına girmiş Irene aşık olan Tae Joon karakterini ise EXCİTE grubunun üyesi Min Hoo canlandırıyor. Bu çocuğun dizi karnesine baktığımda üzüldüm halbuki komedi dizilerinde iyi iş yapacağını düşünüyorum. En çok güldüğüm noktalardan Irene ve Tae Joon'un fanlarının kapışması. Özellikle üç kızın birlikte yürüdükleri her sahnede kendimi gülmekten alıkoyamadım. İrene aşık olan üç erkeğin Irene erkek haliyle çıkış yaptıktan sonra ekranda gördüklerinde ki tepkileri harikaydı. Eğer bu dizi 16-20 bölüm arasında olsa inanın iyi iş yapardı.

Diziyi daha fazla deşmenin anlamı yok. Zaten 3 bölümcük olduğunda izlerken tadı damağınızda kalacağı konusunda garanti veriyorum. Özellikle haftaiçi çalışıyorsanız ya da okuldan arta kalan zamanlarında dizi izlemeye kendinizi veremiyorsanız film izlemek yerine mini dramalara sarabilirsiniz. Tecrübeyle sabit :)

24.2.14

Glowing She / Kore Dizisi


Romantik komedi tadında dizi izlemek için arşivleri karıştırıyordum ki 2012 yapımı 12 bölümlük Glowing She izlemeye kara verdim. Tabi ki başrolde sevdiğim gruplardan biri olan SS501'den tanıdığım ve 3 seneyi aşkındır solo albüm çıkararak yoluna devam eden Kim Hyung Jun büyük etken oldu. Heartstrings dizisinde dans hocası rolünde ki So E Hyun tanıyordum onun dışında ki hiç bir oyuncu hakkında pek bir bilgim yoktu.


Dizinin konusu; bir yayın şirketinde geçen olayları ele almış desem değil. Dizi de üç ana karakter arasında ki aşk desem onu dizinin sonlarına doğru birinci ya da ikinci adamın kim olduğunu tahmin bile etsek sonlara doğru çözebiliyoruz. Anlayacağınız senarist diziyi yazarken sanırım uykusu gelmiş, kim nedir necidir unutmuş.
Jun Ji Hyun 29 yaşında henüz evlenmemiş genç bir bayandır. Zeki, sadakatın kitabını yazmış her zaman pozitif komik bir kişiliğe sahiptir. Onun çocukluğundan bu yana tek hayali güncel makale yazarı olmaktır. Eski işinden istifa eder, eğlence yayın sektörü elemelerini geçer ve en alt seviyeden başlar. Gelin görün ki yayın yönetmeni üç yıl önce ayrıldığı beş sene kadar beraber olduğu sevgilisi Yong Woo ile karşılaşır.  Yakışıklı, mükemmele yakın kariyere sahip, şık bir o kadar gururlu adamdır. Ji Hyun'undan ayrıldıktan sonra onun en yakın arkadaşıyla evlenir, boşanırlar. Ji Hyun'u görünce geçmişte yaşadığı güzel günleri tekrardan düşünür. Kang Min; 25 yaşında ünlü pop yıldızı, dizi ve film oyuncusu yakışıklı hallyu starımız. Şımarık, kendi beğenmiş idol nasıl olur derseniz açın izleyip görün derim. Ji Hyun ile iş dolasıyla karşılaşırlar hatta hakkında ki skandalı engeller falan filan..

Üzülerek söylüyorum diziyi beğenmedim. Hani çok kötü olmasa da sanki bir şeyler yarım geldi bana. bi ara ilk adam Yong Woo diye düşünmeye başlamıştım. Sonra bir anda Kang Min olduğunu hatırladı senarist. Kısaca arada ki dengeyi ve kurguyu güzel oturtamamış. O yüzden izlerken sıkıntı yaşadım. Bir de Kang Min ve Ji Hyun birbirine aşık oluyor ama hangi ara oluyor ona da anlam veremedim. Dizi komple kötü demiyorum. Elbette güzel ve komik özelliklere sahip. Ben mesela Kang Min'in şımarık idol tiplemesini, Ji Hyun'un hata bile yapsa kendine olan güvenini, üç kız arkadaşın samimiyetini sevdim. Dediğim gibi senaryonun kurgusunda kaynaklı sıkıntılar olduğunda benim için vasat bir dizi oldu. Finaline gelecek olursak iddaa ediyorum şu zamana kadar izlediğim Güney Kore dizileri arasında en kötü finale sahip dizi olarak ilk sırayı kaptırmaz. Kim kiminle ne oldu nasıl oldu inanın bütün karakterlerin hikayesi açıkta kaldı. Dizinin kurgusu ne kadar kötü bile olsa Ostları harikaydı.Kim Hyung Jun'un seslendirdiği "For You" şarkısını tek geçerim. Bir de "Not Another Woman But You"

