26.8.13

Dream High 2 / Kore Dizisi

Dream High izleyenler bilir ki aynı okulda geçmesine rağmen konu olarak birbirinden bağımsız seri dizisi diyebilirim. İlk başta acaba ilki kadar iyi olur mu diye düşünmedim değil. Dizinin oyuncuları ilk dizide ki gibi idollerden oluşuyor. Hatta bu dizide Kpop idollerinin hayatından çok şey öğrenebilirsiniz. 



Maddi sıkıntılar içinde ki Kırın Sanat Okulun da artık öğrencilerin yeteneklerinden ziyade çalışkanlıklarına seçimler başlamıştır.Ve devletin çıkarmış olduğu "Gençler sanatçıları koruma" adı altında ki yasa da genç yaşta olan sanatçıların saat aksam 10'dan sonra dışarı çıkmalarını yasaklamıştır. Bu yasadan ve kişsel hatalarından dolayı popüler grup olan HERSHE ve EDEN faaliyetlerine ara vermek zorunda kalmışlardır. Bu genç idollerimiz  Kırın Sanat Okulu'n da  eğitime başlarlar. Eski ve idoller arasında tabi ki de çekişmeler olacaktır.

Dizinin bir sürü başrol oyuncusu var ama JB biraz daha ön planda. Esas kızımız olan Shin He Sung'u Jin Yoo Jin'e göre önce davranarak kapan genç idolümüz. Her yeteneğe sahip tamamiyle dizide mükemmel bir idolü canlandırıyor. 

Jin Yoo Jin ise rock müzik konusunda hayalleri olan fakat idoller geldikten sonra kendini JB ile yarışın içinde bulup dans, pop müzik söylerken bulur fakat finale doğru kendi özüne döner. En azından beklediğim bir durumdu. Gerçi ben Jin Yoo'dan çok finalinden Jin Yoo Jin ile birlikte olmasını istesem de olmadı, O da Jinwoon'u sevdiğimden dolayı :D 

Shin He Sung Kırın Sanat okulu tarafından notlarından dolayı seçilmiş öğrencilerden biridir. Fakat o bunu daha sonradan öğrenir. Çünkü sesi ve yeteneği olmadığı halde tek hayali şarkıcı olmaktır. Okula o şekilde girdiğini öğrendikten sonra okula bırakma kararı alır. Bütün hayallerinin bittiğini zannetiği bir anda arkadaşları onun yazmış olduğu şarkıyı Jin Yoo Jin önderliğinde söylerle bu şarkı herkes tarafında sevilir. Aslında iyi bir söz ve beste yazarı olabileceğinin farkına varır ve pes etmez okula döner. Onu ikna eden kişi ise bu olayların dışında JB'dir. Aralarında ki aşk ise bundan sonra başlar...

Dizi de en çok izlemekten keyif aldığım ise Nana'nın iki sevdalısı.. ikinci sezonda genel olarak müzik dünyasında ki olabilecek her türlü sorunu ve çözümlerini anlatan bir sezon olmuş. ilk sezonda daha çok öğrencilerin kendi içlerinde vermiş oldukları bir savaş varken ikinci sezonda tamamı ile karşılıklı birbirleriyle yarış halindeler. İkisi arasında seçim yapamayacağım. Çünkü ikisini izlerken de çok eğlendim. İlk sezonda Jason-Pil Suuk ikilisini.. ikinci sezonda ise Jin yoo Jin ve JB arasındaki çekişmeleri ve Jin Yoo Jin'in komik tepkileri ve mimiklerini izlemekten büyük keyif aldım.  Normalde 2AM grubunun provalarını izlediğimde de kendisi şirin ve komik olduğu apaçık belli.

Finali ilk sezonda olduğu gibi açık kapı bırakarak bitmiş bir sezon finali vardı. Fakat ikinci sezonun ki bence daha iyiydi en azından bütün oyuncular bir müzikalde toplanmışlardı..

Dream High / Kore Dizisi


Dizi afişte ki 6 sanat öğrencisi ve onların bu yolda yaşadıkları, destek veren öğretmenlerinin hakkında bir yapım. Bu dizi büyük şirketlerin ortak yapımı. Prodüksiyon ve konuk oyuncuları bile birer kpop yıldızı. İlk bölüm de yer alan Kım Hyun Jung kısa görmek bile güzeldi. Dizinin 6 başrol oyuncusu var bunlardan 5'i şarkıcı biri oyuncu.. Dizinin öğretmen kadrosunuda sevmeden geçemedik. Oyunculara kısa tanıtalım..

Bea Su Ji/Hye Mi

Dizinin 1994'lü en küçük başrol oyuncusu. Kendisi Miss A grubunun en küçük üyesi Suzy. Dizide de görüleceği üzere sesi çok güzel. İlk diziyi izlemeye başladığımda biraz soğuk gelmesine rağmen kendini sevdirmeyi başardı. Hatta Suzy'nin bundan sonra ki dizilerinin hayranı bile olmadım değil :)
Taec Yeon/Jın Gook-Hyun Shi Hyuk

 Dizinin bir diğer erkek başrolü , kendisi 2PM grubunun üyesi.Sesi ve dansı konusunda gayet başarılı. Rap konusunda 2PM'i dinleyenler bilir başarılı. 
Kim Soo Hyun / Song Sam Dong

Dizinin şarkıcı olmayan tek oyuncusu. Dizimizin bir diğer erkek başrolü. Kim Soo Hyun'un sesini çok beğeniyorum. Özellikle oynadığı her kdramının mutlaka Ostlarına el atmıştır. Dizide Hye Mi'ye aşık çocuğu oynuyor. Kim Soo Hyun'u izlediğim ilk dizisi olmasıyla bende yeri çok ayrıdır.