20.2.14

Biri Dizi Mi Dedi ? Bölüm-5

  • Pretty Little Liars

İki kişi bir sırrı ancak biri ölüyse saklayabilir. Alison'ın gizemli ölümünün ardında önceleri birbirlerine samimi olan dört liseli genç kızın Alison'un ölümünün ardından sakladıkları sırlar gün geçtikçe ortaya çıkar bu eski arkadaşlar tekrardan yakınlaşırlar. Taşlar yerine oturmaya başladıkça Alison'ın ölümünün cinayet mi  kaza mı ? Onlara mesaj atan "A" takma isimli birinden gelen tehdit mesajları kimden geliyor? Kızlar bu hikayenin neresinde? sorularının cevapları bilinmezlikte..
Dizi, Sara Shepard adlı yazarın "Sevimli küçük yalancılar" adlı kitap serisinden uyarlaması. Lucy Hale, Ashley Benson, Shay Mitchell, Troian Bellisario kızlarımızın başrolde olduğu dizinin gerek konuk oyuncuları ile ses getiren bir dizi. Ayrıca senaristin bölüm sonlarında sağ gösterip sol bulduğu "Hadi canım böyle de olmaz ki" tepkisini yaşadığım heyecanlı yapımlardan biri. 2010 yılında başlayıp günümüzde hala devam etmekte. Tavsiye ederim. 
  • The Vampire Diaries

Mystic Falls kasabasında her şey olabilir. Ölüp ölüp dirilebilir, karşınıza vampir çıkabilir, bir cadının büyüsüne maruz kalabilir hatta kurt adamlara kendinizi kaptırabilirsiniz. Ailesini kaybeden Elena ve kardeşi Jerremy teyzeleri ile yaşamaya başlarlar. Fakat işler sanıldığı kadar sakin ilerleyemeyecektir Stefan'ın kasabaya dönmesiyle ardında Damon'ın da yaşamasıyla başlayan olaylar zinciri gün geçtikçe gizemin ve aksiyonun dozunu arttırarak devam eder. L.J Smith tarafında kaleme alınan seride, iyi ve kötünün birbirleriyle  olan savaşı ve ili kardeş vampir Damon ve Stefan arasında yaşanırken, ikisinin arasında kalan Elena dengeleri koruyabilecek mi?
Kitap serisinden uyarlanan bu yapım televizyon erkanlarına 2009 yılında gelmeye başladı. O zamanlar Alacakaranlık serisi ile başlayan  vampir ve kurt adam furyasından nasiplenerek şu zamana kadar geldi. Sezonlar geçtikçe hem oyuncu kadrosunda hem konu bazında çok yol kat etti. İzlemeyen yok ise başlarsa sıkılmayacağı konusunda garanti veririm..


  • Teen Wolf


2011 yılında ekranlara gelen Teen Wolf  üçüncü sezonuyla bu aralar devam ediyor. güney Kore dizileri gibi değil yabancı diziler sezona ara verince bir sene kadar sürüyor diğer sezonu beklemek. Beklemekten nefret ettiğim dizilerden biridir Teen Wolf. Scott McCall ormanda dolaşırken bir kurt adam tarasında ısılır ve o da artık bir kurt adamdır. Bir lise öğrencisi için bu gerçeği kabul etmek ve hayata devam etmek oldukça zordur. Scott, en iyi arkadaşı Stiles Stilinski (bu çocuk dizinin efsanesi) ve başka bir kurt adam olan Derek Hale'in yardımıyla kurt adam olduğu gerçeğini diğerlerinden saklayarak normal bir hayat sürmeye çalışır. Diziyi izlerken özellikle müziklerine dikkat edin. Bölümler hatta sezon ilerledikçe oyuncularında diziyle beraber büyüdükleri fark etmeniz uzun sürmeyecek. Şiddetle tavsiye ediyorum. Özellikle işler 3. sezona geldiğinizde çok karışacak ve ben şu sıralar izledikçe neler olacak diye düşünmekten edemiyorum.