Ham Eun Jung/Yoon Beak He

Bir diğer başrol oyuncumuz T-ara grubunun lideri şarkıcımız. Dizide güzel sesi ve danslarıyla onu küçük gören bir zamanlar yakın arkadaş oldukları Hye Mi'ye kanıtlama ve kötülük yapma çabasındadır. Neyse ki doğru yolu bulacak zorlu yollardan geçtikten sonra tabi..

Jun Wooyoung/ Jason

Dizinin son erkek başrolü. O da 2PM grubunun üyesi.Hatta grubunun en iyi seslerinden biri. Dans konusunda kıvraklığı falan kliplerini izlediğimde dikkatimi çekiyor. Dizide en çok sevdiğim karakterlerinden biriydi Sebebi rol yapsa bile aslında kendi gibiydi..

IU/ Kım Pil Suuk

Kızların en son başrol oyuncusu.IU bu kızın sesine hasta olmamak mümkün değil, Bana göre dizi de sesi en güzel olan kişi. İlk 9 bölümüne kadar şişman gezdi. Jason'a olan aşkında 200 içinde 30 kilo verdi:) Dizinin finalinde de sizi küçük bir sürpriz bekliyor olabilir:) Size tavsiye solo olarak bu kızı dizi dışında da dinleyin.

Görüldüğü üzere dizinin her bir üyesi neredeyse Kpop'dan fırlamış gibi.. Başroller bu şekilde olunca siz bir de konuk oyuncuları düşünün. Kım Hyun Jung, Super Junior Leetuek ve Eynhyuk, 2 AM Nichjhun ve Chansung, Miss A'nın diziye konuk olması  vs.. Durum böyle olunca dizinin şarkıları da güzel olmazsa olmaz.
Karakterler ise genel bir dramada geçen konuyla aynı bunun yanına müzik ve dans da gelince izlemeye doyamıyor insan.Dizi ikici yarısından sonra efsaneleşmeye başladı. İzlemekten daha çok keyif almaya başlıyor  insan.
Dizide en çok güldüklerim arasında Pil Suuk ve Jason çifti idi. Özelikle Pil Suuk zayıfladıktan sonra Jason'ın o karşı hislerinin oluşmaya başladığı dönemler komikti. Çünkü daha kendine bile itiraf edebilecek durumda değildi. İkisininde birbirini kıskanması ve birbirlerine itiraf ettikleri an güldürdüler. Dizinin en eğlenceli çifti ikisiydi.
Sam Dong'un ise kulağındaki sorun üzücüydü ama müziğe olan tutkusu bunu bile aşabileceğini gösterdi. Tabi bizim esas kızımız Hye Mi sayesinde oldu.Sahne performansı esnasında işitme sorunu yaşarken Hye Mi'nin yaptığı hareketlerle şarkıyı başarı ile seslendirdi ve sonunda çok ağladı esas oğlumuz
Kdrama dizilerin de olduğu gibi Hye Mi, Sam Dong ve Jin Gook arasında geçen bir aşk üçgenimiz vardı. Kızımız önce Jin Gook'a karşı yakınlık duydu arada geçen bazı olaylar uzak kalmalarına sebep olunca her anında onun yanında olan ve ondan bir beklentisi bile olmadan sevdi. Ben onun sevgisini daha samimi buluyodum ve sonunda zaten kazanda o oldu..
Dream High genel olarak güzel dizi beğendim.İzlediğim Kore dizilerinin finallerini beğenemiyorum senaryoyu çok havada bıraktıları için olabilir. 

Kendinize çok iyi bakın :)

20.8.13

Medcezir / The OC


Amerika'nın zamanında izlenme rekoru kıran dizi The OC, Medcezir ismiyle uyarlanıyor. Dizinin başrollerin de Serenay Çetinkaya ve Çağatay Ulusoy oynuyor. Genelde uyarlama dizileri konusunda bizim senaristlerin başarılı oldukları söylenemez ya da ben orjinallerini bildiğimden izlerken zevk almıyorum. The Oc'de sevdiğim yapımlardan biriydi açıkçası merak içinde beklemedeyim. 
The OC amerikada 2003-2007 yılları arasında komedi/drama dizisi olarak yayınlandı.The Oc 50'nin üstünde ülkede gösterimi oldu.Özellikle dizide ki müzik seçimleri konusunda oldukça başarı sağlamıştır.Dizi müziklerinden ise 6 adet albüm yapılmıştır.Bu kadar başarı sağlayan bir dizinin Türk versiyonun nasıl olacağı ise merak konusu..
Bekleyelim ve görelim..

Faith / Kore Dizisi



Goryeo Dönemi'nde (918-1392) gelişen sağlık görevlisi Kangchan'ın öyküsünü anlatmaktadır. Kangchan örnek tıbbi çalışmalarından dolayı sonunda onurlu bir hekim olmuştur. Dizi, ilk hekimlik aşamasından Kang-chan'ın "" konumuna ulaşmasına kadar Kang-chan'ın yaşamını kapsamaktadır. Özel Kwangsewon sağlık kurumunda çalışırken Kang-chan insanlara umut ve yeni bir hayat vermektedir.