19.2.14

Sıla'dan Beklediğim Albüm "Yeni Ay"


Bu kız sadecce Kpop mu dinliyor diye düşünmüş olabilirsiniz tabi ki sadece onlarla sınırlı değilim. Fakat konu Türk müziği olunca bir iki sanatçı ya da bir iki grup dışında pek dinlemekten keyif aldığım kişi yok ne yazdık ki. Dinlemekten keyif aldığım, albüm çıkarsın diye beklediğim kişi SILA! 18 Şubatta "Yeni Ay" albümünü çıkardı. Tabi ki Produktörü aynı zamanda üniversiteden beri arkadaş olduğu Efe Bahadırın önderliğinde. Albüm 10 şarkı ve bir versiyondan oluşuyor. Çıkış şarkısı "Vaziyetler" şarkısı önümüzde ki günlerde bizled için pelesenk olacak kıvamda. Ben hep derim ki Sıla yapmış yapacağını! Hele bir şarkısı var ki "Yabancı".."Göre göre hata da yaptık pişmanlığım çok" diyor.. Şarkıları dinlerken beni alıp götürüyor desem çok klişe olur biliyorum. Cidden yapıyor bu kadın. Sonra "Yeter" diye isyan ederken öyle bir söz yazmış ki..  "Zaman önce darılır sonra barışır. kaya gibi mutlak dayanınca herkesi sınar ince ince canının nereden yaralıysa"  
"Vaziyetler" şarkısının müzik videosu


Beni feth ettiği şarkısı ise "Saki".. Sılanın bi kaç albüm önce "Egeli Lodos" gibi klasik olacak benim için. 

Kaçamam da nasıl giderim
Bende hal yok bahane bu
Hayat mani lakin ölümde var
Akşamın bir dur! Sabahı gör
Sana mı kaldı vaktin seyri
Sabrım kal hele hayrını gör
Ah Be! 

Beklediğime değen bir albüm daha Sıla'dan.. 

18.2.14

The Woman Who Still Wants to Marry / Kore Dizisi


Çok uzun zaman önce izleyip de pişman olduğum hatta taslaklarda yarım yamalak bıraktığım dizi. Kim Bum Boys Over Flowers  ile  yarattığı karizmayı bu diziyle yerle bir ettiklerini düşünüyorum  30'lu yaşları geçmiş kadınların evlenmek için çırpınmalarını anlatan sevimli bir konu olsa da Kim Bum gibi çocuğun kendinden 11 yaş büyük ajumma denecek yaşta ki kadınla aşk yaşaması özellikle görünüş olarak hiç olmamış. Yayınladığı zamanlarda Güney Kore halkı da benim gibi düşünmüş olmalılar ki reyting sıralamasında bile yer almayıp kısa kesmişler diziyi.Açıkçası hem sıkıcı hem de yarım yarım bıraktım diziyi. Kim kiminle beraber kim mutlu olmuş olmamış bilmiyorum.

Yanlış anlaşılmasın dizinin konusu ilgi çekici olabilir.30 yaş sendromunu yaşan bir çok bayan elbette ki vardır. Ne bileyim o kadar yabancı dizi film izliyorum heralde bu kadar sıkıldığım diziye pek rastlamamışdır. Bir yerlerden yakalarım diye düşünsem diziyi yarım bırakmıştım. Aktirstler iyi oyuncular olabilir. Bana göre bu diziyle büyük vakit kaybı yaşamışlar. Özellikle Kim Bum'a yakıştıramadığım için sevmedim. Dizide bir ara kendinden 11 yaş büyük sevgilisine büyük göstermek için saçını griye boyamasını anlamadım. Yönetmen  hiç mi göremedi öyle bir sevimli surata o saç rengini yapsa bile fark etmeyeceğini :)

Dizi için söyleyeceğim tek güzel şey ise; Ostları onun dışında ne yazık ki diziye dair pek güzel düşüncelere sahip olamadım. 

17.2.14

Bir Küçük Eylül Meselesi

Kendimi Güney Kore dizi ve filmlerine verdiğim bu zamanlarda iki güzel yapımla ara vermiş bulundum. Bunlardan biri "Herkül: Efsane Başlıyor" ve bir diğeri ise geçen cuma vizyona giren "Bir Küçük Eylül Meselesi" oldu. Uzun süredir Türk sineması izlemiyordum. En son Beren Saat ve Uğur Yücelin "Benim Dünyam" filmiydi.Sinemaya girdiğim zaman beklentimi yüksek tutmadım.. Temiz, çekilmiş, dürüst bir işle karşılaştım desem yalan olmaz. Bu küçük hikaye, müzikle, sevinçle,hüzünle ve Bozcaada ile süslenmiş. Kurgusuna ruhunu işleyebilen yapıtları seviyorum.. Bizim meşhur "Ezel" dizisinin senaristi Kerem Deren'nin kaleminden çıkan filmi aynı zamanda yönetmiş. İlk denemesi olmasına rağmen başarılıydı. Görüntü yönetmeni iki çift lafım var. onun kamerasından dökülen sahneleri görünce insan herşeyi bırakıp Bozcaada'ya yerleşesi geliyor.
Engin Akyürek, Zeynep Farah Abdullah, Ceren Moray ve Serra Keskin'nin bulunduğu oyuncu kadrısunun hakkını yememek gerek. Hepsi birbirinden güzel rollerini izleyiciye yansıttılar. Film için pek bilgi vermek istemiyorum. Fakat tesadüfler insanları bir araya getirir, zıt karakterler birbirini çeker,tüm bunlar malum nerede, ne zaman bilinmez.Denk gelmesi zordur bu yüzden aşk mucizedir!


14.2.14

Herkül: Efsane Başlıyor!


Herakles; Roma mitolojisinde bilinen adıyla Herkül. Mitolojiye göre başarmış olduğu 12 efsanevi iş sayesinde insanüstü gücün sembolü haline gelmiştir. Yönetmen Renny Harlin'in ellerinde, insani zaaflara sahip olan ve mitolokik çıkıntıları neredeyse törpülenmiş bir şekilde hayat  buluyor.


Kalabalık bir ekip taradından markyajlanan öykü, Atina topraklarında zaferden zafere koşan Kral Amphitryon'un karısı Alcmene'ye bir geceliğin sahip olarak, ona kırallığının yıkımını bahşeden çocuğu doğuran Zeus'un oğlu Herkül 'ün yıllar sonra Hebe aşık olması ve üvey kardeşi Iphikles ile bu aşk uğuruna girştiğiçetin mücadeleyle harekete başlıyor. Hemen hemen bütün mitolojik karakterleri yeniden revize eden yapım ekibi, Zeus ve Hera'nın kızı Yunan mitolojisinde gençlik tanrıçası olarak adı geçen Hebe'yi Girit Prensesi olarak karşımıza çıkıyor.

Doksanlı yıllarda çocuk olan herkes dizi olarak Kevin Sorbo'nun canlandırdığı Herkül'ü hatırlar. Bu sefer Herkül karakterini Kellan Lutz bedeninde hayat buluyo. Kellan Lutz en kolay Alacakaranlık serisinde Vampir Emmet olarak hatırlayabilirsiniz. Kral Amphitryon karakterini Scott Adkins canlandırıyor. Popüler sinemanın mitolojiye imtihanı uzunca bir müddet sona ermeyecek. Beyazperde; Yakın tarihte nice mitolojik boğuşmaya gebe kalacak diyebiliriz. Şimdiden iyi seyirler..

Kış Olimpiyatlarında İçimizi Isıtan Patenciler

Dün akşam ne izlesem diye kanalları dolaşırken TRT Spor'da Suçi'de ki Kış Olimpiyatlarına denk geldim. Kısa programda "Erkekler Artistik Buz Pateni" yarışmasını izlemeye başladım. Patenciler şarkı eşliğinde kaymaya başlayınca şaşkınlıkla izlemeye devam ettim. Ülkemizde spor olarak futbol, sonrasında basketbol son yıllarda Fenerbahçe ve milli takım sayesinde voleybolda ilerleme kaydetmemize rağmen buz pateni kültürü pek yaygın değil. Futbol, basketbol ve voleybol kurallarına hakim biri olarak buz pateni için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. İzlerken spiker sayesinde bir çok kural ve hataların neler olduğu çözdüm. Bilmeyen biri olmama karşın dün izlediğim sporcular olağanüstüydü...
Kısa Programda;
  1. Yuzura Hanyu 101,45 (Japon) 
  2. Patrick Chan 97,52 (Kanada) kendisi çin asılı..
  3. Javier Fernandez 86,98  (İspanya) son 3 yılın dünya şampiyonu"
Hanyu ISU şampiyonasında  kısa programda 100 puan sınırını aşan ilk patenci olmayı başardı. Öğrendiğim kadarıyla geçen sene ISU Grand Prix'de 100 Puanı zorlamış. Dün TRT Spor'da buz pateni şampiyonasını sunan spiker 19 yaşındaki Hanyu ısınmaya başlayınca "Bu çocuğa dikkat edin" dedi. Abartıyor heralde diye düşünürken kendi kendimi yalanladım. Öyle bir tekniğe sahip ki estetik ve artistlik işin içine girince o ana kadar yarışan herkesi solda bıraktı.. Mükemmel denebilecek Dörtlü toeloop (arka arkaya havada dönüş) üçlü axsel ve üçlü lutz-üçlü toeloop kombinasyonu yaptı. Hatasız tamamladı. Hele o dizlerinin üzerinde döndüğü an hissettiği duygu içimde yaşadım. Abartma kızım demeyin ciddiyim!



İkinci olan Kanadalı Patrick Chan; kısa programında dörtlü toeloop-üçlü lutz yapmasına rağmen üçlü axelde denge kaybı yaşadı. Eğer o denge kaybını yaşamasaydı, 100 sınırı aşardı. Teknik ve artistlik konusunda Hanyu'dan sonra Kanadalı olduğu için favori patenciydi. 