Goryeo Hanedanlığının komutanı Choi Young ve günümüzden geçmişe gitmek zorunda kalan doktoru; Dr. Yoo Eun So'nun yaşadıkları güzel aşkın hikayesi...
Lee Min Ho / Choi Young

Goryeo Hanedanlığının muhafız birliğinin komutanı. Bir söz verdimi onu tutmak için herşeyi yapan onurlu, dürüst karakterde. Kralın gözde adamı, her konuda akıl danışmanı. Kralı Goryeo topraklarına ulaştırabilmek için savaşan, kılıcı sağlam komutan. Kraliçe yaralanınca, Cennetin Kapısı denilen yer yıllardır kapalı olmasına rağmen açılmış ve burdan geçip "cennet" diye tabir edilen yere yani 2012 yılına gelmiştir. Doktolar konresinde semiren veren Dr. Yoo Eun Soo'yu görmesiyle kraliçe için onu kaçırır ve kendi zamanına götürür.
Kılıç kullanma konusunda döneminin en iyilerinden olan komutanın bir de özel güçleri vardır. Ona has olan bu gücünde ise elleriyle karşısıda ki kişiye yıldırım gönderebiliyor fakat sonrasında oldukça güçsüz düşüyor. Pek kullanmıyor o sebepten. 
Kim Hee Sun / Yoo Eun Soo

Geryeo komutanı tarafından kaçırıldıktan sonra neye uğradığını şaşıran doktor kraliçeyi yanında götürdüğü aletler ile iyileştirir. O dönemlerde bu tür yaraları iyişeleştirmek zor olduğundan Cennet'ten gelen kadın olarak bakılır ve Kral tarafından "Hekim Başı" ünvanını alır. 
Komutanın geri götüreceğine dair verdiği söz alır. Hekim başının cennetten geldiği kısa bir süre sonra ülke geneline yayılır. Ülkede güçlü bir yere sahip olan Gi Chul cennete gidebilmenin hesaplarına başlar.

Ryu Duk Hwan/King Kong Min

Geryeo hanedanlığının kralı olur kendisi.10 sene kadar Yuan Hanedanlığında yaşayan ve kral olarak ülkesine döner. Ülkesini Yuan krallığından korumak için aykata kalmaya çalışır. Diğer krallardan farklı olduğundan başarısız olacağını düşünürler. Bir çok kez ölümden döner tabi ki komutan her seferinde kurtarır onu. Kraliçe ile bu dönemlerde aşkları filizlerin. 

Park Se Young/Prenses Noh Guuk

Yuan Prensesi iken ailesinin Geryeo'yu ele geçirebilmek için kralla evlendirilir. Kral ile kraliçe arasında ki aşk bir süre sonra alevlenir. Kraliçe sürekli krala destek olur. Yeri geldiği zamanlar da bile Kral'a siyasi fikirlerini anlatır. Hamile olduğunu öğrendikten bir süre sonra kralın amcası tarafından kaçırılan kraliçe bebeğini düşürür. Eşini geri getirmesine karşılık tahtı bile geri vermeyi söyleyen kral eşine bağlılığını belli eder. Komutan kraliçeyi kurtarır ve gerek kalmaz.

Yoo Oh Sun/Gi Chul

Goryeo Hanedanlığından Prens. Siyasi ve maddii olarak çok güçlü. Prensin de kendine has bir gücü var "buzbüken" karşısında ki kişiyi elleriyle dokunduğundan soğuk hava vererek öldürebiliyor. Kendisinin tek derdi cennete gidip delik kalbini iyileştirebilmek. Sahip olduklarıyla doymayan her zaman daha fazlasını isteyen bir karakter.
 Shin Eung Jun/Hwa Soo In

Ateş büken bir özel güce sahip bu kadın Prens Gİ Chul'un manevi kardeşi olarak ilan ettiği, bütün kötü işlerinde kullandığı dizinin kötü karakterinden biri. Dokunduğu her kişiyi yakarak öldürebilen bir yetenek sahibi.
Sung Hoon /Chun Eum Ja

Nağmazen denilen bir güce sahip.Elinde ki flütü üfleyerek yaydığı titreşimlerle önünde duran herkesin kulaklarından kan gelip öldürene kadar çalıyordu. Duyma konusunda çok hassas olan bu arkadaşta yakınında konuşulan bütün konuşmaları ayırt edebiliyordu. Gi Chul'un manevi kardeşi ve baş adamıdır. Generalin bu arkadaşı öldürdüğü sahnede derin bir oh çekmiştim.

2012 yılına gelip Eun Soo'yu kaçırırken onlara yardım ettikten sonra geri göndereceğine dair söz verdikten sonra ikna olur. İlk başta nerde olduğuna dair şaşkınlık yaşayan Eun Soo hemen geri dönmeye çalışırken Young engel olur kraliçeyi iyileştirmesini söyler ve ona direnen Eun Soo komutanın kılıcını alır ve ona saplar. Günler geçtikçe onu iyileştirmek için uğraşır. Sarayda kralı kraliçeyi ve herkesi kendine hayran bırakır. Özellikle konuşma tarzı ve yaptıklarıyla herkesin sevgisini kazanır. Ona sert davranan komutan Young bile bir süre sonra ondan etkilenmeye başlar.
Zaman geçtikçe Eun Soo bile kapı açılana kadar birşeyler öğrenmeye başlar. Young ona ata binmeyi, bıçak kullanmayı onun dışında hayatta kalabilmesi için bir çok şeyi öğretir.

General konumu gereği ve geçmişinde yaşadıklarından dolayı pek gülümseyen bir yapıya sahip. Hekim başı onuda güldürmeyi başarmıştır. Bir gün ona sarı çiçek verir hatta onu generalin kulağının arkasına takar ve güler. General şaşkın şaşkın alır yere atar ama hekim başı gittikten sonra o çiçeği alır ve saklar. 
Dizinin gelişme bölümlerde sürekli olaylar, entrikalar, siyasi gücün kimin elinde olacağına dair mevzular ceryan eder.Generalin tek amacı vardır kralı korumak ve ardından hekim başını geri gönderebilmektir. Verdiği sözleri tutması onun için şereftir. Ama bir sorun var ki generali sevmeye başlayan hekim başı geri dönmek istemiyordur.Birbirlerini sevmeye başlayan bu ikili arasında duygu dolu anlar yaşanır. 
Bu şekilde devam eden olayların arasında kötü prens Gİ Chul'un elinde hekim başının ilgisini çekecek belgeler vardı. Aslında bu belgelerin hekim başının kendi el yazısıyla yazdığı günlüklerdir.Ve dizinin son kısmında hekim başının gelecekti halinin yazdığı ve o günden yüzyıl önceye bırakmış olduğunu anlıyoruz.
Tarih ve dönem dizilerini çekmek genel olarak çok zordur. Bunu kurgulayıp seyirciyi etkilemek için o döngüyü oluşturmak için yapılan her çalışma önemlidir bana göre. Fakat bu tarih dizisinde olaylar örgüsünün işlenişi beni çok etkiledi.
Dizinin bir güzel yanı ise; muhafız alayının olduğu sahneler.. Hiç kimse arka plana atılmamış. Komutana olan bağlılıkları ve komutanın onlara olan bağlılıkları saf bir şekilde işlenmiş. 
Bir diğer bahsetmek istediğim ise; kralın amcasının tahta geçebilmek için oynadığı oyunlar, entrikalar dizinin bundan sonra ki bölümde ne olacak demekten alıkoyamadım kendimi. Entrikaların arasında sırf komutanı korumak için hekim başı onla nişanlanır fakat düğün zamanı sevdiği kadını onların elinden almak için herkesin önünde hekim başını öper. Sayı olarak da çok olan askerlerin hepsini kılıcı ve yumruklarından geçiri oradan hekim başını çıkarır. Onu koruyabilmek için yanında tutar. Hatta en güvenli yerin muhafız alayı olduğunu düşünen hekim başı kraldan izin olarak muhafız olur ve kıyafetlerini giyer. Bir anda neye uğradığını şaşıran komutanın hoşuna gider en güzel sahnelerden biriydi..

5 yıl önce Cennetin kapısından kaybettiği sevgilisini, aynı yerde onu beklerken birbirlerine kavuşması, birbilerine bakışları..

İzlerken içimin acıdığı o sahne. Dolu dolu gözler birbirine hasret bakışlar.. 
Mutlaka geri dönecek umuduyla bekleyenin bakışı..
Geri dönüp kaybettiği sevgilisine kavuşmanın bakışı..

19.8.13

City Hunter / Kore Dizisi

Dizinin konusu;Lee Yoon Sung (Lee Min Ho) henüz bir aylıkken ölen babasının en yakın arkadaşı tarafından kaçırılır ve babasıyla birlikte ölen 20 askerin intikamını almak için eğitilir.. 17 yaşındayken tüm bunları öğrenir ve bambaşka bir insan olmak üzere kendini geliştirir. Yıllar sonra mükemmel kariyeriyle ile Seul’e dönen Yoon Sung uzman olarak Choong Wa Dae’de çalışmaya başlar fakat asıl görevi çeşitli yasadışı suçlara da bulaşmış olan 5 kişiden babasının ve Nampo Limanı’nda ölen askerlerin intikamını almaktır..Görüldüğü üzere, intikamın cidden hissedildiği bir dizi izledim. Lee Min Ho'nun drama dizilerinden sonra başarıyla bu rolün hakkını verdiğini düşünüyorum. Dizi de drama sahnelerin yok demiyorum fakat daha az seviyede tutulmuş. Diziyi genel olarak sevdim sadece bir kaç abartı sahneleri vardı onları ileryen bölümlerde anlatıcam.
Dizini City Hunter'ı yani şehir avcısı anlaşılacağı üzere Yoon Sung'dur. Babasını öldürenlerin intikamını alabilmek için yıllarca bekledi. O gün gelip çattığında Seul'e yerleşir. Onu yetiştiren babasının hazırlarladığı intikam planları ölüme dayalı olduğundan Yoon Sung pek bu şekilde sonlanmasının taraftarı değil. Çünkü o insanlarında bir ailesi var felsefesiyle ilerledi dizi boyunca.