Son üç yılın dünya şampiyonu İspanyol Fernandez, dörlü salchow'dan ve üçlü lutz-üçlü toeloop kambinasyonundan sendeleyerek çıktığından puan kaybetti. spinleri zorluk dereceside oldukça iyiydi. Hanyu performansını o kadar iyi gerçekleştirdi kli sonrasın da yarışan patencilerin üzerinde baskı oluştu. O baskı hissedenlerden biri Fernande oldu. 



Serbest programa kalamaya hak kazanan 24 patenci var. Bugün saat 17:00'de TRT-Spor kanalında yayınlanacak. 
Birazda işin teknik kısmından size bilgi vereyim. Araştırmalarıma göre buz pateninde 6 önemli atlayış vardır. Bunlardan üçü ayağa buz vurup güç alarak diğer 3ü havaya sıçrayarak gerçekleştirilir. 

Ayağı buza vurup güç alarak yapılanlar;
  1. Toeloop
  2. Flip
  3. Lutz
Havaya sıçrayarak yapılanlar;
  1. Salchow
  2. loop
  3. Axel
Bu atlayışlar tek başına yapıldığı  gibi arka arkaya kombine bir biçimde de yapılabilir. Kombine atlamalar patencilere daha çok puan kazandırır. Atlayış, tekli, ikili,üçlü, dörtlü olarak gösterilebilir. Havada döndüğü sayı kadardır. Hanyu'nun yüksek puan olmasında ki en büyük etken ise teknik olarak yaptıkları. Havada dörtlü axel yaptı arka arkaya kombin yaparak.