Dizinin bir diğer karakteri Kim Na Na (Park Min Yung) şu zamana kadar izlediğim diziler arasında gülüşü, bakışı, güzelliğiyle sevidiğim bayan oyuncularda biri oldu kendisi. Kim Na Na küçükken ailesi trafik kazası geçirmiştir, annesi o kaza da ölür babası komada olan bir kızımız. Bu yaşadıklarına rağmen yüzünden gülücüğünü kaybetmemiş güçlü bir karakteri vardır. Kirasını ödeyebilmek, babasının hastane masfrafları için bi çok işte çalışıyor. Yoon Sung'la zaman geçtikçe, aralarında ki olaylar geliştikçe daha çok bağlanıyor. Hatta Dizi boyunca sevgili olmuyolar ama aralarındaki bağ ve tutku yüzünden birbirlerinden uzak kalamıyor. Ee bir de hem başkanın koruması hem de Yoon Sung'un judo hocası olunca ister istemez sürekli bir aradalar.
Benim ikisi arasında en çok etkilendiğim sahnelerden biri; intikam aldıklarının koruması görevini yapan Na Na'nın  Yoon Sunn'u vurduğu sahne kesinlikle çekim olarakda çok beğenmiştim. Sonrasında şehir avcımızın belli etmemek için uğraşları falan derken Kim Na Na'nın bir çok kez hayatını kurtardıktan sonra onun sadece parçaları birleştirmesi kalıyor ve Yoon Sung'un "City Hunter" olduğunu anlıyor. Hatta yaptığı şirinlikler anlaşmalar ile ona yardım bile etmeye başlıyor. Sadece bir sorun var Yoon Sung'un üvey babası;

asker dostlarını o şekilde öldürüldüklerine şayit olduktan sonra hayatını tamamiyle intikam üzerine kurdu. Hatta Yoon Sung'u bu sebepten annesinden kaçırdı, onuda intikam almak için sadece maşa olarak kullandı.Yalnız şunu söylemden edemicem kendisi bana göre çok iyi karakter oyuncusu. İntikamını aldı güzel plan hazırladı belki kendince haklıydı ama o konuda Yoon Sung gibi düşünenlerdendim,öldürmek yok sadece ceza vermek yeterli. Bu adamda kızdığım bir başka şey ise; Kim Na Na ile oğlunun bir araya gelmesine engel olmaya çalışmasıydı. Gerçi bir sahnede Na Na resmen adama meydan okudu.
City Hunter'da baştan sonra onurlu ir şekilde hayatını bile ortaya koyarak araştırma yapan hatta yeri geldiğinde babasını bile tanımayan savcı Kim Young Joo. İnsan işine bu kadar bağlı olabilir mi  şehir avcısının kim olduğunu öğrenebilmek için uğraştı dizi boyunca sonlarına doğru anlamasına rağmen hiçbişey yapmadı çünkü Yoon Sung'un amacını anlamıştı. Sonunda canınında bile olsa bu adam çok uğraş verdi her şey için...Sadece ilk başlarda Na Na ile aralarında bişey olur diye çok sinir oluyordum neyse ki sadece kısa bir süre tek taraflı oldu. 
Benim diziden etkilendiğim bir çok sahne oldu sadece aralarından iki tanesini bile şu an düşününce etkileniyorum. Bunlardan biri; Yoon Sung ve Kim Na Na arasında ki ayrılma anı gerçi bunu bile yaparken şehir avcısı onu ne kadar sevdiğini belli ediyor.

'Beni dinle. Sana yalvarıyorum. Eğer seni bulmaya gelirsem beni kabul etme. Birbirimize doğru çekilsek de sen görmezden gel. Beni tanıdığın için üzgünüm seni tereddütte bıraktığım için üzgünüm. Babamın bana neden aşık olma dediğini, şimdi tamamen anlıyorum.' -Yoon-sung
Bir diğer sahne ise; final bölümünde Yoon Sung ile üvey babası Lee Jin Pyo arasındaki vurulma sahnesi. Başkanı yani Sung'un öz babasını intikamın son adamı olduğu için öldürmeye ant içmiş orda öz babasının önüne atlayan Yoon Sung vuruluyor. Başkanın koruması Kim Na Na ise üvey babayı vuruyor ikiside yerde yatarken birbirlerinin ellerini tutmaya çalıştıkları o an etkileyiciydi

City Hunter'a yakışmayan bir final olmuştı bir baba oğulun vurulduğu sahne güzeldi. Ama sonrasında ne oldu Yoon Sung kimle gitti ? Nereye gitti ? Öz babası ile ne oldu? Kim Na Na ile ikisi arasında ne oldu dizi boyunca doğru dürüst kavuşamadıkları aşka ne oldu falan diye bir sürü açık kapı bırakmışlar. Bir süre sonra yapımcı "Kim Na Na ile gitti" demiş olsa bile seyircilere bu izlenimi veremediler...
Her bitirdiğim Kore dizisinden sonra dediğim gibi Kore dizilerini sevelim arkadaşlar..
Kendinize iyi bakın

14.8.13

Personal Taste / Kore Dizisi





Gel gelelim Lee Min Ho'nun başrolünü oynadığı "Personal Taste " dizisine. BOF'da ki gibi aşık olduğu kadına tutkuyla bağlı fakat ne yazık ki bir Gu Jun Pyo değil. Beklentilerimin altında olan bir dizi olmasına rağmen izlerken zevk almadım desem yalan olur. İzlerken Park Gae In rolünü oynayan arkadaşa ilk başlar da fazlasıyla uyuz oluyodum. Bu kadar saf bir insan olamaz ya..
JinHo ile ev arkadaşı olduktan sonra o da kendini bir şekilde sevdirmeye başladı. En azından karakterin özelliklerini neden bu şekilde saf olduğu öğrenmiş oldum. 5 yaşında annesiz kalmış, prof. bir baba var ama kızını tamamiyle dışlamış. Bu kız kendini koruma adına geçmişte ki üzüntülerini düşünmeme pahasına bildiğin bilinç altında gizliyordu. JinHo ile de böyle bir konuşma geçiyordu sanırım. 



Jin Ho ile ev arkadaşı oldular birbilerine uyuz olmalarına rağmen paylaşımlar artıkça da yakınlaşmalar olmaya başladı. Jin Ho'ya çok kızmıştım ilk başta iş için de olsa kızın evine yerleşti. Her ne kadar daha sonra değişmiş olsa bile :) Yalnız en çok Gae In'in saflığından dolayı yanlış anlamaları güldürdü. Koskaca Lee Min Ho'yu dizide de olsa gay yaptı. O sahneler tartışılmaz komikti :) bir de gay diye çocukla her şeyi konuşabiliyordu.  Hele gay müdürün bunu duyup sonra onunda tercihinin farklı olduğu öğrendiği sahne daha bi komikti..
dizide yer alan diğer karakterle; çıban başı Jo Eun Ji tam bir yılan..Kıskanç, pislik, elindekilerle yetinemeyen aciz bi kadın. Gae In'in uzun süreli olan ilişkisinde ki çocuğu elinden aldı. Yetmemiş gibi Jin Ho asılmaya kalktı tabi zeki adam yer mi ? Tabi ki de yemedi :) Çok gereksiz bir karakter daha var ki ona uyuz olmamak mümkün değil. 
Gae In'nin uzun süre çıktığı çocuk Han Chang Ryul. Bu adam aslında özünde iyi bir insan ama kızımıza yaptıklarıdan ötürü ona gıcık olmamak elimde değil. Ev arkadaşı Jo Eun Ji ile evlenmeye kalkışırlar bunu nikahta öğrenir bizi kız. Tabi evlenemezler !! :) Her ikisini de sevmediğim için çok bahsetmek istemiyorum.
Birbirlerine aşık olduklarında daha bi eğlenceli oldu Gae In ve Jin Ho çiftimiz. Bir de öncesinde Gae In'in hisleri oluşmaya başladığı zamanlarda Jin Ho içi erkek kılığına girmesi falan ne kadar saf bir aşk olamaz.
Gae In babasını sevemedim. Hem yıllarca kızıyla ilgilenmesin olanları öğrendikten sonra Jin Hoo'ya çemkirsin, yok öyle ya ! Karşılaştıklarında Jin Hoo güzel bi konuşma ile adamın hatalarını yüzüne vurunca "Ohhh içimin yağları eridi" diye kendim sevinir oldum.

Final beklediğimden daha kötüydü. Kore dizileri finalleri çok sade tutuyor yada bizim beklentilerimiz çok üst düzeyde:)


13.8.13

Playful Kiss / Kore Dizisi



  • Kım Hyun Joong / Beak Seung Jo


  • Jung So Min / Oh Ha Ni


Mischievous Kiss / Playful Kiss adı ile bilinen bu dizide herkes kendine özel duygular bulacağına inandığım bir yapım.Oh ha ni'nin tembel, salak bir kişiliğe sahip olmasına rağmen kafaya bir şey koyduğunda mutlaka yapacak olması bu dizide onu sevmemde ki en büyük etkenlerden biri. Ne yaptı etti üniversiteye girdi hatta o orda diye Seung Jo bile orayı tervih etti. Benim için Özellikle Beak Seung Jo'ya karşı tutkulu ve saf aşkı için yaptıkları ilk başta sinirimi bozmuş olsa da bir süre sonra onun bu kişiliğine alışıp onun tarafında olduğumu gördüm. 
Beak Seung Jo'ya gelince tam bir "dahi" olarak Oh ha ni 'nin tam tersi kişilikte ve hiç bir zorlukla karşılaşmayan hayatın amacını bile daha sonradan farkına varan bir karaktere sahip. Onun o sert bakışlarının, tavırlarının altında anlatmak istediklerini "Beak Seung Jo günlükleri" adı altında okuduğumda daha iyi anladım. Sadece uzun süre boyunca kıza yaptıklarına çok kızdım :( İkisinin arasında ki çekimi diziyi izlerken anlamak mümkün.