Hanyu'nun geçen sene 99,84 aldığı ISU performansı

12.2.14

Lie To Me / Kore Dizisi


2012'de yayınlanan benimde geçen sene izlediğim dizi Lie To Me. Yoon Eun Hye ve Kang Ji Hwan'ın başrollerini paylaştığı dizi romantik komedi türü yapımlardan biri. Bir yalanın insanın hayatında nelere mal olabileceğini komik bir dille anlatmalarını ve Yoon Eun Hye  ve Kang Ji Hwan'ın uyumunu sevdim..
Kore'nin bilindik hikayeleri zengin adam fakir kız. Hyun Ki Joon; zengin, yakışıklı, zeki ve bekar iş adamıdır. İlk bölümlerde ki kasıntı zengin adam tipi Secret Garden' hatırlattı. Dizinin ilk bölümleri durağan geçiyor diye diziyi yarım bırakmayın. Aman Ha! Konunun yavaş yavaş içine girdiklerine bakmayın senaristin güzel hamleleriyle keyif vereceğine garanti veririm. Hyun Ki Joon'un takım elbiseyle olan her haline tav olabilirim. Ne giyse üzerinde harikalar yaratıyor. Dizide her kadının halini süsleyen zengin yakışıklı bu adam hayatıyla alakalı bir çok fedakarlık yapmıştır. Kardeşi için nişanlısından vazgeçmiştir. İçinde kaybettiği sevgi ve aşkı Ah Jung'da bulması.. Ve ona aşık olduğunu anlayacağı sürede geçen olaylar aşık olduğunu dünyaya açıkladığı an ki tavırları sevimliydi.
Yoon Eun Hye'nin izlemediğim bir kaç dizi ve filmi kaldı. Buna rağmen izlerken keyif aldığım bir kaç aktirsten biri. Kong Ah Jung'ın bir zamanlar yakın arkadaş olduğunu sandığı aslında ilk aşkını elinden alan arkadaşı So Ran'a evlediğini söylmesiyle macera başlıyor. Olayların tesadüflerin bir araya getirilmesiyle aslında Hyun Ki Joon ile evli olduğunu arkadaşları ortaya attı. Dedikodu aldı başını gitti.Ah Jung, Turizm Bakanlığında çalışan devlet memurudur. İşine bağlı, azimli ve zeki bir memurdur. İlk aşkından dolayı aşka olan inancını yitirmiş ve kendini işin adamıştır. Eun Hye'nin dizinin ilk bölümlerinde ki saç modeli hiç hoşuma gitmedi. Her aşk acısı çeken kadınlar gibi saçını kestirdi. Küt ve kahküllü o hali eski halinden bin kez iyiydi. 
Hyun Ki Joon'un kardeşi; Hyun Sang He. Uzun yıllar Güney Kore'de yaşayan tam da döndüğü gün barda Kong Ah Jung ile tanışır. Güney Kore'y döndüğünü öğrenen abisi onun peşine düşer tesadüfen orada olan abisiyle Ah Jung ile ilk kez karşılaşır. Siz diyeceksiniz ki neden abisinden kaçıyor. Daha ilk okuldayken sevdiği kız abisine aşık olur, nişanlanır. Bunu öğrenen abisi kardeşi için o zamanlar sevdiği nişanlısından vazgeçer. O günden sonra Güney Kore'den gider yıllar sonra döner. Yine aynı olay yaşanacakken bizim çocuk olgunlaştığı için sorun yaratmaz. Benim dizide en çok sevdiğim karakter Sang Hee. Gerçi heralde bu arkadaşı izlemediğim dizisi de kalmadı. Ah Jung ile yakın arkadaş olan Sang Hee ilk başlarda çok görünmesine rağmen sonralarında senaristler ya unuttu ya da sadece Ah Jung ve Ki Joon aşkına yöneldi. Hazır Ki Joon nişanlısından bahsetmişken ona geçelim. Oh Yoon Joo. Aynı zamanda Sang Hee'nin sınıf arkadaşı ve ilk aşkıdır. Nişanlısının ondan ayrılasının ardından İtalya'ya giden, saçma bir zamanda geri dönen ikinci kadındır. Ki Joon ile büyük aşk yaşamışlarsa ne olmuş yani her şey bıraktığı gibi mi olacaktı? Tabi ki Hayır! Gel gör ki bunu
Yoon Joo'ya anlatmak zor oldu. Hele bir de o meşhur kola sahnesinden sonra gelmesine daha çok sinir oldum. Heh itiraf ettiler! Şükür! dedim sonra olanlara bak...! Dizinin bir çifti daha vardı ki ilk başlarda uyuz olsam bile kendimi bir çok kez gülmekten alıkoyamadım. So Ran ve Jae Bum çifti. So Ran yalan konusuna sebep olan kadın, Jae Bum ise Ah Jung'un ilk aşkı. Etkilendiğim bir çok sahne vardı. Bunlardan biri Sukura Ağaçlarıyla çevirili park. Sukura ağacı  Japon sanatında kullanılan ağaç türüdür. Adına şarkılar dahi yazılan, bahar aylarında hava durumlarından önce Sukura ağaçlarının durumu hakkında bilgi verirler. Sukura ağacı; kiraz ağacıdır. Ağaçlar hakkında bilgi vermek isterdim fakat konuyu şaşmasın. Nereden biliyorsun demeyin; Peyzaj bitirdim. İşte bu Sukura ağacının olduğu her sahne olağanüstüydü.. Ayrıldıkları gün o yolun orada Ah Jung'un ağlarken babasına ağlaması "çiçekler artık yok" diye acısını başka türlü göstermesi.. Ama benim efsane sahnem kola sahnesiydi.. Gerçi bir konuya açıklık getirmek istiyorum. Ah Jung sen adamı kendine geri döndürdün. Seninle evlenmek istiyor. Sen ne diye Jeju'ya gidiyorsun düşünmem lazım diyorsun. Sinir bozucu ve gereksiz buldum. Unutmadan Ki Joon'nun sekreteri Park Hoon. Böyle bir sekreter dostlar başına! :)
Dizinin Ostlarına gelelim biraz da.. Benim için dikkat çeken Ostlar Kim Yeon Woo "You are My Love"; Nothing . İzlerken keyif alacağınız kimi zaman hüzünlü kimi zaman güldüren Lie To Mee izlemenizi tavsiye ederim.. İyi Seyirler..

11.2.14

Yeter ki; Böyle geri dönüşler olsun!

SmTown şirketinin bütün gruplarıyla haşır neşir olduğum için yaptıkları her projeye hayran kalıyorum. Geçelerde yayınlanan S.M The Ballad beklenen ikinci albümünün tanıtımlarını ve kimlerin olduğunu gördükçe daha fazla heyecana kapıldım. S.M The Ballad  kimler mi var. Super Junior Yesung, Super Junior-M Zhou Mi, Shinee Jonghyun, EXO Chen, TVXQ Chanming, Girls Generetion Taeyeon, F(x) Krystal, Zhang liyin.. Yesung askerde nasıl olacak demeyin. Ballad grubunda olacağı daha önceden bilinen Yesung askere gitmeden önce şarkıyı seslendirmiş. Yesung'un o güzel sesini askerde olduğu süre boyunca duyamadık. Elfler iple çekiyor. Ostların kraliçesi Taeyeon solo olarak "See Me Free" ve Jonghyun ile "Breath(korece) seslendirecek.  Jonghyun ve Chen "One Day", Krystal ve Chen "The Good and Bad".. Chen ve Zhang Li Yin "Breath" (Çin versiyonu), Chanming ve Krystal "Breath" (Japonca versiyonu) seslendirecek. Yesung askere gitmeden önce "I Was Greedy (kore ve japon versiyonu, Zhoumi ise bu şarkının çince versiyonunu seslendirecek. 