Dizi konusunda aklımda kalanlardan bahsetmem gerekirse;
Beak Seung Jo'nun ilk başta Oh Ha Ni'ye davranışı konusunda çok kızmıştım. Kız ona aşk mektubu yazıyor o gidip mektubun içinde yazım yanlışlarını bulup kıza veriyor. İlk başta kızmama rağmen sonrasında komik olduğunu fark ettim. Zaten Oh Ha Ni ve Beak Seung Jo'nun yolları da bu mektupla birlikte kesişiyor hatta tesadüf eseri aynı evde yaşamaya bile başlıyolar. 
Oh Ha Ni'nin, Seung Jo'ya olan aşkı onu daha çok aptallaştırması, bu dizinin kesinlikle başarı kazanmasında büyük etken. Düşünsenize hangimiz böyle bir dönem geçirmedik ki ?
Dizinin en güzel karakterlerinden biri Seung jo'nun annesi :) Tam bir Oh Ha Ni delisi çünkü oğlunun buz gibi karakterine neşe kaynağı olduğundan olacak ki birbirlerini tamamladıkları konusunda diretti dizi boyunca. Beak Seung Jo'nun Oh ha ni ile olmasının zamanın uzamasına da sebep oldu tabi ki annesinin bu tavırları :) 

Seung Jo'nun yolunu bulmasında çok yardımcı oldu kızımız. Ona doktorluğun çok yakışacağını diyerek aklında soru işaretli oluşmasına sebep oldu. Seung jo amacını artık anlamaya, kendini tanımaya başlamıştı. Çünkü bu kız ona çok iyi geliyordu her ne kadar "baş belası aptal" dese de aslında bu onun ona karşı aşkını itiraf etme şekliydi. Oh Ha Ni'nin Bek Seung Jo ile sürekli inatlaşması, peşinden ayrılmaması o nereye giderse oralarda dolanması bu kız hiç pes etmez mi dediğim bir an işler değişir Aynı üniversitede okudukları Yoon He Ra adında bir hatun var ki Seung Jo'nun kız versiyonu.. Kız Seun Jo'muza aşık hatta onunla olabilmek için dedesini bile devreye soktu, sırf onunla olabilmek için (kısa bir süre için Seung Jo işlerin başına geçmek zorunda kalmıştı) iş bahanesi ile kızla evlenecekti Allah'tan çabuk farkına vardı Seung Jo. Tabi bunlar olurken Oh Ha Ni etrafta ölü gibi dolaşıyor evde karşılatıkları her sahnede çok etkilenmiştim sonrasında çok ağlamıştı kızımız. Bu dönemde evlenme teklifi bile aldı lise yıllarında ona aşık olan Bong Joon Gu.. Oh Ha Ni'nin Seung Jo'ya olan aşkı gibi seviyordu kızımızı, o kadar çok sevdiği görüşünden karakterine kadar değişti çocuk, bir amacı oldu yemek yapmayı öğrendi onun için.. Gel gelelim kızımızın gözü Seun Jo'dan başkasını bile görmüyordu. 
Seung Jo; Oh Ha Nİ'nin evlilik teklifi aldığını öğrenince işlerin kontrolden çıktığını anladığı dakika aynen şöyle bir sahne oluşur :)


Bizim kız sonunda büyük aşkına kavuşur. Ailelerin karşısında Seung Jo evlenmek istediğini söyler. Buna en çok kim sevinir tabi ki annesi :) Aslında bu sahnelere kadar bir çok kez birbirleriyle yakınlaşır. Seung Jo'nun inadı, Oh Ha Ni'nin aptallığından göremedikleri yüzünden bir çok kez acı çektiler :) 
Dizinin finalinden sonra ki özel bölümleri oldukça ses getirdi. Beak Seung Jo ve Oh Ha Ni evliyken daha bi güzellerdi. Yeri geldiğinde bir örnek giniyip gezdiler yada aynı bisikletlere bindiler. Hatta Oh Ha Ni hemşire bile olmuş aynı hastanede çalışıyolardı. O bölümlerde cidden adı gibi özeldi :)
Ben bu diziyi izlerken Jung So Min'i çok sevdim. Duru güzelliği var özellikle güldüğü zaman çok tatlı oluyor. İlk başta Kim Hyun Joong bu kızla mı oynayacak yaa desem de aşırı sevdirdi kendini oynadığı diğer dizileride izlemeye devam.
Kım Hyun Joong için bir şey dememe gerek yok. Oyunculuğu ve sesi tartışalamaz derecede güzel. Onu daha sık ekranlarda görmek dileğiyle...
Kore dizilerini sevelim arkadaşlar:)

12.8.13

Boys Over Flowers / Kore Dizisi








  • Lee Min Hoo / "Goo Jun Pyo" 


  •   
    • Kim Hyun Joong / Yoon Ji Hoo

    • Kim Bum / So Yi Jung




    • Kim Joon / Song Woo Bin



    • Koo Hye Sun / Geum Jandi


    F4/Geum Jan Jandi

    Dizinin oyuncularını görsel olarak tanıttığıma göre konusuna geçmeden önce yıllar öncesinde izlediğim ilk dizi olması sebebi ile BOF'un bende ki yeri farklıdır. Blog yazmaya karar verdiğim için unutamadığım bir dizi ile başlamakta fayda olacağını düşündüm. 
    Dizinin konusu bizim Türk dizilerinde sıkça rastladığımız "Fakir kız zengin oğlan" halleri ile geçiyor. Fakat izlediğim zamanlarda duygu yoğunluğu konusunda Koreli oyunculardan bu kadar etkileneceğim  hiç aklıma gelmezdi. Özellikle de Ji Hoo karakterini oynayan Kim Hyun Joon başarılı performansı ile diziyi zirveye taşıdığını düşünüyorum. Tabi Jandi ve Goo Jun Pyo karakterlerinin yeri gelince güldürüp bir anda ağlatması da ayrı güzellikle bu dizinin Kore versiyonu daha çok ses getirdiği anlaşılıyor.