Dün itibariyle Taeyeon&Jonghyun "Breath" Kore versiyonu yayınladı. Bugün Jonghyun ve Chen "One Day". 12 şubat Taeyeon solosu, Chen ve Krystal "The Good and Bad", Yesung ve Zhoumi "Blind" 13 Şubat da Chen Zhoumi ve Changmin ve Krystal'in şarkıları yayınlanacak. Geri dönüşleri iki gün sonra Taeyeon ve Jonghyun tarafında seslendiren şarkı ile M! Countdown'da olacak. Sevgililer Gününde ise Çin'de Chen ve Zhouminin seslendirdiği şarkı görücüye çıkacak.

SMTOWN'dan bahsetmişken şirketin en ünlü kız gruplarından biri olan "Girls Genertion". Geri dönüşleri olacaktı fakat ortada bir geri dönüş tarihi bile yokken bu sabah bir baktım tanıtım videosu yayınlamış. Anlayacağınız şirket sağ gösterip sol vurmuş. Geri dönüş şarkıları "Mr.Mr."..



Bir başka sevdiğim gruplardan biri MBLAQ. Onlarda geri dönüş videolarını geçenlerde yayınladı. Japon hayranları için kaçıncı şarkıları hatırlamıyorum ama kıskanmıyor değilim. Biri de bizim için çıkarsa ya hani :) Şarkıları "Still İn Love".. tanıtım videosunda fark edeceksiniz duygusal ağırlıklı. Zaten G.O'nun sesini seviyorum..

Beklediğim bir geri dönüş ise CNBLUE'nun albümü. Ben tanıtım şarkılarını, videolarını beklerken onlarda yanlış fark etmediysem fotoğraflarını yayınladılar. Gerçi daha çok merakta bıraktılar. Sonrada video çekimleri sırasında fotoğraf falan paylaşmalar olmuyor çocuklar olmuyor! Merakta kalmamak Facebooka giremez oldum. Hele sabah yayınlanan fotoğrafa ne demeli. Merakta bırakacak detayları vermeleri aslında hoşuma gidiyor. Başkan Han işini biliyor. Başlık parçalarının "Can't Stop" olduğunu açıklamışlardı. Yonghwa'nın bestelediği şarkı.

Benim ilk göz ağrım, canlarım, bitanelerim Suju'nun EunHae'ye.. Yani Eunhyuk ve Donghae'nin ilk Japonca albümü yolda geliyor. Albümün adı "Ride Me"... Motorcryle şarkısının klibinün sadece 1:53 dakikalık ön izlemesi yayınladı. Still You şarkısına daha doyamadan yeni şarkılar seviyorum sizi çocuklar! 


2012 yılında çıkış yapan B.A.P grubu mini albümleriyle ünlü benim gözümde. Bu ayın başlarında klipleri yayınlandı. Ben bu grubunun tarzını "Five" diye bi amerikan grubu vardı onlara benzetiyorum Birebir olmasa bile ağırlıklı olarak ilk videoyu ve şarkıyı duyduğumda onlar geldi aklıma.. Şarkının güçlü gitar sesine bayıldım. Valla kim düzenledi etti bilmiyorum ama ben beğendim. Kpop erkek grupları arasında 2PM'in tarzına yakın. EXO gibi sevimli erkek gruplarının aksine sert ve çocuksu görüntü veriyorlar. Farklılar, severim. Buyrun şarkı "1004 (Angel)"


10.2.14

The Primer Minister and I / Kore Dizi



"The Primer Minister and I" yayınlamadan önce bir çok kez dizi hakkında bloğum da bilgilere yer vermiştim.. Yoon Si Yoon sevdiğim için başlamasını dört gözle bekliyordum.Beklediğine değdi mi peki? Evet değdi. Güney Kore'nin alışılagelmiş zengin kız fakir oğlan, kızların erkek kılığına girmesi ve anlaşmalı evliliklerle alakalı konuların bol bol işlediği dramalara sahip olduğunu Kdrama severler bilir. Bu dizimizin alışılagelmiş konusu ise; anlaşmalı evlilik ve bununla gelen olaylar silsilesini anlatıyor. 

SmTown gruplarına, oyuncularına, şarkıcılarına olan düşkünlüğüm aldı başına gidiyor. SNSD'nin güzel kızı Im Yoon Ah'ın dizide oynayacağını duyduktan sonra Yoon Si Yoon'un da kadroya katıldığını öğrenince heyecanım kat kat artmıştı. Yoon Ah Love Rain'de oynadığı Ha Na rolünün aksine güldüren karakteri canlandıyor. Oynadığı Nam Da Jung; magazin servisinde başbakanın özel hayatıyla alakalı bilgi toplamaya çalışan bir muhabirdir. Annesini küçük yaşta kaybetmiş babası Alzheımer hastasıdır. Babasının tek isteği ölmeden kızının evlendiğini görmesidir.  Lee Beom Soo; başbakan Kwon Yool rolünü canlandırıyor. Kwon Yool karısını trafik kazasında kaybetmiş üç çocuklu bekar bir babadır. İdealleri olan başkaban çocuklarını bu süre zaafında ihmal eden bir babadır. Yoon Si Yoon; Kang In Ho rolünü canlandırmaktır. In Ho başbakanın yardımcısı, başdanışmanı olan In Ho'nun hayatıyla alakalı sırlar vardır.. Yoon Si Yoon eski dizilerini göz önünde bulundurursak hatta çok değil 2013'ün başlarında Park Shin Hye ile rol aldığı Flower Boy Next Door halinden eser yok aşırı zayıfladığı bu gözlerden kaçmadı. Chae Jung Ah; Seo Hye Joo rolünü canlandırıyor. Sert mizaca sahip olan bu kadın içten içe başbakanı sevmekte.Chae Jung Ah daha önce Dream High'de öğretmen rolünde izlemişti. Ryu Jin; çocukların dayısı başbakanın has düşmanı Park Joon Ki rolünü canlandırıyor. Dizinin üç küçük veleti vardı ki hepsi birbirinden sevimli. Woo Ri (Choi Su-Han), Na Ra (Jeon Min Seo) ve küçük Man Se'miz (Lee Do Hyun). Ön plana çıkan Man Se oldu. Çok sevdiği ajummasının ona ekmek almasıyla başladı ona olan küçük aşkı. Choi Sun Han'ın büyüyüp hyungları gibi güzel yerlere geleceği oynadığı çocuk rolüyle gösterdiği aşikar. Lee Do Hyun çocuk karakterler arasında en sevdiklerim arasında yer aldı. Hele onun "ajumma" deyişi yok mu, al mıncıkla öp o derece şeker.
.

İzlerken gülme krizlerine girdiğim ara ara duygulandığım bir çok duyguyu içinde bu dizinin en çok güldüren tarafını sevdim. Yoon Ah'ın oyunculuğu konusunda çok yol kat ettiğini fark edeceksiniz. Yoon Si Yoon'u ilk kez ikinci rolde olmasına alışamasam da onun da kendine göre nedenlerden dolayı mutlu olduğunu görmek sevdim. Lee Beom Soo'u izlediğim ilk yapım oldu.Doğruyu söylemek gerekirse endişelerim vardı. Yoon Ah ile aralarında ki yaş farkından dolay rollerini nasıl olacağını dair. Fakat izledikçe endişelerim yerini zevke bıraktı.. Rooftop Prince, The Moon That Embarce The Sun, Runnig Man'in yakışıklı oyuncusu Lee Min Ho'yu biraz daha görebilsek güzel olurdu.

Dizinin en güzel ikilisi; anne sevgisi görmeyen Man Se'nin ajummasına düşkünlüğü onların dizinin en sevimli ikilisi yapmasam olmaz. 

Na Ra'nın ilk aşkı olarak diziye konuk olan Suho'nun ilk oyunculuk deneyimini şahit olduk. İnanıyorum ki güzel yüzüyle güzel yerlere gelecek. Keşke daha fazla görebilseydik.
EXO'nun lideri Suho
Yılın en kıskanç ajumması. 

Diziden yakındığım tek şey; varlığıyla yokluğu bir olan en gereksiz muhabirlerimiz oldu. Tamam dizide varlar ama çok aktif olamadılar ben senaryo açısından onlardan çok şey bekliyordum. Yine de Lee Min Ho'yu görmek güzeldi :)

Aralarında ki anlaşmalı evliliğin aşka dönüştüğü, çocukların ajumma dedikleri Nam Da Jung'u ve hatta hasta olan babasını büyükbabaları gibi kabullenmeleri , Şef Kang'ın aşkının karşılıksız oluşu, Şef Seo'nun yıllarca başbakana duyduğu aşk senaryoya aktarış biçimi ne fazla ne az, dozundaydı.Dizinin finali hakkında büyük beklentiler içine girmeyin. Güzel bitmiş olsa bile beklediğimden sönük bir son ile veda etti. Dizinin oyuncuların sıcaklığının dışında ostlarıda güzeldi. Yoo Gun "I love you to death" Shinee'nin yakışıklısı Teamnin "Steps" seslendirdi. Benim favorim Ost'um Yoo Gun'un seslendirdiği şarkı oldu.

Dizinin konusu, oyuncularından çok ses getiren olay ise dizi setini ziyaret eden idoller oldu. SHINee'den MinHo ve Girls Generition (SNSD) kızları arkadaşları YoonAh'yı ziyaret ettiler. Suho konuk oyuncu oldu daha ne olsun.

Dizinin kendime adıma en güzel karesi
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...