    Jandi Kore'nin en ünlü okuluna girmeye hak kazanıyor. Bu okulda F4 olarak bilinen Kore'nin seçkin ailelerinin çocuklarından oluşan bir gruptur. Bu arkadaşların ünü sadece okul içinde değil okul dışında da üne sahipler. Okulda onlara ters yapanların vay haline !
    Tabi ki esas kızımız Jandi bunlara boğun eğer mi? ASLA!!! :)
    Grubun ve okulun lideri Jun Pyo fazla acımasız ve vurdumduymaz Jandiye etmediğini bırakmıyor. Esas kızımız pes eder mi? ETMEZ!! F4'ün bu türlü eziyetlerine dayanabilen ilk kişi olduğundan hem F4'ün hem de Jun Pyo'nun dikkatini çekiyor. 

    Jandi her türlü eziyete katlanmaya çalışırken okulun içinde bi yer bulur kendine kimsenin bilmediği fakat orası F4'ün duygusal üyesi Ji Hoo'nun yalnız kalıp kemanını çaldığı yerdir. Bir çok kez karşılaşırlar. Ji Hoo  Jandi'yi eziyetlerden kurtarır. Jandi içten içe ondan hoşlanmaya başlar. Yalnız Jii Hoo ilk aşkı " Min Seo Hyun "dan başkasını düşünemez.  Jandi ona karşı hislerini göz ardı edip Ji Hoo'yu  ilk aşkının peşinden koşmasın da ona cesaretlendirir. Hava alanında Jandi'ye teşekkür ettiği sahne etkileyiciydi ve tabi ki özellikle Ji Hoo'nun gülüşü de :) Tabi orada yapamaz geri döner....

    Jandi ve Ji Hoo arasında bunlar yaşanırken; Jun Pyo boş durur mu tabi ki de durmaz. Jandi'den hoşlanmaya başlar. Onu etkilemek için türlü yollara başvurur. Jandi'yi kolay etkileyemez o kadar eziyet etti ki kıza nefret etmesi çok normal:) 
    Jun Pyo sürekli jesler yapmaya başlar. F4, Jandi ve yakın arkadaşı Jun Pyo'nun sahibi olduğu adaya tatile giderler. Bütün kartlarını açık oynamaya başlar. Çok uğraştı çocuk cok :) bir akşam Jandi Ji Hoo'nun yanına gider orada romantik anlar yaşarlar. Jun Pyo bunları görür gururuna yediremez bi yanda en yakın arkadaşı diğer yanda hoşlandığı kız... Döndükten sonra Ji Hoo ve Jandi bir gece çıkmaya başlarlar fakar gel gör ki bizim esas kız sürekli Jun Pyo'yu düşünür sürekli onunla yaptıkları aklına gelmeye başlar. Tabi güzel sahneler yer alıyor bu anlattıklarımın arasında ben hem hüzünlenip hem eğlenmiştim izlerken :) Ji Hoo ile arkadaş kalan Jandi; Jun Pyo ile arasını düzeltir. Bu kadar rahatlık hayra alamet mi ? Tabi ki de değil.. 
    Jun Pyo'nun cadı annesi ortaya çıkar ve Jandi ile ilişkilerini öğrenir, yapmadığı eziyet kalmaz. Bu arada Jun Pyo'nun babasının ölüm haberi gelir. İşlerin başına geçen Jun Pyo Macao'ya gitmek zorunda kalır. Jandi'ye onu beklemesini söyler; 6 ay boyunca Jandi ve F4 ile bağlantısı kesiyor :(
    Jandi; F4'ün yardımı ile Macao'ya gider orada Jun Pyo ile karşılaşır fakar onu görmez gelir esas oğlan.... 
    En çok etkilendiğim sahnelerden biri ise; Jun Pyo'nun Jandi ile ayrılık sahnesiydi. Jandi'ye Bir daha karşısına çıkmamasını söyler orada Jandi gözyaşlarına boğulur ve bir süre sonra Kore'ye dönen Jandi kendi işlerine geri döner onun yanında hep destekcisi olan Ji Hoo vardır. 
    Bir gün Jun Pyo Kore'ye geri döner ve doğum günü partisi verirler. Cadı annesi Jun Pyo'nun nişanladığını ilan eder. Jandi; kız ile de arkadaş olur fakat kıza Jun Pyo ile olan ilişkisini anlatmaz. Jun Pyo evlenmek istemez  aklında jandi'den başkası yoktur. Nişanlısı gerçeği anlar fakat Jun Pyo aşık olduğu için bunu dile getirmez. Evlilik günü kız Jandi ve Jun Pyo'ya kıyamaz evlenmekten vazgeçer.  
    Finale doğru güzel sürprizlerde var onları dile getirmiyim izlerken siz görün :)


    Bu dizinin Japon versiyonunu da izledim fakat duygu bana verebilen kesinlikle Kore versiyonu oldu. Özellikle Kim Hyung Jung'un oyunculuğunu bence zirveye çıkardığı dizi kesinlikle "Boys Over Flowers" net. 
    İzlediğim ilk Kore dizi olmasından ötürü bende ki yeri hep farklı olacak bana Kore'yi insanlarını ve daha çok dizilerini sevdiren güzel insanların oyunculuğu oldu..

    Tavsiyem; Kore dizilerine  ön yargılı yaklaşmayın sonra benim gibi pişman olursunuz.